Ramazan hocayı daha önce okumuştum. Bu kitaba da sahafta rastgeldim, alma gayem güzel olduğunu düşünmemden kaynaklıydı. Ama güzel değil gerçekten çok güzeldi.
Kitap 2005 te yazılmış olmasına rağmen sanki her geçen gün satırlar daha da anlam kazanmış, çünkü satırlarda anlatılan hasta kalpler artık gerçekten ölü vaziyette.
Kitap çok detaylı, ayetler ve hadisler eşliğinde kalbimiz nasıl olmalı, ne yapmalıyız, ne yapmamalıyız sorularına cevap veriyor.
Bunu yaparken akademik bir dilden ziyade, samimi, akıcı bir uslûpla bir çok okuyucu kendine çekebilecek düzeyde bir anlatım sergiliyor.
Kalplerimizin kirlendiği, köreldiği bu çağda böylesine kitapları okumak dahi kalbimize ferahlık sağlayacaktır.
Ramazan hocanın okuduğum ikinci kitabı.. Daha önce bir konferansına katılmış biri olarak üslubundan ve anlatma tarzından çok etkilendiğim bir yazar.
Kitaplarında bahsettiği konular her insanın kendini sorgulayacağı ve kendine kızacağı türden ağır konular.. Ama o acı gerçekleri anlatma tarzı o kadar güzel ki okudukça okuyorsunuz.
"Vahiyle Varolmak" kitabını okurken çoğu yerin altını çizdiğimden hepsini not alamayacağımı anlayınca, tekrar okunması gereken kitaplar listesine almıştım.. Bu kitabıda benzer nitelikte.
Genelde deneme tarzı ve her konu ayrı başlıklara ayrılmış şekilde kitapları.
Bu kitabında "kalb" üzerine derin anlatımlar yapmış. Kalplerin işgali, yürek boşlukları gibi şu zamanın kalb hastalıklarına değinerek tedavilerini anlatmış.
Kesinlikle tüm kitapları alınıp okunmalı. Ayrıca kitapları ince ve çok akıcı..
Bir kitabın kalbe dönüşü bir kalbin kitaba dönüşü kalbin de Allah'ın ayeti oluşu ve bir kalbin kitapla buluşup halini anlatan çok samimi sade içten mi güzel bir kitap
Yakın zamanda dinlediğim bir sohbette hoca imanın insanın kalbine yerleşmesinden, aşamalarından bahsetmişti. Dua etmişti hepimiz için. O sohbet sonrasında kitabı hatırlayıp elime aldım.
Kitap kalbimizi doyuracak yeri bulabilmek üzerine yazılmış diyebilirim. Kalplerimiz hep etkileşim, değişim halinde. Bunu hepimiz deneyimlemişizdir. Bir sohbet ortamındayken, kalbe dokunan bir kitabın başındayken ki halimiz günlük işlerimizi yaparken bizimle olamıyor. Bunun için kalbe yoğunlaşmalıyız aslında. Kalp boş bırakılmaya gelmez çünkü. Bunu hepimiz söyleriz. Ama her şeyde olduğu gibi dilimizle söylemekle kalmayıp bu sözü yerleştirmeliyiz kalbimize, aklımıza. Boşlukta bırakılan kalp açıktır günaha. Kendi çapımızda kalplerimizi katılaşmaktan kurtaracak, yumuşayıp yatışmasını sağlayacak amellerimiz, pratiklerimiz, küçük çaplı da olsa amellerimiz olmalı değil mi?
Hz. Peygamberimiz insanın kalitesinin göstergesi olarak kalbi gösteriyor. Allah bizlere ürperen, iman ile dolu olan kalpler nasip etsin.
Benim ara ara açıp okuyacağım bir kitap, sizlerinde okuyunca eminim kalplerine etki edecek. Tavsiye ediyorum :)
Okuduğum ve önsözünden bile etkilendiğim bir kitap.Kalplerde ne aranır ?
Kalplerde ne bulunur ? O kalplerle nereye ve nasıl gidilmelidir ? Tüm bunların cevapları ve kalplerdeki siyah noktaları beyaza dönüştürmek için bir fırsat bu kitap.Şiddetle tavsiye ediyorum okumayı düşünenlere..
Kitabın başları güzel gidiyordu fakat sonlarına doğru keşke başlamasaymışım hissi uyandırdı. Yazarın okuyacağınız ilk kitabı kesinlikle bu olmasın. Ayrıca Bi insan her cümlenin sonuna niye üç nokta koyar? Okurken gözüme çok battı bu durum. Sırf videolarda sohbet daha etkili olsun diye arkaya acıklı fon müziği konmuş gibi. İçimden yazara -abicim oraya üç nokta konmaz yalnız- diye diye bitirdim kitabı çok şükür. Gene de çıkarılacak güzel mesajlar vardı tabi...
