Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·26 syf.··
2024 142. kitabı
Gottfried Wilhelm Leibniz'in "Monadoloji" adlı eseri, batı felsefesinde önemli bir yere sahip olan ve Leibniz'in metafizik düşüncelerini derinlemesine ele aldığı bir çalışmadır. Monadoloji, 1714 yılında Latince olarak yayımlanmış ve Leibniz'in evreni ve varlık düzenini açıklamak için geliştirdiği temel kavramları içermektedir. Konu ve Temalar Monad Kavramı: Leibniz'in felsefi sisteminde temel bir kavram olan "monad," evrenin temel yapı taşı olarak kabul edilir. Monadlar, madde ve ruh arasında bir ara form olarak düşünülür ve her bir monadın kendi içsel doğasının olduğu, dış dünya ile ilişki kurduğu ve birbirleriyle birlikte uyum içinde evreni oluşturduğu öne sürülür. Preestablished Harmony (Önceden Kurulmuş Uyum): Leibniz'in evrensel düzeni açıklarken kullandığı bir kavramdır. Her monadın kendi içsel doğasını yaşamasına izin verilir ve bu monadların birbirleriyle uyum içinde çalışmasına olanak sağlayan bir önemli prensiptir. Teodicée (Tanrı'nın İyilik ve Adaleti): Leibniz'in metafizik düşüncelerinde önemli bir tema, evrenin en iyi olası dünyanın gerçekleştirilmesi ve Tanrı'nın kusursuz iyilik ve adaletinin yansıtılmasıdır. Monadoloji, bu düşüncelerin evrensel düzeni ve Tanrı'nın varlığı ile nasıl bağlantılı olduğunu açıklar. Yöntem ve Argümanlar A Priori Argümanlar: Leibniz, metafizik sistemini a priori argümanlarla destekler ve mantıksal olarak doğru olduğunu iddia eder. Onun argümanları, matematiksel ve mantıksal düşüncelerle desteklenen bir metafizik teorinin temelini oluşturur. Monadların Hiyerarşisi: Leibniz, monadların hiyerarşik bir yapıda olduğunu ve her birinin kendine özgü bir düzeyde bilinç ve yeteneklerle donatıldığını savunur. Bu düşünce, evrenin çeşitliliğini ve karmaşıklığını açıklamada önemli bir rol oynar. Dil ve Üslup Leibniz'in dil kullanımı
MonadolojiGottfried Leibniz · MEB Yayınları · 1988455 okunma
Puan vermedi·136 syf.·
2023 5. kitabı
17.YY Modern Felsefenin önemli ismi Gottfried Wilhelm Leibniz matema­tik, din, tarih, siyaset, felsefe gibi farklı alanlarda yaptığı çalışmalarla ünlüdür. Hesap makinesi mucidi, ikili sayma sistemini geliştirmiş. Felsefe tarihine de yaptığı yeniliklerle önemli katkılarda bulunmuş. Doğada var olan düzeni var oluşu açıklayabilmek için mantık alanında yaptığı yenilikten destek alarak fiziksel zorunluluktan metafizik zorunluluga geçiş yapmış. Çünkü Fizik nedenleri vermez nasılları verir. Nedenleri araştırırken sonunda metafizik alandan destek almanın gerekli olduğunu savunur. Kitabın ilk bölümünde  Monadoloji 90 maddeden ve Doğanın ve ilahi inayetin akla dayalı ilkeleri , ikinci bölümde konuya dair mektuplardan oluşmuş. Descartes'ın cevher kavramından etkilenerek, Monad teorisini geliştirmiş. Leibniz'e göre Varlığın yapı taşı olan tüm Monadlar metafizik bir anda Tanrı tarafından tasarlanarak yaratıldı. Alt parçaları, bileşenleri olmadığı için oluşum süresi yoktur. Varlık sahasında çıkarlar ve geri geri giderler, ölme geri çekilmedir. Fizik dünyayı mümkün kılan Metafizik ögeler olan Monadlar yalın oldukları için etkileşime giremezler.  Kapıları ve pencereleri yoktur. Eğer onları misket gibi düşünürsek yanlış olur. Bir kabın içine koymuş gibi düşünürsek, o zaman da monatlar yapı taşı olmaz kap yapı taşı olur. Oysa Monad Temsiller Birliğidir. Bunun anlamı; Fenomenal düzeyde,  görüntü düzeyinde olan herşeye dair temsiller içinde var. Bu temsiller sayesinde herşeyi öğrenebiliriz. Görünüşler Dünyası Temsiller Dünyasıdır. Bu temsiller ilahi bir uyum içinde birbirleriyle uyuşunca fenomenal düzeyde birbirlerini fark edebiliyorlar. Zaman ve mekan Monadın içinde. Temsillerin yanyana olan birlikteliği mekânı, temsillerin ardarda olan birlikteliği de zamanı oluşturuyor. Bir olgunun
