Hatırlı Yara

·
Okunma
·
Beğeni
·
205
Gösterim
Adı:
Hatırlı Yara
Baskı tarihi:
Ocak 2020
Sayfa sayısı:
84
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257005128
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dergâh Yayınları
Mukadder Gemici yeni hikâye kitabı Hatırlı Yara’da da günlük hayatı, sıradan insanların ıstırabını ve geleneğin hâllerini maharetle hikâyeye taşımaya devam ediyor.

“Büyük dalgalar duruldu, kalbim çarşaf gibi bir denizin sükûnetine kavuştu. Sessizlik geldi oturdu aramıza artık, şişman bir kişi gibi sıkıştırıyor bizi. Yola bakıyorum, açıldı iyice. O zaman bu anı tut, sımsıkı tut, sakın bırakma, ağır zincirlere sarıp öyle at okyanusa, sabitçe dursun, dönüp dönüp bak, sakın unutma diyorum.”
84 syf.
·1 günde·Puan vermedi
“Elleme bene, ağlayecem ben... Hiç elleme bene...”
“Gaanıyarık seven oğul... İreçel seven oğul... Börek seven oğul... Oğul... Oğul...”
“Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla.
Asra yemin ederim ki, insan gerçekten ziyandadır...”
ASR Suresi, 1-2

Selam Mukadder Gemici “Hatırlı Yara”.. Geçtiğimiz aylarda Nuh’un Kızı isimli kitabını okuyup, tavsiye listeme aldığım yazarın, eserle aynı adlı olan hariç “Hırsız, Su Köpüğü, Terzinin Kızı, Kanmak, Sıradan Bir An, Yeni Komşular, Yepyeni Bir insan, Masallardaki Kız, Kalple Bilmek ve Esir Şehrin Annesi isimli 11 hikayeden oluşan duygu sağanağı, bir kez daha tavsiye listeme girdi.
️Edebiyatta beğeni ölçütü nedir? Ne yazılırsa okur için tamamdır? Her şey tartışmaya açık, beklentiler değişir, gelişir, zaman içinde daha rafine zevklerimiz, isteklerimiz oluşur mu? Sorular silsilesi bir yana, bazen metinden ummadığını bulur ya da bulduğunun sendeki yankısından etkilenirsin.
️Sol yanım derler ya hani, kalbi sızlatan, güm güm vuran, dünyada bunlar yaşanıyor, bunca elem bunca keder bunca acı diye hatırlatan, işte “Hatırlı Yara” sol yanıma değdi..
Birbirinden bağımsız hikayelerin yegâne ortak paydası “insan olmak”. Herkesin fikrince, zikrince, kendi maneviyatı ölçüsünde karşıladığı yaşam ve getirdiklerine, yazarımız yumuşak bir üslup ve hüzünle can vermiş. Zamanı kullanmak hususundaki tavrını da çok ilgi çekici buldum. Hem bu denli kısa metinlerde istediğini anlatabilip, duygu yoğunluğunu koruyabilmesine, hem de hikayelerin yüzyıllar öncesinde cereyan ettiği gibi, fütüristik de olabilmesinin getirdiği özgürlük haline teşekkür ederim.
Son alıntımı ekler, giderim
Sevgim üzerinize olsun

