Kuklacı

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.756
Gösterim
Adı:
Kuklacı
Baskı tarihi:
Ekim 2011
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944979481
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Avrupa Yakası Yayınları
Baskılar:
Kuklacı
Kuklacı
"Ömrüm boyunca sürüklenip durdum, meğer ben de bir kuklaymışım."

Evinden çok uzakta, hiç tanımadığı karanlık bir odada, kelepçeler içinde uyanan Simonize Rexton, kendini vahşi ve kusursuz bir oyunun içinde bulur. Siyah zarflardaki talimatları yerine getirmeyi ve hayatta kalmayı başarabilirse, oyunun sonunu görebilecektir. Tıpkı kendisinden çok uzaklarda uyanan ve aynı korkuları yaşayan diğer kuklalar, Eylül Belen ve Dr. Gregory gibi...

Birbirinden habersiz bu üç sıradan oyuncu; gizemi çözmek ve kuklacıyla yüzleşmek için müthiş bir gerilimin ortasına atılırlar. Böylece San Franscisco-Türkiye-New York üçgeninde oynanan ve insanoğlunun yazgısını değiştirecek esrarengiz bir oyun başlar.

Psikolojik-gerilim ya da gerilim-macera, Türk okurları tarafından oldukça rağbet görmesine rağmen, Türk yazarlarının yeterince üretken olmadıkları bir tür. Bir Türk yazarın kaleminden çıkan 'Kuklacı'nın, özgün konusu ve çarpıcı kurgusuyla, bu türe farklı bir soluk getireceğine inanıyoruz.
(Tanıtım Bülteninden)
400 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Tek kelimeyle BAYILDIM. Kitap nasıl elime geçti hatırlamıyorum ama uzun bir süredir kitaplıkta bekliyordu. Aşırı denecek miktarda polisiye kitap okuduğum ve artık polisiye kurgular beni tatmin etmediği için elim gitmiyordu polisiye kitaplara. Derken kitabın okur yorumlarına baktım ve okuyasım geldi. Daha önce okumadığıma kesinlikle pişmanım, çünkü okusaydım yazarın çıkarttığı tüm kitapları da alır okurdum. Türk yazardan beklenmeyecek bir kurgu saçmalığına girmeyeceğim. Gayet Türklerden çıkabilecek -hatta daha iyisi bile çıkar - bir kurguydu. Satır aralarında yazarın Türk oluşunu gururla hissettim. Biz yaparız, zoru hemen yaparız da imkansız biraz zaman alır:). Kitabın hakettiği ilgiyi görmediğini ve gereken popülariteyi yakalayamadığını düşünüyorum.
400 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
Öncelikle yazar Günay Gafur'u tebrik ediyorum, böyle zeka dolu bir kurguyu kitaplaştırarak bizler ile buluşturduğu için. Eser, polisiye - gerilim tarzında yazılmış, ve yabancı yazarlar ile boy ölçüşecek kalitede. Kitabın kurgusu, ilerleyişi, olayların birbiri ile bağlantısı tek kelime ile dahice olmuş.
Kitap ilk sayfalardan itibaren, gizemi ile okuru içine çekiyor ve sorular karşısında kendinizi cevap verirken buluyorsunuz...
Örnek mi? Buyurun...

Dünyanın sonu sizin elleriniz arasında olsa nelerden vazgeçerdiniz?

İnsan, hırsını, öfkesini intikam duygusu ile besleyerek hangi uç noktalara kadar gider hiç düşündünüz mü?

Bir insan elinde ki tüm olanakları kullanıp, onu iç dünyasında harmanlayıp, unutmadığı geçmişini, yıllar sonra öfkesi ile birleştirip neler yapabilir? Kendi iç dünyasında ki karanlığı, fırsat bulunca avcı kimliğine büründürebilir mi? Yoksa geçmişini zihninin en kuytu köşelerine hapsederek bir daha gün yüzüne çıkarmamak için unutmayı mı tercih eder?

Unutmak! Bir düşünün acaba kaç insan yaşadığı üzüntüleri ve yıkımları unutmak için neleri feda edebilirdi?

