Bu kitabı bu sitede bir arkadaşın yorumunda görmüştüm ve ilgimi çekmişti Hafızam biraz unutmaya meyilli o olduğu için arkadaşı hatırlamıyorum ama Allah razı olsun ondan bana çok faydalı bir kitap oldu.
Kitap kısa kısa hikayelerden oluşuyor. İsminden de anlaşılacağı gibi mezara giren insanları anlatıyor. Bu insanlar bir zamanlar bizim gibi nefes alıp veriyordu ve belki de ölümü hiç düşünmüyorlardı. İnsan hangi dine inanırsa inansın , tüm dünya için ortak olan tek gerçek ÖLÜM. Bir zaman gelecek ve biz artık bu dünyada canlı olmayacağız. Bunun bilincinde olmak hayata anlam katıyor elbette.
Bize sunulan hayatı dolu dolu yaşamak gerekir. Onu başkalarının düşünceleri uğruna heba etmeyelim. Geriye dönüp bakınca gerçekleşmemiş hayaller, içimizde kalmış dışarıya çıkmamış sözler yığını olmasın....
İnsanı derin derin düşündüren bir kitap . kesinlikle tavsiye ederim. Bu kitapla tanışmama vesile olan o arkadaşa da teşekkür ederim :)
Mezarların dili olsa da konuşsa.
Her bir mezar; yatanı, kalanı, gömeni hakkında bir hikaye barındırıyor.
Son duraktaki pişmanlıkları, bu menzilden ibret alamayanları, ölümü bile menfaati namına kullananları anlatan, acıklı hikayeler.
Bir kaç saatte bitebilecek bir kitap fakat konusu çok güzel. Hele de bidgat bazı mevzuları çok güzel anlatıyor Türkiye de ki dinin içinin boşaltıldığını anlatan güzel bir kitap tavsiye ediyorum
Mezar NotlarıMuammer Özkan · İnsan Dergisi Yayınları · 2013221 okunma
"Emekli olduktan sonra bu işlere tevbe edip namaza başlayacağım."
Allah'tan başka dost olmadığını , Allah'tan başka yardımcı olmadığını artık anladın, anladın amma iş işten geçti..
Kısa kısa hikayeler anlatılır hepside ibretlik ders çıkarmalik ölümü anlatiyor ölümü unutmamanızı hatırlatan bir kitab akıcıydı okumanızı tavsiye ederim
Muammer Özkan'ın Mezar Notları adlı eseri, 77 sayfalık kısa ama derin bir yolculuk sunuyor okura. 2013 yılında İnsan Dergisi Yayınları'ndan çıkan bu kitap, mezarlık sahneleri üzerinden ölümün kaçınılmazlığını, inancın erteleme tuzağını ve Türkiye'deki dini pratiklerin içini boşaltan bid'atleri ustalıkla işliyor.
Özkan, bir cenaze töreninde imamın yalnız başına kabrin başında kalması gibi sıradan bir detayı, gazetecilerin meraklı bakışları eşliğinde, ruhsal bir sorgulamaya dönüştürüyor.
Bu, kitabın gücü: Günlük bir olayı, tevbenin ertelenmesinin trajedisine bağlaması.Hikâye, emekliliğe ertelenen ibadet hayallerini anlatırken, "Allah'tan başka dost yok, yardımcılardan başka yok" farkındalığının çok geç gerçekleşmesini vurucu bir şekilde betimliyor.
Özkan'ın kalemi, didaktik olmaktan uzak; aksine, sessiz bir uyarı gibi akıyor. Mezar taşlarının altında yatanların mevki ve yaşlarının önemsizliği, okuru kendi hayatının mezar notlarını yazmaya davet ediyor.
eser, bid'at eleştirileriyle de dikkat çekiyor – Türkiye'de dinin özünün nasıl yozlaştığını, ince bir melankoliyle ifşa ediyor.