Kitabın ilk bölümünde gözlerini yüksek tavanlı bir binada açan Doğan İlhan öldüğünü hatırlar. Şimdi etrafı, sağa sola koştururken kendisine çarpan, kimi ağlayan, kimi tepkisiz bir istikamate yürüyen mavi tulumlu insanlarla doludur. Anonslara göre nihai duraktan önce, oryantasyon aşamasındaki yaşadıkları hayata dair her şeyi unuttukları istasyondadırlar. Her birinin önünde iki seçenek vardır; ya yaşadıkları hayata dair herşeyi unutup bir sonraki aşamaya geçecekler, ya da unutmayıp sonsuza kadar burada kalacaklar. Kitabın ikinci bölümünde ise taşınma programı olarak adlandırılan bir programla hayatlarının istedikleri bir anına o zamanki yaşlarında dünyaya dönen insanlara eşlik eder Doğan İlhan. 28 yaşında hayata veda eden Doğan'ın karşısına eşlik edeceği kişi olarak çocukluk arkadaşının çıkması ise büyük bir sürpriz olur.
Kitabın ilk bölümünde bir anlatıcı, ikinci bölümünde Doğan İlhan aktarıyor bize olan biteni. Hafıza, unutmak, ölüm kavramlarını dünyadan göçüp gidenlerin bulunduğu mekan üzerinden ele alıyor Kerem Işık. Çok orijinal, felsefi yönü ağır basan, oldukça akıcı bir metin Öteki Dünya. Hayatta kalma içgüdüsüyle hareket edip kararlar aldığımız bu dünyadan göçüp gittiğimiz yerde, ölüm endişesi olmadan zaman geçirmek çok afallatıcı diye düşündüm sıklıkla. Yazarın metnine Ercan Arslan resimleriyle eşlik etmiş kitapta. İç sayfada Arslan'ın resimlerinde 'kendine özgü renk cümbüşü' belirleyici bir unsur olarak belirtilmiş. Resimlerinin renkli halini de görmek isterdim açıkçası.
Sözün özü, Kerem Işık'ın kalemini çok sevdim. Bende henüz okumadığım 'Toplum Böceği' isimli kitabı var. Ama öncelikle konusuyla dikkatimi çeken 'Dünyanın Güçlü Tarafı'nı alıp okumak istiyorum.