Lamekan #okudumbitti
#Lamekan ’ı okuduğumda, sade anlatımıyla derin bir dramın içine çekildim. Minel’in daha yedi yaşındayken, doğum gününde yaşadığı korkunç trajediyle hayatının nasıl altüst olduğunu okumak, yüreğime dokundu. Annesini ve kardeşi Zeynep’i kaybettiği o kaza, sadece onun değil, ailesinin de bütün hayatını etkileyen bir dönüm noktasıydı. Bir çocuğun, sırf hediye isteği yüzünden bu denli ağır bir suçluluk duygusuyla baş başa kalması, insanı derinden sarsıyor.
Minel’in yetimhane günleri, onun hem öksüz hem de yetim kalmasının acısını daha da derinleştiriyor. Babasının ona duyduğu öfke ve suçlamalarla başa çıkmaya çalışırken, Minel’in içsel mücadelesi okuyucuyu düşündürmeye itiyor. Ancak kitabın sonunda ortaya çıkan gerçekler, hikâyenin seyrini bambaşka bir yöne çeviriyor ve önyargıların ne kadar yıkıcı olabileceğini gözler önüne seriyor.
‘Lamekan’ kelimesinin anlamı olan “yersiz, yurtsuz” Minel’in yaşadıklarıyla tam anlamıyla örtüşüyor. Yazar, hikâyeyi sade ve yalın bir dille anlatırken, derin bir dramı büyük bir ustalıkla işliyor. Bu kitap, aile dramlarına ve insan psikolojisine ilgi duyanlar için adeta bir hazine. Minel’in öyküsü, her sayfasında sizi derin duygulara sürüklerken, önyargıların hayatlarımız üzerindeki yıkıcı etkisini bir kez daha hatırlatıyor. Dram ağırlıklı, etkileyici ve düşündürücü bir roman arayanlara kesinlikle tavsiye ederim.
#kitapkolikkafasikitapyorumu @aleykrkrt @perseusyayinevi