Kuru Sevda

·
Okunma
·
Beğeni
·
742
Gösterim
Adı:
Kuru Sevda
Baskı tarihi:
Mart 2009
Sayfa sayısı:
190
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750404511
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Literatür Yayıncılık
Demokrasi deneyimleri, iktidar değişiklikleri bile aydın geçinen çevrelerde Makal'ın uyandırdığı şaşkınlık, yılgınlık ve hayreti uyandıramamıştır. Kamuoyu, yüzyıllardan beri ilk kez efendimizi, köylünün ne olduğunu bir köy çocuğunun ağzından dinliyor. Bu kitapların yazınsal yönü ise, hiç de bir romandan ya da herhangi iyi bir hikâyeden aşağı değil. Makal'ın gayet sağlam ve iyi bir anlatımı var. Mahmut Makal'ın Kuru Sevda'sı, yalnız okunması değil, aynı zamanda üzerinde ibretle durulması gereken bir eser olarak okuyuculara salık verilebilir... (Akis dergisi) Kuru Sevda'daki hikâyelerin hepsi de birbirinden ilginç ve sürükleyici. Başladıktan sonra bırakamadım. Gizli bir büyü var herhalde Makal'ın kaleminde. Hikâyede aranan nedir? Olay mı, dil ve anlatım mı, kuruluş mu? Bunların hepsi en güzel bir biçimde birleşmiş Kuru Sevda'daki yazılarda. Gözlem keskinliği ve gerçeğin saptanışı da cabası. Makal'ın öteki hikâyecilerden ayrıldığı nokta da burasıdır zaten. Salt hikâye yazmış olmak için yazmıyor. Çok yakından bildiği köy sorunlarını, bir makale kuruluğu ve sıkıcılığı içinde değil, benliğimizi sarsacak, yüreğimizi burkacak şekilde, sürükleyici hikâyeler halinde anlatıveriyor. Makal'ın bütün kitaplarında üzerinde durulması gereken önemli noktalardan biri de içtenliğinin ve milliyetçiliğinin yazarın tüm benliğini sarmış olmasıdır. Bu duygudur ki onu hep acı konuşmaya, gerçeği abartmadan, yüzümüze şamar vururcasına, korkusuzca önümüze sermeye yöneltiyor.

Oyalamaca oynayan birçok sanatçımızın yanında Makal gibi birinin bulunması gerçekten ferahlatıyor insanı. Anlatış güzelliği ve insanı alıp götüren sürükleyiciliği içinde, her satırda bir dert de aynı zamanda deşilmiş. Okumalı Makal'ın Kuru Sevda'sını da. Köylümüzün kuru kuruya peşine düştüğü şeyler gerçekten ustaca verilmiş. Meğer nelerle oyalanmış köylümüz yüzyıllardır; hayatı seveceği yerde... -Osman Senkoş- (Varlık dergisi)
(Tanıtım Bülteninden)
190 syf.
Makal, Anadolunun ortasındaki köylerin çaresiz durumunu, insanı sarsan bir gerçekçilikle dile getiriyor.Anadolu köylerinin sefalet ve ge­riliğininbetimlenmesi,çalışkan, hisli eskiyle yeninin karşılaşmasını ve kişi­sel cesaretin, eğitimin ve içten gelen öfkenin bir belgesi durumunda eser.

"Yapımız böyle kurulmuş toplum olarak. Oku­manın anlamı, her şeyden el etek çekmektir. İşler, okuma olanağına kavuşamamış Fatmaların,Osman­ların omuzundadır. Kimbilir, onları okutmamak, böyle bırakmak, olanaksızlıklardan çok, böyle kal­mamalarını isteyişimizdendir."


Ne kadar yan çizersek çizelim, bu ger­çek vardır. Bunu gözlemek için, büyük şehirlerde yaşayanların şöyle iki yanına baklamaları yeterlidir,sırtında urbası,ürkek bakışlı insan kümelerinin,nereden ve niçin geldiklerini gören gözler bilmelidir...

"Niye böyleyiz acaba?

Doğuluyuz bir kere. Düşünüşümüz, anlayışımız, görüşümüz, tutumumuzla doğuluyuz. Kafamızı yormaktansa çıkarımızı kovalamak daha çok işimize geliyor. Duyduklarımıza, hem de duyduklarımızın işimize gelen yanlarına inanıverip huzura kavuşu­yoruz. Ondan. öteye gözlerimiz bir şey görmüyor.
Kalın kalın perdeler gözlerimizde."

İşin en acı yanı,bu kadar gözü kapalı, yüreği sağır oluşlarına ağlasak, yaraşır... Ama az da olsa, bunlara karşı duran gerçek aydınlarımız da yok değil. Onlar yüzünden umutluyuz. Bin deli düşmana bir akıllı. dost yeter demiş atalar. Yazarımızında dediği gibi...

