Tahmini Okuma Süresi:
11 sa. 20 dk.
Sayfa Sayısı:
400
Basım Tarihi:
Haziran 2012
İlk Yayın Tarihi:
1993
Yayınevi:
Büyüyenay Yayınları
ISBN:
9786058724587
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
Fransızların eskiden beri yüksek ilmi konuları halkın ortalama seviyesine hitap edebilecek şekilde özetleyen "qu'est ce que la..." (... nedir) tarzı kitapları vardır. Konunun çok ayrıntılarına girilip, okuyucu referanslara boğulmaz, dil ağır tutulmaz. Daha çok nükteli yönler ile akılda kalabilecek bilgilerle konu hakkında yeterli malumat sunulur. Bununla birlikte müellif ilmi disiplinden geçtiğinden temkinli yazar. İşte bu kitap Necip Asım tarafından 120 yıl önce bu amaçla yazılmış. Dili, 1893 yılına göre gayet sade, zaten kendisi de bir dilci ve dilde usulüne uygun sadeleşme taraftarı. Eser, kitap kavramının kendisi hakkında yapılmış ve Türkçe telif edilmiş ilk eser olmak özelliğini koruyor. Beşir Ayvazoğlu da "kitab"ın büyük bir hayranı, benim de okumam onun vesilesiyle oldu. Genel olarak kitaplar; ciltleri, kağıtları, yazı şekilleri, kütüphaneler ve kitap sevdalılarından bahsediyor. 3 açıdan kitap beni mutlu etti: 1) Nispeten sâde bir dille güzel Türkçe kullanımı gördüm. 2) Bazı kitaplarda bulamayacağım mâlumatlara eriştim, özellikle müellifin tavsiye ettiği okuma listesi çok iyi oldu. #22232429 3) Kitap Büyüyenay yayınlarından kusursuz bir editoryal katkı ile çıkmış. Kitabın içinde geçen kişi, yer isimleri kitabın ana bölümünün 1,5 katı kadar bir ek bölümüyle destekleniyor. Ayrıca sadece kuru biyografik bilgi yok, bir emek ürünü olduğu belli. İlk defa bir ansiklopedik kitap okurken bu kadar az internete başvurdum diyebilirim. Çalışmada emeği geçen tüm kâşif'ul kadîmlere teşekkür edelim, varolsunlar.
KitapNecib Asım · Büyüyenay Yayınları · 201250 okunma
8/10
·400 syf.·
2020 9. kitabı
"Kitap" Bir kitabın meydana gelmesine neden olan unsurları tarihi gelişim serüvenleri ile ele almış. Yazının icadı, yazı yazılan muhtelif metaryeller ve gelişimi, yazı yazılan malzemeler, eserlerin çoğaltılması, basım /matbaa, kütüphaneler, yazarlar, kitap severlerin ve kitap delilerinin özellikleri, imzalar, mühürler, yazı karakterleri... Kitab dili Osmanlıca kelimelerden oluştuğu için aşina olmayan kişilerde konu intibakını zorlayabilir. Ama her sayfanın altına günümüz Türkçesine çevirmeler yapılmış. Eğer Osmanlıca'ya ilgi duyuyor iseniz zaten hoşunuza gidecek ve hatta okumak bir süre sonra zevkli hale gelecektir.
KitapNecib Asım · Büyüyenay Yayınları · 201250 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
Beğendi
·
2024 43. kitabı
Necip Asım'ın "Kitap" adlı eseri, kitabın tarihsel gelişimini, önemini ve kültürel değerini ele alan kapsamlı bir çalışma. . Eser, kitabın ilk ortaya çıkışından itibaren geçirdiği evreleri detaylı bir şekilde anlatıyor. Yazının icadı, ilk kitapların hazırlanışı, matbaanın keşfi gibi önemli dönüm noktalarını ele alır. Necip Asım, kitabın bilgi aktarımındaki, kültürün korunmasındaki ve yayılmasındaki rolünü vurguluyor. Kitabın, toplumların gelişimi ve medeniyetlerin ilerlemesi üzerindeki etkisini değerlendiriyor. Kitabın meydana gelmesi için gerekli olan şeylerden, yazı, kâğıt, kitapçılık ve kütüphane gibi konulardan bahsediyor. . Eser, kitabın sadece bir nesne olmadığını, aynı zamanda bir kültür taşıyıcısı ve bilgi kaynağı olduğunu gösteriyor. Yazar, geçmişten günümüze kitabın geçirdiği evreleri anlatarak okuyucuyu bilgilendiriyor. . Necip Asım'ın "Kitap" adlı eseri, kitap sevgisini ve bilincini artırmayı hedefleyen değerli bir çalışma.