“İstesen bilesen nedir mehebbet
Balanı çok seven anadan sorun
Bala içün çekilir ne zahmet
Onu gadir bilen baladan sorun..”
84 syf.
Mukadder Gemici, yeni tanıştığım bir yazar ve Hatırlı Yara da okuduğum ilk kitabı. Hikaye tarzında yazılmış bir kitap, kitapta toplam 11 hikaye yer alıyor.
Hikayelerin belli bir tarzı yok, birbirinden farklı konularda ve tarzlarda yazılmış hikayelerden oluşuyor kitap. Bazı hikayelerde ana karakterin olayları kendi bakış açısıyla aktarması yer alırken, bazı hikayeler ütopik konuları işliyor. Mesela bir fiziksel değişim makinesi ya da ev işlerine yardım eden bir robot...
Ama beni en çok etkileyen hikaye kitaba da ismini veren Hatırlı Yara oldu. Konusu mu dilinde kullanılan Ege şivesi mi beni bu kadar etkiledi bilmiyorum ama en severek okuduğum hikaye oldu kendileri...
Keyifli okumalar...
  • Abartma Tozu
    8.9/10 (746 Oy)762 beğeni2.109 okunma734 alıntı10,8bin gösterim
84 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Her yara iz bırakır muhakkak ama bazıları içimizi deler, orada bir boşluk oluşturur. Kimileri o boşluğu kaybettiği evladı yerine koyup sever, kimileri de o boşluğa şimdi kendisinden çok uzakta olan çocukluğunu ve çocukluğuna dair hislerini doldurur. Yolu birgün çocukluğuna düştüğünde dayak yemiş gibi olur.

Bazı yaralar oluştuğu an fark edilmez,dönüp kendimizi incelemeyi gerektirir. Biz bir takım varsayımlarda bulunsak da gerçek ancak onunla karşılaştığımızda gerçektir.
Bazı yaralar dinlenilmemiş bir baba sözüdür. Öyle bir söz ki evden uzaklaştıkça hayatın bizi daha da eve yaklaştırdığı, içte kabul etmesek de hep o büyük çatının sıcaklığının arandığı, varlığı inkar edilen yarayı taşıyan sözdür.

Masallardaki kızlar da düşebilir, kaybolabilir , yol gösterene ihtiyaç duyabilir. Anne baba olmak omzun üstünden düşmeyen o eldir, güneş olmasa dahi peşimizi bırakmayan gölgedir.

Kalple bilmek hissetmeyi gerektirir. Ve her hissediş içimizde bir yaraya gebedir.

