·
Okunma
·
Beğeni
·
111
Gösterim
Adı:
Mutlu Ev
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054325863
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hayykitap Yayınevi
Halktan kaçtığınız korunaklı siteler, lüks mobilyalar, kartonpiyerler, ünlü mimarların dekorasyon önerileri mutlu etmeyecek sizi. Yüksek binalar ve beton eninde sonunda nefesinizi aıkıştıracak. 5+1'kerin, 4+2'lerin, akıllı binaların, yok satan mega projelerin fıtratınıza uygun olmadığını kavrayacaksınız. Eşyaların esiri olduğunuzu düşüneceksiniz. Gereksizce büyük ve çok sayıdaki odalar huzur vermeyecek. Yatırım amaçlı aldığınız yazlık da, ikinci, üçüncü evler de anlamsız gelecek!

Mimar Semih Akşeker avinde huzur ve mutluluk arayanlara sesleniyor. Ayetler, hadisler ve gelenekler ışığında mutlu olacağınız ev projesini çiziyor!. Evin temelini ise adalet, tevazu, sadelik, güzellik/estetik, fanilik şuuru, mahremiyet, özgünlük, iktisat ve hüsn'ü muhafaza olmak üzere 9 Kurani ilke üzerine atıyor.

Bu kitap, Batı taklidi modern mimarinin insanı hor gören şımarıklıklarından sıkılıp daha mürevazi, tabiatla uyum içinde yaşamak isteyenler için yazıldı.

Peygamber Efendimiz'le aynı evi paylaşmanın nasıl bir duygu olduğunu merak edenlere ithaf olunur.
176 syf.
·15 günde·Beğendi·10/10
Semih Akşeker Hocamı bir konferansta dinleme şansım olmuştu. Konferansı da kitabı gibi çok güzeldi. Sade, net, akıcı olan üslubunu kitaba da yansıtmış. Toprağın bizim için en önemli mesele olduğunu vurgularken, aslolan değerlerimizi tek tek kitapta incelemiş. Kısaca bu değerler:

1. Adalet
2. Tevazu
3. Sadelik
4. Güzellik/Estetik
5. Fabilik Düşüncesi
6. Mahremiyet
7. Özgünlük/Taklitten Kaçınma
8. İktisat
9. Hüsn-ü Muhafaza

Bu değerler göz önüne alınmadan bir mimari ya da şehir planlaması düşünülemez. Maddeleri ayetler ve hadislerle de açıklayarak bizim için önemini vurgulamıştır.

Apartman kültürünün bize ait olmadığını, insan doğasına ne kadar aykırı olduğunun altını çizmiş fazlaca da alternatif vermiştir. Bina kat sayılarının yüksekliklerinin insan ruhuna ve fıtratına aykırılığını açıklamıştır.

Şehir Planlama ya da Mimarlık bölümlerinde okuyan arkadaşlarıma tavsiyemdir. Lütfen bu kitabı okuyun.
176 syf.
Semih abinin kitabını okurken önyargı ile başladım çünkü keşfettiğim değil sohbet üzerine 'Al oku' denilen bir kitap idi, sonradan sevdiğim bir kitap oldu. Okurken Semih abiyle oturup sohbet ediyorsunuz size, güzel tabiri caizse tavşan kanı çay eşlik ediyor...

Apartmanda doğan ama müstakil evde büyüyen biri olarak, Hayalimdeki evin neden hayal olduğunu bana, ben tarafından dogru sorular sordurtan güzel bir eser oldu...

Ev diye ömür harcayıp sahibi olduğumuz o beton yığınlarının aslında ne denli gercekten gerçek ihtiyacılarımız olmayan yapılar olduğunu anlıyorsunuz.. Bizden ileride oldugunu düşündüğümüz ülkelerin hatalarını günümüzde tek doğru olarak ele alışımızı gösteriyor...

