Tahmini Okuma Süresi:
12 sa. 28 dk.
Sayfa Sayısı:
440
Basım Tarihi:
4 Kasım 2025
İlk Yayın Tarihi:
1 Ocak 1989
Yayınevi:
Holden Kitap
Orijinal Adı:
Nostalgia
Orijinal Dil:
Romanşça
Orijinal Ülke:
Romanya
ISBN:
9786255539106
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·440 syf.··
2025 213. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2025 00:00
"Bütün romantik yazarlar gibi benim de derdim dünyaya bir öykü getirmek değil, bir saplantıdan kurtulmak; ben zavallı ruhumu o canavardan, o korkunçluktan ama Kafka'da olduğu gibi itici çirkinliğinden değil, güzelliğinden ötürü korkunçluğundan korumak zorundayım." Okuduğum yılın son #roman ı Holden #modern serisinden #nostalji . Benim #mirceacartarescu nün kalemi ile tanışma kitabım oldu. Kitap bir roman olsa da beş öykü ya da üç novella iki öyküden oluşuyor da denilebilir. Her bir bölüm bağımsız okunabilse de birbirlerine birbirlerine soyut bir biçimde bağlılar aynı zamanda. Düş ile gerçeğin, geçmiş ile bugünün, öykü ile anıların birbirine geçtiği kitap bir anda bitirilebilecek bir eser değil. Dikkat vererek okumak gerekiyor. Bilinç akışı tekniğinin bolca kullanıldığı romanda birçok esere de selam veriyor yazar. Anlatılan hikayeden şimdiye, şimdiden anılara uzanılan yolculuklarda kâh çocukların oyununa dahil oluyoruz kâh sıkılan insanların eğlenmek, parasızların para kazanmak için oynadığı Rus ruletini seyretmek için Bükreş'in yeraltı dehlizlerine uğruyoruz. Yazarın sakin anlatımı ile tezat oluşturacak hareketlilikte bizi ağırladığı ortamlar. Her bölümde okuyucuyu şaşırtmayı başarıyor yazar. Anlatılan öykü ve öykü sonrası yaşananlar, karakterlerin iç dünyalarında hissettikleri ve muhteşem bir gözlem gücü. Okurken ortam canlı bir şekilde gözlerinizin önünde canlanıyor. Sadece atmosfer ve binalar değil karakterler de okurken bizimle nefes alıp veriyor. Anlatıcı yanıbaşımızda beliriyor ve bir anda bizi kurguya dahil ediyor. Sessiz bir gözlemci olarak her ana şahit oluyoruz. Her bölümü tek tek anlatmak istemiyorum çünkü her biri çok katmanlı aslında. Örneğin yaşlanmış bir yazarın gençken yazdığı ve tekrar ele aldığı , kendi deneyimine dayandığını
NostaljiMircea Cartarescu · Holden Kitap · 2025161 okunma
7/10
·440 syf.··
2026 1. kitabı
“Hafıza ve büyünün düşsel bir romanı olan Nostalji, Komünist Bükreş’in karanlık dünyasını tuhaf büyülerle dolu bir yere dönüştürüyor. (…) Gerçeklikle sembolizmi, zaman ve miti harmanlayan bu başyapıt, insana, okuduğu için kendini şanslı hissettiren eserlerden.” (Holden Kitap, arka kapak yazısı) Romen yazar Mircea Cărtărescu ile tanıştığım Nostalji, içerdiği bazı öykülerle bana da bu hissi yaşattı; evet. Ancak ilk öyküde beni yakaladı dersem yalan söylemiş olurum. Yine de içindeki iki öyküyü o kadar beğendim ki, kesinlikle haksızlık yapmak istediğim bir eser de değil. Cărtărescu’nun kalemi gerçekten kendine has. Öykülerde olağan diyebileceğim şeylerin tam tersi gerçekleşiyor; bu da metne ayrı bir tat katıyor. “İkizler” ve “REM” favori öykülerim oldu; hadi bir numaraya “REM”i koyalım. Tüm öykülerde yazarın varlığı hissediliyor ama özellikle “REM”de Cărtărescu ile doğrudan karşılaşıyorsunuz. O, kendi yarattığı karakterin başını okşarken siz de sanki o odada, ikisini gizlice gözetliyorsunuz. Öykü, zihnimde o kadar canlı ilerledi ki nasıl bittiğini anlamadım bile. Öyküdeki karakterin ulaşmaya çalıştığı kişinin yazarın kendisi oluşu saniyelik şu düşünceyi uyandırıyor: Biz de birilerinin kaleminden çıkmış olabilir miyiz? Saniyelik dedim çünkü neden biri benim gibi bir karakter yazsın şimdiden yazarıma başarısız kariyerinden dolayı üzülüyorum. Şaka bir yana, Nostalji kolay bir okuma değildi. Evet, yer yer sıkıldım. Ama bu iki öykü için yeniden bakarım diye düşünüyorum. Son olarak kapak tasarımına da değineyim; bayıldım. Nostalji hissi ile hepimizin evinde olduğunu düşündüğümüz, çocukluğumuzda kalan perdenin bir ilişkisi olmalı.
