Marina
Carlos Ruiz Zafon
Yazar kitabın içine çekiyor sizi ve karakterin hislerini ve yaşadıklarını hissetmenizi sağlıyor. Gizem, merak , arkadaş ve aile sevgisi, heyecan bu kitapta bir araya gelmiş. Gittiği yatılı okulda kaybolan Oscar yedi gün sonra bulunur. Oscar'ın bulunması ile başlayan kitap geriye dönerek kaybolur nedenini ve kaybolduğu zaman yaptıklarını anlatıyor. Gizemli bir ev, tuhaf bir kız ve sonrasında Oscar ile ikisinin yaşadığı akıl almaz olaylar...Farklı düşünce tarzı olan yazarları seviyorum . Her olasılığı düşünmem gerektiğini hatırlatıyorlar. Hayata bakış açısında tekdüzelikten kurtarıyorlar.
Yazarın tarzını ve kitabı çok sevdim.
"Zaman bizi daha bilgili yapmaz, yalnızca daha korkak yapar. "
Gerilimle fantastiğin iç içe geçtiği sürükleyici ve duygu dolu bir hikâye anlatıyor. Romanın girişine yazdığı önsözde Zafon ‘Marina’nın kariyerindeki öneminden söz ederken bu konunun altını çizmiş; “Büyük olasılıkla ‘Marina’, yazdığım romanlar arasında tarif edilmesi ve sınıflandırılması en zor ve belki de içlerinde en kişisel olanıdır.”
Marina’, bestseller tarzı romanlarda görmeye alışmadığımız güzellikte bir dille yazılmış.
Olaylar 1979-1980 arasında, Barselona’da geçmekle birlikte, romana katılan diğer karakterlerin hayat hikâyeleriyle 1930’lara ve başka ülkelere kadar uzanıyor. Ancak zamanlar arasındaki geçiş yumuşak ve birbiriyle uyumlu.
Fantastik ve gizemli yanını bir kenara bırakalım. İçinde üç ayrı tutkulu ve dramatik aşk hikâyesi barındıran ‘Marina’ duygusal yoğunluğu ve bu duyguları yansıtmadaki başarısıyla bile okunmaya değer. Marina’, bina ve insan harabeleriyle, tarihi olaylarla, çarpıcı sürprizlerle, büyük aşklar ve tutkularla zenginleşen bir roman. Her yeni ortaya çıkan sırla daha karmaşık hale gelen, her sahne alan karakterle biraz daha