Veee yorumunu girmeyi dört gözle beklediğim kitabı sonunda bitirdim. Gerçekten ne desem, ne yazsam bilemiyorum. Mitolojiye doyacaksınız, o kadar çok mitolojik karakter, yaratık, ortam var ki kitapta hepsine bayıldım, hepsini ayrı ayrı araştırma isteği duydum. Kitabı hazmedebilmek için bir süre bekledim. İlk kitapta kurgu olarak alakası olsa da anlatım ve hikaye olarak sonlarına kadar bambaşka bir şey okuyormuş gibi hissediyorsunuz. Başta afallıyorsunuz, ilk kitabın hafifliğinden sonra bu size oldukça ağır geliyor. Gerçekten neye uğradığımı şaşırdım başta ama sonradan o karanlık dünyaya alışmam çok kısa sürdü. İlk 50 sayfaya kadar şok olacaksınız ben ne okuyorum diye daha sonra bu dünyaya daha da girmek isteyeceksiniz. Kitabın sonu başından belli bu konuda sizi şaşırtan bir şey olmayacak bunu tahmin de edersiniz zaten ama asıl şaşırtıcı olan Sade'nin yaşadığı olaylar... Sade ile birlikte kapkaranlık bir yolculuğa çıkıyorsunuz, Sade'nin hissettiği her şeyi hissediyorsunuz resmen, onun fark ettiği şeyleri fark ediyorsunuz siz de bu yolculukta; çoook uzun, kapkaranlık bir yolculuk bu. İnsanoğlunun karanlık hikayesi aynı zamanda. O kadar güzel göndermeleri vardı ki altını çizmekten yoruldum desem yalan olmaz :) Yunan mitolojisindeki cehennemi öyle detaylı anlatmış ki yazar, hayran kaldım. Olayları tahmin etmek çok zor, bir sonraki sayfada olanlar sürekli sizi şaşırtıyor. Karakter gelişimine bayıldım. Dionysus'a bayıldım, bayıldım. Onun sahneleri muhteşemdi. Tam bir saray beyefendisi ve entrika üstadı. Ares'e ve hatta kötü karakter olsa da öyle iyi yazılmıştı ki bir ara Hades'e bile bayıldım. Kesinlikle muhteşem bir kalem, muhteşem bir kurgu, muhteşem bir anlatım... Çok usta bir yazar olacağı belli Aslı'nın. Kitap sanki yazarın ilk eserlerinden değil de artık kendini