NostaljiMircea Cartarescu · Holden Kitap · 2025161 okunma
Mircea Cărtărescu - Nostalji
4/10
·440 syf.··
2026 1. kitabı
Kapağı (bu motife haiz perde herkesin zihninde yer etmiştir) ve çeviri güzel. Ancak 100 sayfa okuduktan sonra yazarın tarzını çözüp, nüfuz edebiliyorsunuz. Bilinç akışı romanlara benzese de, daha farklı bir üsluba sahip. Zaten yazar, her sabah yazıp, yazdıklarını hiç değiştirmediğini beyan etmiş bir mülakatında..
NostaljiMircea Cartarescu · Holden Kitap · 2025161 okunma
Puan vermedi
Bu kitaba kapaktan başladım. O desenler, o kırmızı çiçekler bana eski evlerin perdelerini hatırlattı; güneşi tam geçirmeyen, hem saklayan hem içeri alan perdeleri. Meğer bu his sadece bize ait değilmiş. Yazar Mircea Cărtărescu, Romanyalı ve Nostalji’yi çocukluğunun geçtiği Bükreş’in, belleğin ve düşlerin içinden yazmış. Nostalji, düz bir hikâye anlatmıyor. Daha çok hatırlamanın nasıl bir şey olduğunu sorguluyor. Çocukluk burada masum değil; karışık, ürkütücü, bazen karanlık. Gerçekle rüya, geçmişle şimdi sürekli iç içe geçiyor. Okurken sık sık durdum, çünkü bazı cümleler insanın kendi anılarına dokunuyor. Yazarın kalemi kolay değil; akıcıdan çok derin. Okurdan sabır istiyor ama karşılığında da iz bırakıyor. Bu kitabı yazarken bize geçmişe özlem duymayı değil, onunla yüzleşmeyi teklif ettiğini hissettim. Herkes sevmeyebilir ama bende izi kalan kitaplardan biri oldu. #nostalji #mirceacartarescu #dunyaedebiyati #edebiyat #roman instagram.com/p/DTiItmADE3C/?...
NostaljiMircea Cartarescu · Holden Kitap · 2025161 okunma
2/10
·440 syf.··
2026 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 23:04
Ne ara ve neden bu kadar popüler bir kitap oldu hiç anlayamadım. Hiç de öyle bir durumu yok. Zor bitirdim, çok sıkıldım, bişey öğrenmedim, haz almadım. Öyle işte...
