Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Bölünemeyen Ama Sonsuz Olan
7/10
·168 syf.··
2025 28. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2025 22:59
Gottfried Wilhelm Leibniz, Monadoloji ile yalnızca bir felsefi sistem değil, aynı zamanda evrenin iç ritmini anlamaya çalışan mistik bir matematik kurar. Görünüşte sade, ama içerikte yoğun bu kısa metin, sanki “varlık nedir?” sorusuna yazılmış 90 cümlelik bir şiirdir. Varoluşun Duygusal Matematiği Leibniz, matematikçi kimliğini varoluşun mimarisine taşır. Ancak onun rakamları yalnızca sayı değil; anlam, değer, hatta kader taşır. Monadoloji, hem katı bir düzenin hem de sonsuz içsel çeşitliliğin şiirsel bir sentezidir. Her şeyin iç içe, ama yine de ayrı ayrı olduğu bir kozmos fikri sunar. Metin kısa, öz ama oldukça yoğundur. Cümleler genellikle matematiksel bir kesinlikle ve büyük soyutlamalarla yazılmıştır. Bu nedenle kısa bir eser olmasına rağmen, her paragraf uzun uzun düşünmeyi gerektirir. Leibniz, bir sistem filozofu gibi konuşur: net, mantıklı ve düzenlidir. “Monadoloji”, Batı metafiziğinde özgün bir yere sahiptir. Descartes’in düalizminden ve Spinoza’nın panteizminden ayrılır. Leibniz, evreni bir saat mekanizması gibi kusursuz işleyecek şekilde kuran Tanrısal bir düzen fikrini savunur. Bu yaklaşımıyla hem akılcıdır hem de mistik bir bakış açısı taşır. Ancak: Modern okur için dili ve kavramları oldukça soyut olabilir. Felsefi arka planı olmayanlar için zorlayıcıdır ama derinlikli bir okuma yapıldığında oldukça tatmin edicidir.
MonadolojiGottfried Leibniz · İş Bankası Kültür Yayınları · 2019455 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2022 3. kitabı
Monad.. Leibniz'in monadi felsefe terminolojisinde sanırım arkenin yerini almaktadır. Kant felsefesinde ise numen olarak ele alınabilir kanaatimce. Monad doğal yapı taşı olan ana nedendir. Çevremizde gördüğümüz her şey esas itibari ile monadlardan oluşmaktadır. Monadların bileşik oluşturması ise şeyleri ve fenomenleri oluşturur. Monad parçalanamayan özdür. Dolasiyla monad asla değişmeyecek tözdür. Monadların bir araya gelmesi ile farklı şeyler meydana gelir. Farklı şeylerin ölmesi, değişmesi monadların özünü yok etmez. Yok olan şey monadların oluşturduğu biçimidir ona göre. Monadlar aynı zamanda sabırltlik ilkesi ile sınırlanamaz. Herakleitos felsefesinin izlerini Leibniz'de de görmekteyiz. Ona göre monadlar sürekli şeyleri oluşturup değiştirmekte. Yanisi durağan değillerdir. Monadların özünü ise Tanrısallıkla ele alır. Ona göre monad tanrının yansimasi sanırım. Bundandır ki değişmeyen tek şey monadlardır diyor. Bu İslam felsefesinfe vahdet-i vucud anlayışına da tekabül eder. Leibniz'e göre evren mükemmeldir. Çünkü evreni oluşturan monadlar arası uyum aşkın bir birlikteliktir. Bu uyumu aşacak herhangi bir uyum yoktur. Böylesi bir uyumun oluşabilmesi için de yegane bir kudretin varlığı söz konusudur. Elbetteki bu varlık Tanrıdır. Tanrının varlığı ise mutlaktır. O değişmeyen değiştirici ve sekillendiricidir. Mutlaklik özelliği sadece ve sadece tanrıya mahsus bir olgudur. Ona göre değişim ve şekillendirme sadece tanrıya mahsus bisey değildir. Yaratılmış olan insan ruhu da şekillendirici değiştirici ve bozucu olabilmektedir. Lakin insan ruhunun bu edimleri mutlaklik düzleminde ele alınamaz. İnsan ruhu sınırlı olduğu için edimleri de sınırlı olmak zorundadir. Dolayısıyla mutlak değildir. Sonuc itibariyle tanrısal mutlaklığı bu şekilde ele almış diyebiliriz. Batı
