Çocuk nefes alamıyor.
Kapağı açamıyor.
Babasını uyarmak istiyor ama çok korkuyor.
İki kardeş fısıltıyla konuşuyor. Babayı nasıl öldüreceklerini biliyorlar.
Çocuk, iki kardeşe yapmamaları için yalvarmak istiyor ama dolaptan çıkmaya korkuyor.
Baba oraya geliyor.
Çocuk ona gelme demek istiyor ama dolap onu susturuyor.
İki kardeş konuştukları gibi saklanıyor.
Baba tuzağa doğru yaklaşıyor.
Tahta kırılıyor.
Baba sivri demirlere düşüyor.
Duvardaki lamba da düşüyor.
Her yeri alevler sarıyor.
Çocuk ağlayıp bağırıyor.
Dolap devriliyor. Çocuk çok korkuyor.
Vavvv! Bu kadar olur mu? diyeceğiniz Tam bir gerilim filmi havasında bir kitapla geldim bugün .
Siz arı balının şifasını bilirsiniz Peki ya insanların vahşiliğini,kendileri için başkalarindan nasıl faydalanacağını bilir misiniz ?
Okul gezisinde kaybolan bir çocuğun ardından annesi delirme noktasına gelir .Babası Levent ise oğlunu bulma uğruna her yolu dener fakat her seferinde başa döner Ta ki işyerine elinde kardeşine ait mektupla bir genç gelene kadar.
Geleceği görme yetisi olan Meryem olaya dahil olur Başlayan vahşi cinayetler birbiri ardına gelir .Bu arada Levent kendi geçmişi hakkında olaya ışık tutacak bilgiler edinir
Sekreteri İdil ve Hakan olayı haber değeri açısından araştırırken buldukları Meryem'e ait defter ile , Komiser yardımcısı Nevin ve Levent ise ayrı koldan ipuçlarını takip ederler İpuçları onları Sivas'ın bir köyüne götürür . O köy evindeki arı kovanına dalarlar . Zülkarney'nin amacı neydi ? Annesinin orada ne işi vardı ? Arı kovanlarının orada olmasının amacı neydi?
Bütün ailenin bilip Levent'ten sakladığı sırlar bir nevi fedakarlıktı onlar için .Levent için ise kabus olmuştu .
Kurgusuna hayran olduğum gerilimin hiç eksilmedigi bu kitabı hiç bekletmeden okuyun Yazarımızın kalemine
Ben suan diyecek hic bir sey bulamıyorum sadece sessizce oturup suanda bitirdiyim bu kitabin şok etkisinden çıkmaya çalışıyorum … Emeginize saglik cok keyif alarak okudum şok ustune şok ile bitirdim…
KOVAN || MEHMET MORKOÇ
"Arılara ihanet edersen onların zehrini de tadarsın."
Herkese selam,
Wow dedirten bir kurguyla geldim. Beklentimin çok çok üstündeydi. Polisiye yanından ziyade gerilimi şaşırtıcı derecede ilerledi ve soluksuz okuttu. Tahmin ettiğim bazı durumların ihtimali sonlara doğru hiç de öyle olmadığını gösterdi. Ters köşeleri kitabı okurken sesli tepkiler vermeme sebep oldu. İnanılmazdı. Tavsiye listemin şu an en başında yerini alırken kısaca içeriğinden bahsedeyim.
Levent, kaybolan oğlu için elinden geleni yapmaya çalışıyordur. Bu sırada eşi Eylül psikolojik olarak kötü bir duruma gelmiş hastaneye yatırılmıştır. Kendisiyle konuşmak isteyen tekinsiz bir gencin ısrarıyla gerçekleşen konuşmanın ardından çok farklı kapılar aralanırken öğrenmesi gereken gerçeklerin geçmişiyle bağlantısı olacağından da habersizdir.
Oğlu Ilgaz'a giden tüm yolları katetmeye hazır olan Levent'i bilinmezlerin dehlizinde neler bekliyor dersiniz?
