Puan

7.210 üzerinden
51 kişi
Puan vermedi
Çocukluk çağı travmalarının bizi nasıl rahatsız etmeye ve gerçeklik algımızı nasıl çarpıtmaya devam ettiğini anlatan bu hikayede, Emma'nın uykusuzluğu artarken akıl sağlığını korumak için çıktığı korku dolu yolculuğunu okuyarak dikkatlice izleyin derim.
InsomniaSarah Pinborough · HarperLuxe Publisher · 202282 okunma
7/10
Harika bir aileye ve kariyere sahip olan Emma Averell, başarılı bir boşanma avukatıdır. Her ne kadar kendi ailesi özelinde hayatı rayında gibi görünse de ablasına ve annesine öfkeli, mesafeli ve uzaktır. Zamanla çocukluk travmaları çekirdek ailesiyle olan ilişkilerini etkilemeye başlar. Kırkıncı doğum gününe sayılı günler kala, geçmişin gölgesi bir kez daha onu ele geçirir. Uykusuzluk sorunları tetiklenir. Bir zamanlar annesinin yaşadığı zihinsel çöküş semptomları Emma’da da görülmeye başlar. Bu anneden evladına geçen bir gen aktarımı mıdır? Yoksa çok daha uğursuz bir şeyin habercisi midir? Ana karakterimiz Emma, kurgu onun anlatımıyla şekilleniyor. İyi bir eşe, harika iki çocuğa sahip kırk yaşında bir kadının bir anda tepetaklak olan hayatına odaklanıyoruz. Sevgili yazarımız, işin merkezine uykusuzluk gibi kallavi bir sorunu yerleştirmiş ki, bazı akla yatkın olmayan, anlamsız hareket ve durumların sağlam bir dayanağı olsun. Aslında düz mantık; temelinde imsonmia olan bir karakter haliyle paranoyaklığa, obsesifliğe, kaygı bozukluğuna, depresif ruh haline açık bir hale geliyor. E tamam güzel, çabasız, temiz iş. Bazı okur arkadaşlarım, uykusuzluk durumunun sürekli tekrarlanmasını, sürecin döngüsel devimini gereksiz ve fazla buldular. Onlara hak veriyorum ama ilginçtir ki bu beni rahatsız etmedi. Benim asıl takıldığım nokta; fazla detaylandıramadığım öngörü meselesi oldu. Hadi karakterde kolaya kaçtın anladık, e ama kurgudan ne istedin be tatlı kız? Her zamanki gibi Sarah Pinborough kitapları da eksisiyle, artısıyla bir bütün. Baktım gidişatta gerilim yönüyle verim alamayacağım, ben de asıl ağırlık merkezine, işin gizem ve dram kısmına odaklandım. Eleştirdiğim noktalar olsa da kitabı sevmedim diyemem, sonuna kadar merakla okudum. Kim haklı, kim doğru söylüyor, kim ne
Uyku YokSarah Pinborough · Yabancı Yayınları · 202682 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 03:28
Her ne kadar son 50 sayfada bence saçmalasa da genelinde akıcı yüksek tempolu güzel bir kitaptı...Geçmişin yükünü taşıyan Emma kaderini devraldığı annesi ve yine kaderini devralan oğlu Will....Okunmaya değer...
Uyku YokSarah Pinborough · Yabancı Yayınları · 202682 okunma
6/10
·312 syf.··
2026 4. kitabı
Bazı insanlar, bazı şeyleri öyle takıntı hâline getirir ki bu durum zamanla hayatlarını zehir eder. Buna uykusuzluk ve obsesif kompulsif bozukluk da eklendiğinde, yaşam gerçekten çekilmez bir hâl alır. Kitabın ana karakteri ve anlatıcısı Emma da bu psikolojik yükün altında ezilir. Uyuyamaz, geceleri sürekli yataktan kalkıp çocuklarını ve evin kapılarını kontrol eder, çoğu zaman da hafızasında boşluklar oluşur. Zamanla kötü bir şey olacağına, birine zarar vereceğinden endişelenir ve bu endişe, hayatını adım adım ele geçirir. Yazar, hikâye boyunca okura gizemli bir atmosfer sunmuş. Emma’nın anlattıkları, hastalıklı bir zihnin içinden yükselen fısıltılar gibiydi. Sayfalar boyunca serpiştirilen ipuçları, belirsizlikler ve karakterlerin iç dünyasındaki çatlaklar, okuru sürekli merak içinde bıraktığını söylemeliyim. Ancak ne yazık ki tüm bu gerilim ve beklenti, kitabın finalinde aynı etkiyi gösteremedi. Gizemli bir yapı üzerine inşa edilen hikâye yeterince tatmin edici şekilde sonlanmadı. Kısacası, kurgusuyla güçlü başlangıç yapan, fakat sonuyla beklentinin altında kalan bir okuma oldu. Aynı zamanda bazı soruların cevapsız kaldığını da belirtmek isterim.
Uyku YokSarah Pinborough · Yabancı Yayınları · 202682 okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2026 34. kitabı
Bu kitabı hepimiz neden aldık, bence tek bir cevabı var: Gözlerinin Ardında. O finalle yazar hepimizin aklıyla fena halde oynamıştı. Böyle bir finalden sonra gelen kitabını merak etmemek zaten mümkün değil. Ama burada bir durun. Eğer aynı etkiyi bekleyerek okuyacaksanız… eyvahlar olsun. Gerçekten hayatınızın hatasını yapıyorsunuz. ​Yazar, psikolojik gerilim türünde bir şeyler ortaya koymaya çalışırken ne yazık ki rotasını belirleyememiş. Kıskanç abla figürü ve ailevi sorunlar arasında gidip gelirken, her şeyin en sonunda uykusuzluk problemine bağlanması bir noktadan sonra sabır sınıyor. Uyudum mu, uyandım mı, kapıyı kilitledim mi, bunu ben mi yaptım? şeklindeki bitmek bilmeyen iç sesler ve tekrarlar, beni canımdan bezdirdi. ​Kitabın en büyük eksikliği, elle tutulur bir olay örgüsünün olmaması. Yazar, olan biten olayları bize anlatmak yerine; ana karakterin kendi kafasındaki olay sonrası boşluklara tutunuyor. 150. sayfaya kadar belki bir ters köşe olur mu umudumu koruyarak okudum ama devamında umudumu tamamen kaybettim. Tüm kurgu, sadece uykusuzluk sorunu üzerine inşa edilmiş zayıf ihtimallerden ibaret kalmış. Karakterin sürekli sızlanması ve olmayan olayların çok yavaş ilerlemesi, konunun potansiyeli olmasına rağmen vasat olmaktan kurtulamamış. Bu benim şahsi fikrim. Kitabı okuyup sevenlere saygım sonsuz. •
Uyku YokSarah Pinborough · Yabancı Yayınları · 202682 okunma