Eğer bu sorular ilginizi çektiyse, "Kuklacı" adlı bu eseri mutlaka okumalısınız...

Kitabın konusunu ise..

Birbirinden habersiz farklı şehirlerde yaşayan üç kişi, kendilerine geldiklerinde, onlara emir veren kuklacının, siyah zarflar içinde gönderdiği mektuplarda kendilerine verilen talimatlarını ve tehditlerini okurken,
bulundukları ortama hangi şartlarda geldikleri ile ilgili hiç bir fikirleri olmadığını fark ederler...

Bu üç kişi artık oyunu sahneleyen üç kukladan farksızdır. Hayatları boyunca korktukları her şey ile yüzleşeceklerinden habersiz bir şekilde oyunun kurallarına uyarak, kendilerini neyin beklediğini bilmek isteseler de, kuklacının gerçekliğini de sorgulayarak hırsları uğruna tercih yapmakta gecikmezler...

Kendini olayları sorgularken bulan dedektif Michael Kenway ise otuz beş yıllık mesleki hayatında ki başarılarını da sorgulamaya başlar. Kuklacının kurgusunu bozmak isteyen bu tecrübeli dedektif elinde olmayan ip uçlarından yola çıkarak bu gizemli bulmacayı çözebilmeyi çok istese de, neyi nerede takip etmesi gerektiği konusunda endişeleri ve korkuları ile de yüzleşmesi gerektiğinden habersiz, soruşturmasını sürdürmektedir...

Kuklacı'nın labirentinde ya yolu bulacaksınız, ya da kaybolacaksınız. Tercih kuklaların...
400 syf.
·35 günde·10/10 puan
Hayatın iplerini elinde tut!Ya da kuklalar mezarligindan kendine bir yer seç!
Kitabımı okudum.Genel olarak polisiye_gerilim kitaplarini zaten severim.Yıllardır bir çok yabancı yazardan okuduk,bu tarz bir romanı bir de Türk bir yazardan Günay dan okumak daha keyif vericiydi doğrusu.
Kitap daha ilk sayfada sarıyor sizi ama son 100 sayfayi su gibi ictim desem yeridir.
Okurken resmen ben kukla oldum.Kendimi Dedektif Micheal'in yerine koyup olayları birleştirmeye çalıştım ama buldum dediğim sonuç doğru sonuç çıkmadı sonuçta.Ben de yenildim kabul ediyorum.
Kitapta olmasaydı da olurdu dediğim karakter Vincent'in buz dağı annesi diyorum.Annesi olmadan babası da olayı götürürdü.Olay örgüsünün tamamiyla Turkiye'de geçmiş olması nasıl olurdu acaba diye düşündüm ama olmaması daha yerinde olmuş. Illaki bize bizi hatırlatacak cümleler, mekanlar arayışı içindeyiz ya benim ki de o hesap.
Kitabin konusu hakkinda yazmak istemiyorum sadece ilk okumaya başladığımda yıllar önce izlediğim testere adlı film canlandı gözlerimin önünde ve o şekilde ilerleyecegini düşündüm.Mantık olarak evet anımsattı bana testereyi ama testeredeki kadar işkenceye maruz kalmadı hiçbir karakter.
Kısacası sevgili kitap sever arkadaşlarım polisiye seviyorsanız bu kitaba da listenizde yer vermelisiniz.400 sayfayi çok kısa sürede okuyacaksınız biliyorum.
400 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
Son zamanlarda okuduğum en iyi polisiye ve psikolojik gerilim kitabı oldu Kuklacı. Yazarın hayal gücüne, kurgusuna yarattığı karakterlere hayran kaldım. Neden daha önce okumadığım içinde kendime kızıyorum doğrusu.
Farklı ülkelerde birbirinden habersiz uyanan kişiler siyah zarflarla aldıkları talimatları yerine getirmek için harekete geçerler. Eğer bu talimatlara uymayıp oyuna dahil olmazlarsa ya katil olarak hapise girecek ya da hasta annesi için gerekli parayı temin edemeyeceklerdir. Hayatta kalabilmeleri ve oyunun sonunu görebilmeleri için kurallara uymak zorundadırlar.
Kitabın sonunu asla tahmin edemiyorsunuz tam bir ters köşe kitabın sonu.
Türk yazarlardan kaliteli polisiye ve psikolojik gerilim çıkmaz diye düşünen kişilere tokat gibi bir cevap olmuş Kuklacı. Okuduğum bir çok yabancı yazara taş çıkarır nitelikte. Kesinlikle tavsiye edeceğim kitapların başında geliyor. Dıger kitaplarınıda okumak için sabırsızlanıyorum verdiğim her kuruşa değdi doğrusu. Kaleminize sağlık Günay Bey.
400 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
Daha ilk sayfadan ne olduğunu anlayamadığınız şifreli sözler ve mektuplarla öyle büyük bir gizemin içine çeken bir oyunla karşı karşıya kalıyorsunuz ki kitabın sonunda vay be diyorsunuz.

