Okunulması gereken akıcı ve etkileyici bir kitap.. Bireyin takva sahibi olabilmesi için kesinlikle önereceğim kitaplardan biridir.. Aile kuramlarının sağlama alındığı , Takvanın insanı kazandırdığı maneviyat , Allah'ın kudreti ve gücünün sonsuz olduğu ve hayattan olumlu sonuçlar çıkarabileceğimiz örnek kitaplardan biri..
Bir dava kadınının nasıl olması gerektğini,
olaylara bakış açısını,
sabredim sebat göstermesini,
imanından asla taviz vermemesi
gerektiğini görmek istiyorsanız bu kitabı okuyun . Sırf allahın emrini çiğnememk için nelerden vaz geçildiğini ve ayrıca en güzel şey ise aslında islamın sözle değil yaşayarak nelerin değişeceğini göstermektedir bizlere . Gerçekten hiç bitmesin dediğim kitaplardan biri oldu .
Kitabı ilk sayfalarda çok sevmesemde, kitap bittikten sonra herkesin okuması gerektiğinin kanaatine vardım. Kitabı okurken yer yer yapılan eziyetlerden dolayı sinirden damarlarım şişti; yer yer güldüm, yer yerde çok ağladım.
Kitap tamamıyla tevhid inancına uymasada çok güzel bir kitap. İslami yaşamı güzel anlatıyor. Kitap en çok Kürtlerin çektiği eziyetlerin üstünde durmuş ve PKK denilen *t örgütünün nasıl bir pislik olduğunuda satırlara güzel bir şekilde anlatılmış. Asılsız ihbarlarda verilen yanlış bilgilerden dolayı Müslüman Kürt insanların dehşet şekilde eziyetlere maruz kaldığını(Hafize Ana’yı), ağlayarak okudum kitapta. Polislerin vicdansızca, merhametten yoksun bir şekilde sadece “Müslümanım” diye din kardeşlerimize yapılan eziyetleri okurken içim gitti. Kitapta ilk başta sadece 28 Şubat olayını anlatacak diye düşündüm ;ama müellif Türk, Kürt’lüğü de anlatmış. Davanın Türklükle Kürtlükle olmaması gerekttiğini; asıl davanın yalnızca ama yalnızca İslam davası olduğunu çok güzel kaleme almış. Ne yazıkki Türklerin Kürtleri çoğu yerde afaroz ettiğinden dolayı; Kürtlerin kine kapılıp dağa çıktığını(Tabi bu kandırılıp dağa çıkan kişiler; bide niyeti tamamıyla Bazı güruhların tasmalısı olmak için çıkan beyinden noksan dinden bi haber yaratıklar var.), bu tutumlarının çok yanlış olduğunu da anlatmış Müellif . Dinsizlerin en büyük hedefi Türklük Kürtlük olaylarını çıkarıp Türkiye’de iç karışıklık oluşturmaktı ve tabii en büyük hedefleri en büyük düşmanlıkları her zaman temiz, pak olan İslam’a oldu.
Bizim davamız yalnızca İslam’dır. Bize yasak kılınan Irkçılık, kavmiyetçik milliyetçilikten ırağız.
Kitapta Hafize Ananın dediği gibi:
Irkçılık körü körüne bir ırkı veya bir kavmi üstün sayarak diğer kavimleri hakir görmektir. Bu ise adaleti, hak ve hukuku sarar.
Kitap öyle sürükleyici ki başladığım günde bitirdim. 28 şubat eziyetini sonuna kadar yaşamış olan bir aileyi anlatıyor. Çektikleri çileleri okuyunca gözlerinizdeki yaşları tutmanız mümkün olmuyor. Sabırla metanetle inandıkları davadan vazgeçmeyişleri ve bunun uğruna birçok şeyden vazgeçip zalimlerin zulümlerine maruz kalmalarına rağmen bu kutlu direnişten bir an bile taviz vermemeleri hepimize örnek olmalı.
Gerçekler yaşanmış geçmiş dönem olayları.. İnsanların yaptığı ayrımlar ve sebep olduğu sonuçlar...aslında değişik bir kitap 18 şubat süreci ve maalesef yaşanmış olaylar..