NostaljiMircea Cartarescu · Holden Kitap · 2025161 okunma
Nostalji
Puan vermedi·440 syf.··
2025 68. kitabı
Bazı kitapların kapak tasarımları o kitabı okumak için davetiye çıkarır adeta... Eski zamanların hafızalarımıza işlenmiş simgelerinden biri, kırmızı karanfillerin olduğu, altı püsküllü desenlerle bezeli perdelerdir hiç şüphesiz. Mircea Cartarescu’nun “Nostalji” adlı eseri de işte bu simgeyi taşıyan kapak tasarımı ile karşıma çıktı. “Nostalji”, sıradan bir roman olmanın çok ötesinde; hafıza, çocukluk, beden, iktidar ve bilinçaltı arasında gidip gelen, edebiyatın sınırlarını zorlayan bir metin... Romanya’nın totaliter geçmişiyle bireysel bilinç arasında karmaşık bir bağ kurulmuş. Bu durum kitabı, estetik olmasının yanında tarihsel ve politik bir belge haline getirmiş. Bu yüzden “Nostalji” okuyucusundan edilgen bir alımlayıcı değil, metnin labirentlerinde yolunu kaybetmeyi göze alan bir zihinsel yol arkadaşı olmayı talep ediyor. Cartarescu’nun dili yoğun, katmanlı ve bilinçli biçiminde taşkın. Gerçeküstü öğelerle örülü anlatı sık sık rüyaya, halüsinasyona ve bilinç akışına yaslanıyor. Yazar klasik olay örgüsünü bilinçli olarak parçalıyor. Zaman çizgisi doğrusal değil ve mekanları iç içe geçmiş halde kullanmış. “Üstelik düşte ağlamak gerçekte olduğundan daha da iç parçalayıcıdır.” Bu cümle kitabın şiirsel yanını da gösterir nitelikte. Bu yaklaşım metni klasik nostalji duygusundan ayırıyor. Burada nostalji geçmişe duyulan masum bir özlem değil; bastırılmış arzuların, travmaların ve kayıpların estetik bir patlaması gibi sunulmuş. “Nostalji”, Çavuşesku döneminin Romanya’sını doğrudan anlatmıyor; fakat totaliter rejimin birey üzerindeki baskısını, metnin her hücresine sinmiş olarak görüyoruz. Çocukların oyun alanları, apartman boşlukları, okul bahçeleri; devletin görünmez gözetimi altında şekillenen mekanlar olarak karşımıza çıkıyor. Bu anlamda kitap için, politik
1000Kitap
NostaljiMircea Cartarescu · Holden Kitap · 2025161 okunma
9/10
·352 syf.··
2022 69. kitabı
Proust’u anımsatan şekilde Cartarescu’nun geçmişini okuyacağımı sanıyordum ancak beklediğimden çok daha derin ve zengin bir romanla karşılaştım. Roman, her biri Cartarescu’nun hayatın üç kesitini aktardığı üç bölüm ve çok incelikli bir şekilde bu bölümlere bağlanan, başta ve sonda olmak üzere iki kısa hikâyeden oluşuyor. İlk bölümde çocukluğunu; arkadaşları, bir çocuğun hayatı, dünyayı, cinsiyetleri ve cinselliği keşfetmesi ve bunlarla ilgili kafasında kendince ürettiği teoriler ekseninde çok güzel anlatıyor. İkinci bölümde gençliği; ilk aşk, saplantılar, hayal kırıklıkları, ayrılık, insanın aşık olduğunda o kişi üzerinden yansıması ve ayrıldığında da adetâ kendi içindeki diğer benlikle vedalaşması üzerinden hakikaten çok etkileyici anlatmış. Bölüm başlar başlamaz çok farklı bir şey okuduğunuzu fark ediyor, arada afallayıp ‘nereye bağlanacak, bir ipucu verdi de kaçırdım mı acaba’ diye kimi yerleri dönüp tekrar okuyor ancak bölüm bittiğinde yazara hayran oluyorsunuz. Bana Sabato’yu anımsatan şekilde gerçeküstü unsurlarla da bezenmiş, kendini evrenin tek hakimi ve aşkını da ayrılığını da ilk, son ve her şeyin merkezi sanma yanılgısında olan insanoğlu ve evrenle ilgili inanılmaz bir masala bağlanıyor bölüm. Üçüncü bölümde ise genç yetişkin kimliğinde, insanın evren ve dünya gibi hakikaten de hayatının tam da o döneminde yaşadığı sorgulamaları kendine has yöntemle işlemiş. Bu kez, yine yazarın hayal gücüne ve zekasına hayran bırakan, evrenin oluşumunun ve dinler tarihinin alternatif bir anlatımı gibi de okunabilecek bir masal bekliyor okuru. Çocukluktan yetişkinliğe doğru bölümler ilerledikçe Cartarescu’nun dili zenginleşiyor, kullandığı anlatım teknikleri kompleksleşiyor ve mevzular derinleşiyor tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi. Özellikle son bölümde, hem birinci ve
NostaljiMircea Cartarescu · Ayrıntı Yayınları · 2017161 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2025 87. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2025 21:57
Nostalji'yi okurken itiraf etmeliyim ki bazı bölümleri anlamakta epey zorlandım, sayfalar arasında bazen kaybolmuş gibi hissettim. Yine de yazarın geçmişe dair anılarını ve gözlemlerini paylaşma biçimi ilginçti ve farklı bir bakış açısı sunduğunu söyleyebilirim. Kitabı okumak benim için biraz meydan okumaydı , eğer bu kitap üyesi oldugum kitap kulubünün kitabı olmasaydı 2. Bölümün sonunda kitabı okumayı bırakmış olurdum, bana açıkçası bu kadar üstüste kullanılmış teknik ağır geldi ..Eminim ki seveni olacaktır ama benim ne sevdiğim ne de sevebileceğim bir tür .