Kitapta enteresan bir kurgu var. Her an her şey olabilir diye bekliyorsunuz ve bu beklenti ile kitabı elinizden bırakamıyorsunuz.

Simonize Rexton, bir otel odasında yatağa kelepçelenmiş olarak uyanır. Yattığı yerden ona projeksiyon ile bazı şeyler söyleyen şahıs dört cinayet şüphesi ile arandığını söyler ve kendisini aklayabilmek için istediği şeyleri yapmasını ister.

Trabzon'da bir gazeteci olan Eylül Belen, bir kulübede uyanır. Buraya nasıl geldiğini bilmemektedir ve ona da bazı talimatlar verilir. Yapmak yada yapmamak elindedir, fakat katılmamayı tercih ederse sonuçlarına katlanmak zorundadır.

Dr. Gregory ise bir psikiyatristtir ve uyandığında kendisini Türkiye'de bulur. O da bu garip oyuna dahil edilmiştir.

Bu üç kişi artık üç kukladan farksızdır. Hayatları boyunca korktukları her şey ile yüzleşeceklerinden habersiz bir şekilde oyunun kurallarına uyarak, kendilerini neyin beklediğini bilmeden hırsları ve korkuları uğruna oyuna dahil olurlar.  

Sonuna kadar tahmin sınırlarınızı zorlayan, gerilim, heyecan, gizem dolu, zekice kurgulanmış bir kitap. Üstelik de yazarın da ilk kitabı ve muhteşemdi!..

Çok güzel bir biçimde kurulan bu oyunda kuklacının kim olduğunu tahmin etmeniz oldukça zor. Sonu ise inanılmazdı.