KitapNecib Asım · Büyüyenay Yayınları · 201250 okunma

Yazar Hakkında

Necib AsımYazar · 4 kitap
Necip Asım Yazıksız (d. 29 Aralık 1861 Kilis – ö. 12 Aralık 1935, İstanbul), asker, müderris, tarihçi, Türkolog , milletvekili. Türk Ocakları'nın kuruluşunda rol aldı. Çoğu küçük risalelerden oluşan 40 civarında eser yayımladı. İlk kez Türk tarihini kaleme alanlardan birisidir. Türk dilinin sadeleşmesinde büyük emek sarfetmiştir. Türkiye’de dilbilimin gelişip yerleşmesinin öncülerindendir. Bilmisel çalışmaları için Fransızca, Arapça, Uygurca ve Çağatayca öğrendi. TBMM'de III., IV., V. dönem Erzurum milletvekili olarak yer aldı. 1861 yılında Kilis’te doğdu. Babası, Balhasanoğulları diya anılan bir sipahi ailesinden Hacı Asım Bey’dir. İlk ve orta öğrenimini Kilis’te yaptı. 1875’te Şam Askeri İdadisi’nde başladığı lise öğrenimine İstanbul’daki Kuleli Askeri Lisesi’nde devam etti. Bu sırada devrin ünlü bilim adamlarından Hoca Tahsin Efendi’den çeşitli konularda dersler aldı. 1878’de Ahmet Mithat Efendi ile tanıştı ve onun teşviki ile Tercüman-ı Hakikat Gazetesi’nde fen alanında yazılar yazdı[1]. 1879’da girdiği Harbiye’den Piyade Mülazimi (Teğmen) rütbesi ile mezun oldu. Öğretmenlik Yaşamı Eğitimini tamamladıktan sonra askerî rüştiyelerde ve sonra Harbiye’de Türkçe, Fransızca ve tarih gibi dersler okuttu. Bu dönemde birçok gramer, okuma, coğrafya ve tarih kitapları yayınladı. Bu küçük okul kitaplarından başka “Medrese-i Edep”, “Medeniyete Hizmet”, “Sitler” gibi çeşitli eser ve tercümeleri, Fransızca, hatta fizik ve resim derslerine ait risaleleri basıldı. Fransız şarkiyatçı Léon Cahun’un Türk tarihi üstüne eserlerini ve Gök Bayrak (1876) adlı romanın tercüme etti. Bir yandan da Türkçülük çizgisi belirgin olan İkdam Gazetesi’nde Türk tarihi ve Türkçülük ile ilgili makaleler yayımladı. Yazdığı makalelerin şöhreti 1890’larda Avrupa’ya kadar ulaştı[1] Paris’te faaliyet gösteren “Asya Cemiyeti”’ne üye seçildi ve 1892’de çalışmalarını takdir için Şikago’da açılan sergide kendisine bir madalya takdim edildi. Bilimsel araştırma ve incelemelerini sürdürüken askeri okullardaki öğretmenlik görevi de devam eden Necim Asım, 1913’te miralay (albay) rütbesi ile emekli oldu. Darulfünun Müderrisliği II. Meşrutiyet’ten sonra İstanbul Darülfünun’nda Türk Tarihi ve Türk Dili Tarihi dersleri verdi. İstanbul Darülfünununda Türkoloji bölümünü kuran ve Türk Dili Tarihi kürsüsünün ilk profesörü kabul edilen Necip Asım, dilbilimin Türkiye’de gelişip yerleşmesinin öncülerinden birisi oldu. Türk Yurdu, Bilgi, Edebiyat Fakültesi Mecmuası, Türk Tarih Cemiyeti Mecmuası gibi birçok mecmuada makaleler yazdı, kitaplar çıkardı, çeviriler yaptı. Osmanlı Tarihi Araştırmaları Necip Asım Bey, Osmanlı Tarihi’nin yazılması ve belgelerin toplanması için Sultan Mehmet Reşat önderliğinde 27 Kasım 1909’da kurulan ve kendisine her türlü vasıtayı kullanma, arşivlerde inceleme yapma yetkisi verilen Tarih-i Osmani Encümeni’nde yer aldı. Encümen, yazacağı Osmanlı Tarihi’nin ilk cildini yazma görevini 9 Şubat 1910’daki ilk toplantısında Necip Asım ve Mehmet Arif Bey’e vermişti. İki araştırmacı, yedi yıllık çalışmadan sonra Osmanlı Tarihine ait tek cilt yayımlayabildi. Bu cilt, pozitivizme dayalı olmadığı gerekçesiyle Köprülüzade Mehmet Fuat, Akçuraoğlu Yusuf, Ahmet Refik tarafından ciddi biçimde tenkit edildi.