Çırpındıkça batan, battıkça öğrendikleriyle boğulan Levent'in yaşadığı ihanetlerin ve sarsırı gerçeklerin ona çelme takıp çaresizliğinin kucağına düşürürken yanında Nevin'in oluşu rahatlattı. Polisle iş birliği halinde olması kendi sonu için garanti oldu diyebilirim. Karakterlerin ve olay örgüsünün işlenişi kusursuzdu. Arıların kurguya dahili ise mükemmeldi. Cevapsız kalan tek bir soru, mantıksız bulduğum bir kısım bile yok. Sadece son sayfada Nevin'in değil Levent'in son hislerini okumayı isterdim diyerek mutlaka okunmasını tavsiye ediyorum. Pişman olmayacağınıza kefilim.
Merhaba arkadaşlar bugün sizlere @mehmetmorkoch ‘un kaleminden @eyobiiyayinlari ‘ndan çıkan #KOVAN isimle kitap ile geldim.
Yazarımızın ilk kitabı “Eldora’nın Cenneti” macera türü bir romandan sonra ikinci kitabı “KOVAN” ile polisiye romanı işe devam eden yazarımızın şuan üzerinde çalıştığı iki ayrı kitap mevcut tarihi polisiye ve Kovan’ın devamı niteliğinde bir romanla oluyucularıyla buluşmaya devam edecek sizin terciğiniz hangisinden yana?
Yazarımızın başarıları ve kalemi daim olsun
Kitaba gelecek olursak soluksuz okuyacağınız bir polisiye romanı tansiyon hiç düşmeden bütün heyecanı ile acaba ne olacak diye son sayfaya kadar büyük bir merak ve ilgiyle okuyorsunuz sürpriz sonlu bir hikaye gerçekten
Levent ve Eylül’ün çocukları kaybolur aradan altı ay geçmesine rağmen bir ize rastlanmaz. Levent’in ofisine gelen üstü başı kir pas içinde olan bir adam Levent’e kardeşi Meryemden bahseder ve bir mektup okutur olaylar bundan sonra başlar ve daha çetrefilli bir hal alarak devam eder.
Levent oğlu Ilgaz’ı bulmak için bütün ip uçlarının peşine düşer. Arkadaşı Komiser Cihan yardımcı olur bu olayda ama ansızın Cihan’ın ölümüyle onun yardımcısı Nevin’e gider Levent ve birlikte dosya üzerinde çalışmaya ve sır perdesini aralamaya karar verirler.
Seri cinayetler ve çocuk kaçırma vakkaları arasında ki bağ neydi ?
Levent ve Nevin’i ne bekliyor ?
O büyük sır ne?
Peki ya kaçırılan çocuklar hala hayatta mıydı?
Prenses değil savaşçısın sen, unutma.
Bir insanın hiçbir yere ait olamama duygusunun dibi neresiyse oralarda debeleniyorum.
Bugün sizlere soluksuz okuduğum bir kitap ile geldim.
Kitapta Levent'in oğlu bir okul gezisi sırasında kaybolur. Olayın üzerinde 6 ay geçmesine rağmen Levent'in oğlundan hâlâ haber yoktur. Eşininde ruh sağlığı iyice bozulmuştur.
Birgün Levent paspal giyinimli bir gencin ofisine yakın bir yerde kendini takip ettiğini fark eder. Birgün önce de genci ofisinde görmüştür. Levent genci yakalar ve ne istiyorsun diye sorar. Genç ona oğlunuzla ilgili konuşmamız lazım der. İsminin Ertuğrul olduğunu söyleyen genç kardeşi Meryem ile yetimhanede büyümüştür ve kardeşi Meryem'in doğa üstü bir yeteneği vardır. Meryem bazı şeyleri görebilmektedir ve Levet'in oğluyla ilgili bir şeyler görmüştür.