Mutlaka okuyun.
400 syf.
·3 günde·Beğendi
Yabancı yazarlardan okumaya alışık olduğum psikolojik gerilim tarzında kitabı ilk defa bir Türk yazarımızdan okudum. Ve çok başarılı buldum. Bundan sonra Türk yazarlarımızın kitaplarını da okumaya çalışacağım.
Olay kurgusu çok farklıydı. İki ülke arasında kurgulanan oyunun ortasında buluyorsunuz kendinizi. Çok güzel bir biçimde kurulan oyunda kuklacının kim olduğunu tahmin etmeniz de çok zor. Sonu beni şaşırttı.
Kesinlikle ikinci kitabı olan Kahini de okumayı düşünüyorum ve siparişini verdim bile.
Psikolojik gerilim tadında farklı bir kitap okumak isterseniz tavsiye ederim. "hayatın iplerini elinde tut! Ya da kuklalar mezarlığından kendine bir yer seç!"
400 syf.
·14 günde·Puan vermedi
Her okuduğum yerli polisiye roman da koltuklarim kabariyor ve diyorum ki az kaldi bizlerin polisiye kitaplari da yakinda en cok okunan kitaplar arasinda yer alacak ve belki de yabanci polisiye kitaplarin pabucu dama atilacak. Iste o güzel kitaplardan birisi de kuklaci. Daha ilk sayfadan ne olduğunu anlayamadığımız sifreli sözlerle ve mektuplarla büyük bir gizemin icine çekiliyorsunuz. Ve oyle bir oyunla karsi karsiya kaliyorsunuz ki insana vay be dedirtecek cinsten. O derece yani. Dünyanın kaderi sizin elinizde olsa ve sizi uzaktan kontrol eden bir mekanizma olsa, oyunun sonunda yaşayip yaşamayacağınızı bile bilmeden verilen komutlari yerine getirseniz ne yaparsınız? Gerilim, heyecan, gizem hepsi bir arada harmanlanmış ve okura sunulmuş. Buna bir de akıcı ve güzel bir anlatim da ekleyin. Tadina doyulmaz artik. Zekice kurgulanmis polisiye kitaplari seviyorsaniz gönül rahatligi ile okumanizi tavsiye ederim. Bu arada tahmin edemeyeceginiz sürpriz finali de hesaba katın derim. ;) Sevgili GünayGafur'un Kalemine yüreğine sağlık.
400 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
"İnsanlığın kaderini değiştirmek üzere olan başka oyuncular var mıydı acaba gökyüzünün altında?"
Müthiş bir konu, muhteşem bir kurgu ile birleşince ortaya fevkaladenin fevkinde bir polisiye/ gerilim romanı çıkmış. İnanın okurken beynim yandı. Sürekli tahminlerde bulundum fakat okuduklarım her türlü tezimi çürüttü. "Bir kurgu ancak bu kadar zekice kaleme alınır “dedim. Günay un kalemine, yüreğine sağlık.
️ Gelelim kitabımızın konusuna;
Simonize Rexton, o sabah gözlerini açtığında, kendisini evinden çok uzaklarda, karanlık bir odada kelepçelenmiş bir şekilde bulur. Yanındaki siyah zarfı dehşet içinde okur. Bir yol seçmek zorundadır. Ya bu oyunun içinde olacak, ya da hayatı alt üst olacaktır.
️ Aynı kaderi yaşayan iki kişi daha vardır. Eylül Belen ve Dr. Gregory onlar da aynı şekilde bir seçim yapmak zorundadır. Yaptıkları seçim onları kusursuz bir oyunun birer kuklası haline dönüştürecektir. Birbirlerinden habersiz bu üç kişi, siyah zarflarla gelen talimatları yerine getirmeleri gerekmektedir.
️ Ortadan kaybolan insanlar ve bulunan cesetlerin boyunlarında asılı olan kukla resmi Dedektif Michael Kenway için tek ipucudur. Bu olayı çözmek için elinden geleni yapar. San Franscisco, Türkiye ve New York üçgeninde oynanan oyunu çözmesi pek mümkün görünmemektedir.
️ Oyunun kuklaları olarak seçilen üç kişi bu oyundan sağ sağlim kurtulup, onlara bu dehşeti yaşatan kuklacı ile yüzleşebilecekler miydi?
Peki ya Dedektif Michael Kenway bu olayı çözebilecek miydi?
️ Cevapları merak ettiyseniz, mutlaka bu kitabı alıp okumalısınız.
Herkese gönülden tavsiyemdir.
Keyifli okumalar.
400 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Günay Gafur'a ait bir solukta okunan bir polisiye romani.siyah zarflarla ilerleyen bir cinayet soruşturmasında her adımda yeni bir olay örgüsünün ici ne dalıyor insan. Kahin adlı kitabindakinden farklı olarak yapmış olduğu kurgu, yazar gizem oluşturmak ve çözmek konusundaki hünerini sergilemiş. Kurgularını anlatırken olayların geçtiği yerlere dair yaptığı tasvirlerle kendinizi sanki orada bir yerlerde siz de izliyormuşsunuz hissi oluşturuyor.
Kesinlikle okunması gerekn türk polisiye romanı.
400 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
Tek kelimeyle: Dahiyâne...

Kitapla ilgili yapacağım yorum bundan ibaret. Türk yazarlarla ilgili Polisiye -Gerilim konusundaki önyargıyı yok edebilecek bir kitap.

