"Kaset" kitabın isminden de anlaşıldığı gibi kurgu bir lise de üst sınıf öğrencilerin alt sınıftan bir kız ile uygunsuz kaydını konu ediyor. Üç erkek arkadaşın konuya dahil oluşları ve okul
Küçük bir kasabada yatılı özel bir okul , yeniyetme , kanı deli ve ergenliğe yeni girmiş karma bir gençlik. Okulda yapılan bir partide kafayı bulan gençler ve bir çeşit sex partisine dönen bir grubun içinde bulundukları aktivite(!)nin bir şekilde kayda alınması ve bu kaydın önce okulda sonra kasabada internette vs.yayılması üzerine yıkılan hayatlar , aileler, gelecekler ..
Bir gençlik kitabı desem değil, polisiye gerilim desem hiç değil, vermek istediği mesaj çok net önemli diyemem, okurken elimden bırakamadım çok akıcıydı da diyemem. Ama "Şimdi ben ne okudum?" diyebilirim. Karman çorman bir anlatım ki belki çeviri yüzündendir ama olayın içindeki kişilerin ağzından farklı anlardaki hikayelerini okuyorsunuz, kimi geçmiş zaman diliyle kimi başka birinin ağzından anlatır gibi.. bir bütünlük yok.. cevaplanmamış bir sürü detay ,gereksiz yani hikayeyi pekiştirmeyen bir çok açıklama mevcut. Konu bambaşka ilerleyebilir bir bütünlük içinde gitse etkileyici bir hikaye ortaya çıkabilirdi. Okumasam da olurdu..
Ne kadar kötü olabilir ki? Okuyayım dedim. Beğenmememe sevindim. Demek ki bir zevkim oluşmaya başlamış. Ergenlikte olsa kesin bayılırdım. Bu kitaptan keyif alamadığım için aferin bana
Güncelliyorum. Begendim. Yazim tarzi farkliydi. Uzun sureler ara vermeme rağmen hikayeden kopmadim. Hikaye de güzel, hatırlanacak bir kurguydu
Biraz +18 cümleler var. Bazı tasvirler genç okurlar icin fazla açık anlatılmış. Bu yüzden pek beğenemedim. Kitabın tek güzel yönü gençlerin tek bir hatasının nelere mal olacağını anlatmış olması.
Kitabın kurgulanışı çok farklıydı. Sanki bir adli olayın incelenmesi gibi ele alınmıştı hikaye. Olayı yaşayan tüm karakterleri değil sadece hikayesini anlatmak isteyenleri okuduk. Edebi derinlik ya da düşünsel bir ilerleme yoktu. Büyük mesajlar verilmemişti sadece yaşanan bir olay anlatılmıştı. Bu açıdan kitap güzeldi. Bir kaç günlük kafa dağıtma için iyi bir seçim tavsiye ederim.
Kitap çok farklı bir kurguyu ele almıyor. Aman aman bir konu degil bana göre ama guzel bir yerden yakalamış konuyu yazar. Tabi ki anlatabilseydi mükemmel olurdu. Bin bir çeşit insanın ağzından okuduk bölümleri. Gereksiz bir ton sey okuttu bize yazar. Gizem,gerilim hic bir şey yoktu. Kitabin yarısından sonra biraz biraz sardi diyebilirim o da kurgusuna ya da kameranın ardındaki kişiyi merak ettiğim için. Bir söz var ya karpuzu kestin kelek çıktı yine de yemeye devam edecek misin diye. Kitap kelek çıksada takıntı bu ya bitirmeden bırakamıyorum o yüzden bitirdim ve beğenmedim diyebilirim. Ama şunu söylemeliyim ki ehli bir kalemde bu kurgu ortalığı kasıp kavururdu.
Kitap bir lisede ortaya çıkan ve lise 1. sınıftaki bir kızla son sınıftan 2 ve 1 mezun olmak üzere 3 erkeğin malum kasetinin ortalığa düşmesiyle başlıyor. Olaylar birçok kişinin ağzından kronolojik olmayan bir sırayla anlatılıyor. Kasetin ortaya çıkmasıyla başlayan kitap öğrencilerin okula nasıl girdiklerine, okul müdürünün nasıl göreve geldiğine kadar gerilere gidiyor. Olay örgüsü çok karmaşık, bu da okumayı zorlaştırıyor.
Mağdurun daha iyi ele alınmasını ve suçluların gerçekten suçlu bulunmasını isterdim. 14 yaşındaki bir kızla birlikte olan 3 erkeğin 18 yaşını geçtikleri durumda cinsel saldırıyla suçlanmalarını beklerdim. Kızın daha sonra başına neler geldiğini de okumak isterdim. Ama daha çok küçük kızı mağdur değil de olayların sebebi gibi göstermesinden hiç hoşlanmadım. Olayların içine ihanet, boşanma vs. girmesine gerek yoktu. Kitap boyunca en çok üzüldüğüm ve biraz da olsa bağdaşım kurduğum karakter Noelle oldu. O da sonunda herkes gibi kaybedenlerin tarafında yer aldı. Aslında kitapta herkes bir şey kaybetti. Herkes bir bedel ödedi. Ama Noelle ödemesi gereken bir bedel yokken ağır şekilde yara aldı. O yüzden onun adına hep üzüldüm.
Kurgu ve hikaye yetersiz de olsa kitap kendini okutuyor. Ayrıca kitabın sadece yetişkinler için olduğunu unutmayın. Çocukların ulaşamayacağı yerde saklayın.
"Basit bir kurgu ele alınmış ama kurgunun basitliği anlatımın güzelliğiyle ön plana çıkartılabilirdi. Parça parça okuyoruz kitabı herkesin ağzından,aslında güzel bir teknik fakat yazar bunu ne kadar doğru kullanamamış kitapta açıkça görebiliyoruz.Gereksiz ayrıntılar kitabın sürükleyiciliğini adeta baltalamış." Kaset
Ejderha ağzını açtığında ateşinden kurtulma şansınız var mıdır? Ya da denizde köpekbalıklarının ortasında kalmışsanız kurtulmanız mümkün müdür potansiyel ölüm taşıyan bu tehlikeden? Hortum çıktığında
Amerikalı tanınmış kadın yazardır. Yazar Anita Shreve 7 Ekim 1946'da Dedham, Massachusetts'de doğdu. Dedham Yüksek Okulu'nu bitirdi. 29 Mart 2018'de Newfields, New Hampshire'da 71 yaşında öldü
Anita Shreve, New York Times, Magazine, Cosmopolitan, Esquire gibi dergilere gerçek yaşamı anlatan yazılar yazmış ve kısa öyküleriyle ödüller almış bir yazardı. Weight of the Water adlı kitabı aylarca çok satan kitaplar listelerinin üst sıralarında kaldı. Anita Shreve, göz boyamaya yanaşmayan, gerçeklerden taviz vermeyen bir yazardı. Bir okurunun söylediği gibi, "gerçeğin ışığında yaşamanın, ruhu özgür kılacağına" inananlardandı.