Felsefe
MonadolojiGottfried Leibniz · Bilge Kültür Sanat · 2014455 okunma
Bölünemeyen Ama Sonsuz Olan
7/10
·168 syf.··
2025 28. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2025 22:59
Gottfried Wilhelm Leibniz, Monadoloji ile yalnızca bir felsefi sistem değil, aynı zamanda evrenin iç ritmini anlamaya çalışan mistik bir matematik kurar. Görünüşte sade, ama içerikte yoğun bu kısa metin, sanki “varlık nedir?” sorusuna yazılmış 90 cümlelik bir şiirdir. Varoluşun Duygusal Matematiği Leibniz, matematikçi kimliğini varoluşun mimarisine taşır. Ancak onun rakamları yalnızca sayı değil; anlam, değer, hatta kader taşır. Monadoloji, hem katı bir düzenin hem de sonsuz içsel çeşitliliğin şiirsel bir sentezidir. Her şeyin iç içe, ama yine de ayrı ayrı olduğu bir kozmos fikri sunar. Metin kısa, öz ama oldukça yoğundur. Cümleler genellikle matematiksel bir kesinlikle ve büyük soyutlamalarla yazılmıştır. Bu nedenle kısa bir eser olmasına rağmen, her paragraf uzun uzun düşünmeyi gerektirir. Leibniz, bir sistem filozofu gibi konuşur: net, mantıklı ve düzenlidir. “Monadoloji”, Batı metafiziğinde özgün bir yere sahiptir. Descartes’in düalizminden ve Spinoza’nın panteizminden ayrılır. Leibniz, evreni bir saat mekanizması gibi kusursuz işleyecek şekilde kuran Tanrısal bir düzen fikrini savunur. Bu yaklaşımıyla hem akılcıdır hem de mistik bir bakış açısı taşır. Ancak: Modern okur için dili ve kavramları oldukça soyut olabilir. Felsefi arka planı olmayanlar için zorlayıcıdır ama derinlikli bir okuma yapıldığında oldukça tatmin edicidir.
MonadolojiGottfried Leibniz · İş Bankası Kültür Yayınları · 2019455 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2022 3. kitabı
Monad.. Leibniz'in monadi felsefe terminolojisinde sanırım arkenin yerini almaktadır. Kant felsefesinde ise numen olarak ele alınabilir kanaatimce. Monad doğal yapı taşı olan ana nedendir. Çevremizde gördüğümüz her şey esas itibari ile monadlardan oluşmaktadır. Monadların bileşik oluşturması ise şeyleri ve fenomenleri oluşturur. Monad parçalanamayan özdür. Dolasiyla monad asla değişmeyecek tözdür. Monadların bir araya gelmesi ile farklı şeyler meydana gelir. Farklı şeylerin ölmesi, değişmesi monadların özünü yok etmez. Yok olan şey monadların oluşturduğu biçimidir ona göre. Monadlar aynı zamanda sabırltlik ilkesi ile sınırlanamaz. Herakleitos felsefesinin izlerini Leibniz'de de görmekteyiz. Ona göre monadlar sürekli şeyleri oluşturup değiştirmekte. Yanisi durağan değillerdir. Monadların özünü ise Tanrısallıkla ele alır. Ona göre monad tanrının yansimasi sanırım. Bundandır ki değişmeyen tek şey monadlardır diyor. Bu İslam felsefesinfe vahdet-i vucud anlayışına da tekabül eder. Leibniz'e göre evren mükemmeldir. Çünkü evreni oluşturan monadlar arası uyum aşkın bir birlikteliktir. Bu uyumu aşacak herhangi bir uyum yoktur. Böylesi bir uyumun oluşabilmesi için de yegane bir kudretin varlığı söz konusudur. Elbetteki bu varlık Tanrıdır. Tanrının varlığı ise mutlaktır. O değişmeyen değiştirici ve sekillendiricidir. Mutlaklik özelliği sadece ve sadece tanrıya mahsus bir olgudur. Ona göre değişim ve şekillendirme sadece tanrıya mahsus bisey değildir. Yaratılmış olan insan ruhu da şekillendirici değiştirici ve bozucu olabilmektedir. Lakin insan ruhunun bu edimleri mutlaklik düzleminde ele alınamaz. İnsan ruhu sınırlı olduğu için edimleri de sınırlı olmak zorundadir. Dolayısıyla mutlak değildir. Sonuc itibariyle tanrısal mutlaklığı bu şekilde ele almış diyebiliriz. Batı
