Merhabalar Ceviz'in renkli müritleri. #furthermore serisi 2. Kifabı #kışkent yorumu işe geldik. İlk kitap #ötediyarı sevmiştim çok özgün ve çok hayal gücü yüksek bir hikayeydi. Elimde hazır kışkent varken başlayayım dedim. Baskısı muhteşem tek kelimeyle. Normalde şömizi çıkarırım bu sefer sürekli bakmak istediğimden çıkarmadım öyle okudum. Orjinal ismi #whichwood ve aslında orjinal isimleriyle kalmalıydı bu seri diye düşünüyorum.
Laylee, yaşadığı kışkentin aksine kıştan hiç hoşlanmıyor ve kışkentlileri saran kar heyecanına asla katılmıyor. En çok ölüm kışın oluyor ve Laylee bir ölü yıkayıcısı. Annesi ölmüş ve bir hayalete dönüşmüş.Laylee de hem annesini hem temizlediği ölülerin hayaletlerini görebiliyor. Babası ise kederden kendisini kaybetmiş ve ölümü bulmak adına çıktığı yolda 2 yıldır hala kasaba yolunda. Laylee yavaş yavaş griye dönerken birden Alice ve Oliver'ı evinde bulur. İkiliyi ötediyar'dan hatırlıyoruz. Laylee, Alice'in sınav görevidir. Kışkentte bir kişi ile daha tanışıyoruz Benyamin. Benyamin, Alice'den baya hoşlanıyor. Bir de evcil hayvanı tavus kuşu örümceği var ki o hayvan benim de favorilerimdendir.
Kışkent oldukça garip, ilk kar şeker tadında yağıyor ve yeniyor. Kibrit yutunca ısınabiliyorsunuz, ölüler öbür hayata değişik bir şekilde gönderiliyor.
Hem ötediyarda hem bu kitapta annesiyle sorun yaşayan karakterlerin anlatılması tesadüf mü acaba? Her ne kadar Layleeninki ölü de olsa dırdır edip sürekli sorun çıkartıyor. Ve ebeveynlerden birisinin yokluğunun karakteri nasıl etkilediği yine söz konusu. Ötediyara nazaran daha esprili ve daha şiirseldi. Kitapta mevlananın sözüne rastlamak şaşırtıcıydı. Oldukça karanlık bir aura var kitapta. Ölüler, ölülerin yıkanması, diğer tarafa geçirilmesi, ölülerin etrafındaki gölgeler, tüm işin içindeki keder ve pislik,
Açıkçası kitabı beğendim ama dil yapısına alışmakta zorlandım. Yazarın sanki oda olaya dahilmiş gibi anlatması ve birden bire olayın ortasına dalıp karakterlerin analizini yapması farklı ama etkileyiciydi. Tavsiye ederim farklı bir bakış açısıyla yazılmış ve enfes bir hayal gücü ürünü.
Hikaye ve konu çok güzel olmasına rağmen olaylar çok yavaş ilerliyor. 150. sayfada ancak olaylar başladı diyebilirim. Yazarın dilini çok sevmedim ancak hikayesi güzeldi.
KIŞKENT - TAHEREH MAFI
-
Ötediyar’dan sonra Kışkent’e başlamayı pek istememiştim açıkçası. Yine de listeme yazdığım için ve yarım bırakmak istemediğim için ve ve belki bir umut bu kitap daha güzeldir diyerek başladım ama yine aynı düşünceler içerisindeyim kitap için, üzgünüm.
Hatta size ‘Ötediyar’ kitabında bahsettiğim yazarımızın sürekli araya girip konuyu dağıtması olayı bu kitapta yani ‘Kışkent’te çok daha fazlaydı.
Ben bu üslubu gerçekten sevmedim.
Bu kitapta yine aynı karakterlerimiz vardı. Alice ve arkadaşı Oliver vardı. Birlikte bir yolculuğa çıkıyorlar, bir görevleri var. Gittikleri yerde Laylee isimli bir kızla tanışıyorlar, görevleri aslında Laylee’ye yardım etmek.
Laylee’nin çok değişik bir yaşamı var.
Ölüleri yıkama görevi var kendisinin ve uzun yıllardır bu işi yaptığı için artık çok sıkılmış ve yorulmuş.
