Münkesir

Erdal Fidan
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 45 dk.
Sayfa Sayısı:
97
Basım Tarihi:
2024
Yayınevi:
Mergen Yayınları
ISBN:
9786259882888
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·97 syf.·
2024 13. kitabı
İnsanların birbirine karşı olan bakış açılarını sorgulaması gerekir. Dilenci veya iş insanı olabilirsiniz bu sizi büyütmez veya küçültmez. Bir dilenci mecbur kaldığı için dileniyorsa o iyi bir insandır. Bir iş insanı çalarak zengin oluyorsa kötü bir insandır. Kitapta da bir dilenci ile karşılaşan, iş insanının hayatının nasıl değiştiğini görüyoruz. Bakmasını bilen bir insan bir karıncadan bile ders alır. Metin adlı iş insanı sonrasında sorgulaya sorgulaya insanları denemek için oyun tertip ediyor ve roman bu şekilde devam ediyor. Kısaca her roman bizlere bir ders verir bu dersi dilencinin veya aldatan bir eşin verdiğinin önemi yoktur önemli olan o dersi alıp hayatımıza adapte etmek ve değişmeye kendimizden başlamak. Güzel, akıcı bir roman. Betimlemeler, başarılı ve karakterleri, yaşanılan anı hayal etmenizde yardımcı oluyor. Bazı cümleler bilerek uzatılmış gibime geldi ki bu şekilde okuyucunun dikkati bozulmasın. Ben bazı sorunlardan dolayı biraz geç okuduysam da beğendim. Okumanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar..
MünkesirErdal Fidan · Mergen Yayınları · 202487 okunma
Münkesir Ol, Ama..
9/10
·97 syf.·
2026 14. kitabı
Erdal FidanErdal Fidan , MünkesirMünkesir ile aynada gördüğü suretten utanan, sahip olduklarının sahteliğiyle sarsılan ve "insanlığını yitirmemiş olanlara" derin bir iç döküyor. Kitap, her şeye sahip olduğunu sanan modern insanın o büyük zavallılığını, sahte sadakatlerin, maskeli yüzlerin ve vitrinlik huzurların arasında nasıl bir hiçliğe mahkûm olduğunu ince bir neşter darbesiyle deşiyor. Yazarın dili akıcı, evet, betimlemeler gökyüzüne tersine yağmaya çalışan kirli sular kadar çarpıcı. Ancak bu "münkesir" (kırılmış) gönüller mahallesinde, okur bazen kendi aynasındaki çatlaklardan korkar hale geliyor. Gerçek huzuru nerede arıyoruz? Sahip olduklarımızda mı, yoksa vazgeçebildiklerimizde mi?. İçtenliğiyle sarsıyor, samimiyetiyle yaralıyor bu eser. Mutluluk denilen o sahte maskenin altındaki huzursuzluğu görmek isteyenler için bu kitap. Eğer siz de kendi sadakatinizi, vefanızı ve o çok güvendiğiniz dünyalık kalelerinizi bir dilencinin tek bir sorusuyla yıkmaya hazırsanız, Münkesir'in o kırık dökük ama bir o kadar da sahici dünyasına adım atın derim. Zira bazen tamir olmak için, önce en derinden kırılmak gerekir. Bu kitap, senin "ben" dediğin o sahte sarayı yıkmaya geliyor. Eğer sen de "sahip olduklarımın kölesi miyim?" diye dertleniyorsan, bu sayfalarda kendi kırıklarını bulacaksın. Unutma ki ışık, sadece kırıklardan içeri sızar. Münkesir olan, yani kalbi kırık olan, Hakk'a en yakın olandır. ​Bu eser, seni senden alıp, asıl "sen"e götüren sessiz bir rehber hükmündedir. Okuyasın ki, uyanasın. Uyanasın ki, huzura kavuşasın. Münkesir ol, ama münfail olma! Vesselam
Kreatif Roman ve Hikaye
MünkesirErdal Fidan · Mergen Yayınları · 202487 okunma
8/10
·97 syf.··
2024 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2024 18:35
İnsanların bilhassa sevdiklerinin gerçekten sadık olduklarını anlayabilmek için illa sadakati sınamak mi gerekiyor? Bazen evet ama nasıl? Çünkü sınamak uğruna kalp kırma ve onları kaybetme ihtimalimiz de mevcut. Öyleyse her türlü risk alıp sınamaya değer mi orası meçhul. Yazarın betimlemesi cümleleri gerçekten çok başarılı ama seçtiği konu biraz bilindik böyle güzel yazma yeteneğiyle çok daha güzelini yazabilecegine inanıyorum açıkçası. Yakin zmanda kitabın başkarakteri Metin ile ayni şeyi yaşamış olmam kitabın sonunda beni ayrıca hüzünlendirdi. İnsanın annesini kaybetmesinin zorluğu daha ne kadar güzel anlatılabilirdi bilemiyorum doğrusu. Erdal FidanErdal Fidan'ın yazarlığa adımını tebrik ediyor daha nice güzel kitaplar yazmasıni diliyorum. Hediye için de ayrıca teşekkür ederim..
