Tahmini Okuma Süresi:
1 sa. 49 dk.
Sayfa Sayısı:
64
Basım Tarihi:
26 Şubat 2015
Yayınevi:
Penguin Classics
ISBN:
9780141398655
Dil:
İngilizce

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·64 syf.··
2022 19. kitabı
Sadece "öylesine" olan şeyleri fark eder misiniz? Öylesine de değildir elbet ama o anda kimse kafasını kaldırıp bakma inceliğini göstermez ve genellikle üstü örtülü bir alışılagelmişliktir sığınılan. Şahsen ben ne zaman bu farkındalığa erişebilecek olsam, sevgili Virginia Woolf'un şu sözlerini mırıldanırken bulurum kendimi: "Ne hoş bir güzelliği vardır; Hafif adımlarla, dünyadan gülümseyerek geçenlerin." Bazı yazarlar bu "öylesinelik"i(!) ustalıkla çarpar yüzümüze... Bu öyküyü sevme nedenim de Katherine Mansfield'in bunu başarıyla yapmış olmasıdır. Karakterimiz Miss Brill'in kendisine hitap edecek kimsesi olmadığı için ilk isminden bile haberdar değilizdir. Ve yine önemli bir faaliyette bulunmadığı için öyküyü olay örgüsünden yoksun olarak da değerlendirebiliriz. Böylece elimizde, sıradan bir pazar günü geçiren Miss Brill'in bilinç akışı ve kendi kurgusal dünyası kalır. Bulunduğu kasabadaki insanlarla bağlarının olmaması, onun yalnızlığının temelini oluşturur. Bu yalnızlık, "en yakın arkadaşı" tarafından giyilmek üzere uzun süredir kutusunda, havanın soğumasını bekleyen kürkü etrafında şekilleniyor. Miss Brill "Little Rogue" diye seslendiği kürkü ile konuşup, onu sevgili bir eş kadar önemsiyor ve kürkünü kişileştirerek yalnızlık hissine ket vurmaya çalışıyor. Her pazar gittiği parkın diğer insanlar tarafından da ziyaret edildiği ve Miss Brill'in onları sanki akraba, aile veya arkadaş gibi gördüğü açıktır. O pazar günü güzel giysiler giymiş ama birbirleriyle konuşmayan yaşlı bir çift gözlemler. Fakat Miss Brill, yaşlı çiftin sessizliğinden iki nedenden dolayı hayal kırıklığına uğrar: birincisi, sessizce otururlarsa kulak misafiri olamayacak olması, diğeri ise bu sessizliğin, parktaki kendi sessiz varoluşunun yankısı olmasıdır... Epeyce keyfi kaçan karakterimizin, bunun üstüne bir de
Miss BrillKatherine Mansfield · Penguin Classics · 201522 okunma
Miss Brill
Puan vermedi
Miss Brill yalnızlık çeken ancak hayatını kendi zihninde bir dünya yaratarak mutlu ve memnun olan yaşlı bir kadındır. Her hafta pazar günleri parka gidip orada kendi “özel bank”’ında oturup gelen geçenleri izleyip onlar hakkında hikayeler kurgulayan biridir. Mansfield, “Miss Brill was glad that she had decided on her fur.” cümlesiyle başlıyor hikayesine. Bu başlangıç tabi ki rastgele veya sıradan değil bir amaca hizmet etmesi için orada. Aslında günü de böyle başlıyor Miss Brill’in. Kürkle başlayan bu hikaye okuyucularına kürkün önemli olduğunu onunla başlamasıyla anlatıyor. Aynı cümleyi birkaç cümle sonra tekrar görmemiz iste bu iddiayı kanıtlar nitelikte. Miss Brill bu kürkü “faint chill” hafif serinlikte dahi giyme gereksinimi duyduğuna göre kürkün Miss Brill için önemli olduğunu çıkarabiliriz, Mansfield’in de kelime seçimleri buna işaret ediyor. “Faint chill” öbeğini kullanarak aslında Miss Brill’in kıyafet seçimindeki tutarsızlığı ama aynı zamanda kürkün önemini bize gösteriyor. Giyinip kendince süslendikten sonra her pazar yaptığı gibi parka gidip kendi “özel bankında” oturan yaşlı çifti gördüğünde küçük bir huzursuzluk yaşasa da bu duygu hemen kaybolup yerine umut duygusu yeşeriyor, belki benimle sohbet başlatırlar umudu düşüyor Miss Brill’in içine ancak bu gerçekleşmiyor. Buna rağmen karakter neşesinin ve mutluluğunun etkilenmesine izin vermiyor. Çünkü Miss Brill yalnız yaşlı bir kadın olsa da zihninde kendi oluşturduğu dünyası ile mutlu veya en azından memnun. Parktaki gelen geçeni izleyip zihnindeki dünyasında onlara karakterler vermiş, parkı kendince bir sahne bellemiş Miss Brill. Bu sayede yalnızlığından da uzaklaşırken kendini de mutlu edecek bir hayal gücüne de erişmiş aslında. Çok oyunculu büyük bir tiyatro oyunu gibi hayal etmiş parkı ve içindeki
İnceleme
Miss BrillKatherine Mansfield · Penguin Classics · 201522 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Katherine MansfieldYazar · 22 kitap
Katherine Mansfield, 1888'de Yeni Zelanda'nın Wellington kentinde doğdu. Yazar olmak amacıyla 19 yaşında Yeni Zelanda'dan ayrılarak İngiltere'ye yerleşti. İlk düş kırıklıklarını, karamsar öykülerinin yer aldığı In a German Pension (1911, Bir Alman Pansiyonunda) adlı kitabında dile getirdi. Yeni Zelanda'daki aile anılarıyla çok güzel çağrışımlar içeren bir dizi öyküyü Prelude (Başlangıç) adıyla 1918'de yayınladı. Bunları ve öteki öykülerini bir araya getiren Bliss (1920, Mutluluk) ününü pekiştirdi. 1922'de yayınlanan The Garden Party (Garden Parti) adlı kitabıyla yeteneğinin doruğuna ulaştı. Yaşamının son beş yılında veremle mücadele ettikten sonra 1923'te Fransa'nın Fontainebleau kentinde öldü. Son öyküleri ölümünden sonra The Dove's Nest (1923, Kumru Yuvası) ve Something Childish (1924, Çocukça Bir Şey) başlıklı kitaplarda toplandı.Şiirsel öğelerle süslü farklı bir düzyazı üslubu geliştiren Mansfield, psikolojik çatışmalar üzerinde odaklanan, incelikle işlenmiş öyküleriyle kısa öykünün bir edebiyat türü olarak gelişmesine önemli katkıda bulundu.