Kitap hakkında daha fazla spoiler vermek istemiyorum.
Kitap hakkında ne söylesem az kalır tek kelimeyle muhteşemdi. Kitabın olay kurgusu ve yazarın kalemi çok başarılıydı. Yazarımızı tebrik ederim ve kaleminin daim olmasını dilerim. Ben çok severek okudum. Sizlerede kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.
Hayatla ölüm arasında takılı kalmak...
.
.
Bir insanın hiçbir yere ait olamama duygusunun dibi neresiyse oralarda debeleniyordu.
.
.
Evrenin en zeki ve aciz yaratığı olan insanoğlunun mecburiyet karşısındaki bükülüşü her şeyi değiştirecek güçteydi.
.
.
Merhabalar sevgili kitap dostlarım Polisiye sevenler burada mıyız? Sizleri aklınızın sınırlarını zorlayacak bir maceraya davet etmek istiyorum... #kovan için hazırsanız başlıyoruz
.
.
Kayıp bir çocuk....
Evliliğinin sınırlarına gelmiş , anne ve baba...
Ardı ardına vahşice işlenen kopya cinayetler...
Seri katilin peşinde kedi fare oyunu....
.
.
Levent, oğlu Ilgaz'ın kaybolmasının ardından, bir yandan dağılan hayatını toplamaya çalışırken, bir yandan da iz sürmeye devam ediyordu... Yaklaştığı her ipucunun O'nun için hazırladığı acı sürprizden habersizdi elbette ... Geçmişin karanlık dehlizlerinden kopup gelen, acımasız gerçekler ve acı içinde yitip giden canlar için geri sayım başlamıştı.... Hissediyor musunuz?
.
.
Sayfaların nasıl çevrildiğini bilmeden bitireceğim bir polisiye tam benlik diyorsanız doğru yerdesiniz der hepinize şimdiden keyifli okumalar dilerim Kitapla Kalın
Merhaba kitap dostlarım
Sizlere soluksuz okuduğum,temposu hiç düşmeyen bir polisiye kitapla geldim. Okumaya başladığımda beni bu kadar içine çekeceğini asla tahmin etmemiştim. Gerilim sonuna kadar artarak devam etti ve soluksuz okudum Konusuna gelecek olursak, Levent eşi ve oğlu ile düzgün bir aile yaşantısına sahip biri. Bir gün okul gezisinden oğlunun eve dönmediği haberi gelince dünyası başına yıkılır. Polise başvururlar fakat 6 aydır tek bir ilerleme dahi kaydedemezler. Sanki oğlu görünmez bir el tarafından kaybedilmiş gibi. Polisin arama çalışmalarının yanında Levent oğlunun en son görüldüğü benzin istasyonuna defalarca gider ama asla bir sonuç alamaz. Hayatı bir anda alt üst olan Levent'in dertlerinin üstüne bir de eşinin oğlunun kaybı dolayısıyla psikolojik sorunları eklenince hayat daha da yaşanmaz bir hal alır. Tek derdi bir an önce oğlu Ilgaz'a sağ salim kavuşmaktır. Bir gün ofisine gelen perişan haldeki Ertuğrul onunla konuşmak ister fakat Levent para isteyeceğini düşünerek konuşmadan uzaklaşır. Ertuğrul'un ısrarlarına dayanamaz ve bir gün buluşurlar. Ona kızkardeşi Meryem'den ve bazı özel güçlerinden bahseder. Kardeşi Meryem kaybolmadan önce kardeşine Levent ile oğlu hakkında mutlaka konuşması gerektiğini söyleyen bir mektup yazar ve o günden sonra asla ulaşamaz. Meryem'in tutsak tutulduğu eve gider ama sonuç alamaz çünkü aile oradan taşınmıştır. Sonunda Meryem'in öldüğünü öğrendiğinde asıl şaşırdığı şey ölüm şekliydi. Gittikçe olaylar içinden çıkılmaz bir hal almaya başlar ve iletişime geçtiği herkes bir bir ölmeye başlar. Hem de aynı yöntemle. Oğluna kavuşmak için her türlü yolu deneyen Levent nihayet bir iz bulur fakat bulduğu iz onu hiç ummadığı geçmişine götürür. Geçmişten gelen bir gölge sürekli Levent'in peşindedir fakat bunu en acı şekilde
Geçmişinizi emanet ettiğiniz kişiye ne denli güvenebilirsiniz?