1000Kitap
MünkesirErdal Fidan · Mergen Yayınları · 202487 okunma
Puan vermedi·97 syf.··
2024 15. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mart 2024 23:00
İnsanlığını yitirmemiş ve yitirmeyecek olanlara... Ben öncelikle yazardan algıladığım faraziyeler ve bana yaşattığı duygularla başlamak istiyorum. Yukarıda yazılan ilk cümle yazarın kitap ithafı. Bilirsiniz özellikle son dönem yazarları bu ithafı biricik eşimle başlayıp tanıdıkları, kendilerine şu ya da bu vesile ile dokunmuş tüm çevrelerine yaparlar. Erdal FidanErdal Fidan bu ithaf ile hem bu çevreyi çok geniş tutmuş, hem kendi ile kayıtlamamış hem de oldukça seçici bir tutum sergilemiş. Bu bana aynı zaman da yazarın iç dünyasında aydınlık tuttuğu bir geleceğin ve her ne olursa olsun kocaman bir insanlığın barınağı olduğu duygusunu yoğun bir şekilde uyandırıyor. Hele yazarın şu cümlesinde ki inceliğe bayıldım. "Bu şirin çiçeği yanıma almak, hep yanımda tutmak istiyordum ama koparmaya kıyamıyordum. Onu kendisi kılan bu harika yerden ayırmayı ve ona zarar gelmesini hiç istemiyordum. Bu yüzden de dokunmaya bile çekindiğim bu narin çiçeğin ziyaretine geliyordum." Değilmi ne kadar nazik bir düşünce. Bunu hayal etmiş olmak bile benim için başarı niteliği taşır. Ben okuduğum bu kitapta; yazılma amacı güdülen bir kitaptan ziyade anlatılmaya çalışılan duygular sezinledim. Yani ortaya bir eser çıkarmaktan çok insanlığın halini yada duygularını anlatmaya çalışan bir çalışma sergilenmiş ki buda yine bence yazarın iç dünyasının dışavurumu. Hani derler ya ölümsüz eserler yazarından bazı parçalar taşıdığı için ölümsüz olurlar diye ... tıpkı onun gibi. Bu kitap için ölümsüz eser olur demiyorum ama bu kitabı yazan için bir gün bunu başaracak cevheri içinde taşıyor diye bilirim. Kitaba gelecek olursam. Kitabın konusunu sığ bulduğumu söyleye bilirim. Metin'in evvelinden kesitlere yer verile bilir ana konu etrafında yan konular olarak dallanıp budaklana bilirdi. ( Gerçi bu aşama da belki
MünkesirErdal Fidan · Mergen Yayınları · 202487 okunma
Puan vermedi·97 syf.·
2024 56. kitabı
"İnsanlığını yitirmemiş ve yitirmeyecek olanlara..." Kitap böyle başlıyor. Bu kitapla bir sahafta karşılaşmış olsaydım, bu cümleye çok da anlam yüklemezdim ihtimâl. Fakat kendisi beni buldu. Bundandır ki, bu dizeyi okuduğumda içimden geçen şuydu: "Kitabı kendine de ithaf etmiş bir yazar, ne güzel!" O coşkuyu daha ilk sayfalarda gördüm zaten. Dünyayı yeni yeni keşfeden çocuklardan işitilir bir de bu cümleler ekseri. Her şeyi ilk kez keşfeder gibi işaret parmağıyla gösteren bir çocuğun o lirik telaşı gibi. Sargılar içindeki bir adamı bir kardan adama benzetmek, ya da hiç de süper olmayan bir süper kahramana. Kitabın içeriğinden bağımsız, cümlelerin bende tecelli ettiği hissi