Sınırların olmadığı sınırlarda, zamanın ve mekânın, iradenin ve azmin, gücün ve kudretin, ruhun ve dinginliğin, ateş ve suyun, hava ve toprağın kişiye boyun eğdiği yerdi burası. Bilinen her şeyi yokluktan alıp varlığın tam ortasına dikebildiği yerdi. Bulutlara ekinlerin ekilebileceği ve yağmur diye meyvelerin yağabileceği, bakışlarla dağların devrilebileceği, en acılı ruhların bile huzura erebileceği, denizler ile gökyüzünün yer değiştirebileceği yer. Anlamsızlıklara anlam yüklenebileceği, acının zevke ve zevkin acıya dönüşebileceği, güneşlerin her gün doğupta bir üfleme ile sönebileceği, gözün ve aklın alamayacağı büyüklüklerdeki yıldızların boyunlarda kolye olabileceği, sonsuzluğa uzanan sonun ilk adımlarının atılacağı yerdi burası.
Çoktan yaşanmış bir zamanda, olmuş olanda olacak olan için olmakta olana tüm iradelerin üzerinde bir hükümle oyun kurulmuş ve Unutulmuş olan Kan Ahdi'nin vaatleri gerçekleşmiş bedel için geliyordu.
Ahdedilmiş olan Kaderin Seçtiği kanlı yolda ilerlerken Sonsuzluktan Doğan ile İnyadorva'daki yaşamın sonu ve Korak'ın yok oluşunu getirecek olan bir mücadelenin içerisine girmek üzere. Kibirleri altında ezilen insanlar sonsuzluğun yozlaşmış şehvetine doğru ilerlerken Kaderin Seçtiği, kaderi sona taşıyacak olan yolda, aydınlığın ve karanlığın arasında üçüncü bir yol arayışında.
Asla var olmamış ve var olmayacak tek yolda ilerlerken Korak, Ahdedildiği üzere kan kusacak.
Ana Kara'nın üzerine çöken kana tanık olmaya hazırsanız, başlayalım....
Yazarın öndeyişten önce yazdıklarına göre oldukça geniş kapsamlı ve kalabalık olacak olan serinin ilk kitabı Kan Ahdi.
Dikkatle, hattâ notlar alınarak okunması gereken bir kitap. Oldukça kalın ve kurgusal terimler var gerçi kitabın son sayfalarında bu terimler için bir Sözlük oluşturulmuş lâkin yine de