Ne Çok Hain

Ataol Behramoğlu
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 30 dk.
Sayfa Sayısı:
88
Basım Tarihi:
Kasım 2017
Yayınevi:
Tekin Yayınevi
ISBN:
9789944612180
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

İsyan
Puan vermedi·88 syf.··
2025 2. kitabı
Ataol Behramoğlu’nun bu kitabında son yıllarda yazdığı şiirlerden yapılmış seçmeler yer alıyor. Toplumsal ve siyasal şiirlerinin bulunduğu bu kitap, yüreği ülkesi ve insanlık için çarpan bir şairin, şiirin olanaklarıyla ülkesine ve insanlığa seslenişidir.
Ne Çok HainAtaol Behramoğlu · Tekin Yayınevi · 2017215 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2020 44. kitabı
Yaşadığı dönemin iktidarını eleştiren fakat eleştiri etkisinin sıfır olduğu şiir kitabı. Lafı uzatmaya gerek yok. Bu şiir kitabı için söyleyeceğim tek söz var: BASİT
Ne Çok HainAtaol Behramoğlu · Tekin Yayınevi · 2017215 okunma
Ne Çok Hain- Ataol Behramoğlu
8/10
·88 syf.·
2019 61. kitabı
Bu güzel şiir kitabının sitede sadece on beş kişi tarafından okunduğunu gördüğümde hayal kırıklığına uğradım. Ataol Behramoğlu benim en sevdiğim şairlerden biridir. Daha önce 'Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var' isimli şiir kitabını okumuş ve çok sevmiştim. O kitap da adını çok ünlü bir şiirinden alıyordu ki benim en sevdiğim şiirlerden biri de odur. Ne Çok Hain isimli bu kitabı altıüstü 88 sayfa idi ve diğerinden daha çok sevdiğimi söylemeliyim. O kadar güzel ve anlamlı şiirler var ki içinde, Ataol Behramoğlu okunması gereken yazarlardan birisi bana göre. "Yürümek yaşamı keşfe çıkmaktır Ve hep daha çok tanımak kendini" Kitapta en çok sevdiğim bölüm, yazarın 'adalet yürüyüşçülerine' ayırdığı o güzel dörtlüklerdi. Kendime her ay en azından bir şiir kitabı okuma hedefi koymuştum geçen ay ve bu ayın kitabı da bu olduğu için oldukça memnunum, tavsiye ederim. Keyifli okumalar. "Ama bir özellik daha var insanda Küllerinden yeniden doğmak HAYIR diyebildiğinde celladına Zafer erdemin olacak"
Ne Çok HainAtaol Behramoğlu · Tekin Yayınevi · 2017215 okunma
Ne Çok Hain
7/10
·88 syf.··
2024 9. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2024 00:00
Ataol Behramoğlu'nun yazmış olduğu şiirlerin kitaplaşmış hali. Şiir okumayı hep çok sevmişimdir. Günümüzde yaşayan ve tanışma fırsatı da bulmuş olduğum şair, bu şiirlerde toplumsal sorunları yakınen takip edip sitemini dile getirmiş ve bize edebiyatın en güzel yanıyla yani şiirle sunmuştur. En çok yürümek başlığı altında verdiği şiirlerini çok beğendim. Eleştirinin fazlaca olduğu ve toplumu uyandırmak istediği mesajı okurlar tarafından alınmakta diye düşünüyorum. "Yürümek daima, daima ileri Tükeniştir çünkü yerinde saymak..."
1000Kitap
Ne Çok HainAtaol Behramoğlu · Tekin Yayınevi · 2017215 okunma
6/10
·88 syf.·
Beğendi
·
2021 2. kitabı
İktidar eleştirisi yapan, aralarında iyi şiirlerin de olduğu, ancak etki olarak basit kalmış bir kitap. Türkiye'deki muhalefetin eleştirisini yaptıktan sonra sadece eleştirmesiyle kalması gibi tadı var...
Ne Çok HainAtaol Behramoğlu · Tekin Yayınevi · 2017215 okunma
1/10
·88 syf.··
2025 40. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2025 16:11
Ataol Behramoğlu
Ataol Behramoğlu
'nun kaleme almış olduğu
Ne Çok Hain
Ne Çok Hain
adlı kitapta toplanan şiirlerinin hepsi de iktidar eleştirisi içeren toplumsal şiirlerdi. Zaten pek çoğu propaganda malzemesi olarak mitinglerde,
1000Kitap
Ne Çok HainAtaol Behramoğlu · Tekin Yayınevi · 2017215 okunma
9/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2020 28. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2020 04:52
Estetik kaygıdan ziyade toplumsal mesajların ön plana çıktığı, "sanat toplum içindir" görüşüne uygun olarak yazılmış, kısa şiirlerden oluşan güzel bir eser. Muhalif bir ruh taşıyorsanız okuyun derim.
