Yedi Bölümlük Bir Deneme

Perde

Milan Kundera

Puan

7.610 üzerinden
20 kişi
8/10
·164 syf.··
Beğendi
·
2022 22. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2022 20:07
Romanı konuştu Milan Kundera bu kitabında. Cervantes'den Marquez'e, Rabelais'den Flaubert'e, Camus'dan Kafka'ya türünün yapı taşlarını oluşturan yazarlar ve yapıtları arasında gezinti yaptırdı, "Dünya Edebiyatı" kavramının niteliklerini sorguladı. Şayet dünya edebiyatının derinliklerine bir yolculuğa çıkmak istiyorsanız, doğru kitap tercihiniz olacaktır.
PerdeMilan Kundera · Can Yayınları · 200696 okunma
Puan vermedi·164 syf.·
2025 5. kitabı
Perde! Romanları anlattığı bir esere, yazar neden tiyatro terimi ile başlık kullanır? Buyrun kafada deneme konusu olacak bir başlık ve içeriğe davet edildiniz. Kelimelerin dünyasına hoş geldiniz. 7 bölümden oluşan bu denemeler silsilesi içinde açılan romanların canalıcı perdelerinden farklı bakış açılarıyla bugüne kadar okuduğumuz birçok esere farklı bir gözle bakmanızı sağlıyor. Perde perde büyüyor düşünceler. Bir Cervantes’e konuk oluyoruz bir Kafka’ya; bazen bir kokteyl havasında tüm yazarlar ve romanlarını var etme biçimleri ile bir sohbete geçiyoruz. Örnekleri tanımış olmak bizleri de ortama alıyor ve yabancı hissetmiyoruz kendimizi sadece farklı bakış açılarının görme biçimlerinden beslenmenin ne kadar zengin olduğunu görüyoruz. Denemenin o samimi dilini hissediyoruz. Belleğimizde bir gezintiye çıkıyoruz. Kelimelerin dünyasına iniyoruz. Şey’lerin anlamı diye başlıyor yazar ve kelimelerin binlerce anlam doğurduğunu gördüğümüz düşünce teklifi zamanları yaşıyoruz. Tıpkı Ali Şeriati’nin, sevdiğim yazarı anmasan kelime dünyasında olmazdı. Hüzün ve üzüntüye baktığı ve gördüğü ile anlattığı anlam gibi. Hüzün, "yok" olanın eksikliğinden, üzüntü ise "var" olanın eksikliğinden kaynaklanır, diyor. Ali Şeriati, Sanat Yani yazar roman sanatına ile ilgilenirken aslında olaylarla değil kelimelerin dünyasıyla ilgileniyor. Olaylarla ilgilenirken aslında kelimelerden çok nesnelerin dünyası ile ilgileniyor. Var olma biçimimizi en küçük yapı taşımıza bağlıyor. Önemsemediğimiz yanlara, nesnelere, var olma biçimlerine. Bazen iki monoloğun bir diyalog etmediğine değiyor. Molologlar dünyası demişken; Sık sık Tostoy’u anıyor Kundera. Anna Karenina’nın varoluş sancısını, ve nihai sonunu. Son verilir, hayatın içinden geçilir hatta öyle ki burada ve okurken anımsadığım şey, Anna
PerdeMilan Kundera · Can Yayınları · 200696 okunma
Reklam
Puan vermedi·168 syf.··
2023 177. kitabı
Birkaç edebiyat inceleme romanı okuduğumu biliyorum. Bunların arasından insanı çok zorlayan kitapların yanında, okurken keyif de veren, şaşırtan, merak uyandıran kitaplar da vardı. Milan Kundera'nın bu kitabı merakla, zevkle okunan incelemeler arasında. Romanın sadece eğlence unsuru, zaman harcamak için ya da rutini değiştirmek için okunan bir Aktivitesi olmasının çok çok ötesinde bir amaç taşıdığını anlıyor bize. Cervantes'in Rocinante'sine binen Quijote'dan, Flaubert'e, Dostoyevski'ye, Musil'e ve Çek edebiyatının kalemlerinr kadar birçok romanın görünmeyen niteliklerini anlatıyorum