Alice ve Oliver da ona yardım ediyor falan filan.
Yine hiç sevmediğim ve zorla okuduğum hatta hızlı okumayla hemen bitirdiğim bir kitap oldu. Gerçekten hiç beğenmedim.
Bu kitap, ilkine göre daha karışık ve daha sıkıcıydı bana göre.
Yani yazarımız bir şeyler kurgulamış ama bunu senaryolaştırmayı başaramamış, üzgünüm.
Belki ortaokul seviyesindeki öğrenciler sevebilir ama belki. Bilemiyorum..
Benim pek tavsiye edeceğim bir seri olmadı.
KışkentTahereh Mafi · Yabancı Yayınları · 2020210 okunma
Konu ve üslup bakımından çocuk kitabı gibi olsa da aşırı ürpertici olması onu kesinlikle çocuk kategorisinden çıkarıyor. İlk kitap tatlı bir serüvenken bunda hikaye baya korkunçtu. Cok hoşuma gitmedi o yüzden.
KışkentTahereh Mafi · Yabancı Yayınları · 2020210 okunma
Ötediyar'ın devam kitabı Kışkent, Alice ve Oliver'ın maceralarından farklı. Yine aynı karakterlerimizi görüyoruz lakin bu sefer olaylar Laylee isimli kızımız çerçevesinde dönüyor. Teslimiyet'e tekrar giren Alice, Kışkent'te yaşayan bir mortoyuma olan Laylee'ye yardım etmekle görevlendirilmiş ve macera arayışındaki arkadaşı Oliver da onunla gelmiştir. Mortoyumalar ölmüş insanlara ait ruhların Öbürdiyar'a seyahat etmesini sağlayan oldukça seçkin bir gruptur ancak Ötediyar sakinleri mortoyumalarına saygı duymayı bırakmış, onun ruhlara yardım etme zorunluluğunu sömürüyorlardır.
Önceki kitapla kıyaslamak gerekirse daha akıcı ve doğal bulduğumu söylemek isterim, tabi bu yazarın diline alışmaktan da kaynaklanıyor olabilir ama bence daha çok anlatıcının bize "tanıdık" gibi davranmasından kaynaklanıyordu. Serinin ilk kitabını okumamışlar için bilemeyecekleri ana olayları hızlı bir özet ya da dipnot olarak geçişi de gerçekten hoşuma gitti. Seri devam edecek gibi duruyor, okumaktan da zevk alınacağını düşünüyorum.
Kışkent, benim 3 yıl önce çok severek okuduğum Ötediyar'ın devam kitabı. Ana karakterimiz Laylee'nin gayet mutlu bir hayatı vardı. Ta ki annesi ölüp de hayaleti ona musallat olana ve babası da annesinin ölümüne duyduğu yas sebebiyle aklını kaybedene kadar. Laylee yalnızca 13 yaşında olmasına rağmen omuzlarında çok büyük yükler var. Laylee bir mortoyuma ve ne yazık ki Kışkent'teki tek mortoyuma (babası hariç ve onun da aklını kaybettiğini belirtmiştim.) Peki mortoyuma nedir? Mortoyumalar, ölülerin ruhlarını Öbürdiyar'a göndermek için ölü bedenleri, yani cesetleri yıkayıp tabutlama işini yapan seçkin bir grup. Anlayacağınız bu yetenek sonradan edinilen bir şey değil. Bu yeteneğe sahip olmak için mortoyuma kanına sahip olmak gerekiyor. Yani anlayacağınız Laylee, Kışkent'te bu güce sahip tek kişi ve ölüleri Öbürdiyar'a hazırlamak için gün ağarana kadar bedenleri ovalamak, ruhları zaptetmek ve son yolculuklarına uğurlamak artık Laylee'nin sorumluluğunda. Ve bunca iş artık Laylee'ye doğal olarak fazla geliyor ve Laylee yavaş yavaş hastalanmaya, ölmeye başlıyor. Ve biz de bu kitapta Laylee'nin; Alice, Oliver ve Benyamin'in de yardımıyla mükemmel karakter dönüşümünü ve mükemmel bir arkadaşlık okuyoruz.
Ben kitabı gerçekten çok sevdim. Hatta Ötediyar'dan daha çok sevdim diyebilirim ve herkese öneriyorum.
