İslam Hukukunun Kaynakları

Mustasfâ

İmam Gazali
Tahmini Okuma Süresi:
28 sa. 34 dk.
Sayfa Sayısı:
1008
Basım Tarihi:
11 Ocak 2018
Yayınevi:
Klasik Yayınları
Orijinal Adı:
El-Mustasfâ min İlmi’l-Usûl
ISBN:
9789752484139
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·1008 syf.··
Beğendi
·
2025 194. kitabı
İmam Ebû Hâmid Muhammed b. Muhammed el-Gazâlî (ö. 505/1111), İslâm düşünce tarihinin en etkili âlimlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Onun "el-Mustasfâ min ʿİlmi'l-Usûl" adlı eseri, usûl-i fıkıh (İslâm hukukunun temel ilkeleri) alanında kaleme alınmış en önemli metinlerden biridir. Bu eser, Gazâlî'nin olgunluk dönemine ait olup, ölümünden bir yıl önce tamamlanmıştır. Eser, İslâm hukukunun kaynaklarını, hükümlerin çıkarılma yöntemlerini ve müçtehidin niteliklerini sistematik bir biçimde ele almakta olup, Gazâlî'nin fıkıh, kelâm ve tasavvuf alanlarındaki birikimini yansıtmaktadır. Aşağıda, eserin yapısını, ana bölümlerini, temel temalarını, felsefî ve fıkhî katkılarını ile tarihî önemini ayrıntılı bir şekilde inceleyeceğiz. Bu inceleme, eserin orijinal metnine dayalı akademik kaynaklardan derlenen bilgiler üzerine kurulmuştur.Eserin Yapısı"el-Mustasfâ min ʿİlmi'l-Usûl", usûl-i fıkıh'ın temel unsurlarını üç ana bileşen etrafında yapılandırır: ahkâm (hükümler), edille (deliller/kaynaklar) ve bu kaynaklardan hükümlerin çıkarılmasına dair yöntemler. Eser, mantık üzerine bir mukaddime (giriş) ile başlar ve dört ana çeyreğe (rubʿ) ayrılır. Bu yapı, Gazâlî'nin sistematik yaklaşımını yansıtır ve eseri, döneminin diğer usûl eserlerinden ayıran bir özellik taşır.Mukaddime: Mantık Üzerine Giriş Eser, usûl-i fıkıh'ın temellerini mantık bilimiyle ilişkilendirerek başlar. Gazâlî, burada Aristotelesçi mantığın İslâmî ilimlere entegrasyonunu savunur. Mantık, hükümlerin delillerden doğru bir şekilde çıkarılması için zorunlu bir araç olarak sunulur. Bu bölüm, Gazâlî'nin felsefî eğilimlerini ortaya koyar ve Muʿtezile gibi akımların rasyonalist yaklaşımlarına karşı Ashʿarî perspektiften bir denge kurar. Birinci Çeyrek (Rubʿu'l-Ahkâm): Hukukî Hükümlerin Sınıflandırılması Bu kısım,
Kitap Alıntısı
Mustasfâİmam Gazali · Klasik Yayınları · 201824 okunma

Yazar Hakkında

İmam GazaliYazar · 302 kitap
Gazzâlî (Farsça: الغزّالی) (d. 1058, Tus - ö. 18 Aralık 1111, Tus), Büyük Selçuklu Devleti devrinin İslam âlimi, filozofu, mutasavvıfı ve müderrisi. Fars asıllı olduğu sanılan Gazzâlî'nin lakapları Hüccetü’l-İslâm ve Zeynüddîn'dir. Genel olarak Gazzâlî ve İmam-ı Gazzâlî isimleriyle tanınmaktadır. Gazzâlî Hicri 450 (Miladi 1058) yılında Horasan'ın Tus şehrinde doğmuştur. İlk öğrenimini Tus'ta Ahmed bin Muhammed er-Razikânî’den almış, daha sonra Cürcân şehrine giderek Ebû Nasr el-İsmailî’den eğitim görmüş daha sonra 28 yaşına kadar Nişabur Nizamiye Medresesi’nde öğrenim görmüş, itikadî düşünce olarak Ebü'l Hasan Eş'arî’den ve ameli görüş olarak ise Şafiî'den etkilenmiştir. Hocası İmam-ı Harameyn lakaplı Abdülmelik el-Cüveynî 1085 yılında ölünce Nişabur’dan Büyük Selçuklu Devleti’nin veziri Nizamülmülk’ün yanına gider. Nizamülmülk'ün huzurunda olan bir toplantıda verdiği cevaplarla diğer bilginlerden üstünlüğünü kanıtlayarak 1091 yılında Bağdat’taki Nizamiye Medresesi'nin baş müderrisliğine tayin edilir. Burada bilgisi ve edindiği öğrenci topluluğuyla kısa sürede ün ve saygınlık kazandı. Tasavvuf'a yöneldi ve Ebû Alî Farmedî'nin tesiriyle bu alanda yoğunlaştı. Bu ilgi ve hac arzusuyla medresedeki vazifesini bırakarak 1095 yılında Bağdat'tan ayrıldı ve Şam'a gitti. Şam da iki yıl kaldıktan sonra 1097 yılında hacca gitti. Hac sonrası Şam'a döndü ve buradan Bağdat yoluyla Tus'a geçti. Şam ve Tus'ta bulunduğu sürede uzlet yaşamı sürdü ve tasavvuf alanında ilerledi. Bağdat'tan ayrılışından on bir yıl sonra 1106 yılında Nizamülmülk’ün oğlu Fahrülmülk'ün ricası üzerine Nişabur Nizamiye Medresesinde tekrar eğitim vermeye başladı. Buradan kısa süre sonra Tus'a dönerek yaptırdığı tekkede müritleriyle birlikte sufi yaşamı sürdü. Gazzâlî 1111 (Hicri 505) yılında doğum yeri olan İran'ın Tus şehrinde öldü. Gazzâlî’nin yaşadığı dönemde İslam âleminde siyasî ve fikrî büyük bir karmaşa hakimdi. Bağdat’ta Abbasi halifelerinin gücü zayıflamasına karşın Büyük Selçuklu Devleti’nin sınırları genişliyor ve nüfuzu artıyordu. Melikşah’ın veziri Nizamülmülk savaş meydanlarında zaferler kazanıyor, ilim meclisleri denilen tartışma ortamlarını ve medreseleri açıyordu. Bu dönemde Mısır tahtında Şiî-Fâtımî hanedanı vardı. Avrupa’da ise Endülüs Emevi Devleti gerilemekte idi. İlk Haçlı Seferi de Gazzâlî döneminde yapılmış, Gazzâlî 40 yaşında iken Antakya haçlılarca kuşatılmış bir yıl sonra da Kudüs ele geçirilmiştir. Hasan Sabbah ve Ömer Hayyam da Gazzâlî ile aynı çağda yaşayan tanınmış kişilerdir. İslam âlemindeki bu karışıklığı fikrî bir çöküntü tamamlıyordu. Gazzâlî'nin öğrenme merakı onun çok sayıda dini ve fikrî akımları araştırmasına neden oldu. Yaşadığı dönemde hakikati bulmak isteyen insanların dört kısıma ayrıldığını ve her birinin hakikati kendi yolunda aradığını gördü. Bunlar; felsefeciler, kelâmcılar, sûfiler, bâtınîlerdi. Hepsinin görüşlerini inceleyerek; kelâm, felsefe ve Bâtınîlik yolunu kitaplarında ayrıntılarıyla tenkit etti ve sûfilerin yolu olan tasavvufa yönelerek hakikati bu yolda aradı.