Felsefe
MonadolojiGottfried Leibniz · İş Bankası Kültür Yayınları · 2019455 okunma
Puan vermedi·128 syf.·
2021 19. kitabı
Baştan söyleyeyim ki alana dair bilginiz hiç yoksa okurken sıkılırsınız ve 'ne diyor bu değişik?' dersiniz. Bu nedenle tavsiye etme gibi bir sorumluluk altına girmeyeceğim kimseye karşı. Lisans döneminde felsefe derslerinde Leibniz'den bahsedildiğinde kendisini sevmediğimi düşünmekle beraber fikirleri de ilgimi çekerdi. Bu yüzden direkt kendi cümlelerini okumakla ona karşı arafta olmaktan çıkacağımı düşündüm ve öyle de oldu. Ben de Leibniz'i sevmeyenler derneğinin bir üyesiyim artık. Kitapta Leibniz'in hayatından bahsedilen kısım oldukça doyurucuydu. Sadece şunu geliştirdi, bunu yaptı tarzında bir anlatımdan ziyade fikirlerine ilk kapı açılıyor ve henüz oradayken bile eseri sevip sevmeyeceğinizi anlayabiliyorsunuz. Bu nedenle güzel çevirisinden ötürü Atakan Altınörs'e de teşekkür etmek gerekir. Eserdeki üslubu gerçekten çok beğendim. Örneğin "Mösyö" Descartes'ı eleştirirken ona saygı duyduğunu ancak Aristoteles eleştirisinde onu alaya aldığını anlayabiliyorsunuz. Ne yazık ki Leibniz için kendini bu alaydan uzak tutamamış ve başkalarına yönelttiği eleştiri oklarının bin misli kendisine yöneltilerek fikirleri çürütülmüş. 'Mümkün dünyaların en iyisi' tezi de Voltaire ve Schopenhauer gibi isimler tarafından alay edilerek eleştirilmiştir (en kısa zamanda Candide'i okumak istiyorum). Birçok fikri ham bir açıklamaya maruz bırakmıştır (zaten açıklamaya girişmesi bile garipken) ancak yine de peşi sıra birbiri ile bağlantılı maddeler sayesinde fikirlerini daima pekiştirmeye ve doğrulamaya çalışmış. Örneğin 10. maddede değindiği açıklamayı doğru kabul ederek 23. maddeyi açıklamaya girişmesini yine fuzuli buldum. Ancak çok 'hımmm' düşünceleri de vardı bana kalırsa. "Bundan da anlaşılır ki her canlı gövdenin dominant bir Entelekheia'sı vardır ve bu, hayvanda
Monadoloji Metafizik Üzerine KonuşmaGottfried Leibniz · Doğu Batı Yayınları · 2011455 okunma
Leibniz’in Tanrısı
Puan vermedi·136 syf.·
2021 65. kitabı
Leibniz, bu kitabıyla bilincimizdeki inanç mekanizmasının işleyişini rasyonel zeminde ele almaya çalışarak, ruh ve akıl arasındaki ilişkiyle Tanrı’ya atfedilen nitelikleri gerekçelendirmeye çalışmıştır. Leibniz’in temel hareket noktası olan Monadları, bir nevi alemin ruhsal yapı taşları olarak tanımlayabilirz. Zihin=Akıllı Ruh. “Mükemmeliyet, sınırları ve hudutları bir yana bırakılarak ele alındığında, bir şeyin içerdiği pozitif gerçekliğin büyüklüğüdür. Dolayısıyla sınırların olmadığı yerde, yani Tanrı’da mükemmeliyet mutlaken sonsuzdur. Yine buradan, mahlukattaki mükemmeliğin Tanrı’nın nüfuzundan, kusurlarının ise sınırsız olmayan kendi doğalarından kaynaklandığı sonucu çıkar. Nitekim mahlukatın Tanrı’dan ayrıldığı nokta burasıdır. Mahlukattaki bu kökensel kusurluluk, cisimlerdeki doğal atalette belirgindir.”