Ne Çok HainAtaol Behramoğlu · Tekin Yayınevi · 2017215 okunma

Yazar Hakkında

Ataol BehramoğluYazar · 70 kitap
Ataol Behramoğlu (d. 13 Nisan1942, İstanbul), şair, yazar, çevirmen, edebiyatçı. Edebiyat ve kültür üzerine yazdıkları, antoloji ve diğer çalışmalarıyla kuşağının önde gelen yazarları arasında yer alan bir edebiyatçıdır. 1942'de babasının askerlik görevini yaptığı Çatalca'da dünyaya geldi. Azerbaycan kökenli olan ailesinin soyadı 'Gürus' idi. Aile, soyadını daha sonra Behramoğlu olarak değiştirmiştir. Babası yüksek ziraat mühendisi Haydar Behramoğlu, annesi İsmet Hanım'dır. 'Nihat Behram' olarak tanınan gazeteci ve şair Mustafa Nihat Behramoğlu'nun ve avukat Namık Kemal Behramoğlu'nun ağabeyidir. İlkokul üçüncü sınıfa kadar Kars'ta öğrenim gördükten ilk, orta ve lise öğrenimini babasının Ziraat Müdürü olarak görev yaptığı Çankırı'da tamamladı. İlk şiirleri "Ataol Gürus" adıyla Yeni Çankırı, Yeşil Ilgaz, Çağrı gibi yerel gazete ve dergilerde yayınlandı. 1960 yılında lise öğrenimini tamamlayan Ataol Behramoğlu, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden 1966 yılında mezun oldu. 1962'de üyesi olduğu Türkiye İşçi Partisi'nin (TiP) örgütlenme çalışmalarına katıldı. Yükseköğrenimi sırasında Yapraklar, Dost, Evrim, Ataç gibi dergilerde çıkan şiirleriyle dikkat çekti. Bu dönemin şiirlerini biraraya getiren ilk şiir kitabı "Bir Ermeni General", 1965'te Ankara'da Toplum Yayınevi'nce basıldı. Gençlik dönemi şiirlerinde Orhan Veli, Attilâ İlhan ve İkinci Yeni şiirinin ortak özellikleri etkindir. Gerçek şiir kimliği 1965-1971 arasında Papirüs, Şiir Sanatı, Yeni Gerçek, Yeni Dergi ve Halkın Dostları'nda çıkan şiirleriyle oluştu. Bu şiirlerde toplumcu, etkin bir edebiyat anlayışının örnekleri yer aldı. 1965'te yayımlanan 'Bir Gün Mutlaka' adlı kitabı 60'lı yıllar toplumcu kuşağının manifestosu niteliğindeki şiirlerden oluşmaktaydı[2]. Kitaplaşan ilk çevirisi 'İvanov' (Anton Çehov) 1967'de basıldı. Mihail Yuryeviç Lermontov'dan ilk şiir çevirilerini de bu dönemde yaptı. 1970 yılında siyasi nedenlerle yurtdışında çıkan Behramoğlu, 1972'ye kadar Londra ve Paris'te yaşadı. Paris'te Louis Aragon ve Pablo Neruda ile tanıştı. Aragon'un yönetimindeki "Les Lettres Françaises"de, Abidin Dino çevirisiyle, "Bir Gün Mutlaka" dan bir bölüm yayımlandı. 1971'de Paris'te Théatre de Liberté'nin kuruluş çalışmalarına katıldı. İlk oyun "Légendes à Avénir / Geleceğe Masallar" için bölümler yazdı. Sovyet Yazarlar Birliği'nin davetlisi olarak 1972'de gittiği Moskova'da yaklaşık iki yıl kaldı. Bu dönemde Moskova Devlet Üniversitesi'nde stajyer olarak Rus Edebiyatı üzerine çalıştı. Daha önceki dönemin ürünü çevirileri (Puşkin, Bütün Hikâye ve Romanları, 1972) ve yurtdışı dönemin ürünü şiirlerden oluşan üçüncü şiir kitabı "Yolculuk, Özlem, Cesaret ve Kavga Şiirleri" 1974'te Türkiye'de yayımlandı. 1974'te af yasasından yararlanarak ülkeye dönen Behramoğlu, Muhsin Ertuğrul yönetimindeki İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları'nda dramaturg olarak çalışmaya başladı. 1975'te kardeşi Nihat Behram ile çıkardıkları edebiyat-kültür dergisi 'Militan' büyük ilgi gördü. Bu dönemde Ataol Behramoğlu'nun "Ne Yağmur Ne Şiirler'(1976)", 'Kuşatmada (1978)', 'Mustafa Suphi Destanı" (1979), "Dörtlükler" (1980) adlı kitapları yayımlandı. 1979'da Türkiye Yazarlar Sendikası genel sekreteri oldu. Rus asıllı Ludmila Denisenko ile evliliğinden kızı Barış o yıl dünyaya geldi. 