Peygamber Efendimiz (s.a.v) bir hadisinde ‘’Ademoğlunun cesedinde bir et parçası vardır ki o düzelirse bütün cesed de düzelir, o bozulursa bütün cesed de bozulur. O, kalptir.’’ buyurmuştur. Bu hadisin muhtevası pek çok şekilde yapılmıştır. Pek çok siyer ve müfessir bu hadisi farklı dini boyutlarla açıklamıştır. Mısri ise kalpte üç şeyin bulunması gerekitiğini söyler: ’’Zühd, takva ve ihlas. Bu üç fazilet kalpte baki kaldıkça cesed salih amel ile nefis güzel huy ile sıhhat bulur diye aktarır.’’ (s.145) Kalp temizliği yalnızca halis bir müslüman olmak için değil, güzel ve ahlaklı bir insan olmak için de başat huylardandır. Kalbi temiz olan her insan, dünya için bir nimettir. Şeytanın vesvesesi kalbi sardıkça sarar. İnsan olarak hata yapmak ve kul olarak hata yapmak farklı şeylerdir. Kul, birçok şeyin bilincindedir. Bilen ve bilmeyen hiçbir zaman aynı değildir ve hata yaptıklarında görecekleri muamele de aynı olmayacaktır. Kalp bozukluğu, bir kulun en büyük imtihanıdır. Haset, kıskançlık, vesvese, yalan gibi huylar kalbi bozuk insanları tabiri caizse yer bitirir. Mısri’nin bir kalpte bulunması gereken 3 faziletin bu huylardan kulu kurtaracağını söyler. Ve Allah’ın da izniyle bu kul kalbini pirüpak etmek adına tövbe eder. Çünkü Peygamberimiz (s.a.v) ’’Günahtan tövbe eden, günahı olmayan gibidir.’’ buyurur. Bir insan ve bir kul olarak günah işlememek imkansızdır. Çünkü Allah dünyaya gönderdiği peygamberlere bile günah işletmiştir. Önemli olan Allah’ın tövbe kapısının daima açık olduğunu bilmektir. ‘’Eğer günah işlemeselerdi, Allah günah işleyen bir kavim getirirdi ki günah işlesinler, sonra pişman olup mağfiret dilesinler ki O da onları affeylesin.’’ Hadis-i şerifinde geçen üzere kulun Allah tarafında hep mağfiretle kabul edileceği aktarılır. (Bu hadis, günah işlemeye