Felsefe
MonadolojiGottfried Leibniz · Bilge Kültür Sanat · 2014455 okunma
9/10
·168 syf.··
2020 48. kitabı
açıkçası bu kitabı okumadan önce temel felsefe okuması yapmadıysanız cinnet geçirebilirsiniz. bunun yanında az da olsa 3-5 şey karıştırmışsanız eğlenceli olabilir. leibniz felsefesine giriş için sayfa sayısı olarak her ne kadar hafif görülse de pahada ağır bir eser. bu açıdan haydi leibniz'i tanıyalım diyenler için kesinlikle doğru bir seçim. ben leibniz sevmeyen biri olarak bile yer yer keyif aldım diyebilirim. kitabı okurken ister istemez aklınıza bazı filozoflar ve eserleri sürekli düşüyor. örnek vermek gerekirse voltaire'in candide adlı eseri başı çeker. kitabın yazma amacı resmen bu kitapta da geçen mümkün dünyaların en iyisi görüşü ile ağırı dalga geçmektir. yanlış hatırlamıyorsam bu konuyla ilgili schopenhauer'ın die welt als wille und vorstellung adlı eserinde de oldukça sert bir eleştiri vardı. gerçi schopenhauer kimseyi eleştirmez, aşağılar. neyse bu başka bir konu. ayrıca ölümsüzlük ve başkalaşımla ilgili kelamlarını okurken de diderot'un entretiensadlı eseri birebir olmasa da serbest çağrışım yapmıyor değil. yeri gelmişken entretiens'ı mutlaka okuyun derim. leibniz birçok konuda descartes'e katılmasa da ona duyduğu hürmeti buram buram alıyorsunuz. ben bu denli tatlı eleştiren bir filozof daha görmedim. kitap genelinde baktığımızda spinoza ethica okuması yapmışsanız karşıtlıklar üzerinden temellendirme anlamında ciddi bir aşama katetmiş olursunuz. ama bence ilk önce ethica okunmuş olmalı. garipsediğim bir iki şeyle goygoya son vereyim. bitkilerin ruhu olabileceğinden şüphe etmesi çok hoşuma gitti. ayrıca cin var mı yok mu konusunda bence hayatının çeşitli dönemlerinde gelgitler yaşamış. kitapta pek inanmıyor gibiyken mektuplaşmalarda sağlam bir cinci hoca. hayır tanrıcı olmasını anlıyorum ama bir filozof cinlere ne maksatla inanır aklım havsalam
MonadolojiGottfried Leibniz · İş Bankası Kültür Yayınları · 2019455 okunma
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2024 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2024 01:37
zorunlu hakikatlerin bilgisi ve bu bilgiden yaptığımız soyutlamalar sayesinde refleksif edimlere yükseliriz; bu edimler de ben dediğimiz şeyi düşünmemizi, içimizde olanları tartmamızı sağlar. Böylece kendimizi düşünerek varlığı, cevheri, basiti ve bileşiği, cisimsiz olanı düşünürüz; hatta bizde sınırlı olanın onda sınırsız olduğunu tasavvur ederek Tanrı'yı düşünürüz. Bu refleksif edimler akıl yürüttnemizin ana malzemesini temin ederler. Keza iki tür hakikat vardır: Akli hakikatler ve olgusal hakikatler. Akli hakikatler zorunludur ve karşıdan olanaksızdır; olgusal hakikatler ise muhtemeldir ve karşıdan olanaklıdır. Bir hakikat zorunluysa zeminine analiz yoluyla ulaşabiliriz; yani onu daha basit idealara ve daha basit hakikatlere ayrıştırıp sonunda ilk hakikatlere erişebiliriz. Şu halde muhtemel veya olgusal hakikatler, yani mahlukat alemine yayılmış şeyler dizisi için de yeterli zemin bulunmalıdır.tikel nedenlerin analizi, doğadaki şeylerin muazzam çeşitliliği ve cisimlerin sonsuza kadar bölünebilirliği sebebiyle sınırsız bir detaya ulaşabilir.
