İyilerin Tesbihi (Subhatul Ebrâr)

·
Okunma
·
Beğeni
·
95
Gösterim
Adı:
İyilerin Tesbihi (Subhatul Ebrâr)
Baskı tarihi:
9 Ocak 2012
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756743973
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kurtuba Kitap
İslâmî ilimler, tasavvuf, dil, edebiyat ve şiir sanatları alanında ciddî eserler kaleme almış olan Nûreddin Abdurrahman Câmî, her şeyden önce bir şair olarak adını ölümsüzleştirmiştir. Sebk-i Hindî dönemi öncesinde yetişen son büyük şair olduğu için klasik Farsça şiirin son şairi (hâtemü'ş-şuarâ) olarak nitelenen, nesir ve nazım alanında onlarca kitap ve risale kaleme alan ve eserleriyle şöhreti Hindistan'dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyaya yayılan Câmî, gençlik, orta yaş ve yaşlılık dönemleri şiirlerini üç ayrı divanda bir araya getirmiş, ayrıca büyük mesnevi şairleri Nizâmî ve Emîr Husrev Dihlevî'nin oluşturduğu "hamse" geleneğini geliştirerek yedi mesnevi kaleme almış ve bu mesnevi külliyatına Heft Evreng adını vermiştir.

Heft Evreng'in dördüncü mesnevisi olup amelî ahlak ve tasavvuf konularını içeren "Subhatu'l-Ebrâr", "iyilerin teşbihi" veya "iyilerin zikri" anlamına gelmektedir. Bu mesnevi, Camî'nin özellikle şekil bakımından en özgün sayabileceğimiz mesnevisidir. Çünkü şair, bu manzumesini diğer mesnevilerinin aksine hiçbir şairi örnek almadan yazmıştır. Bu eserde kullanılan vezin de Câmî'den önce hiçbir şair tarafından bir mesnevi yazımında kullanılmamış; ancak Emîr Husrev Dihlevî, Nuh Sipihr adlı mesnevisinin sadece birkaç beytinde bu vezni kullanmıştır.

Toplam 2875 beyitten oluşan ve Timurlu padişahı Sultan Hüseyin Baykara'ya ithaf edilen Subhatu'l-Ebrâr, tevhid, naat, padişaha övgü ve öğüt, telif sebebi gibi kısımlardan sonra "Ikd" adı verilen kırk bölümden oluşmaktadır. "Ikd", gerdanlık, boncuk ve tesbih taşı gibi anlamlara gelmektedir. Her bölümde dinî, ahlâkî ve tasavvufî bir konu işlenip bir hikâye ile pekiştirilmiştir.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Bizimle sevda yolunu tutanın başka yere bakması layık değildir. İki görme adeti hevestendir. Aşkın kıblesi tektir...
Gonca gibi bir süre kan içinde kaldıysam da
Allah'a şükür açıldım sonunda

Dünyanın kargaşasında epey sarsıldım
Sır incilerini delip tespihimsi birşey hazırladım...
Sevdiğinden ayrılacağı vakit,gözlerinin birinden yaş pınarları dökülürken diğer gözü kalbinin ateşinden kuru kaldı.
Sevgili için ağlamayan gözü ne yapayım diye ıslanmayan gözünü bağladı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İyilerin Tesbihi (Subhatul Ebrâr)
Baskı tarihi:
9 Ocak 2012
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756743973
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kurtuba Kitap
İslâmî ilimler, tasavvuf, dil, edebiyat ve şiir sanatları alanında ciddî eserler kaleme almış olan Nûreddin Abdurrahman Câmî, her şeyden önce bir şair olarak adını ölümsüzleştirmiştir. Sebk-i Hindî dönemi öncesinde yetişen son büyük şair olduğu için klasik Farsça şiirin son şairi (hâtemü'ş-şuarâ) olarak nitelenen, nesir ve nazım alanında onlarca kitap ve risale kaleme alan ve eserleriyle şöhreti Hindistan'dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyaya yayılan Câmî, gençlik, orta yaş ve yaşlılık dönemleri şiirlerini üç ayrı divanda bir araya getirmiş, ayrıca büyük mesnevi şairleri Nizâmî ve Emîr Husrev Dihlevî'nin oluşturduğu "hamse" geleneğini geliştirerek yedi mesnevi kaleme almış ve bu mesnevi külliyatına Heft Evreng adını vermiştir.

Heft Evreng'in dördüncü mesnevisi olup amelî ahlak ve tasavvuf konularını içeren "Subhatu'l-Ebrâr", "iyilerin teşbihi" veya "iyilerin zikri" anlamına gelmektedir. Bu mesnevi, Camî'nin özellikle şekil bakımından en özgün sayabileceğimiz mesnevisidir. Çünkü şair, bu manzumesini diğer mesnevilerinin aksine hiçbir şairi örnek almadan yazmıştır. Bu eserde kullanılan vezin de Câmî'den önce hiçbir şair tarafından bir mesnevi yazımında kullanılmamış; ancak Emîr Husrev Dihlevî, Nuh Sipihr adlı mesnevisinin sadece birkaç beytinde bu vezni kullanmıştır.

Toplam 2875 beyitten oluşan ve Timurlu padişahı Sultan Hüseyin Baykara'ya ithaf edilen Subhatu'l-Ebrâr, tevhid, naat, padişaha övgü ve öğüt, telif sebebi gibi kısımlardan sonra "Ikd" adı verilen kırk bölümden oluşmaktadır. "Ikd", gerdanlık, boncuk ve tesbih taşı gibi anlamlara gelmektedir. Her bölümde dinî, ahlâkî ve tasavvufî bir konu işlenip bir hikâye ile pekiştirilmiştir.

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Osman
  • Özlem

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0