Felsefe
MonadolojiGottfried Leibniz · İş Bankası Kültür Yayınları · 2019455 okunma
9/10
·168 syf.··
2020 48. kitabı
açıkçası bu kitabı okumadan önce temel felsefe okuması yapmadıysanız cinnet geçirebilirsiniz. bunun yanında az da olsa 3-5 şey karıştırmışsanız eğlenceli olabilir. leibniz felsefesine giriş için sayfa sayısı olarak her ne kadar hafif görülse de pahada ağır bir eser. bu açıdan haydi leibniz'i tanıyalım diyenler için kesinlikle doğru bir seçim. ben leibniz sevmeyen biri olarak bile yer yer keyif aldım diyebilirim. kitabı okurken ister istemez aklınıza bazı filozoflar ve eserleri sürekli düşüyor. örnek vermek gerekirse voltaire'in candide adlı eseri başı çeker. kitabın yazma amacı resmen bu kitapta da geçen mümkün dünyaların en iyisi görüşü ile ağırı dalga geçmektir. yanlış hatırlamıyorsam bu konuyla ilgili schopenhauer'ın die welt als wille und vorstellung adlı eserinde de oldukça sert bir eleştiri vardı. gerçi schopenhauer kimseyi eleştirmez, aşağılar. neyse bu başka bir konu. ayrıca ölümsüzlük ve başkalaşımla ilgili kelamlarını okurken de diderot'un entretiensadlı eseri birebir olmasa da serbest çağrışım yapmıyor değil. yeri gelmişken entretiens'ı mutlaka okuyun derim. leibniz birçok konuda descartes'e katılmasa da ona duyduğu hürmeti buram buram alıyorsunuz. ben bu denli tatlı eleştiren bir filozof daha görmedim. kitap genelinde baktığımızda spinoza ethica okuması yapmışsanız karşıtlıklar üzerinden temellendirme anlamında ciddi bir aşama katetmiş olursunuz. ama bence ilk önce ethica okunmuş olmalı. garipsediğim bir iki şeyle goygoya son vereyim. bitkilerin ruhu olabileceğinden şüphe etmesi çok hoşuma gitti. ayrıca cin var mı yok mu konusunda bence hayatının çeşitli dönemlerinde gelgitler yaşamış. kitapta pek inanmıyor gibiyken mektuplaşmalarda sağlam bir cinci hoca. hayır tanrıcı olmasını anlıyorum ama bir filozof cinlere ne maksatla inanır aklım havsalam
MonadolojiGottfried Leibniz · İş Bankası Kültür Yayınları · 2019455 okunma
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2024 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2024 01:37
zorunlu hakikatlerin bilgisi ve bu bilgiden yaptığımız soyutlamalar sayesinde refleksif edimlere yükseliriz; bu edimler de ben dediğimiz şeyi düşünmemizi, içimizde olanları tartmamızı sağlar. Böylece kendimizi düşünerek varlığı, cevheri, basiti ve bileşiği, cisimsiz olanı düşünürüz; hatta bizde sınırlı olanın onda sınırsız olduğunu tasavvur ederek Tanrı'yı düşünürüz. Bu refleksif edimler akıl yürüttnemizin ana malzemesini temin ederler. Keza iki tür hakikat vardır: Akli hakikatler ve olgusal hakikatler. Akli hakikatler zorunludur ve karşıdan olanaksızdır; olgusal hakikatler ise muhtemeldir ve karşıdan olanaklıdır. Bir hakikat zorunluysa zeminine analiz yoluyla ulaşabiliriz; yani onu daha basit idealara ve daha basit hakikatlere ayrıştırıp sonunda ilk hakikatlere erişebiliriz. Şu halde muhtemel veya olgusal hakikatler, yani mahlukat alemine yayılmış şeyler dizisi için de yeterli zemin bulunmalıdır.tikel nedenlerin analizi, doğadaki şeylerin muazzam çeşitliliği ve cisimlerin sonsuza kadar bölünebilirliği sebebiyle sınırsız bir detaya ulaşabilir.
