Puan

6.510 üzerinden
108 kişi
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2021 50. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2021 20:41
Çocukluğunda bir sokak serserisi, anarşist öğrenci ve kurnaz satranç oyuncusu olan, İsviçre’de bir enstitünün dahi ve aynı zamanda en genç profesörü Martin Van Vliet ve kızı Lea’nın yaşadığı kalp kıran bir trajedi Lea. Çocukluğundan beri insanlarla iletişimde zorlanan Martin, tek istisna olan kişi, karısı Cecile’i zorlu tedaviler sonrası kaybetmiştir. İçine kapanan kızına ulaşmakta zorluk çekmektedir. Lea’yı içinde olduğu ruh durumundan çıkaran, metro istasyonunda duyduğu keman sesi olur. Birden canlanan Lea için yeni bir dönem başlar. Sekiz yaşında bir çocuktan beklenmeyecek şekilde kararlı ve inatçı bir şekilde keman kariyerine başlar. Hayatına giren iki keman öğretmeni Lea’nın içindeki büyük yeteneği ortaya çıkarırlar. İlk öğretmeni Marie Pasteur ve sonraki öğretmeni David Levy ile Lea arasındaki ilişki Lea açısından çok daha fazlasıdır; duygusal açıdan çok fazla bağlanır bu iki kişiye. Martin kendini dışarıda kalmış hisseder, yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunun farkındadır. Lea’nın tutkusu ve inatçılığı sebebiyle müdaheleden kaçınır. Fakat sahne aşkı, başarı hırsı ve inatçılığının gerisinde ruhsal açıdan büyüyemeyen bir çocuk olduğu çok geç anlaşılır. Kızını frenlemek isterken diğer yandan onun iradesine karşı koyamayan Martin ve Lea arasındaki iletişimsizlik, baba ve kızının hayatını geri dönülmez şekilde değiştirir. Hikaye gerçek anlamda trajedi. Hikayenin başında, sona dair ipuçları veriliyor ve adım adım gidiliyor trajik sona. Başından sonuna boğazımda düğümle okudum ve duygusal açıdan çok zorlayıcı oldu benim için. Hikayeleri benim gibi içselleştirerek okuyanlar anlayabilir hissettiklerimi. Pascal Mercier son zamanlarda çok severek okuduğum yazarların başında geliyor. Ne yazarsa yazsın büyük zevkle okurum.
LeaPascal Mercier · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2014343 okunma
8/10
·248 syf.··
2024 18. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2024 10:09
Muazzam etkilendiğim bir kitap oldu. Özellikle ebeveynlerin okumasını isterim ve herhangi bir şeye tutku duyan ve hırs ile çağlayan kişiler için farklı bakış açıları oluşturabilir. Lea annesini kaybettiğinde henüz küçük bir çocuktur ve içine kapanır, babası için ona ulaşmak oldukça zordur ta ki Bern garında bir kadının elinden keman sesi duyana kadar. Sese yönelir, ve keman çalan kişiyi izlemeye başlar. Bunu fark eden babası Martin Van Vliet ilk işi kendisine keman almak olur. Lea tüm enerjisini ilgisini keman ve notalara yöneltir. Notalardan kendisine bir kale inşaa eder ve onun bu çabası, yeteneği etrafındaki insanlara ilahi bir güç olarak görünür. Çok erken yaşta azim ve hırs ile keman ile bütünleşen Lea daha sonrasında bu hırsın kendisine verdiği zararlar ile de yüzleşmek zorunda kalacaktır. Bütün bu süreçte ise babası hep arkasındadır, kızını anlamak için elinden gelen her şeyi yapar. Doğru ve yanlışlarıyla bu baba karakteri, insanın içini eritiyor. Bu kendinden vazgeçiş, bu sevgi beni bitirdi.
LeaPascal Mercier · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2014343 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·244 syf.·
2021 35. kitabı
Yazarından okuduğum ilk eser olmakla beraber, bu eser yazarın yazdığı son romanmış. Benim de talihim bu ya, yazarların hep son yazdıklarından başlıyorum onları okumaya, tanımaya. Eser bir baba ve kızının trajik öyküsünü hüznğn bol olduğu bir mecrada anlatıyor. Aslında burada yazana anlatıcının hikayesi ve yazanın da kendi hikayesi karşılaştırmalı olmasa bile karışık bir şekilde anlatılıyor. Bence bu kadar karmaşaya gerek yoktu. Hem başkasının öyküsünü anlatırken arada kendi öyküsünün kırıntılarını da işe katmak, okurun kafası az da olsa karıştırıyor. Romanın Kahramanı olan küçük kızın psikolojik analiz ve betimlemeler, ruh dünyasının çözümlemeleri insanı etkileyecek nitelikte. Ebeveynlerinden birinin ölümü ile çocukların düştüğü büyük buranın resmi niteliğinde olan eser, genel bir sonucu hak etmese de özel de çocuğun yaşadığı problemlerin, bir problem Dünyası yarattığı anlatılmaya çalışılmış. Burada baba figürünün korumacı tarafının zararlarından söz edildese de ben buna pek inanmıyorum.