anlatasım var zira içeriği zaten üç aşağı beş yukarı arka kapakta anlatılıyor. Ama bir masalı bir meddahtan dinlerken aldığınız hazzı, bir muhasebeciden alamazsınız ya bazen. İşte benim dile getireceğim şey, o nüans. Bir yerde mesela; çikolata gibi görünen ve tarçın gibi kokan bir banktan söz ediyordu. Orada, o söğüt ağacının altında uzun uzun durup o bankın kokusunu çektim içime. Çünkü tarçın kokuyordu gerçekten o satırlar. Ve bir çiçeği ziyarete gidecek incelikte bir adamı kurgulamış bir yazar okudum ben. Dedim ya. Öykü aynı öykü ama anlatanın iç sesinde denizin dalgaları vuruyor kıyıya. Herkes kendinden bir yere rastlıyor. Daha okurken, hani şu "Tarifi var mıdır huzurla biten sonun?" sorusuna kendi içimden, "Ya varsa?" diye telaşlanmıştım da, sonra haklı çıkmıştım ya. Evet, varmış. Bir varmış, bir yokmuş. Sonra yine bir varmış. Hep varmış...
İnsan ve Duygular
MünkesirErdal Fidan · Mergen Yayınları · 202487 okunma
10/10
·97 syf.··
Beğendi
·
2024 18. kitabı
Bazen hayatın koşuşturmasına kendimizi o kadar kaptırırız ki hakikatimizi unutur, savrulur gideriz. Bir işe ilk adım attığımız zaman daha çok saf duygularımıza yaklaşırız. Bu bir iş, eş, arkadaş olabilir. O ilişkilerimizde huzuru, mutluluğu umar, onun için çabalarız lakin zaman geçtikçe umduklarımız dışında tüm duyguları yaşayabiliyor ,hayatın bizi sürüklemesine izin veriyoruz. Sonra bazen bir anda kendimize durup gerçekten mutlu muyum? Diye sormuyor değiliz?Benim yola çıkarken hayalini kurduğum gerçeklik ,sevgi, huzur bu mu? Kitap bize bunu anlatıyor gerçekten mutlu, huzurlu muyuz? İstediğimizi hayatın bu mu? Sevdiklerim beni ben olduğum için mi seviyor? Bir noktada hayatı durup sorgulamamız gerektiğini belirtiyor aslında . Kitapta fark ettiğim bir noktada şu ki bizler çoğu kelimeyi günlük hayatta o kadar daraltarak kullanıyoruz ve anlamını bilmediğimiz unuttuğumuz kelimeler var oysa ki Türkçe çok geniş, manası derin olan bir dil. Yazarımız burada bir kelimeyi eş anlamlarıyla çok manalı bir şekilde kullanmıştır. Okurken cümleleri düşünmek, altına yatan anlamları aramak ,akışkanlığı ,ahengi beni ayrı bir etkiledi. En kısa süre içerisinde diğer kitabında alıp okumayı planlıyorum Allah'ın izniyle. İnşallah yazar ve kitapları hak ettiği değeri görür Rabbim hakkında hayırlısını nasip etsin. Hayatın koşuşturmasında hakikatimizi unutmamamız dileğiyle. Allah'a emanet olun. MünkesirMünkesir Erdal FidanErdal Fidan
Roman
MünkesirErdal Fidan · Mergen Yayınları · 202487 okunma
Münkesir
10/10
·97 syf.··
Beğendi
·
2024 45. kitabı
