Hepimiz geçimimizi bir şeyler satarak kazanıyoruz. Ürün, hizmet ya da zamanımız. Kendi işimiz olması ya da kurumsal hayatta çalışıyor olmamız fark etmiyor, hepimiz aslında pazarlama işinin içindeyiz. Daha çok satmak, daha fazla müşteri kazandırmak, terfi etmek, prim hak etmek, müvekkilimizi savunmak, daha iyi olduğumuzu iddia etmek, tekrarlayan müşteri kazanmak, dikkat çekmek veya takipçi toplamak; iş hayatı pazarlama ve satış üzerine kurulu. Bunların temelinde aslında göz ardı edilen önemli bir kavram var, ikna!
Robert B. Cialdini tarafından yazılmış olan “İknanın Psikolojisi” ikna konusunda bugüne kadar en çok referans verilen kitapların başında geliyor. Orijinal adı “Influence” olan kitap Türkçe’ye Media Cat Yayınevi tarafından kazandırılmış. Influence kelimesinin sözlük karşılığına baktığımızda etkilemek, nüfuz etmek, tesir etmek, ikna etmek ve söz geçirmek gibi anlamları olduğunu görüyoruz. Aslında influence basitçe tesir etmekten, etkilemeye, oradan da iknaya kadar giden geniş bir kavram. Kitabı okurken, ikna anlamından biraz daha geniş düşünmek gerekiyor. Belki de kitabın adı Etkinin Psikolojisi olsa daha iyi olabilirdi diye düşünüyorum. Ara sıra hepimize olur, bir internet reklamı ya da mağazadaki bir satış görevlisi bizi ikna eder ve aslında hiç de ihtiyacımız olmayan bir şeyi alırız. Ya da sokakta yürürken birileri bizi etkilediği için belirsiz bir derneğe ya da amaca bağış yaparız. Ya da gerçekten gitmek istemediğimiz bir spor salonu sözleşmesine, sonradan pişman olsak da imza atarız.
Yazar Robert B. Cialdini’de bizler gibi bunların hepsini yaşamış. Kendisini her zaman kandırılması ve manipüle edilmesi çok kolay biri olarak görmüş. İşte bu yüzden de tüm kariyerini insanların başkaları tarafından nasıl yönlendirildiği, onların istediklerini nasıl