MonadolojiGottfried Leibniz · İş Bankası Kültür Yayınları · 2019455 okunma
Tatmin Edici Olmaktan Uzak
6/10
·168 syf.··
2022 104. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2022 16:00
Leibniz tarafından yazılmış olan Monadoloji, filozofun tüm yaratıma dair oluşturduğu sistemli düşüncelerin olabildiğince iyi düzenlenmiş bir derlemesi ve kitabın içerisinde bulunan mektuplaşmalar ile güzel çevirisi de kitabı en azından bu anlamda sorunsuz kılıyor. Dolayısıyla İş Bankası tarafından yayınlanan versiyonu en azından editöryal düzlemde oldukça güzel. Fakat benim kitaba dair şikayetlerim Leibniz'in kendisine ait olacak. Öncelikle Leibniz'in kesinlikle anlaşılır bir üslupla yazmadığını belirtmem gerekiyor. Düşüncelerini tek bir noktada toplamakta zorlandığını, her an konuyu elinden kaçıracakmış ve hatta kafasında netleştirememiş gibi davrandığını hissedebiliyorsunuz. Bir sistem felsefesi oluşturmak isteyen bir yazar için bunun büyük bir handikap olduğu ortada. Yazarın yaratımın temel vasıtası olarak addettiği "monad" adı verilen bölünemez parçacıklar, bazıları tarafından ruhani atomlar gibi değerlendiriliyorlar fakat bana kalırsa bunlar ruhani atomlar olmaktan çok, sanal parçacıklar gibi değerlendirilebilirler. Dolayısıyla günümüzdeki teknolojik gelişmeler neticesinde kuantum fiziğinde ortaya çıkan pek çok şeyle ilişki kurabiliyorsunuz ve Leibniz'in bunu sadece sezgisel olarak ortaya koyabilmiş olması elbette etkileyici. Fakat bu, bir şey keşfedildikten sonra bunlar kutsal kitaplarda yazıyor demekten çok da farklı değil, çünkü Leibniz'in kötü üslubu, her şeyin her yere çekilebilmesine olanak tanıyor. Bu anlamda skolastik felsefedeki aşırı soyutlamalara benzer bir yöntem barındıran Monadoloji, bana kalırsa hiç bir şey demeden bir şeyler demeye çalışan bir kitap. Leibniz düşüncelerini sadece hipotezlere dayandırıyor ve bu anlamda kanıtlama bakımından Baruch Spinoza'nın tırnağı bile olamıyor. Okurken bir şeyler düşündüğünü ve yer yer mantıklı olabildiğini
Felsefe
MonadolojiGottfried Leibniz · İş Bankası Kültür Yayınları · 2019455 okunma
6/10
·168 syf.··
2025 15. kitabı
Meraklısına denir ya tam da öyle, şimdiki zamana pek uygun değil içindekiler, Descartes sonrası "Monad" lar üzerine felsefi düşünce haritası çıkartmaya çalışmış ve o dönemdeki konuyla ilgili mektupları da içeren bir kitap. Okuması zor ve üzerine düşününce de pek anlam ifade etmedi bende, atomlara benzettim anlatmaya çalıştığı töz taneciklerini fakat bazılarının yer de kaplamaması işleri karıştırdı, Dönemine göre felsefenin gelişim adımlarını takip etmek isteyenler okuyabilir diyelim
Felsefe
MonadolojiGottfried Leibniz · İş Bankası Kültür Yayınları · 2019455 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2019 118. kitabı
Günaydın arkadaşlar #monadoloji ‘de #leibniz ‘in #descartes ’in cevher kavramından hareketle geliştirdiği monad teorisinin yanı sıra, konuya dair yazdığı mektup ve yazılardan bir derleme okudum. #günaydın #okudumbitti #kitapyorumum #hayallervekitaplar #hasanaliyücelklasiklerdizisi #türkiyeişbankasıkültüryayınları #felsefe #türkiye #ankara #bookstagram
MonadolojiGottfried Leibniz · İş Bankası Kültür Yayınları · 2019455 okunma
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2024 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2024 17:18
Spinoza'nın Etika'sı ile karşılaştırmalı okuduğum bu eser, Dönemin mevcut şartlarında muhafazakar bir Hristiyan için ideal metafiziği kurgulamıştır. Zihin felsefesi açısından da benzer bir amacı olsa da çzgür iradeyi çok kuvbetli bir viçimde temellendirmiştir.