Ancak şunu da belirtmeliyim ki nasıl bir hevesle başladiysam ( sanırım 25' inci sayfadaydı) kuralları sıralarken 3' ten sonra 4' ü atlayıp 5'e geçmesinin altında uzunca bir süre sebep aradım edense:) Yazar dikkatimi ölçüyor, bilerek 4' ü atladı sandım ama zekice yazılmış kitap beklentimi biraz abartmışım:)
400 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10 puan
Cook beğendim....tavsiye ediyorum...konusu ve yazim dili çok başarılı ve çok akıcı ... Günay Gafur bilindik polisiye kitaplarından çok farlı Kuklacı
400 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen, gereksiz ayrıntılar dışında başarılı bulduğum ve sonunu tahmin etmeme rağmen; akıl dolu bir konuyla yabancı yazarlarla yarışacak düzeyde olan bir kitap..
"Biz gerçekten bir kukla sahnesindeyiz;
Kuklacı felek usta, kuklalar da biz.
Oyuna çıkıyoruz birer, ikişer;
Bitti mi oyun, sandıktayız hepimiz."
"Zaman işlemeye başladı! Her şey sona erdiğinde insanoğlunun kaderini değiştireceksiniz... Sonsuza kadar.. Ve... BU SİZİN YAZGINIZ!"
Bu mektubu okumaya başladığınız andan itibaren, yapacağınız her hareketin sorumluluğu size ait olacaktır Mr. Rexton. Yolunuzu, benim size sunduklarım değil, sizin seçimleriniz belirleyecek. Unutmayın! Ben sadece yürüyebileceğiniz yollar sunarım ama o yolda yürüyen her seferinde siz olacaksınız.
"Ben dünyaya insanları güçlü yapmak için gelmedim,
onların güçsüzlüklerini kullanmak için geldim." Adolf Hitler
Günay Gafur
Sayfa 29 - Fantastik Kitap

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kuklacı
Baskı tarihi:
Ekim 2011
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944979481
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Avrupa Yakası Yayınları
Baskılar:
Kuklacı
Kuklacı
"Ömrüm boyunca sürüklenip durdum, meğer ben de bir kuklaymışım."

Evinden çok uzakta, hiç tanımadığı karanlık bir odada, kelepçeler içinde uyanan Simonize Rexton, kendini vahşi ve kusursuz bir oyunun içinde bulur. Siyah zarflardaki talimatları yerine getirmeyi ve hayatta kalmayı başarabilirse, oyunun sonunu görebilecektir. Tıpkı kendisinden çok uzaklarda uyanan ve aynı korkuları yaşayan diğer kuklalar, Eylül Belen ve Dr. Gregory gibi...

Birbirinden habersiz bu üç sıradan oyuncu; gizemi çözmek ve kuklacıyla yüzleşmek için müthiş bir gerilimin ortasına atılırlar. Böylece San Franscisco-Türkiye-New York üçgeninde oynanan ve insanoğlunun yazgısını değiştirecek esrarengiz bir oyun başlar.

Psikolojik-gerilim ya da gerilim-macera, Türk okurları tarafından oldukça rağbet görmesine rağmen, Türk yazarlarının yeterince üretken olmadıkları bir tür. Bir Türk yazarın kaleminden çıkan 'Kuklacı'nın, özgün konusu ve çarpıcı kurgusuyla, bu türe farklı bir soluk getireceğine inanıyoruz.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 194 okur

  • Ayşe h
  • Semra Ünlü Kaplan
  • Gülbeyaz kutlu
  • Melisa Menemencioğlu
  • Bora kartal
  • Özge Rabia
  • Buket YOLDAŞ
  • ahmet çetin
  • Ozan Uncu
  • Nevin Eken

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%0
13-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%0
25-34 Yaş
%26.7
35-44 Yaş
%40
45-54 Yaş
%33.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%76.7
Erkek
%23.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.7 (33)
9
%16.3 (17)
8
%12.5 (13)
7
%2.9 (3)
6
%1 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0