MonadolojiGottfried Leibniz · İş Bankası Kültür Yayınları · 2019455 okunma
Tatmin Edici Olmaktan Uzak
6/10
·168 syf.··
2022 104. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2022 16:00
Leibniz tarafından yazılmış olan Monadoloji, filozofun tüm yaratıma dair oluşturduğu sistemli düşüncelerin olabildiğince iyi düzenlenmiş bir derlemesi ve kitabın içerisinde bulunan mektuplaşmalar ile güzel çevirisi de kitabı en azından bu anlamda sorunsuz kılıyor. Dolayısıyla İş Bankası tarafından yayınlanan versiyonu en azından editöryal düzlemde oldukça güzel. Fakat benim kitaba dair şikayetlerim Leibniz'in kendisine ait olacak. Öncelikle Leibniz'in kesinlikle anlaşılır bir üslupla yazmadığını belirtmem gerekiyor. Düşüncelerini tek bir noktada toplamakta zorlandığını, her an konuyu elinden kaçıracakmış ve hatta kafasında netleştirememiş gibi davrandığını hissedebiliyorsunuz. Bir sistem felsefesi oluşturmak isteyen bir yazar için bunun büyük bir handikap olduğu ortada. Yazarın yaratımın temel vasıtası olarak addettiği "monad" adı verilen bölünemez parçacıklar, bazıları tarafından ruhani atomlar gibi değerlendiriliyorlar fakat bana kalırsa bunlar ruhani atomlar olmaktan çok, sanal parçacıklar gibi değerlendirilebilirler. Dolayısıyla günümüzdeki teknolojik gelişmeler neticesinde kuantum fiziğinde ortaya çıkan pek çok şeyle ilişki kurabiliyorsunuz ve Leibniz'in bunu sadece sezgisel olarak ortaya koyabilmiş olması elbette etkileyici. Fakat bu, bir şey keşfedildikten sonra bunlar kutsal kitaplarda yazıyor demekten çok da farklı değil, çünkü Leibniz'in kötü üslubu, her şeyin her yere çekilebilmesine olanak tanıyor. Bu anlamda skolastik felsefedeki aşırı soyutlamalara benzer bir yöntem barındıran Monadoloji, bana kalırsa hiç bir şey demeden bir şeyler demeye çalışan bir kitap. Leibniz düşüncelerini sadece hipotezlere dayandırıyor ve bu anlamda kanıtlama bakımından Baruch Spinoza'nın tırnağı bile olamıyor. Okurken bir şeyler düşündüğünü ve yer yer mantıklı olabildiğini
Felsefe
MonadolojiGottfried Leibniz · İş Bankası Kültür Yayınları · 2019455 okunma
9/10
·136 syf.··
2020 117. kitabı
Düşünce tarihinde, arkasında bıraktığı yazılı çalışmalar bakımından Leibniz kadar üretken bir başka zihne nadiren tesadüf edilir. İlginçtir ki, ömrünü düşünmeye ve yazmaya vakfetmiş bu büyük dehanın hayattayken yayınlattığı çalışmaların adedi, ardında bıraktığı devasa külliyatla mukayese kabul etmez. Söz konusu yayınları, birkaç risalesiyle, Tanrı‘nın bir deyimle “avukatlığı“nı yaptığı Essais de Théodicée [İlâhî Adalet Üzerine Denemeler] başlıklı eserinden ibarettir. Geride bıraktıklarının yayınlanması ise, günümüzde bile sürmekte olan uzun soluklu bir çalışmaya konudur. Kendisinin de hoşlandığı adlandırmayla “önceden tesis edilmiş âhenk sisteminin müellifi” Leibniz, insan aklını kurcalayan onlarca farklı ve büyük meseleye cesaretle el atmış, çağının önde gelen âlimleriyle durmaksızın mektuplaşmış, teorik meşguliyetleriyanında pratik çalışmalara, gözlemlere ve -hesap makinesi gibi- icatlara da mesai harcamıştır.Leibniz’in matematik ve mantık gibi aksiyomatik disiplinlerle, fizik ve psikoloji gibi bilimlerdeki geleceğe ışık tutan başarıları bir yana bırakıldığında, onun felsefe ve ilâhiyat alanındaki en büyük başarısının, dünyada “kötülüğün” varlığının Tanrı‘nın mevcudiyetine antitez olarak kullanılmasına karşı rasyonel bir savunma yapmak olduğu söylenebilir. Mümkün dünyaları temaşa edip, onlar arasında bir-arada-mümkün azamî miktarda varlık içeren dünyayı tercih etmesi bakımından, Tanrı mümkün dünyaların en iyisini yaratmıştır. İşte Monadoloji ve Metafizik Üzerine Konuşma, Leibniz’in bu minvaldeki metafizik düşüncelerini ana çizgileriyle göz önüne seren iki temel metnidir. (Tanıtım Bülteninden) İyi okumalar... -Furkan DOLGUN
