Adı:
Noa Noa
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758607372
Orijinal adı:
Noa Noa
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Noa Noa
Noa Noa
Noa Noa
Gauguin ne tam olarak eğitimli bir adamdı, ne de incelikli bir stilist. Ama bir yazar olarak, en az ressam kimliği ile olduğu kadar engelsiz ve kısıtsız ifade etti kendisini; keskin bir gözlem yeteneği ve karşılaştığı tüm şeylerin doğası hakkında bitmek tükenmek bilmez bir merakı vardı v ezaman zaman zor, hatta bazen son derece nahoş bir adam olsa da, mizacı tüm yaratıcı gayretlerinde çıkış bulan sıcakkanlı bir insandı. O tuhaf, yine de horgörülemez adamın duygularını paylaşan okuyucu, özel bir anda bu Mutsuzluk Dağı'nın şöyle yazabildiğini görmekten memnunluk duyacaktır: Medeniyet yavaş yavaş üzerimden dökülüyor. Yalın bir şekilde düşünmeye ve komşum için pek az nefret hissetmeye başlıyorum -daha doğrusu onu sevmeye başlıyorum. Özgür bir yaşamın tüm keyifleri -hayvani ya da insani artı benim. Yapay olan, geleneksel, alışılmış olan her şeyden kaçtım. Gerçeğe, doğaya giriyorum.
98 syf.
·1 günde·6/10 puan
Ressam Gauguin'in hayatından bir kısmı okuyoruz, kendisi anlatıyor. Avrupa'dan kaçıp Tahiti'ye gidişini ve orda Avrupaiyi özelliklerden kaçıp ilkelliği arayışını aktarıyor Gauguin; (spoiler sayabilirsiniz) lakin 40. sayfadan sonra hiç hoşuma gitmeyen bir şey var o da pedofili oluşu 30 yaşındaki bir adam Tahitili 13 yaşındaki bir kızla nasıl evlenip de çocuk yapar. Sanat tarihinde Gauguin'i işliyorduk önemli birisiydi evet ama keşke bu kitabı okuyup da bunu öğrenmeseydim.
96 syf.
·2 günde
Paul Gauguin, en sevdiğim en kıymet verdiğim ressamlardan, bu kitapta 1890'ların sonlarında Tahiti'yi ziyaret ettiği sıradaki gözlemlerini aktarıyor. Kitabı okumaya başlarken seyahatname gibi birşey okuyacağımı beklemiyordum açıkçası, fakat yine de çok sevdim (beklentim daha çok resim ve sanat üzerine düşünceleriydi).
Kitapta, Tahiti halkının yaşamını, tanrılarını, tanrılarının hikayelerini, hristiyan misyonerlerin yaptıklarını çok güzel anlatmış.

Not Not: Kitabı Yordam Yayınları'nın 1972 baskısıyla okudum ve tonlarca yazım hatası vardı.
98 syf.
Sanatçılar eserlerini ortaya çıkarabilmek için hep bir arayış içinde olmak zorundadır. Yoksa durağan yaşam onları içine çekip orada yaşamaya mahkum edemez. Bunu bir şekilde kabul edemezler. Paul bu arayış ile Tahiti'de kaldığı ve kendisine ve eserlerine ilham olacak 2 yılını geçirdiği bu kitabı ortaya çıkarmış. İnsanın ilkelliği çok ilgi çekici ve imrendirici bir durum. Buna ayakuyduramayacak olmayı fark ederek eski yaşantısından izler arar insan, bu çok olağan bir durum. Merak edilen, ilgi duyulan her şey öğrenmeye başladıktan sonra sadece özlenmesi gereken ve anılarda kalarak güzel anılmaya devam edilen kısma geçmelidir bana göre. İnsan aynı hislerle aynı mekan ve kişilerde eski duygularını o berraklığı ile bulamaz ve özlem içinde büyüyerek artar.
"Bütün bu üzüntüler beni öldürecek."
96 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Avrupalı bir ressam bu hikayenin baş kahramanı. Bu ressam avrupanın gösterişli kadınlarından,(bu birinci) havasından, yapılarından sıkılıp tahitili insanların yanında kalmak, zaman geçirmek ve doğayla birleşmek kendini doğaya adamak ve onun dinginliğini almak ister.
Kitabı okumanın güzel yanı;kitabın yazarı ve kahramanı aynı kişi olması. Ressam kendini kadınlardan uzaklaştırdığı için ordaki tahitili kadınlarda da biraz sıkıntı yaşıyor. Orda kaldığı süreçte hem tahitili insanlarla kültür etkileşimi içinde oluyor hem de batıl inançlarından kalma korkularını yenmelerini sağlamaktadır.
**Ressamın tahitiden döndüğünde şöyle diyor; iki yıl yaşlandım fakat 10 yıl da gençleştim**
96 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10 puan
Yer yer mitolojik unsurları da içinde bulunduran Paul Gauguin kitabını etkileyici buldum.İyi ki okumuşum dediğim kitaplardan..Tavsiye edilecek kadar güzeldi.
... bele dolanmış bir ipten başka giysi taşımayan çıplak bir kadın, yüzyılların mirası kokmuş geleneklerle şartlanmış kafalarımıza aykırı düşer. Oysa ki, çıplaklık, insan yaradılışının doğal yapısıdır.
Bütün Avrupalı bayağılıklardan, kabalık ve alçaklıklardan usanmıştım. Avrupalı olan her şey bana tiksinti veriyordu.
''Biri bana 'zorunlusun,' dediği zaman boyun eğmem. Fakat aynı şeyi doğa (benim doğam) söylediğinde, yenildiğimi bilir boyun eğerim.''
Bir saat sonra her şey bitecek, ertesi gün yeniden eski düzene dönülecek, yeni efendi, insanların kaderiyle keyfince oynamaya yönelecekti.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Noa Noa
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758607372
Orijinal adı:
Noa Noa
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Noa Noa
Noa Noa
Noa Noa
Gauguin ne tam olarak eğitimli bir adamdı, ne de incelikli bir stilist. Ama bir yazar olarak, en az ressam kimliği ile olduğu kadar engelsiz ve kısıtsız ifade etti kendisini; keskin bir gözlem yeteneği ve karşılaştığı tüm şeylerin doğası hakkında bitmek tükenmek bilmez bir merakı vardı v ezaman zaman zor, hatta bazen son derece nahoş bir adam olsa da, mizacı tüm yaratıcı gayretlerinde çıkış bulan sıcakkanlı bir insandı. O tuhaf, yine de horgörülemez adamın duygularını paylaşan okuyucu, özel bir anda bu Mutsuzluk Dağı'nın şöyle yazabildiğini görmekten memnunluk duyacaktır: Medeniyet yavaş yavaş üzerimden dökülüyor. Yalın bir şekilde düşünmeye ve komşum için pek az nefret hissetmeye başlıyorum -daha doğrusu onu sevmeye başlıyorum. Özgür bir yaşamın tüm keyifleri -hayvani ya da insani artı benim. Yapay olan, geleneksel, alışılmış olan her şeyden kaçtım. Gerçeğe, doğaya giriyorum.

Kitabı okuyanlar 39 okur

  • thalia ❀
  • Nur Uretmen
  • Bahri Doğukan Şahin
  • Pinar I.
  • Okumapusulası
  • Sena
  • Ahmet Leman
  • Ezgi
  • Ozgur Katerli
  • Hakan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%9.1 (1)
9
%0
8
%27.3 (3)
7
%18.2 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0