·
Okunma
·
Beğeni
·
231
Gösterim
Adı:
Meyname
Baskı tarihi:
26 Ağustos 2019
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058042025
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Edebiyatist Yayınevi
Meyname, meyhane meyhane dolaşarak babasından iz arayan bir adamın yaklaşık 60 yıllık zaman dilimi içinde kendinden önceki iki nesilden can acıtan sırlar bulmasını anlatıyor.
Yazarın dinlediği yüzlerce anıya, gözlemlediği onlarca mekâna, kulak verdiği sayısız sohbete yaslanan, okuru sarsan bir kurgu…
Birbirlerinin yaşamlarını sonsuza dek değiştirenler… Can yakan vasiyetler…
Vazgeçmekle daha fazlasını istemek arasındaki incecik çizgide yürüyenler…
Karmaşık insan ruhunun bir ömür boyu tutsağı olabildiği “an”ların peşine düsen; üç kuşağın, büyük sevdalardan süzülüp gelen tarihinin yeniden yazıldığı bir roman…
Can Gazalcı’nın kaleminden, insan ruhunun kuytuluklarında yeni kuytuluklar bulmak isteyenlere bir dil ziyafeti…
Okuyup da etkilenmemek için hiç sevmemiş olmak gerek.
288 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Meyname Can Gazalcı'nın üçüncü kitabı. Daha önce iki öykü kitabı çıkaran yazar bu sefer bir romanla karşımızda.
Kırk yaşında önemli bir sırrının bir kısmını keşfettiği babasının peşinde meyhane meyhane gezen, eskiyle yeni arasında kurduğu bağlarla, hayali senaryolarla yarım yamalak bildiği geçmişi yeniden yazmaya çalışan bir adam. Onu bu yolculuğunda yalnız bırakmayan can dostları. Sırra kadem basmış bir kadın.
Aşka saygı, aşka saygısızlık, hayatı için büyük fedakârlıkları göze alan, hiçbir şeyi göze almayan, olduğu yerde bırakan, bir türlü bırakamayan, çok seven, orta karar seven, sevgiyle bencilliği eş tutan insanları buluşturan roman meyname.
Karakterler titizlikle işlenmiş, dili inanılmaz akıcı. Kitap adeta beni oku diye sesleniyor.
üç kuşağın hikayesini okurken kimi zaman onlarla sanat müziği dinliyor, kimi zaman Ankara'nın tarihi mekanlarını geziyor, kimi zaman''benim de söyleyeceklerim var'' diyorsunuz. Bitince de ''evet, ancak böyle anlatılırdı'' demekten kendinizi alamıyorsunuz.
Edebiyat dünyası zor günlerden geçiyor.
Sadece adını yazanların, ucuz felsefi araklamalarla aforizma kasanların, iki tane çok satar okumakla kitap yazılacağını zannedenlerin doluştuğu günümüz edebiyat dünyasında Can Gazalcı gibi yazarların varlığı bize biraz olsun nefes aldırıyor.
Kitabı ısrarla tavsiye eder keyifli okumalar dilerim.
288 syf.
·Beğendi·10/10
Okumak için sabırsızlandığım Meyname... Sevgili Can Gazalcı imzasıyla...Bildiğimiz hayatların, bilmediğimiz duygularla bezenerek yaratılmış karakterleri; genç insanların aile baskısına dirençle karşı duruşları, hastalıklı düşüncelerin savaşçı bir ayrıkotu gibi beyinlere nasıl yerleştiğinin harika anlatımı, yaşamların alt üst edilişi ve yanlışların geri dönüşsüz yıkımları... Hayatı sorguladım; Asude' nin duyguları ve zekâsına hayran olurken, etki altında kalıp yanlışa yönelen Mutafa' ya içten içe kinlenerek...

'Olağanüstülükler karşısında duraksamayana hayat denir, duraksayana insan, durana ölüm...' diyor yazar.

Hayat, insan analizleri, hüzünler... Ankara' nın geçmiş zaman zenginliklerine ışık tutuyor ve yok olanı yeniden yaşama katarak belki de bir anlamda hiç bir şeyin yok olmadığını beyinlerimize kazıyor... Aşkın bilinmedik bir biçimde nasıl yaşanacağı, böyle de olabilirliği, yaşanamayınca dönüştüğü duygu, insanların küskünlüklerini aşamama hâlleri... Ve o şarkılar... Geçmişte hep açık olan radyodan beynimize sızan, aşina olunan değil, ezberlenmiş, unutulmazımız şarkılar.

