İrfan Sofraları

Niyâzî-i Mısrî
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 23 dk.
Sayfa Sayısı:
296
Basım Tarihi:
2023
Yayınevi:
Fikriyat
ISBN:
9786057144867
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi
Niyazî-i Mısrî’nin İrfan Sofraları, insanın iç âlemini sükûnetle yoğuran, derin ama akıcı bir irfan nefesi. Her sayfasında kalbe işleyen bir hikmet, insanı kendine çağıran bir ses var. Kısa fakat tesiri uzun bir yolculuk.. Nûrbahş okumalar dilerim efendim, her âlem adına istifadeleriniz bol ve hayr ola.
İrfan SofralarıNiyâzî-i Mısrî · Fikriyat · 202380 okunma
59.sofrada bıraktım
6/10
·296 syf.··
2024 4. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2024 22:16
59.sofrada Hz Hasan ve Hz Hüseyin efendilerimiz için peygamber iddiasını görünce kitabı yarım bıraktım. Ilginç bir şekilde peygamberimiz için son peygamber derken Torunları için de peygamberdir diyor. Buraya kadar aslında faydalı bir kitaptı. Gerçi ellinci sofralardan itibaren artık anlamadığım mecralara geçti. Kitap yetmişbir sofradan oluşuyor, buradaki sofra terimi çocukluğundan itibaren aldığı anektotlar diyebiliriz.
Roman-Edebiyat
İrfan SofralarıNiyâzî-i Mısrî · Fikriyat · 202380 okunma
Allah bir kimseye hayır dilerse onu dinde fakih kılar.
Puan vermedi·203 syf.··
2023 3. kitabı
·
81 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2023 00:49
Peygamber Efendimiz (s.a.v) bir hadisinde ‘’Ademoğlunun cesedinde bir et parçası vardır ki o düzelirse bütün cesed de düzelir, o bozulursa bütün cesed de bozulur. O, kalptir.’’ buyurmuştur. Bu hadisin muhtevası pek çok şekilde yapılmıştır. Pek çok siyer ve müfessir bu hadisi farklı dini boyutlarla açıklamıştır. Mısri ise kalpte üç şeyin bulunması gerekitiğini söyler: ’’Zühd, takva ve ihlas. Bu üç fazilet kalpte baki kaldıkça cesed salih amel ile nefis güzel huy ile sıhhat bulur diye aktarır.’’ (s.145) Kalp temizliği yalnızca halis bir müslüman olmak için değil, güzel ve ahlaklı bir insan olmak için de başat huylardandır. Kalbi temiz olan her insan, dünya için bir nimettir. Şeytanın vesvesesi kalbi sardıkça sarar. İnsan olarak hata yapmak ve kul olarak hata yapmak farklı şeylerdir. Kul, birçok şeyin bilincindedir. Bilen ve bilmeyen hiçbir zaman aynı değildir ve hata yaptıklarında görecekleri muamele de aynı olmayacaktır. Kalp bozukluğu, bir kulun en büyük imtihanıdır. Haset, kıskançlık, vesvese, yalan gibi huylar kalbi bozuk insanları tabiri caizse yer bitirir. Mısri’nin bir kalpte bulunması gereken 3 faziletin bu huylardan kulu kurtaracağını söyler. Ve Allah’ın da izniyle bu kul kalbini pirüpak etmek adına tövbe eder. Çünkü Peygamberimiz (s.a.v) ’’Günahtan tövbe eden, günahı olmayan gibidir.’’ buyurur. Bir insan ve bir kul olarak günah işlememek imkansızdır. Çünkü Allah dünyaya gönderdiği peygamberlere bile günah işletmiştir. Önemli olan Allah’ın tövbe kapısının daima açık olduğunu bilmektir. ‘’Eğer günah işlemeselerdi, Allah günah işleyen bir kavim getirirdi ki günah işlesinler, sonra pişman olup mağfiret dilesinler ki O da onları affeylesin.’’ Hadis-i şerifinde geçen üzere kulun Allah tarafında hep mağfiretle kabul edileceği aktarılır. (Bu hadis, günah işlemeye
İrfan SofralarıNiyâzî-i Mısrî · Yeni Ufuklar Neşriyat · 080 okunma
10/10
·203 syf.··
Beğendi
·
2025 18. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2025 12:17
17. Yüzyılın mutasavvıf şairlerinden Niyazi Mısri’nin 71 sohbeti yer almaktadır. Özellikle tasavvuf üzerine sohbetler bulunuyor. Fakat son 12-13 sohbet Ehlibeyt inancının detayları üzerinde yoğunlaşmıştır..
İrfan SofralarıNiyâzî-i Mısrî · Yeni Ufuklar Neşriyat · 080 okunma

Yazar Hakkında

Niyâzî-i MısrîYazar · 8 kitap
Asıl adı Mehmet olup, 12 Rebiülevvel 1027 / 8 Şubat 1618'de Malatya'nın şimdiki adı Soğanlı köyü olan İşpozi kasabasında dünyaya gelmiştir. Babası, yöresinin önde gelenlerinden Nakşbendiyye tarikatı mensubu Soğancızâde Ali Çelebi'dir. Niyâzî ve Mısrî ise mahlaslarıdır. Mısrî mahlası tahsilini Mısır'da yaptığından dolayıdır. Çeşitli medreselerde eğitim görmüş ve farklı yerlerde tasavvuf bilgisini geliştirmiştir. 1655 yılında Halveti şeyhi Sinan-ı Ümmi'den hilafet alarak irşada mezun kılınmış, memleketin pek çok yerinde vaazlar vererek halkı irşad etmeye çalışmıştır. Şöhreti her yana yayılan Niyazî Mısrî, ordunun maneviyâtını yükseltmek için Sultan IV. Mehmet tarafından Lehistan seferine götürülür. Hakkında ileri sürülen iftiralardan sonra Limni adasına sürülür ve burada onbeş yıl çileli bir hayat yaşar. Ölümünden bir yıl kadar önce affedilir ve Bursa’ya döner. Fakat Bursa Kadısı'nın şikayeti üzerine tekrar Limni’ye gönderilir ve burada vefat eder. Osmanlı sultanı tarafından sürgüne gönderildiği Limni adasında 1693 (H.1105) senesinde bir Çarşamba günü kuşluk vakti vefat etmiş olup türbesi de aynı adada ziyaretgahtır. Türkçe ve Arapça manzum ve mensur on ciltten fazla eseri bulunmaktadır. Aruz ölçüsü ile yazdığı şiirlerinde genellikle Nesimî ve Fuzulî’nin, heceyle yazdığı şiirlerinde ise Yunus Emre’nin etkisinde kaldığı görülür. Divanı’nın yanı sıra, “Risaletü’t-Tevhid, Şerh-i Esma-i Hüsnâ, Sûre-i Yusuf Tefsiri, Şerh-i Nutk-ı Yunus Emre, Risale-i Eşrât-ı Saat, Tahir-nâme, Fatihâ Tefsiri, Sûre-i Nûr Tefsiri” eserlerinden bazılarıdır.