Metafizik üzerine...
Metafizik, ilk ilkeler ve ilk nedenlerin bilimi olarak tanımlandı. Konusunun ne olduğuna Aristoteles şöyle cevap verdi: bu konu Varlık olmak bakımından Varlık ve onun özsel nitelikleridir. Ancak bu hala yetersiz kalmaktadır. Bu Varlık olmak bakımından Varlık nedir? Onun hangi gerçekliği olduğunu kabul etmek gerekir? O tümel mi yoksa birey midir? Eğer bir tümelse basit bir soyutlama karşısında bulunmuyor muyuz? Eğer bireysel bir varlık ise, doğası nedir ve o nasıl elde edilebilir? Aristoteles bunu tam olarak çözmese de çözümlerinin öğeleri ortaya koymuştur. O, önce Varlık olmak bakımından Varlık'ın gerek ilineksel anlamda varlıktan, gerekse doğru anlamında varlıktan farklı olarak mutlak olarak var olan varlık olduğunu ve yalızca varlığın özel bir görüntüsünü göz önüne alan bilimlerden farklı olarak Metafizik'in tüm gerçeklik ve bütünlüğünde varlığı incelediğini açıklığa kavuşturur. Bu Varlık, bu özellikleri itibariyle, diğer teoterik bilimlerin, yani Fizik ve Matematiğin konularını teşkil eden şeyle karşılaştırılamaz. O, Metafizik'i en yüce bilim, her türlü gerçekliği içine alan bilim kılan bir genellik, bir evrenselliğe sahiptir. Ancak öte yandan bu evrensellik, bireyselliği dışarı atmaz ve Metafizik'in gerçek adı Teoloji dir.
Metafizik o halde, her şeyden önce, şeylerin özünün kendini açıklama amacına sahip bir ontoloji olarak kendisini takdim eder. Ancak araştırmasının evrensel özelliği, onun somut ve realist kısmını gözden saklamamalıdır. Onun çözeceği sorun, soyut ve belirsiz bir sorun değildir; hangi varlıklar olurlarsa olsunlar, tüm varlıkların özü ve tanımı sorunudur. Başka bir deyişle bir varlığı o varlık, bir insanı bir insan, bir masayı bir masa yapan şey nedir? Ne Platon'un ileri sürdüğü gibi Diyalektik, ne de hatta (tanımdan hareket
Öyleyse ortaya çıktı ki varlık iki anlamda kullanılır: [a] Hiçbir başka şey için söylenmeyen son taşıyıcı ve [b] belirli bir şey olarak müstakil de olabilen, her bir şeyin form ve biçimi bu gibi bir şey.
- " (…) Şimdi olduğu gibi başlangıçta da insanları felsefe yapmaya iten şey, hayret olmuştur...
Efsaneyi seven de bir anlamda bilgeliği sevendir.
Çünkü efsane, hayret verici şeylerden meydana gelir..."