.
Mimar Levent, 6 aydır yitik olan oğlu Ilgaz için yas tutan eşi Eylül'le birlikte aramaktan hiç vazgeçmediler. Yakın polis arkadaşları Cihan ile Nevin de olayın peşindedirler. Ne var ki kaçırılan tek çocuk onlarınki değildir. Ancak ne yazık ki ortada tek bir ipucu dahi yoktur. Peki, böyle bir durumda umut niye var olsun?
.
Üstü başı kir pas içindeki bir genç Levent'le görüşmek ister ancak dilenci olduğu sanılarak kovulur. Üçüncü kez karşılaştıklarında ise onu dinlemeye başlar. Kız kardeşi Meryem'in ona bir mektup bıraktığını, içerisindeyse Ilgaz'la ilgili bilgiler olduğunu söyler. Bu bilgiye ise dokunduğu nesnelerdeki görüntülerle ulaşmıştır. Tüm umutların böylesi bir bilgiye bağlanması için kaçık olmak gerekir. Levent de yeterince kaçık durumdaydı.
.
Uzun metal demiri boğazından aşağıya soktuğun kurbanının acıyı duyacak denli uyanık, devinim edemeyecek denli güçsüz olduğunu görebiliyordu. İstediği gibi. Sonrasında ise o inanılmaz acılarla can çekiş. İşi bittikten sonra iz bırakmadan bir sonraki kurbana doğru yola çıktı.
.
Ölenlerin üzerinde yapılan araştırmada çok ilginç bilgilere ulaşılmıştır. İçten ödeme neden olan bir tür iç aşılama. Ama nasıl? Bu bilgilerle Sivas'ın Oluzlar köyüne giden Levent, Ilgaz'ın kaçırıldığı dinlenme tesisindeki çalışandan telefon alınca hızla oraya döner. Ona yardım etmek isteyen yardımcısı İdis'se gazeteciliğe geri dönmek için bulunmaz bir olanak bulduğunu düşünür. eline geçen bir defterde yazanlarda yola çıkarak o da kendini Sivas'ta bulur.
.
Beklenmeyen ölümlere yakınlar da katılınca işler iyice sarpa sarar. Levent çıldırmamak için uğraş verirken Eylül çoktan hastaneye yatırılmıştır. Adım adım sona doğru ilerlerken ailenin bölünmesi, güvenin yıkılması, umulmadık özveriler
#Okudum
#KitapYorum
#Kovan
#MehmetMorkoç
#Roman
#EyobiYayınları
#272sayfa
Merhaba arkadaşlar,
Bugün sizlere Eyobi Yayınlarından çıkmış olan, Mehmet Morkoç'a ait "KOVAN" isimli gerilim romanla geldim.