İlk kitabım olan Münkesir'de, imrenilecek nitelikte bir hayatı olan Metin'in karşılaştığı bir dilenci vesilesi ve daha evvelinde yaşamış olduğu bir olayla tanıdığı tuhaf bir adamın da tesiri ile hayatını sorgulamaya başlamasını ve nihayetinde insanları gerçek yüzleriyle tanımasıyla münzevi bir yaşama yönelmesini konu edindim. Arka kapak yazısı ve birkaç alıntı: Hayatta her istediğini elde etmiş olan, her şeyi yolunda giden Metin; tasasız yaşamının sıradan bir gününde, hiç de sıradan olmayan bir dilenciyle karşılaşır. Bu garip dilenci ile Metin'in bakışları olmadık biçimde kesişir. Metin'in bakışlarını tahkir edici bulan ve bakışlarından oldukça rahatsız olan dilenci, hayatın kendilerini soktuğu konumların kalıplarının dışına çıkarak gösterdiği tepki ve yönelttiği sorularla Metin'in yüreğine kuşku düşürür ve değişimine vesile olacak bir etki yaratır. Metin, aklından bir türlü savuşturamadığı dilencinin ağır sözlerinin tesiriyle tefekküre dalar; böylece tekdüze hayatını gözden geçirir ve nihayetinde, tanıdığı hemen herkesi sınayacak bir oyun oynamaya karar verir. Bu oyun sayesinde ya hayatını gerçekten de daha da çok benimseyeceği bir şekilde geri kazanacaktır ya da bir anlamda her şeyini kaybedecektir. "Ya esirsin bu hayatta ya da münkesir!" "Ağır geliyordu bana, varlığından bihaber olduğum gerçekler." "Şimdi bu huzur bahşeden sessizlikte kendimi dinliyor, kimsesizlikte kendimi buluyordum." Tarifi var mıdır, huzura giden yolun? Tarifi var mıdır, huzurla biten sonun?
MünkesirErdal Fidan · Mergen Yayınları · 202487 okunma
Puan vermedi·86 syf.··
Beğendi
·
2023 29. kitabı
Münkesir Kendini beğenmiş, üstünlük kurma arzusunu hep içinde taşıyan, istediği her şeyi elde etmiş bir adam Metin.. Gelgelelim bir gün bir dilenciye rastlar. Dilenci ile arasında kısa bir konuşma geçer. O konuşmanın ardından Metin, yaşağı hayatını sorgulamaya başlar. Hayatın yine onun için bambaşka planlar yaptığı bir gün, bu kez yolda birileri yolunu keser. Onu hunharca dövüp hastanelik ederler. Hastane odasında kendine gelip gözlerini açtığında, ise bu kez yaşlı bir adam gözüne ilişir. Aralarında kısa bir sohbet geçer. Halbu ya.. O sohbet Metin'in hayatını değiştirecektir. ### Okur Olarak Son Söz : Aslına bakılırsa Münkesir, zengin bir adamın yanında olanları keşfetmek için çevresindekileri sınava tuttuğu bir oyun.. Karısı, en yakın dostları, yakın arkadaşı bu sınavdan kalırken ona gerçekten değer veren, onu canı gibi seven sadece annesi, bu sınavı geçer. Metin anlar ki bu zamana kadar sevdikleri, canım dedikleri onun yalnız servetinden dolayı yanındadır. Sonunda gerçeği bilmenin üzüntüsünü bir tarafa bırakan Metin.. Bir şeyleri anlamış olmanın rahatlığıyla tefekküre inzivaya çekilir. Bilir ki hayat bir şekilde devam ediyordur. Okuyun derim, ufuk açıcı bir kitap olmuş. Yazarı tebrik ederim. ๑ ◕‿◕ ๑ Gizemli okurGizemli okur  
MünkesirErdal Fidan · İkinci Adam Yayınları · 202387 okunma
Tarifi var mıdır, huzura giden yolun? Tarifi var mıdır, huzurla biten sonun?