Kitabı okurken her öyküden bir yara çeşidi öğrendim, yarayı değişik yüzleri ile tanıdım bildim. Yara aynı olsa da günümüzde yarayı oluşturan sebepler geçmişinkilerle aynı değil bunu fark ettim. İnsana içini gösteren her şey kıymetlidir. O yüzden evde , arabada, denizde, bir apartman önünde, bir resme bakarken, sokakta, şehirden uzakta, hiç görmediğimiz Kudüs’te yazılmış bu öyküleri okuyun derim.
84 syf.
·64 günde·Beğendi·10/10 puan
Birbirinden farklı öyküler, sizleri hem geçmişe hem de geleceğe götürebilir. Yazarın güzel anlatımı öykülerdeki duyguyu çok güzel aktarıyor. En beğendiğim öykü hangisi diye düşündüğümde aslında bu seçimin çok zor olduğunun farkına vardım. Bence her öykü birbirinden güzel.
84 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Sol yanım derler ya hani, kalbimizi sızlatan, güm güm vurduran, dünyaya dön bir bak neler yaşıyoruz dedirten, bunca elem bunca keder ve bunca acıyı hatırlatan, "Hatırlı Yara" sol yanımıza dokunan..
İnsan olabilen ve insanca yaşayabilenlerin hikayesine tanıklık etmek isteyenler için.. Hatırlı Yara Mukadder Gemici
84 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Hatırlı Yara yani kitaba ismini veren hikayeyi Nisan Kumru'dan dinledim. Çok da hoşuma gitti. Fakat ilk hikayedeki üslubu -bir iki hikaye dışında- diğer hikayelerde bulamadım. Aslında yazar insana dair hikayeler anlatıyor ama sanki kahramanlarla ya da olayla arasına olması gerekenden fazla mesafe koyuyor gibi geldi. Yani okuru olayın içine çekme noktasında çok başarılı bulduğumu söyleyemem. Belki Mukadder Gemici'nin de böyle bir amacı yoktur.
Yeter. Etrafı seyretmeli, serin ve güzel sonbahar sabahını dinlemeliydi. Tarla kuşları, bülbüller yavaş yavaş ses vermeye başlamışlardı. Dağların arkasından usulca yükselen güneşe baktı. Bunca senedir şehirde yaşadığına ve bunu hep kaçırdığına bir kez daha hayıflandı. Bir gün diğeriyle asla aynı değildi; ışık farklıydı, renk farklıydı, bulutların çizdiği desen her gün bambaşka idi. Bir haftadır devam eden yağmurlardan sonra iyice artan ırmağın coşkun sesi başka idi. İlkbahar sonlarına doğru gelmişti buralara, uzun sıcak yaz tatlı tatlı sürmüş ve bitmişti, sonbahar da ılık bir havada renk cümbüşüyle geçmiş, Nihayet kış başına uzatmaya başlamıştı. Ne kadar doğru bir seçim yaptığını her gün tasdik eden mevsimlerdi bunlar. Tabiat artık bambaşka bir dil ile konuşuyor orada onunla çünkü, hayretler içinde dinliyor ve seyrediyordu; suyu, havayı, taşı, ormanı. Her tını, her ses, her renk ve biçim bambaşka bir hissedişle doluyordu içine. Duyuyor ve hissediyordu. Bir ara durup etrafı seyrettiğinde yolcu da fark etmişti onun dikkatini, "Ne güzel demişti, hisseden birine rastlamak.."
Mukadder Gemici
Sayfa 63 - Dergâh
İçinde biriken kızgınlıkla adımları da hızlanmıştı. Nefes nefese kaldığını fark edince durdu, bekledi, daha fazla düşünmemeliydi o yolcuyu ve söylediklerini. İnsandı işte. Kusurlu.
Mukadder Gemici
Sayfa 62 - DERGÂH
"Bunları geçelim" dedi Togan, "Bizim sizinle mücadelemiz bitmez, sizin de bizimle mücadeleniz bitmez. Zaferler ve yenilgiler sizlerle bizim aramızda döner durur, bizim kitabımızda bu apaçık yazar."
Mukadder Gemici
Sayfa 80 - DERGÂH
Böyle mükemmel makineler yapanlar ruh da üfleseler ya? Yapamazlar değil mi? Yapamıyorlar değil mi? Yapamayacaklar değil mi? Bir balta ile neden o putların kırılması gerektiğini bunlara bakıp anlayabilirsin. Ben gidiyorum, " demişti," daha fazla kalamam. "
Mukadder Gemici
Sayfa 61 - DERGÂH
Çok hoş sohbet bir adamdı değişim uzmanı, uzun uzun bahçesinden söz etmiş, sekiz metrekarelik alanda bütün bir yıl boyunca ihtiyaç duyduğu ürünleri nasıl elde ettiğini anlatmıştı. Hızla ve aynı anda büyüyordu havuçlar, ıspanaklar, karpuz ve domatesler. Elbette dünyanın bir yerlerinde açlık ve sefalet yine vardı ama ne yapılabilirdi ki, tarih boyunca ne yapılabilmişti ki?
Mukadder Gemici
Sayfa 50 - DERGÂH
- O iş, senin gibiler için öyle olmaz. Ben seni biliyorum. Ama şunu da biliyorum, ne kadar uzağa gidersen git, ne kadar kaçarsan kaç. Er veya geç ne olduğuna, ne olacağına karar vermek zorundasın. Gerisini kendin bilirsin...

___________________

hikayenin sonunda....