MonadolojiGottfried Leibniz · İş Bankası Kültür Yayınları · 2019455 okunma
Leibniz ve Zaman Kaybı Kitabı
2/10
·168 syf.··
2025 10. kitabı
·
151 günde okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2025 18:49
Daha kitabın ilk 50 sayfasını bitirmeden bile onlarca eleştiri getirilebilecek bir kitap. Örneğin mükemmelliğin tanrıdan gelirken kusurların mahlukatın kendi doğasından gelmesi ya da tanrının nedense zorunlu olması fikri? Bu dünyanın mükemmellik ve uyum içinde sürüp gittiği fikri de tamami ile bir saçmalık. Dünyanın da evrenin de mükemmel olmadığını ve uyum içinde olmadığını kuantum boyutu da dahil olmak üzere biliyoruz. Leibniz böyle bir kitap neden yazdı? Keşke sadece matematik ile uğraşşa idi dememek zor. Evet kendinden sonrakileri etkilemiş bir hazerfen ancak yaptığı ve yazdığı bu kitapta yenilikçi veya aydınlıkçı bir şey maalesef ki yok. Burada Leibniz maalesef ki felsefe yapmıyor. Taptığı putu icat ettiği değişik kavramlar ile bize inandırmaya çalışıyor bir nevi masal anlatıyor. Ayrıca ruh kavramının varlığına inanması da bir eleştiri konusudur. Nasıl ki tanrının varlığı veya yokluğu bilinmiyor ise ruhunda varlığı yokluğu bilinmiyor. Kimse fiziki olarak tanrının veya ruhun varlığını gösteremez. Bu şekilde fikirlerin oluşmasının belki de en büyük sebeplerinden birisi Platon'un idealar dünyası fikridir. Ancak artık bunun gibi fikirler çok eskidi diye tahmin ediyorum. 17.yy da yaşamış ve bu fikirleri oluşturmuş birisi kuantum evreninin varlığından vs habersiz o yüzden leibniz'in kitabı okunabilir düzeyde daha doğrusu dönemi anlamak için de okunabilir. 21. yy'da kozmolojik argüman gibi safsatalar ile ortaya çıkarsanız aklı başında insanlar size gülebilir hatta dalga geçebilir vs. Buna küçük bir örnek olarak insan kendisinden daha mükemmel daha kusursuz ve daha uyumlu olan bir varlık yarattı yani yapay zeka. insan da bu sebeple tanrıdır demek biraz aptal bir savunma olur. insan ömrünü uzatacak deneyler hastalıklara çözümler bulunurken ve geçmiş yüzyıllarda
MonadolojiGottfried Leibniz · İş Bankası Kültür Yayınları · 2019455 okunma
10/10
·168 syf.··
2022 26. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2022 16:29
1700 lü yillarin basinda topu gögsünde yumusatmis ve gol pasini atmis ve o pas 200 yil surmus kimisi gelmiş topa bakmis ,kimisi gelmis kaleye bakmis ama sonuç olarak niahi golu Albert Einstein atmis. Paranin icad edilip hisse senetlerinin ilk ciktigi zamanda bitcoin alin demek gibi bir sey bu kitap. Parcalanamayan maddenin varligini kabul etmis ve o "monadlarin"birbiri arasindaki etkilesimini vurgulamis.Kuantum Teorisi Algimizin kisitli olmasi,zaman ve uzay arasindaki iliski ,deneylerdeki bakis acisinin yani nereye nerden baktigin gibi sorular gunumuz kuantum teorisi ve genel gorelikle uyum icinde aciklamis.Sicim kurami Isin cok ilginc ve onsezi tarafi ise henuz kuantum deneyleri baslamadan karsilacagimiz sorunlari gormus ve ilahi bir varlik olmadan bu mukemmel duzenin kurulamayacagini kendi tezleri ile siralamis.ozel gorelilik Muthis bir zekâdan ,inanilmaz bir sezgisel gücten bahsediyoruz.