Dımbış Nine boşuna söylemezdi:
Geç gelen yaza, çok konuşan kıza, düzensiz saza, he­men gülen yüze, dayanağı olmayan söze, inanma diye ... ( bu kitabı okuduktan sonra heç inanmıyom ninem... :)) Bizim Aksaray'ın köyünden bir nine bende kitaptan öğrendim.)


Farık Nafız Çamlıbel'in dediği gibi;
Gurbet geceden kara , özlem ölüm den acı
Ne zaman varacağız bu köye arabacı?

ne zaman varacaklar bu köylere...

İnsan onuruna yakışmayacak biçimde sürdürülen bu yaşam öy­küsü okuyan herkesi sarsacak ve Aklınızı alacak
Kitap yalnızca köydeki yapıyı ortaya koymamış, köylünün düşünme biçimini yansıtmıştır bizede....

Kitabı okuyunca birkaç gündür uykusuz ve gözle­rimi ovalaya ovalaya kalkmaya çalıştım ama kalkamadım. Kafam zonklamaya başlamıştı, gözlerimin önü kararmaya,dağınık kafamla... Bana düşünmek kalmıştı gene geriye...
Hemşerimi okuyun, okutturun... Tavsiye ederim....
190 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
1960'lı yılların Türkiye'sinde oy deposu olarak görülen köylerimizin masalsı değil, tüm çırılçıplaklığı. Eğitimsizlik, batıl inançlar, imkansızlık, çaresizlik... Köylüyü kalkındırmayı değil kandırmayı; onun okumamasını, uyanmamasını amaçlayanlar. Kemiğe bıçak gibi giren yazarın öyküleri, toplumsal gerçekçiliğin en nadide örneklerinden.
"Arı satmışlar, namusu tellala vermişler. Rahatlık dedin mi ; para dedin mi dere tepe yürüyorlar. Alınteriynen ekmek yemeye gelen hiç yok...."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kuru Sevda
Baskı tarihi:
Mart 2009
Sayfa sayısı:
190
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750404511
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Literatür Yayıncılık
Demokrasi deneyimleri, iktidar değişiklikleri bile aydın geçinen çevrelerde Makal'ın uyandırdığı şaşkınlık, yılgınlık ve hayreti uyandıramamıştır. Kamuoyu, yüzyıllardan beri ilk kez efendimizi, köylünün ne olduğunu bir köy çocuğunun ağzından dinliyor. Bu kitapların yazınsal yönü ise, hiç de bir romandan ya da herhangi iyi bir hikâyeden aşağı değil. Makal'ın gayet sağlam ve iyi bir anlatımı var. Mahmut Makal'ın Kuru Sevda'sı, yalnız okunması değil, aynı zamanda üzerinde ibretle durulması gereken bir eser olarak okuyuculara salık verilebilir... (Akis dergisi) Kuru Sevda'daki hikâyelerin hepsi de birbirinden ilginç ve sürükleyici. Başladıktan sonra bırakamadım. Gizli bir büyü var herhalde Makal'ın kaleminde. Hikâyede aranan nedir? Olay mı, dil ve anlatım mı, kuruluş mu? Bunların hepsi en güzel bir biçimde birleşmiş Kuru Sevda'daki yazılarda. Gözlem keskinliği ve gerçeğin saptanışı da cabası. Makal'ın öteki hikâyecilerden ayrıldığı nokta da burasıdır zaten. Salt hikâye yazmış olmak için yazmıyor. Çok yakından bildiği köy sorunlarını, bir makale kuruluğu ve sıkıcılığı içinde değil, benliğimizi sarsacak, yüreğimizi burkacak şekilde, sürükleyici hikâyeler halinde anlatıveriyor. Makal'ın bütün kitaplarında üzerinde durulması gereken önemli noktalardan biri de içtenliğinin ve milliyetçiliğinin yazarın tüm benliğini sarmış olmasıdır. Bu duygudur ki onu hep acı konuşmaya, gerçeği abartmadan, yüzümüze şamar vururcasına, korkusuzca önümüze sermeye yöneltiyor.

Oyalamaca oynayan birçok sanatçımızın yanında Makal gibi birinin bulunması gerçekten ferahlatıyor insanı. Anlatış güzelliği ve insanı alıp götüren sürükleyiciliği içinde, her satırda bir dert de aynı zamanda deşilmiş. Okumalı Makal'ın Kuru Sevda'sını da. Köylümüzün kuru kuruya peşine düştüğü şeyler gerçekten ustaca verilmiş. Meğer nelerle oyalanmış köylümüz yüzyıllardır; hayatı seveceği yerde... -Osman Senkoş- (Varlık dergisi)
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 23 okur

  • Orhan Sönmez
  • Mando
  • Gökhan
  • Büşra A.
  • Selim Günseli
  • Lord Among Wolves
  • Barış
  • Murat Karahan
  • Oktay Demir
  • Tuco Herrera

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%55.6 (5)
9
%33.3 (3)
8
%0
7
%11.1 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0