1980 darbesi sonrasında dramaturgluk görevinden ayrılmak zorunda kaldı. "Ne Yağmur'Ne Şiirler'"'in yeni basımının mahkemece 'toplatılması ve imhası'na karar verilen Ataol Behramoğlu bir hafta göz hapsinde tutuldu; kitap daha sonra beraat etti. 1981'de "İyi Bir Yurttaş Aranıyor" başlığı altında topladığı şiirler Türkiye'de 'siyasal kabare' türünün ilk örneklerinden biri olarak birçok kez izleyiciye sunuldu. Aynı yıl Yunanistan'da şiirlerinden seçmeler "Türkiye, Üzgün Yurdum, Güzel Yurdum" adıyla yayımlandı. Dünya şairlerinden Rusça, İngilizce, Fransızcadan yaptığı çevirileri "Kardeş Türküler" adlı bir kitapta topladı (1981). "Son Yüzyıl Büyük Türk Şiiri Antolojisi"nin ilk çalışmalarına başladı. 1982'de Barış Derneği kurucu ve yöneticisi olarak tutuklandı, on ay tutuklu kaldı. Cezaevinde bulunduğu sırada, Asya-Afrika Yazarlar Birliği 1981 Lotus Ödülü'nü kazandı.1983'te 8 yıl hapse mahkum edildi. 1984'te ülkeden gizlice ayrılarak Fransa'ya gitti. Bir süre sonra pasaport verilmeyen ailesini de gizlice yurtdışına çıkardı. Hayatının 1989 yılında kadar süren bu döneminde Paris Sorbonne Üniversitesi'nde Rus edebiyatı ve karşılaştırmalı edebiyat konularında lisans üstü bir çalışma yaptı. 1986'da Paris'te ressam Yüksel Aslan ile birlikte Fransızca Türk edebiyatı dergisi 'Anka'yı kurdu ve yönetti. Birçok ülkede katıldığı toplantılarda konuşmalar yaptı, şiirlerini okudu. Almanya'da "Kızıma Mektuplar (1985)", "Türkiye, Üzgün Yurdum, Güzel Yurdum" (1985) adlı şiir kitapları ve "Mustafa Suphi Destanı"nın yeni bir basımı yayımlandı. Şiirlerinden Macarcaya yapılan bir seçmeler 1988’de Budapeşte'de 'Europa' yayınevince yayımlandı Antoloji çalışmalarına da devam eden Behramoğlu bu dönemde "Son Yüzyıl Büyük Türk Şiiri Antolojisi"; "Dünya Şiiri Antolojisi" (Özdemir İnce ile birlikte); "Çağdaş Rus Şiiri Antolojisi"'ni yayımladı. Ayrıca 'Çehov-Bütün Oyunları (1. Cilt)', şiir üstüne yazılarını biraraya getiren 'Yaşayan Bir Şiir' (1986) ile 'Eski Nisan', 'Bebeklerin Ulusu Yok' adlı şiir kitapları yayımlandı. Hakkındaki davaların beraatla sonuçlanması üzerine Haziran 1989'da Türkiye'ye döndü. Türkiye'ye dönüşünden sonra Pendik Belediyesi'nde kültür danışmanlığı, ardından Simavi Yayınları'nda editörlük yaptı. 90'lı yıllarda 'Sevgilimsin' (1993) adlı şiir kitabını ve çeşitli yazılarını biraraya getiren, "İki Ateş Arasında" (1989), "Nâzım'a Bir Güz Çelengi" (1989), "Mekanik Gözyaşları" (1990), "Şiirin Dili-Ana Dil" (1997) yayımlandı. Aziz Nesin ile ilgili anılarını "Aziz Nesin'li Fotoğraflar" (1995); yurt dışı gezi yazılarını "Başka Gökler Altında" (1996) adlı kitaplarda topladı. Vera Tulyakova'nın anılarından ve Nâzım Hikmet'in şiirlerinden oluşturduğu "Mutlu ol Nâzım" adlı bir oyunu; belgesel bir oyun çalışması olan 'Lozan' adlı eseri vardır. 1995'te Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Başkanı seçilen şair; bu görevi 1999'a kadar iki dönem sürdürdü. 2002'de Türkiye P.E.N. Yazarlar Derneği "Dünya Şiir Günü Büyük Ödülü"'nü aldı. 2008 yılında şiirlerinden geniş bir seçmeler Amerika Birleşik Devletlerinde yayınlandı. Aynı yıl kendisine Rusya Federasyonunca uluslararası Puşkin Nişanı verildi. 1992'de İstanbul Üniversitesi'nde başladığı Rus Dili ve Edebiyatı öğretim üyeliğini 2003'te aynı üniversitede doçent, 2009'da Beykent Üniversitesi'nde profesör olarak sürdürdü. Şimdi İstanbul Aydın Üniversitesi öğretim kadrosundadır. Cumhuriyet Gazetesi'nde köşe yazarlığı yapmaktadır.