Yûsuf Hemedanî (1048–1140), önde gelen din bilginlerinden olup tam ismi Ebû Yakûb Yûsuf Hamdanî’dir. Rey ile Hemedan arasında Bûzencird adlı bir köyde doğmuştur. Türbesi Merv şehrindedir. Ebû Yakûb Yûsuf Hemedanî, Hoca Ahmed Yesevî ile Abdulhalik-ı Gûjdevânî’nin hocasıdır.
Nakşibendi Tarikatı’nın silsilesinde yer alan Yûsuf Hemedanî, Allah yolunda hizmet için Merv, Buhara, Herat, Semerkand gibi İslâm merkezlerini dolaşarak halkı irşâda çalışmıştır. Tarihi kaynaklara göre devrin Selçuklu Hânı Sultan Sencer, Yûsuf Hemedanî’ye bağlılığını her vesileyle göstermiştir. Bu sebeple “Hocaların Hocası” olarak anılmaktadır.
Evliyâların büyüklerinden olan Yûsuf Hemedanî’nin ismi, “Yûsuf bin Yâkûb Hemedânî” olup, künyesi Ebû Yâkûb’dur. İmâm-ı A‘zâm hazretlerinin neslindendir. İnsanları Hakk’a dâvet eden, onlara doğru yolu gösterip hakikî saadete kavuşturan ve kendilerine “Silsile-i âlîyye” denilen büyük âlim ve velîlerin Peygamber Muhammed’den sonra gelen sekizincisidir. 1048 (H.440) senesinde Hemedan’da doğdu. 1140 (H.535) senesinde, Herat’tan Merv’e giderken yolda vefat etti.
On sekiz yaşında Bağdat’a gelip fıkıh ilmini Ebû İshâk-ı Şîrâzî’den öğrendi. Yaşı küçük olmasına rağmen Ebû İshâk kendisine hususî ihtimam gösterirdi. Bunun ve diğer fıkıh âlimlerinin derslerine devam etmekle Hanefî mezhebinde fıkıh ve münâzara alimi oldu. İsfahan ve Semerkand’da, zamanın meşhûr hadis âlimlerinden hadis ilmini öğrendi. Tasavvufu Şeyh Ebû 'Alî el-Fermâdî hazretlerinden öğrenip, onun sohbetinde yetişerek kemâle ulaştı. Abdullâh-ı Cûveynî, Hasan Simnânî ve birçok büyük zat ile görüşüp sohbet etti, onlardan ilim öğrendi. Yaya olarak otuz yedi hac yaptı. Kur’ân-ı Kerîm’i sayısız defa hatmetti. Gece namazlarında her rekâtta bir cüz okurdu. Tefsir, hadis, kelâm ve fıkıh ilminden yedi yüz cüz ezberindeydi. İki yüz on üç mürşîd-i kâmilden istifâde etti. Yedi bin kâfirin îmâna gelmesine sebep oldu. Hızır aleyhisselâm ile çok sohbet etti.
Altmış yıldan fazla insanlara doğru yolu göstermekle meşgul oldu. Yüzlerce talebe ondan ders aldı. Abdullâh-ı Berkî, Hasan-ı Endâkî, Ahmed Yesevî ve Abdülhâlik-i Goncdûvânî gibi büyük velîler yetiştirdi. Bunlardan Ahmed Yesevî, Türkistan tarafına göç edip insanları irşâd ederek büyük hizmetlerde bulundu. Yûsuf-û Hemedânî, bütün dostlarına, talebesi Abdülhâlik-i Goncdûvânî’ye tâbi olmalarını söyledi. Kendisinden sonra bu talebesi insanlara doğru yolu gösterdi.
Yûsuf-û Hemedânî, önce Merv şehrinde bir müddet kalıp Herat’a gitti ve orada uzun zaman kaldı. Sonra tekrar Merv’e gelip bir müddet daha kaldıktan sonra Herat’a döndü. Herat’tan Merv’e yaptığı son yolculuğu sırasında vefat etti. Kabri Merv şehrinde olup ziyaret edilmektedir.
Yûsuf-û Hemedânî, İmâm-ı A‘zama pek çok bağlıydı. Irak, Horasan, Mâverâünnehir bölgelerinin muhtelif şehirlerinde bulunarak halka saadet yolunu anlatmakla meşgul oldu. İlmi, fazileti ve kerametleriyle İslâm dünyasında tanınıp çok sevildi.