ya da Felsefenin İlkeleri

Monadoloji

Gottfried Leibniz
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 1 dk.
Sayfa Sayısı:
71
Basım Tarihi:
1 Ocak 2015
İlk Yayın Tarihi:
Aralık 2003
Yayınevi:
Biblos Kitabevi
Orijinal Adı:
Principes de la Philosophie Ou Monadologie
ISBN:
9786055960124
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Monadlar, İnsan, Tanrı ve Kainat
Puan vermedi·40 syf.··
2022 32. kitabı
Leibniz'in bütün felsefesini içine alan kitap -Monad, evrenin yapıtaşı, en ufak parça, bölünmez ama birleştirilebilir, hepsi bir diğerinden farklı (çünkü eşit iki şey yoktur) -Descartes'cilere eleştiri içeren bir kitap. (Skolastiğe çok bağlı kaldıklarını bu yüzden, farkına varılmayan algıları hiçe saydıklarını ve yalnız düşünen ruhların monad olduklarını, hayvan ruhların ve diğerlerinin etelekyalarının olmadığını savunmuşlardır). -Bütün basit tözlere ve yaratılmış monadlara entelekya adı verilebilir (töz:cevher) -Şimdi geçmişin devamı, geleceğe ise ebeddir. Tözün şimdiki hali geçmişin devam halidir, o halde algıda ancak başka bir algıdan gelebilir. Dolayısıyıla algılarımızda seçkin, özelliği olan yüksek çeşniden bir şey olmasaydı, hep şaşkınlık içinde olurduk. -Yarın yine gündüz olacağına inanmak görgüldür (hayvanların sopaya şartlanıp korkması gibi) ancak insanlar "Tanrıyı bize bildiren zorunlu ve ilksiz gerçeklerin bilgisi" ile akıllı ruh(tin) ile donatılmıştır. -Her şeyin son sebebinin zorunlu bir tözde bulunması gerekir, o töz içinde değişmelerin özel ayrılışları kaynakta olduğu gibi ancak yetkindir. Ve bu töz, özel ayrılıkların yeter sebebi olduğunda, bunlarda her yandan bağlı bulunduğunda, yalnız bir tanrı vardır ve bu tanrı yeter. (ikincisi olsa bağlar kopardı (bağlanmak için birincisine bağlı olmalıydı ve bu yine tek tanrı yapar)) -Az önceki silsileden, tanrı hem apriori hem de apostioridir. -Monadlar, tanrı paydaşlarında bağlıdır, bu da her monadın evrenin bir aynası olmasını sağlar -Hipocrates "Her şey birbirne bağlıdır" derdi ancak bir ruh kendinde ancak açık seçik olarak bulunanı okuyabilir, bütün kurumlarını birdenbire açamaz, çünkü bunlar sonsuza kadar gider. -Evrenin düzenini biraz anlayabilseyik, onun, en bilge insanların istediklerini kat kat
Felsefe
MonadolojiGottfried Leibniz · Biblos Kitabevi · 201576 okunma
Puan vermedi·39 syf.··
2021 28. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2021 22:30
aklıma gelmişken şunun hakkında da yazayım. öncelikle bunun bir inceleme değil, uyarı olduğunu belirtip direkt konuya geçeyim; öyle Gottfried LeibnizGottfried Leibniz ‘e karşı özel bir ilginiz, sempati duyduğunuz bir şey yoksa okumayın. ben neden okudum, nereden buldum hiç bilmiyorum. yani yine de kendi tercihiniz ama bana kalırsa, okumayın derim. okuyacağınız 20 dakikada gözlerinizi dinlendirin daha fazla faydalı bir şey yapmış olursunuz kendiniz için bu arada, normal koşullarda 1 yıldız verirdim ama hem yazara hem de okurlarına saygısızlık olmaması için vermeyeceğim. zaten doğrusunu söylemek gerekirse, vereceğim 1 yıldızı da hak ettiğini düşünüyor değilim. bu kadar, umarım zamanınızı boşa harcamazsınız. belki bunun için yapılmış inceleme (daha doğrusu uyarı) de zaman kaybıydı ama 20 dakika yerine 2 dakikanızı tek almış oldum. kurtuluş için küçük bir bedel, çok sıkıntı etmeyiniz
Monadoloji Ya da Felsefenin İlkeleriGottfried Leibniz · Biblos · 200376 okunma