Edebiyat
NostaljiMircea Cartarescu · Ayrıntı Yayınları · 2017161 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2025 119. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2025 20:18
Kitaba kaç puan vereceğimi ne yorum yapacağımı hiç bilmiyorum. Yani bence bir yetenek bu kadar sayfa bunları yazabilmek. Ama çoğu yeri anlamadım anlamaya bilgi kültür seviyem mi yetmedi kitaptan mi kaynaklı bilmiyorum. Okurken çok zorlandığım kitap oldu bazı kitaplarda ayy zordu anlamadım derdim bunu okuyunca anlamadığım kitap yokmus dedim.
NostaljiMircea Cartarescu · Ayrıntı Yayınları · 2017161 okunma
9/10
·352 syf.··
2025 99. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2025 08:02
Kitabı zaman anlamında iki zamana ayrılmış olarak gördüm ben. Birincisi ana akım yani çocukluk, gençlik, yetişkinlik şeklinde giden zaman. Diğeri ise ele aldığı zaman kesitinde kendi içerisinde ileri geri oynayabildiği; olayları, rüya- gerçek karışımı ile tekrar tekrar farklı açılardan yaklaştığı bir zaman gördüm. Metnin türü noktasında da açıkçası birbirine bağlı öyküler olarak yorumladım ama doğrudan karakterler üzerinden değil, anlatıcı ve ilk bahsettiğim zamansal düzlem bağlamında bir bağ içeriyor. Ele aldığı konular da aslında bence ana akım zamansal olarak ele aldığı dönemlerin içerisinde yer alan bireysel ve toplumsal varoluş sorunlarıydı. Fakat bu sorunları yazar klasik bir anlatım yerine post-modern anlatı ile bir araya getirince kitabı okumak da biraz kazı çalışmasına benzedi. Bu anlatımlarda yapmış olduğu film ve edebiyat atıfları benim ilgimi çekti ve notlarıma aldığım eserler oldu. Yazar, bu anlamda kendi sanatsal kişiliğini çok iyi ortaya koymuş olarak yorumladım bu durumu da. Ayrıca okuma esnasında anlatıcının anlatısından saparak, benim günümüz diye yorumladığım kısımdan bilgiler vermesi de okur deneyimi açısından bu sefer farklı bir eksende iki farklı zamanı birlikte deneyimleme fırsatı sundu. Bu da aslında beni zaman zaman zorlayan şimdi neredeyiz diye kendimi ve kitabın önceki sayfalarını kontrole sevk etti. Kitapta çok fazla detay vardı ama kırmızı detayı benim ilgimi çeken detay oldu. Benim için yoğun ve yine bir çok kitaba, filme yollar açan bir kitap oldu.
NostaljiMircea Cartarescu · Ayrıntı Yayınları · 2017161 okunma

Yazar Hakkında

Mircea CartarescuYazar · 5 kitap
1 Haziran 1956 tarihinde Romanya’nın Bükreş kentinde doğdu. 1980 yılında, Bükreş Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Rumen Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu. 1980-1989 yılları arasında Rumen dili öğretmeni olarak çalıştı, sonra Yazarlar Birliğin’e katıldı ve Critice dergisi editörü olarak çalıştı. 1991 yılında Bükreş Üniversitesi Rumen Edebiyat Tarihi Kürsüsü’ne öğretim üyesi olarak kabul edildi. 1994-1995 yılları arasında Amsterdam Üniversitesi’nde misafir öğretim görevliliği yapan Ca˘rta˘rescu, halen Bükreş Üniveritesi’ndeki görevini Edebiyat Tarihi doçenti olarak sürdürüyor. Ca˘rta˘rescu’nun yazarlık kariyeri 1980 yılında yayımlanan Faruri, vitrine, fotografii kitabıyla başladı. Şiir, roman ve deneme türünde eserler veren, hemen her kitabıyla ülkesi Romanya’nın önemli edebiyat ödüllerini kazanan Ca˘rta˘rescu, Nobel Edebiyat Ödülü’ne de aday gösterildi. Çevrildiği ülkelerde de büyük ses getiren yazarın en önemli romanları şunlar; Visul (1989), Le rêve (1992), Nostalgia (1993), Travesti (1994) ve Orbitor-2 cilt (1996-2002).