Tahmini Okuma Süresi:
1 sa. 20 dk.
Sayfa Sayısı:
47
Basım Tarihi:
1942
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
ISBN:
Yok
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Türler:
Sıralamalar

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi
Tasavvuf ehline göre, “aşkın sonu yanmak değil; erimektir.” Esasen denge gerekir; Yanmadan pişmek, pişmeden yanmamak. Şiirdeki ses bir sevgilinin sesi gibi de okunur. “Vurma kazmayı” — bir kadının, bir sevdiği yorgun adama fısıldadığı sözdür. “Artık yeter, kalbini o kadar yaralama.” Asaf Hâlet tam bu ikisinin ortasında durur. Yani: “Sev ama teslim ol, yak ama yok olma.” “He”, Arapça’da Allah’ın gizli ismidir. Arifler “Hû” veya “He” diyerek nefesle Allah’ı anarlar — bu, “varlığın nefesidir.” “Dur biraz… o dağ senin kalbin.” Ve işte o, “He” nefesidir. Belki de hakikate varmak, hiç kazma vurmadan bir dağın kalbini dinlemektir. Ve o kalpte bir zamanlar su arayanın artık susmayı öğrenmesidir. Bazı yollar, geri dönülmeyeceğini bile bile yürünür. Kimi insanlar, gidişini sessizlikle süsler. Ve o sessizlik, bazen kelimelerden daha gürültülüdür. “Bazı dağlar, kendine dönmeyi bilmeyenlerin arkasından sessizce kapanır.” O sessizlik, kaderin yürüyüşüdür. sesi azalır, ama nasibin adımları hep aynı yöne bakar. “Aşkla yan,kendini yakma.Allah seni zaten görecek kadar yakında” ve son olarak; ÜZÜLME ALLAH BİZİMLE BERABERDİR.
HeAsaf Hâlet Çelebi · Yapı Kredi Yayınları · 194227 okunma
Puan vermedi·47 syf.··
Beğendi
·
2016 2. kitabı
simgecilik mükemmel işlenmiş açıklamalar mutlaka okunmalı kitaptan zevk almak muhteşem oluyor budizm hristiyanlık islamiyet ince ince temas edilmiş
Şiir
HeAsaf Hâlet Çelebi · Yapı Kredi Yayınları · 194227 okunma
Puan vermedi·47 syf.··
Beğendi
·
2023 21. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2023 23:02
He, istanbul'da 1942 yılında Ahmet Sait Matbaası'nda 500 adet basılmış. Kapak düzenini Fuat izer'in yaptığı kitapta, Se lim Turan'ın iki, Arif Kaptan'ın bir illüstrasyonu, Ferda Başman'ın bir gravürüvar. Kitabını Ferda Başman koymuş.
HeAsaf Hâlet Çelebi · Yapı Kredi Yayınları · 194227 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Asaf Hâlet ÇelebiYazar · 16 kitap
Asaf Halet Çelebi, Türk şairdir. İlhamını Asya, tasavvuf ve dinler tarihinin ünlü kişilerinden, eski Doğu medeniyet ve masallarından alan egzotik şiirleriyle tanınmış cumhuriyet devri şairidir. Türk şiirinde modern-gelenekçi anlayışın temsilcisi kabul edilir. Dahiliye Nezareti Şifre Kalemi Müdürü Mehmet Sait Halet Beyi'n oğlu olan Çelebi İstanbul'da doğdu. Galatasaray Lisesi'nde 8 yıl eğitim gördü. Babasından Fransızca ve Farsça, Mevlevi Şeyhi Ahmet Remzi Dede (Akyürek) ile Rauf Yekta Bey'den musiki ve nota dersleri aldı. Kısa bir süre kaldığı Fransa'dan dönüşünde üç yıl Sanayi-i Nefise Mektebi'nde öğrenim gördü. Adliye Meslek Mektebi'nden mezun oldu. Üsküdar Adliyesi Ceza Mahkemesi zabıt katipliği yaptı. Osmanlı Bankası, Devlet Deniz Yolları İşletmesi'nde çalıştı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü kitaplığında görevliyken yaşamını yitirdi. Gençlik yıllarında divan edebiyatından etkilendi. Gazeller ve rubailer yazdı. 1937iden sonra serbest ölçü kullanmaya ve Batı şiirinin tekniklerine yönelmeye başladı. Yeni şiir akımının önde gelen dergilerinden Ses, Hamle, Sokak, Servet-i Fünun-Uyanış'ta ve Gün gazetesinde 1938-1941 yılları arasında ilk şiirleri yayınlandı. Bu şiirlerinde ergenlik çağına ait duygular, çocukluk, masallar ve tekerlemelerin gerçeküstü dünyası gibi temaları kullandı. Hırsız, Trilobit ve Cüneyd adlı şiirlerinin Fransızca çevirileriyle birlikte 45 şi'rin bulunduğu Heinin (1942) ardından aynı çizgide on şiirin yer aldığı Lamelif'i (1945) yayımladı. Bütün şiirlerinin toplandığı Om Mani Padme Hum (1953), Çelebi'nin içrek ve gizemci şiirini bütünüyle gözler önüne serer. İstanbul dergisinde yayımladığı Benim Gözümle Şiir Davası (Temmuz-Aralık 1954) adlı altı makalede poetikasını açıkladı. Ses, imge, anlam ve düşünce olarak kültürler arası ve metinler arası bir nitelik taşıyan şiirleriyle Asaf Halet, Türk şiirinde "modern gelenekçi" tavrın temsilcisi oldu. İlk dönem eserlerinin ardından, şiirlerinde dinlerden, ideolojilerden, toplumsal olaylardan çok Anadolu-İran-Hindistan çizgisi üzerinde uzanan bir yaşamın görünümlerini sesler aracılığıyla dile getiren şair, şiirin tıpkı hayatta olduğu gibi soyut araçlarla soyut bir dünya yarattığına inandı. Kendisinden sonra gelen nesli soyut şiir anlayışının Türk Edebiyatı'ndaki ilk tanımlarını yaparak etkiledi. Şiire bakış açısını "Mesela esasen, müşahhas malzeme ile mücerret olan hayali yaşatabilmektir. Yani mücerret şiir, bilakis mücerret mefhumlu kelimelerden mümkün mertebe soyunmuş olan ve toplu bir halde mücerret bir mana anlatan ve bize o ihtisası veren ruh anının ifadesini taşıyan şiirdir." diyerek açıkladı. Şiirlerinin yanı sıra eski edebiyat ile ilgili çalışmalarıyla da tanınan Çelebi, Hint ve Fars Edebiyatları üzerine yaptığı çalışmaları dergilerde ve kitaplarda yayınladı. Bu konuda yazdığı makalelerden biri 1949 tarihli Şadırvan Dergisi'nde bulunabilir. Ayrıca, çeşitli dergilerde yayınlanan düz yazıları ve Hint edebiyatı üzerine makalelerini Semih Güngör, Asaf Halet Çelebi incelemesiyle birlikte yayınladı.