Yazar Hakkında

Gottfried LeibnizYazar · 10 kitap
Leibniz, Gottfried Wilhelm (1646-1716); bir Alman filozofu, bilim dünyasının önemli sistemci düşünürlerinden biridir. Matematik, metafizik ve mantık alanlarında ileri sürdüğü yeni düşünce ve görüşleriyle tanınır. Leibniz, Leipzig'de doğdu. Babası buradaki üniversitede ahlak felsefesi dersleri veriyordu. Leibniz babasının ölümünden sonra okuldan çıkarak kendi kendini yetiştirmeye başladı. Tarihe karşı büyük bir ilgi duyuyordu. 8 yaşına geldiği zaman Latince'yi öğrenmişti. 12 yaşında ise Yunanca öğrenmeye başladı. Bir yandan da mantık bilimiyle ilgili kitaplar okuyordu. 15 yaşında Leipzig Üniversitesi'ne girdi. Almanya'da felsefe tarihinin kurucusu sayılan Jakob Thomasius'tan felsefe okudu. 1663'te Jena'ya giderek buradaki matematik bilginlerinden ders aldı. Leibniz, 25 yaşına geldiği sırada yayınlanmış birçok önemli eseri vardı. Bir ara politika ile ilgilendi, bu konuda da bazı eserler verdi. Politika çalışmaları hiçbir zaman Leibniz'in felsefe ve matematik alanlarındaki çalışmalarına engel olmadı. Leibniz 1672 yılında, 26 yaşında ileri modern matematik çalışmalarına başladı. Bundan 3 yıl sonra Isaac Newton'dan bağımsız olarak Calculus'un temel teoremini keşfetti (Fundamental Theorem of Calculus). Pek çok yıl Leibniz ve Isaac Newton taraftarları arasında kimin Calculus'u keşfettiğine dair bir tartışma olsa da şuan Leibniz ve Isaac Newton Calculus'un babaları olarak kabul edilmektedir. 1700'de görevini bırakarak Viyana'ya gitti, 1714'de kadar bu şehirde yaşadı. 1700'de bir davet üzerine, Berlin'e gitti. Berlin Üniversitesi'nin kurulmasını sağlayarak üniversitenin ilk müdürü oldu. 1711'de görevini bırakarak Viyana'ya gitti, 1714'e kadar bu şehirde yaşadı. 1712'de Leibniz'e baron payesi verildiyse de dört yıl sonra Hannover'de öldüğü zaman fakir bir adam gibi gömüldü. Onun arkasından ağlayan tek adam olan, arkadaşı J. G. von Erckhart, sonradan yazdığı hatıralarında bu cenazeyi, 'ülkesinin şerefini temsil eden bu adam, bir dilenci gibi toprağa verildi' cümlesiyle anlatmıştır. Leibniz'in Felsefesi Leibniz, 17.yüzyıl filozoflarının çoğu gibi, felsefesinde Descartes'in töz kavramından hareket eder. Leibniz'e göre dünyanın, varlıkların temelinde 'monad'lar (tek tek varlıklar, bölünmez özler) vardır. Monadlar kendi kendilerine hareket edebilen, algılayabilen temel varlıklardır. Yalnız monadların özü 'kuvvet' olduğu için, ne bir şekli ne hacmi, ne parçaları vardır. Monadları özü 'edim' (faaliyet) olan ruhsal noktalar gibi düşünmek gerekir. Bundan dolayı monadlar, kendi kendilerine harekete geçerler. Onları, Demokritos'un, maddecilerin atomlarından ayıran husus, maddesel olamamaları, kendi kendine hareket edebilmeleridir. Monadların her birinin edimi, geçmişin sonucu geleceğin belirleyicisidir. Leibniz'e göre monadlar önceden belirlenmiş bir düzen içinde bulunurlar. Buna önceden düzen kuramı denir. Leibniz düşünce sistemine göre düşünce ilkeleri, genel fikirler, insan zihninde bir istihdat olarak bulunur, tecrübeyle gelişir. Leibniz 'Theodizee' adındaki eserinde, içinde yaşadığımız dünyanın, dünyaların en düzenlisi, en mükemmeli olduğunu söylemiştir. Leibniz'in bu görüşü Voltaire'in 'Candide' adındaki uzun hikayesinde gülünç hale getirilmek istenmiştir.