Kabusnâme

Keykavus

Puan

810 üzerinden
85 kişi
İnsanı yaşat ki devlet yaşasın!!!
7/10
·776 syf.··
2020 137. kitabı
Farsça bir kitaptır. Farsça'dan Türkçe'ye kısmi olarak çevrilmiştir. Kısmi derken de o kadar çok Farsça kelime var ki, kitabın arkasındaki sözlüğe bakmadan parmaklarım ağrıdı, hadi bunu geçtim, o kadar zihnim yoruldu ki kitabı bırakmasım geldi, hayatımda bir veya iki kitabı bırakmışlığım vardır, o derece yoruldum. Kitabın tasnifini hiç beğenmedim, evet Farsça'dan çeviri bilinmeyen bir çok kelime var, insanda okuyarak ve bilmediği kelimeleri araştırarak öğrenebilir. Madem eseri Türkeye çeviriyorrsunuz, sayfaların altına dipnot yap, her seferinde kitabın arkasına bakmaktan kurtulup, kitaba da fazla zarar verilmeyebilirdiniz(Naçizane kitaba çok hassas davranırım, aynı yavru kediye davrandığım gibi). Kabalcı Yayınları gibi harbi bir yayınevinin editöryal kişisi veya kişileri nasıl gözünden kaçmış pes...Her neyse kitaba gelirsek Doğu klasikleri her zaman benim radarımda olan eserlerdir. Doğunun hikmeti, devlet anlayışı, kavrayışı, insanlığı bambaşkadır. Çok guzel bir vecizedir. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın Devletin, devlet gibi olmasında Padişah, Sultan, Hâkan, Raca vs vs ve vüzera takımı, sipahiler, vs vs erdemli ve bilgili olmalı ki nizamı sürdürebilsinler. Bunun içindir ki, devletin sahibi yanında her daim aklı selim, erdemli ve bilgili kişinin bilgisinden istifade ederek devlete sağlıklı bir şekilde yön verebilmenin gayreti içine girmişlerdir. Doğu dünyasında bununla alakalı bir çok eser meydana getirilmiştir Bunlardan bir tanesi de, Kûhistan sultanı Keykavus bin İskender tarafından kaleme alınan bablardan oluşan eserdir..Eserin içindekiler ise; Kırk dört bölümden oluşan bu eserde hayatın her alanında kullanılabilecek yararlı ve gerekli bilgiler verilmektedir. Bu bilgilerin bir kısmı şu alanlardadır: Satranç oynamak, latife yapmak, yıkanmak, av avlamak, top oynamak,
Din
KabusnâmeKeykavus · Kabalcı Yayınevi · 2007275 okunma
10/10
·776 syf.··
Beğendi
·
2021 163. kitabı
Devlet yönetimiyle ilgili sevdiğim bir başka kitap. Hani telefon yokken bu millet masıl yaşıyordu diye soranlar var ya, onlara cevap kitabın içeriği. Bir liderin oğluna devlet yönetimi ve günü değerlendirmeyle ilgili bıraktığı bir telkinname esasında. Günü 8er saatlik bölümlere ayırma konusundaki nasihat herhalde en güzel cümleleriydi (günde 8 saat uyuyan biri olarak desteklediğim düşünceler) Bence yönetim organizasyonu dersi alan herkes hayatında bir kez bu kitabı okumalı.
KabusnâmeKeykavus · Kabalcı Yayınevi · 2007275 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir Sapığın Hönkürtüsü
Puan vermedi
Bu Kabusnane denen sözde Doğu klasiği (sorsak islami klasik derler) aslında klasik şii/fars eseridir. Biz Türkler islamı da tasavvufu da bunlardan alınca ortaya şamanizm, paganizm, panteizm, budizmden ortaya karışık bir din çıkmış. Vah benim Vahyim vah. "Kendilerine okunmakta olan Kitab'ı sana indirmemiz onlara yetmemiş mi?" Ankebut 51 "Peygamber der ki: Ey Rabbim! Kavmim bu Kur'an'ı büsbütün terkettiler." Furkan 30 Irk hassasiyeti olanlardansanız tam size göredir. Yazar olacak organizma, Türk düşmanlığını saklamadığı gibi ara ara oturaklı hakaret de eder. Bu kitabın yazarı olacak sapık Netflix senaristi olunca tu kaka, kendi dininden (ki islam bunlardan beridir) olunca alim oluyor bizde. Oğluna verdiği (evet oğluna) eşcinsellikle ilgili tonla tavsiyesine, içki nasıl içilir, kadın nasıl oynatılır raconlarına meraklısı bayılır da size ne oluyor (soru yok). Evet meraklısına çok kıraldır, zevkli sarar, randıman verir, aydınlatma yaşatır (geriden). Bunlar dışında kalan konularda, bu zihniyetteki birinden akıl almaya da ihtiyacımız varsa vay bize. Klasiktir ama; bir kısım hakkın içine, islamın tam tersi janjanlı lafları sokuşturma ve bunları genellikle de tasavvuf üzerinden değişmez esaslar haline getirme ustası olan şii/fars literatüründe. Bu kitabın reklamını yapmanın yakışacağı en son kişi, vebal almaktan, yanlış bir yol açmaktan, münkere aracı olmaktan korkma hassasiyetine sahip bir müslümandır deyip noktalayalım.
