Çevirmen:
Atilla Dirim
Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 58 dk.
Sayfa Sayısı:
352
Basım Tarihi:
Mayıs 2016
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Orijinal Adı:
Der Trakt
ISBN:
9786053438519
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2022 22:14
Çok akıcı ve güzel bir kitap. Psikolojik gerilim sevenler için güzel bir tercih olabilir. Bu kitabı okurken çok gerildim ve eğlendim. Hemen hemen kitaptaki bütün karakterlerden şüphe duydum. Özellikler Rosei karakterinden emindim. Beni şaşırtan kitapları her zaman sevmişimdir. Sadece son sahneyi (final) yetersiz buldum. Daha etkileyici bir son olabilirdi.
KoğuşArno Strobel · Pegasus Yayınları · 2016394 okunma
8/10
·352 syf.··
2018 87. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2018 17:18
Türünün hakkını veren bir kitap olmuş .Psikolojik gerilim yazmada zaten Almanların üzerine tanımam ... .Sibylle’nin ve anılarının arasındaki çekişmeyi yazar fazla detaya girmeden güzel bir şekilde ilk sayfasından son sayfasına kadar süren heyecan ve gerilimi had saftada tutarak yazmış .Çok daha iyilerini okudum mu;evet ,ama bu da kötü değildi
KoğuşArno Strobel · Pegasus Yayınları · 2016394 okunma
10/10
·352 syf.·
2016 49. kitabı
İlk bölümden son bölüme kadar büyük bir merak içerisinde okudum. Uzun zamandır bu kadar harika bir kitap okumamıştım. Konu harika bir biçimde işlenmiş, karakterler, olaylar, açıklamalar mükemmele yakın bir şekilde yazılmış ve açıklanmış. Kitabı okurken sık sık acaba güzel bir şekilde bağlayabilecek mi diye kaygı duydum ancak bu kaygım boşunaymış. Çok zekice ve iyi anlatılmış, açıklayıcı bir sonla bitirilen kitap, favorilerim arasında yerini aldı. Psikolojik Gerilim sevenler bu kitabı mutlaka okumalı. Okumaya başladığınızda son bölümü okumadan bırakmak imkansız gibi bir şey. İnanılmaz sürükleyici.
KoğuşArno Strobel · Pegasus Yayınları · 2016394 okunma
8/10
·352 syf.··
2023 7. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2023 22:19
Koğuş, ilk sayfasından içine çeken yalın ve akıcı anlatımı, gizem yönü kuvvetli kurgusu ile merakla okuduğum bir kitap oldu. Gizem unsurlarının kitabın bütününde varlığını koruması sebebi ile sonunun hızlı bağlandığını ve çok derinlik içermediğini düşünsem de; bir sayfası bile durağan olmayan üslubu ve ilgi çekici olay örgüsü ile keyifli ve anı unutturan bir okuma süreci geçirdim. Sibylle Aurich, gözlerini bir hastane odasında açar. Hafızasında neden hastanede olduğuna yönelik belirgin bir anı olmadan uyanan Sibylle; doktor tarafından 2 ay komada kaldığı yönünde bilgilendirilir. İlgi çekiçi nokta, bütün hayatını net bir şekilde hatırladığı oğlu Lucas konusunda kimsenin bilgi sahibi olmaması ve bir oğlu olmadığının kendisine kesin bir şekilde ifade edilmesidir. Kafası karışan ve kendini çaresiz hisseden Sibylle hastaneden kaçar ve eşi Johannes ile yaşadığı evine gider. Ancak eşi kendisini tanımamakta, Sibylle Aurich'in kaçırıldığını iddia etmekte ve hiç çocuğu olmadığını söylemektedir. Tanımadığı bir dünyada yalnız kalan ve kime güveneceğini bilmeyen Sibylle'i neyin gerçek , neyin zihninin oyunu olduğunu sorguladığı tehlikeli bir takip süreci beklemektedir. Psikolojik gerilim türünde kolay okunan yapısı, her dönemeçte ilgiyi koruyan gizemli olay örgüsü ve bir sayfası durağan olmayan işleyişi, gerçeklik-sanrı sorgulamaları ile bu tarz hikayelerinden hoşlananlara önerimdir.