Gittim, geldim, savruldum, ağladım. Usta elinden çıkmış, demlenmiş Meyname' yi kitap severlere tavsiye ediyorum; zira bambaşka duygularla sarmalanacaklar. Elleriniz, gönlünüz dert görmesin Usta'm, bunca yılın birikimini içinde barındıran Meyname' nin yolu açık olsun...
288 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Köyümüzün uzağında başını yıldızların arasına uzatan Mülpet Dağı var, 3065 metre yüksekliğindedir. Onun yamaçlarında “Kırk Gözeler” diye bir yer var, ayrı ayrı kırk pınardır bunlar. Bu pınarların içinde elinizi birkaç saniye bekletemezsiniz, o kadar soğukturlar. Ama içtiğinizde ne hastalanır ne de boğazınız şişer. Usul usul ama bayram yerine gidercesine bir coşku hissedersiniz yol alışlarında. Kaynaklarından çıktıkları ilk anlarında sesleri içli, sevinçli neşe saçan bir türküye benzer. Dağın aşağılarına doğru ilerleyip birleştiklerinde, bu ses bir koroya dönüşür. Sonra bir gölde buluşurlar, duru berrak bir göl. Ardından bir derede birleşirler, tabii ki yol boyunca onlara çok sayıda yeni pınar katılmıştır. Artık sesleri derede bir orkestraya dönüşmüştür. Akıp gider Fırat’a ve oradan da deryaların sonsuzluğuna doğru…

Bunları şunun için anlattım: Meyname’de bu pınarlardan akan suyun berraklığını, saflığını, duruluğunu akışkanlığını gördüm... Sözcüklerin içinde, romandaki kahramanların yürek atışlarını hissettim. Onlarla tek tek konuşup dertleştim. 64 yıllık yaşamım gelip geçti gözlerimin önünden. Can Gazalcı ustanın eline yüreğine sağlık, kalemi hep var olsun.
Zaman, yaralara kabuk bağlatıyordu evet, ama insanı eskisi kadar kolay yaralanmayacak şekilde değiştiriyordu.
ölüm bizi yakınlaştırmadı. ölüm bizim yakınlığımızı öldürdü.
Can Gazalcı
Sayfa 104 - Edebiyatist Yayınevi
Dertleşme kelimesini kim bulduysa belli ki insanların birbirlerinin dertlerine dert katmaları manasında kullanmamış; ama biz öyle yapıyorduk. Biz babaannemle bu kelimeye ilave bir mana katamayacak kadar küçük birer noktaydık, kederimizse kocamandı.
Can Gazalcı
Sayfa 104 - Edebiyatist Yayınevi
“…”Ne o abi?” diye sordu Ali.
“İntihar saldırılarında… Yüz yirmi dört kişi öldü. Dört yüz yaralı…”
Gözlerini fal taşı gibi açtı Ali:
“Nasıl! Nerede?”
“Bugün değil, geçen yıl bugün, Irak’ta,” dedi Geç Osman. “Ajandama not düşmüştüm. Arkadaşlar, bir günde yüz yirmi dört kişinin saldırılarda öldüğü bir ülkede yaşamanın nasıl bir şey olduğunu düşünün. Daha kötüsü, bırakın bir yıl sonrayı, bir hafta sonra bile bunu kimse hatırlamıyor, çünkü bu, gelip geçen kanlı günlerden sadece biri. Irak’ ta işgalden beri ölen sivillerin sayısı net değil, belki 600 yüz bin, belki 1 milyonmuş, yeni okudum.”
Masaya yine sessizlik egemen oldu. Ney hüznüyle eşlik etti masaya. Nedense kimse diğerinin yüzüne bakamadı bir süre. İşgali durdurabilecek güçleri varmış da bunu yapmamışlar gibi hepsinin başı öne eğildi…”
Olağanüstülükler karşısında duraksamayana hayat denir, duraksayana insan, durana ölüm
-Unutma Mustafa,insan zaaflı yaratılmıştır. Yoksa şeytana uyan bu kadar insan çıkar mıydı? 
-Bir insanı sevebilmenin sınırı nedir ya da bu sınır nerde ortadan kalkar; hayatta kendi varlığın nasıl mana kazanır ya da nasıl manasızlaşır; görmek istiyorsan dünyaya bir çocuk getirmelisin.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Meyname
Baskı tarihi:
26 Ağustos 2019
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058042025
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Edebiyatist Yayınevi
Meyname, meyhane meyhane dolaşarak babasından iz arayan bir adamın yaklaşık 60 yıllık zaman dilimi içinde kendinden önceki iki nesilden can acıtan sırlar bulmasını anlatıyor.
Yazarın dinlediği yüzlerce anıya, gözlemlediği onlarca mekâna, kulak verdiği sayısız sohbete yaslanan, okuru sarsan bir kurgu…
Birbirlerinin yaşamlarını sonsuza dek değiştirenler… Can yakan vasiyetler…
Vazgeçmekle daha fazlasını istemek arasındaki incecik çizgide yürüyenler…
Karmaşık insan ruhunun bir ömür boyu tutsağı olabildiği “an”ların peşine düsen; üç kuşağın, büyük sevdalardan süzülüp gelen tarihinin yeniden yazıldığı bir roman…
Can Gazalcı’nın kaleminden, insan ruhunun kuytuluklarında yeni kuytuluklar bulmak isteyenlere bir dil ziyafeti…
Okuyup da etkilenmemek için hiç sevmemiş olmak gerek.

Kitabı okuyanlar 9 okur

  • Çiğdem Yeşilova
  • berrin
  • Aslıhan Zabun
  • Nurdan
  • Kemal ÇEVİK
  • Sibel Güneşdoğdu
  • Ebru Akkaya
  • Müge
  • Nejla Şen

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%83.3 (5)
9
%0
8
%16.7 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0