Adı:
Kutlu Dağ
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
421
Format:
Karton kapak
ISBN:
978-975-437-741-5
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken
"Vaktiyle, yıllar önce Türk illerinde, Uygur ülkelerinde bir (Kutlu Dağ) varmış. Kutlu Dağ bir kaya yığını imiş. Türk'ün mutluluğunu, beraberliğini başarısını sağlarmış. Kutlu Dağ sağlam, Kutlu Dağ sert, Kutlu Dağ kolay kolay yıkılmazmış.

Onu yağmurlar, fırtınalar, kavurucu güneş bile eritip parçalayamazmış. Ama çok evvelleri Kutlu Dağ'a gelmeden önceleri, belki de onbinlerce yıl evvel, insanlar, yalnızlık ve korku içinde yaşarlarmış. Yaşama sevinci ve arzusuyla birlikte geleceğe bir şeyler bırakma isteği de doğmuş insanların içinde. Sığınacak bir varlık, bir inanç aramış o insanlar yıllarca."

Selçuklu tarih sahnesinden çekilirken, yeni Kutlu Dağ'ı Söğüt'te bulan Kayı erleri ve bacıları bütün varlıklarıyla bir hedefe kilitlenmişlerdi: "İl"i ve "töre"yi yaşatmak...

Bu roman "Devlet-i ebed müddet" fikrini kuvvetlendiren bir yenilenmeyi, Osman gazi önclüğünde verilen mücadeleyi anlatıyor.
- Bekir Büyükarkın
İlk başlarda Devlet Ana kitabı ile aynı konuyu benzer karakterlerle işlemesi sebebiyle taklit bir kitap mı okuyorum diye düşündüm. Ama konular aynı olsa da hikayenin anlatılış biçimi, kullanılan dil kitapları birbirinden ayırıyor. Son okuduğum kitaplar arasında en akıcı tarihi romandı. Tarihi romanlardaki aşk hikayelerinden hazzetmeyen ben bile Aydoğdu sevdiğine kavuşacak mı diye merak edip durdum. Aralara sıkıştırılan tasavvufi cümleler ise öylesine koyulmuş cümleler değil; devlet ve millet ilişkisine ilişkin ve gerçek aşk beşeri aşk ayrımına dair fikirler barındıran cümlelerdi. Bir tek bazı olayların sonlanış biçimi hoşuma gitmedi, biraz kısa tutulmuş gibi geldi. Osmanlı kuruluş dönemine dair bir kitap okumak isteyenler için Devlet Ana ve Osmancık kitapları ilk akla gelenler ama Kutlu Dağ kitabına da bir göz atın derim.
Bir suçum, bir hatam olursa beni kınayın, beni yargılayın! Aslı budur; bey yönettiğinin üstünde değildir. Bey adil olmak gerektir.
Bekir Büyükarkın
Sayfa 30 - Ötüken Neşriyat
Şeyh Edebalı tane tane söyledi ve talip eskisine nazaran daha sakin ve daha inançla tekrarladı:
"Hırs kapısını bağlayıp cömertlik kapısını açacaksın. Kahır kapısını bağlayıp iyilik kapısını açacaksın. Kin kapısını kapatıp hoşgörülük kapısını açacaksın. Tokluk kapısını bağlayıp riyazet kapısını açacaksın. Halktan ümit kapısını kilitleyip Hak'tan rica kapısını aralayacaksın. Boş laf söyleme kapısını bağlayıp bilgi kapısını açacaksın. Şeytanlık kapısını kapatıp Tanrı'ya inanış kapısını açacaksın..."
Bekir Büyükarkın
Sayfa 56 - Ötüken Neşriyat
- Irmaklar nasıl akarmış öğrendin mi?
- "Allah, Allah deyu" der şair.
- Aşk neymiş bildin mi?
- Ona hoş görünmek, ona yaranmak, onun sevgisini kazanmaktır aşk.
- Nasıl dünyaya gelmişsin anladın mı?
- Kendini görmek istemiş, kendinden bir parça vermiş bize.
- Zafer neymiş?
- Nefsini yenmek.
- Dost kimmiş?
- Kendini tanımak!
- Düşman kimmiş?
- Kendi nefsimiz!
- Mal mülk neymiş?
- Ruhtan başka satılan her şey!
- Sever misin?
- Sabrederim!
Bekir Büyükarkın
Sayfa 324 - Ötüken Neşriyat
- Oğul dünya nedir?
- Bir emanet! Alacaklısı için yaşanır.
- Yurt nedir?
- Bacası tüten bir ev.
- Türk'ü sever misin?
- Dal ağacıyla övünür!
Bekir Büyükarkın
Sayfa 324 - Ötüken Neşriyat
- Moğollar Oğuzları sürerken kılıcımız yok muydu? Yüreksiz miydik?
- Vardı!
- Neden kaçtık?
- Neden mi?
- Bulamadın değil mi? Ben söyleyeyim sana; dağılmıştık, birbirimizi tanıyamaz olmuştuk. Törelere, yasalara, bilgiye sırt çevirir olmuştuk, inancımızı yitirmiştik. Kaba kuvvet o vakit ezdi seni. Kendini küçük gördüğün için çiğnedi seni kaba kuvvet. Moğol da başka güçlere omuz silktiği için yıkılacak. Ama sen o gerçeklere saygı duyduğun, onun üstünlüğüne inandığın, onu beslediğin sürece yaşarsın. Şimdi biz burada bu gerçekleri topluyoruz. İnanıyor musun bana Kaya Alp?
Bekir Büyükarkın
Sayfa 257 - Ötüken Neşriyat

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kutlu Dağ
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
421
Format:
Karton kapak
ISBN:
978-975-437-741-5
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken
"Vaktiyle, yıllar önce Türk illerinde, Uygur ülkelerinde bir (Kutlu Dağ) varmış. Kutlu Dağ bir kaya yığını imiş. Türk'ün mutluluğunu, beraberliğini başarısını sağlarmış. Kutlu Dağ sağlam, Kutlu Dağ sert, Kutlu Dağ kolay kolay yıkılmazmış.

Onu yağmurlar, fırtınalar, kavurucu güneş bile eritip parçalayamazmış. Ama çok evvelleri Kutlu Dağ'a gelmeden önceleri, belki de onbinlerce yıl evvel, insanlar, yalnızlık ve korku içinde yaşarlarmış. Yaşama sevinci ve arzusuyla birlikte geleceğe bir şeyler bırakma isteği de doğmuş insanların içinde. Sığınacak bir varlık, bir inanç aramış o insanlar yıllarca."

Selçuklu tarih sahnesinden çekilirken, yeni Kutlu Dağ'ı Söğüt'te bulan Kayı erleri ve bacıları bütün varlıklarıyla bir hedefe kilitlenmişlerdi: "İl"i ve "töre"yi yaşatmak...

Bu roman "Devlet-i ebed müddet" fikrini kuvvetlendiren bir yenilenmeyi, Osman gazi önclüğünde verilen mücadeleyi anlatıyor.
- Bekir Büyükarkın

Kitabı okuyanlar 21 okur

  • Nazende
  • Alper Yıldırım
  • Barış Büyük
  • Mesut Emre ÇELENK
  • Necdet Aydar
  • E. Yıldırım
  • Gülsüm
  • de Li
  • Aybeniz
  • Bilgece

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%10 (1)
9
%50 (5)
8
%20 (2)
7
%10 (1)
6
%0
5
%0
4
%10 (1)
3
%0
2
%0
1
%0