10/10
·86 syf.··
Beğendi
·
2023 23. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2023 00:10
Size kitabı şöyle bir özetleyeyim: Hayatında her isteğini elde etmiş, istediği her şeye sahip olan Metin şükürsüz, kendini beğenmişin tekidir. Günün birinde bir dilenci ile karşılaşır. Dilenciye küçümseyen bakışlarla, hakaret edercesine bakar. Dilencinin dilencilik yapmasının sebebi bir işte çalışırken kaza geçirip sağlık sorunlarından dolayı çalışamayacak hale gelmesidir. Dilenci tekrardan bir işe girer lakin o işinden de çıkarılır. Kendini çaresiz hissedip, utana çekine dilencilik yapmaya macbur kalır. Ve dilencilik yaptığı günlerden birinde Metin ile karşılaşır. Metin'in o bakışlarından sonra ona şu cümlelerle ömürlük ders verir: "Sen zavallı insan! Mutlu ve de huzurlu musun ve hatta yaşıyor musun?" (...) "Her şeye sahip olduğunu dolayısıyla da değerli olduğunu sanıyorsun, benimse hiçbir şeyi olmayan bir hiç olduğumu düşünmeye de hakkının olduğunu sanıyorsun ama asıl sen bir hiçsin! Sahip olduklarının hepsi sahte, etrafındakilerin de birer sahtekâr olduğunu göremeyecek kadar da körsün! " Dilencinin bu sözlerinden sonra Metin tefekküre dalar... Ve hastanede garip bir adamla karşılaşır o garip adam etrafındakilerin ne kadar sahte olduğunu anlamak için etrafındaki insanlara kendince bir oyun oynar. Kendi evini yakar, kendi bedenini yanık olarak gösterir ve yüzünü sargıya aldırır.. Garip adam ziyaretine gelen eş, dost akrabayı kendi arasında konuşurken dinler ve hepsi onun olan mirasını sahiplenmek için burada olduklarını işitir.. Metin'e de birlikte sohbet ettiği garip adam yaptıklarını anlatır.. Gün içinde bunlara şahit olan Metin eve gider ve düşünür. Şanını şöhretini herkesin bildiği Metin etrafındaki insanlara bir oyun oynamaya karar verir. Metin'in planlayıp yaşadığı oyun şudur: Metin; trafik kazası geçirir, 15 gün yoğun bakımda kalır ve artık yürüyemeyeceğini
İbretlik Hikayeler
MünkesirErdal Fidan · İkinci Adam Yayınları · 202387 okunma
Bir Yazar Bir Hikaye Bir Hayat
8/10
·86 syf.·
2026 10. kitabı
MünkesirMünkesir Yazar Erdal FidanErdal Fidan "İnsanlığını yitirmemiş ve yitirmeyecek olanlara... " diyerek ilk cümlesiyle derin kesiği zihinlere atarak başlıyor anlatmaya... Arka fon müziğinde İbrahim Tatlıses'ten music.youtube.com/watch?v=pYYTe7g... " Yanlızım Dostlarım " eşliğinde,sanki "dinle beni 21.yüzyılın insanı"diyerek. Kalabalıklar içinde yanlız kalanlardan biriysen ,gel hasbihal edelim der gibi içerlemiş ses tonuyla MünkesirMünkesir 'i kelime kelime inceden inceye nasıl hissettiklerini dile getiriyor.Birden kendinizi hikayenin içinde buluveriyorsunuz...: ) Spoiler vermeyi sevmeyen bir okuyucu olarak devam ediyorum. Kitap 95 sayfa,15 bölümden oluşuyor olsada,öz ve ez bir anlatımla insanların, okuyucularının hayatlarında bir farkındalık oluşturma gayretiyle kaleme alınmış olarak yazılmış.Okuyunca kimine göre hikaye,kimine göre gerçek hikaye kesitlerinden oluşuyor olduğuna karar vereceksiniz. Belkide çağımız insan ilişkilerinin, son dönemeçteki ahvalini dikkat çekmek kadar, bir o kadar da satırlara da dökerek, maskeli yüzlerin son durumlarını ve MünkesirMünkesir bir yüreğin halini gözler önüne seriyor.Kendi kendini iyileştirme sürecini de tanıklık edeceksiniz. Son cümle yine yazardan gelsin... Tarifi var mıdır, huzura giden yolun? Tarifi var mıdır, huzurla biten sonun ? MüreccahMüreccah 'ta buluşmak üzere diyelim.Keyifli okumalar...
Kreatif Roman ve Hikaye
MünkesirErdal Fidan · İkinci Adam Yayınları · 202387 okunma

Yazar Hakkında

Erdal FidanYazar · 0 kitap
Dicle Üniversitesi Matematik Öğretmenliği bölümünden mezun olan yazar, Diyarbakır'da ikamet etmekte olup yeni eserlerinin çalışmalarını özenle sürdürmektedir.