Arayış içinde olduğumuz şeyle, edindiğimiz izlediğimiz yolu sorgulatan bir eser oldu benim için.. bir nevi tahterevalli misali...
Okumanızı öneririm
176 syf.
·Beğendi·10/10
Bir şehri yaşanmaya değer kılan o şehrin üzerinde kurulduğu değerler sistemiyle şehrin insnlarının bağlı bulunduğu değerler arasındakı tensüptür .. demiş ilhan kutluer. Nede guzel söylemis. Şehir problemlerinin sadece dünyevi hedeflere bbakılarak çözülemeyeciğini göstermis bi yandan. Osmanlının anadolunun ve en önemlisi kuranımızın peygamberımizin sav dini dünyasını bırkerede görmekten çok gurur duydum lakin mımar olan yazar bazı gerceklerı kör olmus gözlerimize sunarken içim buruk olmadıda değil. “İnsanların kendi elleriyle işledikleri yüzünden karada denizde fesat ortaya çıktı belki vazgecerler diye yaptıklarından bir kısmını allah onlara bölece tattırıyor.(rum/30/41)
176 syf.
·2 günde·Puan vermedi
“Din ağacının kökü iman, gövdesi ibadetler ise değerler de ağacın meyveleri gibidir. Nasıl ki ağaç meyve için ve meyveye yöneliktir, iman ve ibadetler de başka kulluğun ifadesi/gereği olmakla beraber diğer yandan bu değerlerin kazanılmasına yöneliktir. Dolayısıyla değerler, temel esaslara uyulması halinde elde edilen hasıla gibidir ve mücevher kıymetindedir. Ancak akıl ve vicdan sahipleri bu değerlerin kadrini bilebilirler.” Değerleri böylesi güzel cümleler ile anlatan bir mimarın kitabını okurken değerlerimizi nasıl böyle yitirmişiz diye düşündüm.Nasıl olur da bizim için çok kıymetli olan adalet, tevazu, sadelik, mahremiyet, fanilik, hüsnü muhafaza, iktisat, taklitten kaçınma, güzellik kavramlarına hiç dikkat etmemeye başladık ? Maalesef ki kaybettiğimiz bu değerler yüzünden gelecek neslimize yaşanılası bir dünya bırakmamış olduğumuzu da farkındayız.
10 katlı 40 daireli bir apartman bloğu hacimsel olarak bir insanın 20.000 katı, orta çaplı bir gökdelen ise insanın 100.000 katı büyüklüğe ulaşmaktadır. Bu devasa kütle karşısında kendini nokta gibi önemsiz hisseden insan "ben neyim ve ne önemim var" demeye başlar.
Mahremiyetin kalmadığı yerde İffet,
İffetin kalmadığı yerde hürmet,
Hürmetin kalmadığı yerde hilkat,
Hilkatin kalmadığı yerde ise fıtrat bozulur.

Kaygusuz Abdal
Namaz kılan bir tanıdığıma hiçbir mecburiyeti olmamasına rağmen niçin faiz gibi dehşetli bir suçu ana kazanç malzemesi yapan bankalarla çalıştığını sorunca, pek rahatlıkla dîni ile ticaretini ayrı tuttuğunu söyleyebilmişti. Bu söz bana bir zamanlar "Hacca da giderim içkimi de içerim" diyen ve dînî hayatı ile günlük sosyal hayatı birbirinden ayrı tuttuğunu söyleyen bir eski cumhurbaşkanı hanımını hatırlatmıştı...
Bugün eğer dünya hâlâ ayakta durmaya devam ediyorsa bu elbette zulmetmeyen/zulme direnen Müslümanlar ve hakikat ile bağını tamamen koparmamış bazı Doğulu toplumlar sayesindedir.
İslâm’ın keskin hatlarla tanımladığı bir mimari modeli yoktur, lâkin İslâm’ın “değerler”i vardır. Modeller her zaman ve zeminde değişebilir, ama değerler değişmez. Dolayısıyla İslam’ın modeller mimarisi yoktur, değerler mimarisi vardır.
Böyle aynı tipte kopyalanmış on binlerce beton apartman bloklarında insan robotlaşmaz mı? Milyarlar verdiğiniz böyle bir apartmanda bir dut ağacınız bile yok, hiç düşündünüz mü? Neyin sahibisiniz, betonun mu, fayansın mı, boyanın mı?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mutlu Ev
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054325863
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hayykitap Yayınevi
Halktan kaçtığınız korunaklı siteler, lüks mobilyalar, kartonpiyerler, ünlü mimarların dekorasyon önerileri mutlu etmeyecek sizi. Yüksek binalar ve beton eninde sonunda nefesinizi aıkıştıracak. 5+1'kerin, 4+2'lerin, akıllı binaların, yok satan mega projelerin fıtratınıza uygun olmadığını kavrayacaksınız. Eşyaların esiri olduğunuzu düşüneceksiniz. Gereksizce büyük ve çok sayıdaki odalar huzur vermeyecek. Yatırım amaçlı aldığınız yazlık da, ikinci, üçüncü evler de anlamsız gelecek!

Mimar Semih Akşeker avinde huzur ve mutluluk arayanlara sesleniyor. Ayetler, hadisler ve gelenekler ışığında mutlu olacağınız ev projesini çiziyor!. Evin temelini ise adalet, tevazu, sadelik, güzellik/estetik, fanilik şuuru, mahremiyet, özgünlük, iktisat ve hüsn'ü muhafaza olmak üzere 9 Kurani ilke üzerine atıyor.

Bu kitap, Batı taklidi modern mimarinin insanı hor gören şımarıklıklarından sıkılıp daha mürevazi, tabiatla uyum içinde yaşamak isteyenler için yazıldı.

Peygamber Efendimiz'le aynı evi paylaşmanın nasıl bir duygu olduğunu merak edenlere ithaf olunur.

Kitabı okuyanlar 17 okur

  • Eda TAN
  • Süveyda
  • Merve Öcal
  • Bvian
  • Abdullah Macit (ELİF)
  • Fatmanur Yılmaz
  • Mercan Yıldırım
  • Şevval
  • Nuri ÖRNEK
  • Kelimelere Benzemeyen Kelimeler

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%85.7 (6)
9
%14.3 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0