Din
KabusnameKeykavus · Milli Eğitim Basımevi · 1974275 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2021 18. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2021 08:05
Kitabı, özfikrimle incelemeden önce, kitabı arka kapağındaki cümlelerle tanıtmak istiyorum; "Elinizdeki kitapta, duyarlı bir babanın, göz nuru oğluna, iyi insan olma yolunda veriği nasihatleri destekleyen hikayeleri, bir de günümüz diliyle okuyacak, Keykavus'un nasihatlerinin ölmediğini, kendi gözünüzle göreceksiniz." Öz efkârıma gəlincə ; Pembecik, tatlı mı tatlı, göze hitap eden ve bir kitap olmasaydı kesinlikle şeker olurdu diye düşündüğüm ve kısa kısa hikayelerin, uzun vaadeli tesirler bıraktığı bir eser Kâbusnâme'den Seçmeler. Okurken, eski insanların zihinlerine hayret ettim ve imrendim. Zekası sayesinde, hayatı bağışlanan bir çok insanın kıssası mevcud. Zeka hayat kurtarır, irfan kurtarır, itibar kazandırır. Kitapta tarihi önem taşıyan zevâttan da çokça bahsedilmiş. Böylece insanın bilgileri tazeleniyor, bilmediklerini öğreniyor. Çapımın yettiğince, idrakimin hünerince, her sayfayı kendime ders almaya çalıştım. Sayfalarla, tarihe şahit oldum. İster inançlı olun, ister olmayın, bu kitabı okumadıysanız, ahlâkî değeri olan bu hikayelerden ve içindeki mesajlardan mahrumsunuz demektir. Okunmasını tavsiye ederim.
1000Kitap
Kabusname’den SeçmelerKeykavus · Hasbahçe · 2016275 okunma
Puan vermedi
Düşündüm; heykelleriyle ünlü kadim İran'ın Zerdüştçülüğünün, İslam fetihleriyle tarihe karışmasını beklemek gerçekçi mi diye. Değil. Son peygamber ve son kitabın ardından, İslam toprakları içerisinde ilga olunan başkaca inanç sistemleri için de aynını söylemek mümkün. İlga edilen ne varsa, belirsiz ölçüde yeniye -İslâm yeni değil, tahsis edilen sistemler yeni- eklemlenir. Tarihi okurken, hakikatin de okuduğumuz metindeki gibi açık, anlaşılır, net ve "dosdoğru" olduğunu düşünmek şüphesiz yanılgıya düşürür. Beş yüz sayfalık metinle bir yüzyılı -bir yüzyıl süresince oluşan ve evvelinden devralınan devasa birikimi- değerlendirmek biraz böyledir. Kitabı okuyalı on yıldan fazla bir süre geçti ancak Keykavus'un nasihatlerinden aklımda kalanlar oldu. Kırk dört bölümden oluşan bu siyâsetnâme/nasihatnamenin büyük bir kısmında ahlakî ve dinî öğütlerin belirginliği göze çarpar ki bunların da tevhid temelinde şekillendiği aşikar. Devrinin siyâsî ve içtimâî gerçeklerine uygun bir biçimde yöneticiliğe dair öğütler onları izler. Av avlamaktan müziğe şiire, dönemin mühim meslek ve zanaatlerinden önemli devletlerine ve devlet adamlarına, askeri sanatlardan cinsel hayata, yeme içme adabından beden idmanlarına, karakter eğitiminden çocuk eğitimine çerçevesi son derece geniş. Mercümek Ahmet çevirisinden Orhan Şaik Gökyay'ın sadeleştirdiği metni okumuştum. Gökyay'ın eski Anadolu Türkçesine vukufiyetine şüphe yok. Ancak yıllar sonra eserle alakalı okuduğum birkaç farklı makalede, 13-15. yüzyıl süresince Türkçeye farklı mütercimlerce en az altı defa tercüme edildiğini öğrendim. Bu çevirilerden en büyük üne kavuşanı şüphesiz Murat'ların ikincisinin buyruğuyla Mercümek'in kaleme aldığı tercüme. Çağımızın insanının, yükseliş devrindeki bir Osmanlı hanından hem daha hızlı erişilebilir hem de
KabusnameKeykavus · Antik Yayınları · 2008275 okunma