LeaPascal Mercier · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2014343 okunma
6/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2026 23:21
Sonunda bu karamsar kitabı bitirdim çok şükür. Kitap kesinlikle kötü yazılmamış, kurgusu güzel ancak aşırı derecede ağır bir kitap olmuş. Hem duygusal olarak hem de yazısal olarak ağır bir kitaptı. Lea, küçük bir kız çocuğuyken annesini kaybetmesi ile birlikte babası Martijn ile baş başa kalır. Küçük bir kız çocuğu olarak annesi ile daha yakın olduğu için de annesinin gitmesini atlatamazken bir gün metro istasyonunda keman sesi duyar ve koşup dinler ve o keman sesinden çok etkilenir böylelikle Lea’nın keman ile olan ilişkisi başlar. Martijn kızının anne kaybından ve duygusallığından sonra kemana olan ilgisini körüklemek için bir keman alır ve o sırada da Marie ile tanışırlar ve Marie Lea’ya hocalık yapar. Maalesef bence Martijn’in psikolojik sorunları var ve aynı Lea gibi kendisini insanlara bağlayıp başka insanlar ile samimi olduklarında kıskançlık ve karamsarlık yapıyorlar Lea da aynı şekilde. Bir süre sonra Lea kemanı ile çok iyi yerlere gelir ve Levy ile karşılaşır ve Levy ile çalışmaya başlar. Levy yaşça büyük olmasına rağmen Lea’yı çok etkilemiştir ve Lea resmen aşık olur ancak mutlu son ile bitmez ve bu Lea’yı ve babasını mutsuz sona iter. Kitap başlarda size kafanızda farklı farklı senaryo yazdırıyor en son o yazdırdığı hiçbir senaryoya uymuyor. Babası iyi olmasına rağmen duygularını çok fazla içinde yaşayan ve dış etkisi fazla olmayan ve dış etkilerden çok fazla etkilenen bir karakter olduğundan bir noktada sizi kanser ediyor. Güzel kitaptı tek sıkıntısı akmadı kitap bazı noktalarda çok durağandı ve çok karamsardı insanın içini aşırı karartan bir kitap olmuş ama onun dışında okuması kolay güzel bir roman olmuş.
LeaPascal Mercier · Sia Kitap · 2022343 okunma
Kurduğumuz kadar kuramadığımız bağlardan da sorumluyuz
Puan vermedi·216 syf.··
2026 11. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2026 20:26
"Duygularımızın gölgesini başkalarının üzerine düşürürüz onlarınki de bizim üzerimize düşer. Bazen boğacak gibi olur bunlar bizi. Yine de onlar olmasaydı yaşamımız kapkaranlık olurdu." diye eski bir mezar yazısına yer verilmiş kitabın baş kısmında. Kitapta da tam olarak bunun, insanı boğulacak gibi hissettiren duyguların, üzerinde durulmuş. Kitap hakkında birkaç inceleme okudum, sanırım biraz yoğun duygular görmeye alışmışız, sevginin her türlüsünde tutku ve derin bi' bağlılık hissedince çekiliyoruz olayın içine. Ama burada sevgisini hissettiremeyen daha doğrusu nasıl hissettireceğini bilmeyen bir baba görüyoruz; Martijn van Vliet. Belki de daha da ötesinde sevmeyi bilmeyen bir baba... Kızının kendisine göstermediği sevgiyi başkalarına göstermesini kabullenemeyen hatta onları kıskanan (buradaki Lea'nın sevgisini de abartı beklemeyin, sevmeyi bilmeyen bir babanın ne kadar sevebilen bi' kızı olabilir ki zaten!) ama kızı keman çalabilsin diye onun için tüm fedakârlıkları yapan bir baba... Çünkü Lea'nın sevgisini kazanmak için aracı olabileceğini düşünüyordu bu fedakârlıkların, ama her seferinde hayal kırıklığına uğradı. Lea ise annesinin ölümüyle gömüldüğü yalnızlıkla baş edemedi, kemana tutundu/ tutunmaya çalıştı. Aldığı eğitimlerle kendini mükemmel bir şekilde geliştirdi ama sadece müzik konusunda. İnsanlarla arasına koyduğu mesafe, yaşadığı stres bedensel tepkilerle açığa çıkıyordu. En sonunda da buna dayanamadı. Dayanılabilir miydi?.. emin değilim. Lea'nın babasıyla kuramadığı bağ dünya ile de bağ kuramamasına neden oluyordu. Sessizliğiyle, içe dönüklüğüyle kendini korumaya çalışıyordu ama aynı zamanda da tüketiyordu. Baba ile yakınlık kurmaktan korktuğunu bile düşünebiliriz, sonuçta yakınlık kurduğu annesini küçük yaşta kaybeden bir çocuğun babasıyla yakınlık
LeaPascal Mercier · Sia Kitap · 2022343 okunma