O gün söylendiği anda, havaya karışık kaybolduğunu sandığı cümleler, bu sessiz sabahta sanki dağlardan yankılanıp geliyordu. Ne kadar uzağa gidersen git... Ne kadar kaçarsan kaç... Er veya geç... Ne olduğuna... Ne olacağına...
Mukadder Gemici
Sayfa 32 - DERGÂH
Allah'ım diyor, yutkunuyor damağında ilk defa denizin tadı, bu dünyayı sen yarattın. Bu dünya senin. Herkes bir çizgi çekip burası benim demiş, bir yeri sahiplenmiş, ben nereye gideyim? Bana yol göster? Bu içimdekileri al götür şu suyla. Dünyanın bütün dalgaları üstümüze geliyor. Yardım et. Yetiş. Kurtar.
Mukadder Gemici
Sayfa 23 - DERGÂH
Parmağıyla bu sefer maddeleri göstererek okuyor Lina. Arapça anlatıyor, basit bir çeviriyle. Bir panik yapmayın, sakin olun. İki, sahile doğru yüzmeyin. Çünkü bu akıntıyı yenemezsiniz. Babası şaşırıyor, olur mu öyle şey, ne yapacakmışız o zaman Lina? Üçte diyor ki sahile paralel yüzerek bu akıntıdan kurtulabilirsiniz. Kolları ile yüzüyor gibi yapıyor daha iyi anlatmak için. Yani ileri doğru üzmeyeceksin baba.
Mukadder Gemici
Sayfa 18 - DERGÂH
Adı Karadeniz'miş bu suyun. Yanlarına geldi artık , hasırın kenarına oturuyor o da. Baba bu havuz ne kadar büyük diyor Lina. Evet kızım Allah'ına havuzları hep büyüktür.
Mukadder Gemici
Sayfa 19 - DERGÂH
Makale başlıkları geliyor aklına, insanlığın yeni hapishanesi sosyal medya, görme-gösterme arzusu, çevrimiçi olmak ya da olmamak, yeniçağın üç atlısı: kentleşme,küreselleşme, dijitalleşme... Düşünmeli iyice incelemeli ve çözüm bulmalı.
Kadın kitaba bakarak derin bir nefes aldı, dudaklarını büzdü, bir an durdu. Tuhaf, anlamsız bir bekleme anıydı. Sonra kitabı kıza uzattı, annen bekliyor, pantolonunu gösterdi, şunun ölçüsünü vereyim ben. Bel kısmını eliyle topladı, buralardan da biraz alsa iyi olur, dedi. Sonra kıza, kızın gözlerinin ta içine baktı, her yazılan yaşanmaz, emin ol dedi. Yazar toplayıcıdır her anı, her sözü, her kokuyu, her hissi, gördüğü her şeyi toplar. İşi budur. Sen mesela terzinin kızı, bir gün hikaye kahramanı olabilirsin. Fikir kızın hoşuna gitti, neşeyle, olurum inşallah dedi. Kadında onun neşesine ortak oldu, başını iki yana sallayarak hadi bakalım, ol inşallah dedi.
Mukadder Gemici
Sayfa 27 - Dergâh

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hatırlı Yara
Baskı tarihi:
Ocak 2020
Sayfa sayısı:
84
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257005128
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dergâh Yayınları
Mukadder Gemici yeni hikâye kitabı Hatırlı Yara’da da günlük hayatı, sıradan insanların ıstırabını ve geleneğin hâllerini maharetle hikâyeye taşımaya devam ediyor.

“Büyük dalgalar duruldu, kalbim çarşaf gibi bir denizin sükûnetine kavuştu. Sessizlik geldi oturdu aramıza artık, şişman bir kişi gibi sıkıştırıyor bizi. Yola bakıyorum, açıldı iyice. O zaman bu anı tut, sımsıkı tut, sakın bırakma, ağır zincirlere sarıp öyle at okyanusa, sabitçe dursun, dönüp dönüp bak, sakın unutma diyorum.”

Kitabı okuyanlar 33 okur

  • Muraaaaddd
  • Karınca Okuyunca
  • Puhu Kuşu
  • Rahime
  • Saadet taflan
  • fikriye
  • m.
  • Kübra
  • Hatice
  • Frau Becker

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%29.4 (5)
9
%5.9 (1)
8
%17.6 (3)
7
%11.8 (2)
6
%11.8 (2)
5
%11.8 (2)
4
%0
3
%5.9 (1)
2
%0
1
%5.9 (1)