KoğuşArno Strobel · Pegasus Yayınları · 2016394 okunma
#okudumbitti
8/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2019 18. kitabı
Önceden okumuş olduğum sevdiğim bir kitabın yorumuyla geldim. Sybille evli ve mutlu olan bir kadındır bir oğlu ve sevdiği bir eşi vardır ta ki bir gece oğlu kaçırılana kadar. Hatırladığı son şey budur ve uyandığında kendisini kutu gibi duvarla çevrelenmiş bir koğuşta bulur. Doktor ona iki aydır komada olduğunu söyler oğlunu sorduğunda ise doktordan senin bir çocuğun yok cevabını alır, kocası ve çevresindekilerde onu tanımadıklarını iddia ederler ve bir çocuğu olmadığı konusunda hemfikirdirler. Sybille kendisini büyük bir kaosun ve çıkmazın içinde bulur. Arno’nun kalemini Dorn’a benzetenlere katılıyorum hemen hemen tarzları aynı. Ben keyif aldım umarım sizde alırsınız. Bundan sonraki kitabı ise Hipnoz’dur. O da beğenerek okuduğum bir eserdi kısacası yazarı seviyorum. Onun yorumunu daha sonra gireceğim
1000Kitap
KoğuşArno Strobel · Pegasus Yayınları · 2016394 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
Beğendi
·
2024 172. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2024 12:16
Koğuş - Arno Strobel Öyle bir kitap bitirdim ki ilk sayfalardan merak duygusuyla sarmalayıp son sayfalara kadar bu duygu sürdü Sibylle bir hastane odasında komadan çıktığında ailesi, arkadaşları ve yakın çevresi tarafından taninmazken çocuğunun da kaçırıldığı düşünür. Üstelik kimseyi inandıramaz; herkes aksine çocuğu olmadığına inandırmaya çalışır. Hastaneden doktoru etkisiz hale getirip kacmasiyla birlikte tüm inandıkları şeyler yerle bir olur. Hatirladiklariyla birlikte yaşadıklarının örtüşmemesi git gide sinir bozucu bir hal alır. Oğlu Lucas'ın olmadığını düşünmek acı verirken bir türlü buna inanamaz. Kocası dahi onu tanimazken artık çevresindeki kime güvenecek ve yaşadıklarının doğruluğuna inandiracaktir? Bir şirketin insan beyni üzerine yaptigi deneylerde denek olarak kullanılmasını kime açıklayabilir? Psikolojik gerilimin tavan yaptığı bu kitap türünün en iyilerinden diyebilirim. Sadece final kısmının daha çarpıcı olmasını bekledim. Karakterin yanında olmasını istediği kişilerin bir şekilde onun lehine olması gerilimi artıran unsurlardandi. Sonrasında ise bütün düğümler sorular ortaya çıkıp cevaplandi. İlk sayfalardan karakterle empati kurunca gerilim çok fazla yükseliyor
KoğuşArno Strobel · Pegasus Yayınları · 2016394 okunma
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2022 22:45
Yazarın okuduğum ilk kitabı.. Ve bukadar kısa sürede okuduğum nadir kitaplardan...Öncelikle çok sürükleyici ve akıcı dili sayesinde sıkılmadan heyecan ve merakla okunabilen sayfaların ard arda çevrildiği bı psikolojik gerilim.. Okuyun okuyun okuyun..️
KoğuşArno Strobel · Pegasus Yayınları · 2016394 okunma
8/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2016 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2016 00:00
Merhaba dostlarım :) Uzun zamandır bu kadar temposu yüksek bir kitap okumamıştım. Sonuna kadar çözmeye çalışsam da gene ufak bir sürprizi çözemedim.... Anlatım dili güzel, heyecanı dilimize güzel yansıtmış çevirmen. Konusuna şöyle üstten değinirsek, uyandığında 2 aydır komada olduğunu öğrenen karakterimiz ; oğlunun durumunu ve nerede olduğunu sorduğunda bugüne kadar hiç çocuk sahibi olmadığı cevabını alıyor veeeee hikaye deli gibi akıyor... Sevgiyle kalın
KoğuşArno Strobel · Pegasus Yayınları · 2016394 okunma
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2019 20. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mart 2019 13:09
Kitabı bu sabah başlamak üzere elime aldım ve bitirince bırakabildim. Hiç düşmeyen bir tempoda kendini okutturan bir kitap, nasıl oluyor da bu kadar az okunup inceleme yapılmış hayretler içerisindeyim. Arno Strobel, Wulf Dorn'dan sonra ikinci sırayı aldı gönlümde. Çözülmesi gereken bilinmezlikler içinde ilerliyorsunuz. Bir doğru bulup dört elle sarılırken bir bakıyorsunuz elinizdeki yanlışın ta kendisi. Ben böyle gerilimleri daha çok seviyorum, "kan akıtmadan da gerilim yazılabiliyormuş"u kanıtlıyor yazarımız. Kitabın hissettirdikleriyle biraz karışık yazmış olabilirim ama psikolojik gerilim türündeki bu enfes kitabı kaçırmayın derim. Keyifli okumalar.
KoğuşArno Strobel · Pegasus Yayınları · 2016394 okunma
8/10
·352 syf.·
2020 28. kitabı
Sybille, bir hastanenin bodrum katındaki penceresiz bir odada uyandığında karşısında bir doktor bulur. Doktora kaçırılışına şahit olduğu oğlunu sorduğunda doktordan iki aydır komada olduğu ve bir oğlunun olmadığı cevabını alır. Oğluna ve kendisine ne olduğunu öğrenmek için hastaneden kaçar. Kitabı okurken kocasının ve en yakın arkadaşının bile tanıyamadığı, kendi kendine sürekli "aklımı mı kaçırdım? Ben kimim? Sybille miyim yoksa birileri zihnime yapay bir geçmiş mi yerleştirdi? Oğlum var mı yok mu?" Sorularını soran bu kadına "Sybille ben seni tanıyorum." Demek istedim.
KoğuşArno Strobel · Pegasus Yayınları · 2016394 okunma

Yazar Hakkında

Arno StrobelYazar · 5 kitap
1962 yılında Almanya’nın Saarlouis kentinde doğan Arno Strobel üniversite eğitimini bilgisayar teknolojileri üzerine yaptı ve eğitiminin ardından büyük bir bankanın bilişim teknolojileri uzmanı olarak çalışmaya başladı. İlk romanı olan Magus – Die Bruderschaff (Rahip-Tarikat) isimli gerilim romanıyla yazarlık dünyasına adım attı. Bugüne kadar yayınlanmış on romanı bulunan yazar, eşi ve üç çocuğuyla birlikte Almanya’nın en eski şehri olan Trier’de yaşamaktadır ve 2014 yılında bankadaki işinden istifa ettiğinden beri tüm zamanını yazmaya adamıştır.