Yazarın okuduğum ikinci eseri. Akıcılığı ve anlatım tarzı gayet güzel ilerliyor kitapta. Kapağa "kalbi boş bırakmaya gelmez" hatırlatmasını ekliyor. Kitabın başında konuya girerken kalbi ayet ve hadisler büyüklerin sözlere ışığında manalandırıyor yazarımız. Manevi alemimizi keşfetmemiz,davet vazifesini yüklenebilmemiz için kalbin arındırılması gerektiğinden bahsediyor. Rabbine yönelmiş, daveti yüklenmiş bir kalbin feraset ve nimetlendirileceğini ekliyor sonrasında. Kalplerim kulluk kalitesinin, sınav hazırlığından anlaşılacağını söyleyip "sınav bilinci ile evreni ve içindekileri okumalı" diyor. Ashabtan, davanın tarihinden çeşitli örneklerle yüreklerimize seslenir. Münafık ve hastalıklı kalplerin durumundan, kayıplarından dem vurulur kitapta. Çok beğendiğim bir alıntıyı buraya eklemek istiyorum: " yürekleri problemli olanlar hep dünyevi endişelerle ne olur ne olmaz diyerek arayışlara girerler. Şimdilerde yüreklerimiz hangi sevgileri yudumluyor?" diyor. "İmanın, itminanın, ihlas'ın eksik kaldığı yerde kalbi şehvet, şöhret ve servet tutkusu işgal edecektir" diye de devam ediyor. İbni çayın yiyenin dilinden muazzam bir örneklik dinliyoruz sonra. "Düşmanların bana ne yapabilirler ki? Ben cennetimi kalbimde taşıyorum. Hapsedilmem halvet, sürgün edilmem hicret, öldürülmem ise şehadettir."
Daha sonra adeta bir çığlık gibi kalplerde yankılanan bir şey söylüyor satırlarında. "Gönülde ağır basan İsmail mi yoksa İsmail'in rabb'i mi? Öncelik kime? Mevlaya mı Leyla'ya mı?" Daha sonrasında müminlerin seferle mükellef olduğunu 'o halde Allah'a koşun' ayeti ile manaen derin kılıyor. Hem davada bedenen koşturmak hem de mana aleminde rabbi yolculuk açılımı ile...
Günahın kalpte bıraktığı Kara lekeye bir çare olarak, tüm olumsuzluklara rağmen çıkış yolumuzun, kalp
"Yürek cephesi çürük olanın hiçbir cephede başarı şansı yoktur."
Yürek cephesinde başarıyı yakalayabilmek için yüreklere sunulan çağrılar silsilesi..Ne de çok ihtiyacımız var yüreğimize doğru yelken açmaya..
Tavsiye edebileceğim kitaplardan...
Bütün mücadelemiz bir " kalb" mücadelesi esasında... Evrilip çevrilen bir kalb taşıyoruz ve Cenab-ı Hakk'ın baktığı bir kalb... Niyetlerimizi içeren onunla sorguya çekileceğimiz bir mekan: kalb... Buna istinaden okunması elzem bir kitap olarak görüyorum. Kalb derdi olanlara selam olsun..
Sess kontrol ses 1 2 sess 1 2 ses kontrol..
Öhömm!
Ramazan Kayan'ın Davet Yolunda Bir Siyah Bir Beyaz'dan sonra okuduğum 2.kitabı.
İçerisinde, "Yürek Sınavı", "Yürek İnşası", "Kalb İşgali", "Kalbin İlacı", "Kalbimiz Kiminle Beraber?" tarzı başlıklar, ve sormuş olduğu sorulara ilişkin de birtakım kendine has cevaplar mevcut.
Bu kitabın bir farkındalık kitabı olduğunu düşünüyorum. Şu hengamenin içinde bize bir kalbimizin olduğunu hatırlatan, huzurumuz için onu zamanın kötülüğünden korumak gerektiğini tembihleyen ve zaman zaman kalbimize dönmemizin gerekliliğinden bahseden bir farkındalık kitabı evet. Bir kalbe sahipsin diyor bunun farkında ol!
Bu kitabı okurken bana hissettirdiği şeyler şöyleydi: Kalbinin biyolojik varlığından ziyade katılaşıp yumuşama durumuna da sahip kırılgan, hassas, gerçekten özen gösterilmesi gereken bir yapısının da olduğunun ne zaman farkına vardın veya farkında mısın? Her türlü kötülüğün ve pisliğin had safhada olduğu bir zamanda kalbinin katılaşmaya müsait olduğunu ama yine de her şeye rağmen buna müsaade etmemek için çabalaman gerektiğinin bilincinde misin? Bu kadar sekülerleşmiş (dünyevileşmiş) hayatlarımızın içinde en son ne zaman kalbinin sesini dinledin, ona bu ehemmiyeti verdin?
Evet "kalp" önemli olan ama bizim geri plana attığımız bir mevzu gerçekten.
Dediğim gibi bir farkındalık kitabı oldu benim için. Bununla beraber herkese tavsiye eder miyim bilmiyorum. Aşırı hassas kalpli insanlar mevcut. Böyle insanlar zaten kalplerinin sesini dinliyodur, varlığının bilincindedirler diye düşünüyorum. Onun aksine kalbinin katılaştığını düşünüp bir nevi olaylara tamamen kayıtsızlaşan insanlara daha faydalı olabileceğini düşünüyorum. (bu kayıtsızlaşmaya her ne kadar sosyal medyadaki sahte göz yaşları, prim uğruna yapılan duygusallık veya insanların
1956 yılında Malatya'da doğdu.
İlkokulu bitirdikten sonra Malatya İmam Hatip lisesine kayıt yaptırdı. İmam Hatip Lisesini 1976da bitirdi. Daha sonra İmam Hatiplik görevine başladı. İmam Hatiplik görevi yaparken İnönü Üniversitesi İktisadi ve Ticari İlimler Akademisine devam etti. 1982 yılında bu okuldan mezun oldu. 1983 yılında İmam Hatiplikten ayrıldı ve serbest ticaretle uğraşmaya başladı. Yazar özellikle İslami ilimler üzerinde araştırmalarını sürdürmektedir. Evli ve üç çocuk babasıdır. Ramazan Kayan, halen radyo programcılığı ve aylık Özgün İrade Dergisinin Genel Yayın Yönetmenliğini yapmaktadır.