Felsefe
MonadolojiGottfried Leibniz · Bilge Kültür Sanat · 2014455 okunma

Yazar Hakkında

Gottfried LeibnizYazar · 10 kitap
Leibniz, Gottfried Wilhelm (1646-1716); bir Alman filozofu, bilim dünyasının önemli sistemci düşünürlerinden biridir. Matematik, metafizik ve mantık alanlarında ileri sürdüğü yeni düşünce ve görüşleriyle tanınır. Leibniz, Leipzig'de doğdu. Babası buradaki üniversitede ahlak felsefesi dersleri veriyordu. Leibniz babasının ölümünden sonra okuldan çıkarak kendi kendini yetiştirmeye başladı. Tarihe karşı büyük bir ilgi duyuyordu. 8 yaşına geldiği zaman Latince'yi öğrenmişti. 12 yaşında ise Yunanca öğrenmeye başladı. Bir yandan da mantık bilimiyle ilgili kitaplar okuyordu. 15 yaşında Leipzig Üniversitesi'ne girdi. Almanya'da felsefe tarihinin kurucusu sayılan Jakob Thomasius'tan felsefe okudu. 1663'te Jena'ya giderek buradaki matematik bilginlerinden ders aldı. Leibniz, 25 yaşına geldiği sırada yayınlanmış birçok önemli eseri vardı. Bir ara politika ile ilgilendi, bu konuda da bazı eserler verdi. Politika çalışmaları hiçbir zaman Leibniz'in felsefe ve matematik alanlarındaki çalışmalarına engel olmadı. Leibniz 1672 yılında, 26 yaşında ileri modern matematik çalışmalarına başladı. Bundan 3 yıl sonra Isaac Newton'dan bağımsız olarak Calculus'un temel teoremini keşfetti (Fundamental Theorem of Calculus). Pek çok yıl Leibniz ve Isaac Newton taraftarları arasında kimin Calculus'u keşfettiğine dair bir tartışma olsa da şuan Leibniz ve Isaac Newton Calculus'un babaları olarak kabul edilmektedir. 1700'de görevini bırakarak Viyana'ya gitti, 1714'de kadar bu şehirde yaşadı. 1700'de bir davet üzerine, Berlin'e gitti. Berlin Üniversitesi'nin kurulmasını sağlayarak üniversitenin ilk müdürü oldu. 1711'de görevini bırakarak Viyana'ya gitti, 1714'e kadar bu şehirde yaşadı. 1712'de Leibniz'e baron payesi verildiyse de dört yıl sonra Hannover'de öldüğü zaman fakir bir adam gibi gömüldü. Onun arkasından ağlayan tek adam olan, arkadaşı J. G. von Erckhart, sonradan yazdığı hatıralarında bu cenazeyi, 'ülkesinin şerefini temsil eden bu adam, bir dilenci gibi toprağa verildi' cümlesiyle anlatmıştır. Leibniz'in Felsefesi Leibniz, 17.yüzyıl filozoflarının çoğu gibi, felsefesinde Descartes'in töz kavramından hareket eder. Leibniz'e göre dünyanın, varlıkların temelinde 'monad'lar (tek tek varlıklar, bölünmez özler) vardır. Monadlar kendi kendilerine hareket edebilen, algılayabilen temel varlıklardır. Yalnız monadların özü 'kuvvet' olduğu için, ne bir şekli ne hacmi, ne parçaları vardır. Monadları özü 'edim' (faaliyet) olan ruhsal noktalar gibi düşünmek gerekir. Bundan dolayı monadlar, kendi kendilerine harekete geçerler. Onları, Demokritos'un, maddecilerin atomlarından ayıran husus, maddesel olamamaları, kendi kendine hareket edebilmeleridir. Monadların her birinin edimi, geçmişin sonucu geleceğin belirleyicisidir. Leibniz'e göre monadlar önceden belirlenmiş bir düzen içinde bulunurlar. Buna önceden düzen kuramı denir. Leibniz düşünce sistemine göre düşünce ilkeleri, genel fikirler, insan zihninde bir istihdat olarak bulunur, tecrübeyle gelişir. Leibniz 'Theodizee' adındaki eserinde, içinde yaşadığımız dünyanın, dünyaların en düzenlisi, en mükemmeli olduğunu söylemiştir. Leibniz'in bu görüşü Voltaire'in 'Candide' adındaki uzun hikayesinde gülünç hale getirilmek istenmiştir.