MonadolojiGottfried Leibniz · İş Bankası Kültür Yayınları · 2019455 okunma

Yazar Hakkında

Gottfried LeibnizYazar · 10 kitap
Leibniz, Gottfried Wilhelm (1646-1716); bir Alman filozofu, bilim dünyasının önemli sistemci düşünürlerinden biridir. Matematik, metafizik ve mantık alanlarında ileri sürdüğü yeni düşünce ve görüşleriyle tanınır. Leibniz, Leipzig'de doğdu. Babası buradaki üniversitede ahlak felsefesi dersleri veriyordu. Leibniz babasının ölümünden sonra okuldan çıkarak kendi kendini yetiştirmeye başladı. Tarihe karşı büyük bir ilgi duyuyordu. 8 yaşına geldiği zaman Latince'yi öğrenmişti. 12 yaşında ise Yunanca öğrenmeye başladı. Bir yandan da mantık bilimiyle ilgili kitaplar okuyordu. 15 yaşında Leipzig Üniversitesi'ne girdi. Almanya'da felsefe tarihinin kurucusu sayılan Jakob Thomasius'tan felsefe okudu. 1663'te Jena'ya giderek buradaki matematik bilginlerinden ders aldı. Leibniz, 25 yaşına geldiği sırada yayınlanmış birçok önemli eseri vardı. Bir ara politika ile ilgilendi, bu konuda da bazı eserler verdi. Politika çalışmaları hiçbir zaman Leibniz'in felsefe ve matematik alanlarındaki çalışmalarına engel olmadı. Leibniz 1672 yılında, 26 yaşında ileri modern matematik çalışmalarına başladı. Bundan 3 yıl sonra Isaac Newton'dan bağımsız olarak Calculus'un temel teoremini keşfetti (Fundamental Theorem of Calculus). Pek çok yıl Leibniz ve Isaac Newton taraftarları arasında kimin Calculus'u keşfettiğine dair bir tartışma olsa da şuan Leibniz ve Isaac Newton Calculus'un babaları olarak kabul edilmektedir. 1700'de görevini bırakarak Viyana'ya gitti, 1714'de kadar bu şehirde yaşadı. 1700'de bir davet üzerine, Berlin'e gitti. Berlin Üniversitesi'nin kurulmasını sağlayarak üniversitenin ilk müdürü oldu. 1711'de görevini bırakarak Viyana'ya gitti, 1714'e kadar bu şehirde yaşadı. 1712'de Leibniz'e baron payesi verildiyse de dört yıl sonra Hannover'de öldüğü zaman fakir bir adam gibi gömüldü. Onun arkasından ağlayan tek adam olan, arkadaşı J. G. von Erckhart, sonradan yazdığı hatıralarında bu cenazeyi, 'ülkesinin şerefini temsil eden bu adam, bir dilenci gibi toprağa verildi' cümlesiyle anlatmıştır. Leibniz'in Felsefesi Leibniz, 17.yüzyıl filozoflarının çoğu gibi, felsefesinde Descartes'in töz kavramından hareket eder. Leibniz'e göre dünyanın, varlıkların temelinde 'monad'lar (tek tek varlıklar, bölünmez özler) vardır. Monadlar kendi kendilerine hareket edebilen, algılayabilen temel varlıklardır. Yalnız monadların özü 'kuvvet' olduğu için, ne bir şekli ne hacmi, ne parçaları vardır. Monadları özü 'edim' (faaliyet) olan ruhsal noktalar gibi düşünmek gerekir. Bundan dolayı monadlar, kendi kendilerine harekete geçerler. Onları, Demokritos'un, maddecilerin atomlarından ayıran husus, maddesel olamamaları, kendi kendine hareket edebilmeleridir. Monadların her birinin edimi, geçmişin sonucu geleceğin belirleyicisidir. Leibniz'e göre monadlar önceden belirlenmiş bir düzen içinde bulunurlar. Buna önceden düzen kuramı denir. Leibniz düşünce sistemine göre düşünce ilkeleri, genel fikirler, insan zihninde bir istihdat olarak bulunur, tecrübeyle gelişir. Leibniz 'Theodizee' adındaki eserinde, içinde yaşadığımız dünyanın, dünyaların en düzenlisi, en mükemmeli olduğunu söylemiştir. Leibniz'in bu görüşü Voltaire'in 'Candide' adındaki uzun hikayesinde gülünç hale getirilmek istenmiştir.