Müthiş bir parkuru tamamlamış olmanın gerilimini ve heyecanını yaşıyorum. İnanın kendi duygularımın karmaşıklığını nasıl izah edeceğim bilemiyorum. Adrenalin hormonunuzu hep üst seviyelerde hissedeceğiniz bir roman. Diğer sayfalarda acaba ne olacak diye titreyen parmaklarınızı korkuyla çevirdikçe nefes nefese derinlere dalıyorsunuz. Sona gelme arzusu tutkulu bir şekilde kalbinizi yarış atı gibi kelimelerin üzerinden atlatarak varış çizgisine doğu dolu dizgin koşturtuyor. Gözleriniz tüm harfleri yutsun ve gizemi yakalayayım diye kuş kanadı gibi çırpınıp duruyorsunuz. Gerçekten bazı gerilim romanları öylesine içine çekiyor ki insanı.! Düşünün kendinize güldüğünüz garip hareketleriniz bile oluyor. Mesela ben ayaklarımı uzatmışken çekip büzüldüm, kasıldım, küçüldüm sanki kendimi sıkmaktan. Annem kapıyı açınca da istemsiz irkildim. Sormayın ne hareketler. İnanın "Kovan" sizi yerinizden edecek aksiyonda bir roman. Varın siz durumumu anlayın. Şekilden şekile, korkudan gizeme, heyecan odalarında saklanbaç oynayarak kahramanlarla buluşuyorsunuz. Beyaz perdeye aktarılacak başarıya sahip bir kitap. Dizi olsa daha da iyi. Merak, tutku, korku, aksiyon, hız, aşk, sabır, zekâ, algı, ön görü, gizem, efsun ne ararsanız hepsi bu romanda. Kitap kapağında kovan ve arı resmi var. Konu da genetik bir hastalığın arılarla tedavi sürecini anlatıyor. Kurgu ve kapak birebir örtüşmüş. Tasvirler, anlatım, seçilen kelimeler konu içinde adeta büyük dalgalarda sörf yapan sporcu gibi azimli. Çok başarılı, yazar gerçekten okuyucuya hakkını vermiş. Sonuna kadar iyi ki okumuşum diyeceğiniz türde.
Şimdi
Zekice kurgulanmış polisiye kitaplarını okumak gibisi yok diyerek sözüme başlamak istiyorum. Kitabın sonuna kadar acaba katil o mu bu mu diyerek okuyup sonunda bambaşka biri çıkmıyor mu katil hayran kalıyorum o zaman kitaba ben. KOVAN da işte öyle bir kitaptı. Anlatımı, konusu, karakterleri ve olaylar arasında ki geçiş ve bağlantılar ile tek kelimeyle çok güzeldi. Cinayetlerin işleniş biçimi ise tamamıyla farklı ve akla hayale gelmeyecek türdendi. Kısacası kitap büyük bir merakla ve soluksuzca sayfaların akıp gittiği bir kitaptı.
Şimdi kısaca kitabın konusundan bahsedeyim. Levent altı aydır kayıp olan oğlunu bulmak için gecesini gündüzüne katan bir baba. Eşi Eylül ise oğlunun kaybına daha fazla dayanamaz ve yaşadıkları ile kullandığı ilaçlar yüzünden aklını kaybetmeye başlar ve psikiyatri servisine yatırılmak zorunda kalır. Polis arkadaşı ile her yolu deneyen Levent oğlunun kaybolduğu dinlenme tesisinde bir tır şoförünün kayda aldığı video sayesinde gördükleri ile hayatının şokunu yaşar. Olaylar öyle bir çıkmaza girmeye başlar ki olayla ilgisi olan herkes yavaş yavaş ölmeye başlar. Polis arkadaşı Cihan, yardımcısı, hayatında ilk kez gördüğü Ertuğrul, çocukları kaybolan başka bir çift liste uzayıp gider. Ölen herkesin ortak noktası ise hepsinin aynı şekilde ölmüş olmaları. Eline gecen ipuçları ile kendini hiç bilmediği bir yerde bulur. Öğrendikleri ve gördükleri sonucu ortaya çıkan sırlar ile olaylar daha da çıkmaza girmesini sağlar Levent'in. Sonuçta oğlunu bulur bulmasına ama keşke bulmasaydı diyeceğimiz türden bir şekilde.
Olayların içinde neler,kimler varmış okudukça şok oldum ben. Dediğim gibi kitabın sonuna kadar hep birilerinden şüphelendim ama sonunda karşıma çıkan kişi hiç beklemediğim biriydi. Okuyun diyorum ve susuyorum