KışkentTahereh Mafi · Yabancı Yayınları · 2020210 okunma
Uzun zamandır okuduğum en iyi kurgular dan biriydi. İlk kitaba göre bence daha güzel bir akış ve gerilim macera olmuş. Laayle kurgu karakteri olarak en güçlü kadın karakterlerimdem biri oldu. Kesinlikle tavsiye ederim .
KışkentTahereh Mafi · Yabancı Yayınları · 2020210 okunma
Ferenorman sakini olan albino kızımız Alice ve maceracı oğlumuz Oliver yine maceradan maceraya koşuyorlar. Babasını bulup eve dönen Alice Teslimiyet görevini alır ve bu sefer Kışkent diyarına Laylee isimli kızımıza yardıma gider. Tabii her zamanki gibi Oliver bekleyemez ve Alice ile gizlice gider. Laylee Layla Fenjoon bir mortoyumadır (ölüleri yıkayıp bedenlerini Öbürdiyar için paketleyenlere verilen isim). Nasıl yardım edeceklerini anlamayan arkadaşlar evde kalacakları her gece içim kişi başı üç ölü yıkamaları gerekmektir(ruhların musallat olmaması için). İlk geceyi atlatan ufaklıklar ertesi gün merkeze inip Benyamin ile tanışırlar. Benyamin vücudunda her türlü böceğin yuva yapabildiği sürüngenlerle beraber gezebilen delikanlımız...
Bu üç arkadaş Laylee’ye nasıl yardım edecekler? Alice Teslimiyet’ini yapabilecek mi? Sihirli, arkadaşlığın ve dayanışmanın bol olduğu yılın ilk karının da çok lezzetli olduğu buzdan şehir Kışkent sizi büyüleyecek.
KışkentTahereh Mafi · Yabancı Yayınları · 2020210 okunma
Ötediyar'ı sevdiyseniz Kışkent'e bayılacaksınız.
Alice Teslimiyet'inden 5tam puan alarak zorlu bir göreve gönderilir. Çok yakın arkadaşı Oliver da onunla birlikte gelir. Görevi yavaş yavaş ölmekte olan bir mortoyumayı iyileştirmektir. Fakat bu genç,yalnız ve yaralı mortoyumanın hem bedensel hem de duygusal olarak iyileşmesi gerekmektedir. (Mortoyuma ölen kişileri öbür dünyaya yollayan ,bu esnada bir çok ritüel gerçekleştiren kişi)
Tahareh Tam bir kelime ustası. Bu kitapta çoğu yerde Tahereh'in bir filozof olduğunu düşündüm. O hareketleri ve onların ardında yatan duyguları çok iyi anlayan, bunu çok iyi betimleyen bir kelime ustası.
İran asıllı yazarimiz bu kitapta biraz Fars rüzgarı estiriyor.
Keyifli okumalar :)
Tahereh Mafi, Santa Monica, Kaliforniya'da yaşayan İran asıllı Amerikalı bir yazardır. Genç yetişkin kurgu eserleri yazmasıyla tanınır.
Mafi, 9 Kasım 1988'de Connecticut'taki küçük bir kasabada doğdu . Ailesinin en küçük çocuğudur ve dört ağabeyi vardır. Mafi'nin ebeveynleri İran'dan göçmendir. 12 yaşında ailesiyle birlikte Kuzey Kaliforniya'ya taşındı ve 14 yaşında Orange County'ye taşındılar.
Mafi, Irvine, Kaliforniya'daki University High School'dan mezun oldu. Daha sonra Aliso Viejo, Kaliforniya'daki Soka University of America'dan mezun oldu. Sekiz farklı dilde çeşitli seviyelerde yeterliliğe sahiptir. Üniversite yıllarında bir dönem İspanya'nın Barselona şehrinde yurtdışı eğitimi aldı . Bu gezi sırasında İspanyol diline tamamen dalma fırsatı buldu.
Mafi şu anda Irvine, Kaliforniya'da ikamet ediyor ve yazmaya devam ediyor. 2013 yılında yazar Ransom Riggs ile evlendi. Mart 2017'de Mafi, Twitter üzerinden hamile olduğunu duyurdu. 30 Mayıs 2017'de Layla adında bir kız çocuğu dünyaya getirdi. Kendisini Müslüman olarak tanımlıyor.