Hz. Fâtıma: İslâm'ın Kadın Modeli Üzerine Bir İncelemeCihan Aktaş'ın 1999 yılında Beyan Yayınları arasından çıkan Hz. Fâtıma adlı eseri, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) kızı Hz. Fâtıma'nın hayatını, kişiliğini ve İslâm tarihindeki rolünü ele alan önemli bir biyografik çalışma olarak dikkat çeker. Yazar, feminist yaklaşımlardan uzak, vahiy merkezli bir perspektiften hareket ederek Hz. Fâtıma'yı modern Müslüman kadın için bir ayna olarak konumlandırır. 110 sayfalık bu mütevazı hacimli kitap, rivayetleri tarihsel ve teolojik bir süzgeçten geçirerek güncel çıkarımlar üretir; böylece okuru hem manevi bir yolculuğa çıkarır hem de İslâm'ın kadın algısındaki devrimci boyutunu vurgular.
Aktaş, eserin girişinde Hz. Fâtıma'yı tanımayı "yanlış uygulamaları düzeltmek" için bir zorunluluk olarak tanımlar. Ona göre, Müslüman kadını en iyi anlatmak, Peygamber'le özdeşleşmiş bu figür üzerinden mümkündür; zira Hz. Fâtıma, babasının soyunu ebediyete taşıyan mirasçı olarak, cahiliye toplumunun kadını hor gören yapısına karşı İslâm'ın attığı tokadın somutlaşmış halidir.
Kitap, biyografik bir akış izler: Hz. Fâtıma'nın çocukluğu, "Babasının annesi" lakabıyla anılan sadık evlatlığı, Hz. Ali ile evliliği, Fedek Bahçeleri olayı ve vefatı gibi ana hatlar, rivayetlere dayalı olarak işlenir. Yazar, bu olayları salt kronolojik bir anlatıdan öte, teolojik yorumlarla zenginleştirir. Örneğin, Fedek meselesinde Hz. Fâtıma'nın miras hakkını savunuşu, "peygamberler miras bırakmaz" fetvasına karşı ilkeli duruşuyla, toplumun cahiliye kalıntılarına dönüşüne karşı bir manifesto olarak yorumlanır. Bu kısım, Hz. Fâtıma'nın mescidde yaptığı konuşmanın sahabeleri gözyaşlarına boğduğunu belirterek, onun eleştirel zihin yapısını ve hakikat arayışını öne çıkarır.
Eserin en çarpıcı bölümü, Hz. Fâtıma'nın