Adı:
Kürtmüşüz
Baskı tarihi:
Temmuz 2010
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055690236
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kurgu Kültür Merkezi
...
"Anlaşıldı mı?" diye sordu.
"Anlaşıldı!" dedik.
"Anlaşıldı komutanım, diyeceksiniz ulan, anlaşıldı komutanım!"
Ses etmedik, birbirlerine baktılar ve çavuş yanındakine başıyla işaretini verdi, er bağırdı:
"Dayak vaziyeti alll!"
Dayak yemeyi anladık tamam da, bu "vaziyet" nasıl alınacak, onu bilmiyoruz işte! Biz içeride, onlar dışarıda ve aramızda demir parmaklıklar var. Ama öğrenmemiz uzun sürmedi, önce ellerimizi parmaklıklardan dışarıya uzattık, patlayıncaya kadar vurdular, sonra da sırtüstü yatıp ayaklarımızı çıkardık. Zaten akşamdan parçalanmış el ve ayaklarımın sızısı yeniden beynime dolmaya başladı. Çığlıklarımız bütün cezaevinden duyulana kadar devam eden bir falaka faslı yaşadık. Sonra bir kaç marşın yazılı olduğu kağıtları içeriye atıp: "Bunlar yirmidört saatte ezberlenecek , yoksaaa..." dediler ve gittiler.

Burası bir cehennemdi.
Burası bir cezaevi falan değildi, düpedüz bir kamptı.
Bu ülkede Kürtlerin çektiği acılara ve eşitsizliğe ağırlık vermiş sayın yazar. Kendine Türk milliyetçisi diyenler mutlaka okumalı. Ayrıca başarılı bir otobiyografi örneği.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kürtmüşüz
Baskı tarihi:
Temmuz 2010
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055690236
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kurgu Kültür Merkezi
...
"Anlaşıldı mı?" diye sordu.
"Anlaşıldı!" dedik.
"Anlaşıldı komutanım, diyeceksiniz ulan, anlaşıldı komutanım!"
Ses etmedik, birbirlerine baktılar ve çavuş yanındakine başıyla işaretini verdi, er bağırdı:
"Dayak vaziyeti alll!"
Dayak yemeyi anladık tamam da, bu "vaziyet" nasıl alınacak, onu bilmiyoruz işte! Biz içeride, onlar dışarıda ve aramızda demir parmaklıklar var. Ama öğrenmemiz uzun sürmedi, önce ellerimizi parmaklıklardan dışarıya uzattık, patlayıncaya kadar vurdular, sonra da sırtüstü yatıp ayaklarımızı çıkardık. Zaten akşamdan parçalanmış el ve ayaklarımın sızısı yeniden beynime dolmaya başladı. Çığlıklarımız bütün cezaevinden duyulana kadar devam eden bir falaka faslı yaşadık. Sonra bir kaç marşın yazılı olduğu kağıtları içeriye atıp: "Bunlar yirmidört saatte ezberlenecek , yoksaaa..." dediler ve gittiler.

Burası bir cehennemdi.
Burası bir cezaevi falan değildi, düpedüz bir kamptı.

Kitabı okuyanlar 8 okur

  • Ayşe Ay
  • ilker çoban
  • Esra Sertdemir
  • Yunus Ilhan
  • Gülşah Yelekin
  • Razmuhi
  • Naci Deniz
  • Bahar Acar

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (2)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0