[2] Türk Derneği Necip Asım, 1911 yılında Türk milliyetçiliğini esas alarak kurulan ilk dernek olan[2] Türk Derneği’nin kurucuları arasında yer aldı ve başkanlığına getirildi. Mehmet Arif ile birlikte yürüttüğü Osmanlı tarihi ile ilgili çalışmalarını bu derneğin tüzel kişiliği altında gerçekleştirdi. Derneğin bazı üyeleri ile birlikte 1915 yılında kurulan Asar-ı İslamiye ve Milliye Tedkik Encümeni’ne katıldı. Türkçeciler Osmanlılık düşüncesinin iyice yerleşmiş olduğu Abdülhamit devrinde Türkçü ve Türkçeci olarak belirmiş olan en kuvvetli fikir adamlarımızdandır.O günlerde Türkçeciler grubunda Ahmet Mithat Efendi ve Şemsettin Sami ile birlikte yer almıştır. Vav’lı Türk Ünvanı 1910’larda Türk kelimesinin eski harflerle nasıl yazılacağı konusunda belirsizlik sürüyordu. Necip Asım’a gelinceye kadar kelimenin yazımında “ü” sesini veren “vav” kullanılmıyordu. Necip Asım Bey, “Türk”’ü “vav” ile yazmaya başlayan kişidir. Bu suretle Türkler’den bahsedilirken kullanılan “Etrâk-i bî-idrâk” (İdraksiz, anlayışsız Türkler) ifadesinin yazılması mümkün olmaktan çıkmıstır[1]. Necip Asım Yazıksız ve onun gibi düsünen Veled Çelebi bu yüzden biraz da küçümseyici bir ifade olarak “Vav’lı Türkler” diye anılmıstır. Milletvekilliği 1927’de Erzurum milletvekili olarak TBMM’e girdi ve ölümüne kadar milletvekilliğini sürdürdü. Türk Dil Kurumu çalışmalarında yer aldı. Soyadı Kanunu çıktığında “Yazıksız” soyadını aldı. Yazılarında Başhasanoğlu ve Balkanoğlu adlarını da kullandı. Ölümü 12 Aralık 1935’te Kadıköy’deki evinde yaşamını yitirdi. Erenköy’de Sahrayıcedit mezarlığına gömüldü. Vasiyeti gereği mezar taşına “Necip Asım, Türk tarihi müellifi, 1861-1935” yazıldı[1]. Bazı eserleri - Ziya ve Hareket - Güvercin Postası - Yeni Tertipte Osmanlı Sarfı - Ev Kızı - Lügatı İlmiye ve Fenniye - Usul-İnşa - Kitap - Ural ve Altay Lisanları - Mükemmel Sarf ve Nahiv-i Osmani - En Eski Türk Yazısı: Yazarın Orhun Abideleri adlı eserinde Orhun harfleri ile ilgili bölüme kaynaklık eden küçük kitaptır. Osmanlı Türkçesinde yazılan bu eser, Burcu Yanıklar tarafından günümüz Türkçesine uyarlanmıştır. - Türk Tarihi Umumisi - Milli Aruz - İlm-i Lisan - Osmanlı Tarihi - Eski Savlar : Divânu Lügati't-Türk’te geçen 290 atasözü ve bu özellikteki diğer sözlerle bunların açıklamalarını, bazılarının bugünkü karşılıklarını bir araya getiren eserdir. - Orhon Abideleri: Necip Asım Yazıksız’ın, Orhun Abideleri hakkında, kitabeleri ilk defa okuyan Vilhelm Thomsen’in eserini esas alarak ve Şemseddin Sami’nin daha önce meydana getirdiği basılmamış Orhun Abideleri adlı eserinden yararlanarak yazdığı eserdir. - Celaleddin Harzemşah Hibetü’l-Hakayık: Necip Asım Yazıksız’ın, Ayasofya Kütüphanesinde bulduğu ve okumayı başardığı 11. Yy. şairi Yüknekli Mahmut oğlu Ahmet adlı Türk şaire ait olan Atebetü’l-Hakayık adlı eserin lehçemize tercümesidir.