Kundera. Yazarların eleştirileri, övgüleri, amaçları söz konusu bu kitapta. Neden yazılır, neden yazdı, neden yazmalı soruları ile hem yazarlara başvuruyor hem de okuyucularına aktarıyor duygularını. Edebiyat incelemelerinin değerinin anlaşılması önemli bence. Böceğe dönüşen bir adamın ölümüne kadar ki yaşamını değil, işleri görülmeyen bir memurun günleri, aşkından intihar eden bir kadın ya da yel değirmenleri ile savaşan bir çılgın değil anlatılanlar. Tarih, sosyoloji, felsefe, coğrafya, ahlak, kültür...dolu sayfalar bu romanlar. Ve değeri anlaşılmalı. Okunmalı.
PerdeMilan Kundera · Can Yayınları · 201596 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
Beğendi
·
2023 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2023 00:00
Kundera, yedi bölümden oluşan bu denemesinde romanı kendi evreni içinde incelemiş. Bu incelemede kimler kimler yoktu ki! Cervantes, Marquez, Rabelais, Flaubert, Mussil, Stendhal ve niceleri. “Dünya Edebiyatı” kavramının niteliklerini yazarlar -yapıtları süzgecinden geçirerek sorgulamış. #meltemce Gelelim, onca sayfadan bana kalanlara ve #roman türü hakkındaki düşüncelerime Roman, sadece kudretli edebiyat ağacının bir dalı olarak incelenecek edebi bir tür değildir kanımca. Onu var eden ilham perisini görmezden gelir, kendine özgü bir sanat biçimi olarak #suigeneris ele almazsak romanın özünü yakalayamayız diye düşünüyorum. Her romanın kendine has bir doğum sancısı vardır; yalnızca ona ait olan, özel bir an’ı kapsayan … Kendine ait içerdiği bir dönem vardır ve o dönemde devinen bir tarih. Kendine has bir ifade ahlâkı vardır, ki çok sevdiğim #broch bunu şöyle ifade eder: “Romanın tek ahlakı bilgidir, yaşamın o güne kadar meçhul kalmış hiçbir parçacığını keşfetmeyen roman ahlakdışıdır. Romanda, yazarın “ben”iyle istisnai bir ilişkisi vardır. Dillendirdiği “şeyin” ruhunu işitirken kendi ruhunun hezeyan çığlıklarını zapturapt altında tuttuğu ya da olanca sesiyle duyurduğu … Her romanın bir yaratım süreci vardır, bazen bir ömür süren… Her roman, anahtarını okurunun elinde tuttuğu hudutsuz bir dünyanın kapılarını açar. Ve romanı yazan; çalışması tamamlandığında, başlangıçtaki o kişi değildir artık! Her roman aslında hayatın içinden, hayata dair izler taşıdığı için benzersizdir..
PerdeMilan Kundera · Can Yayınları · 201596 okunma
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2022 33. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2022 18:49
Herkese merhaba! Bu kitapta 7 bölüm yer alıyor (ki malum Kundera için yedinin anlamı büyük). Bunlar: (1) Devamlılık Bilinci (2) Die Weltliteratur (3) Şeylerin Ruhuna İnmek (4) Romancı Nedir? (5) Estetik ve Varoluş (6) Yırtılan Perde (7) Roman, Bellek, Unutuş Bir bütün olarak incelendiğinde bu kitabında Kundera romanı merkezine alıyor ve sormaya başlıyor. Roman nedir? Roman kuramı nedir? Tarih ve roman nasıl ilişkilendirilebilir? Dünya edebiyatı nedir? Böyle bir niteleme mümkün müdür? Bu kitapta Kundera'nın meşhur "perde"sine de daha yakından bakma fırsatı buluyoruz. Roman Sanatı isimli kitabı ile birbirini tamamlayan niteliklere sahip bir eser bu. O nedenle de peş peşe okunmasını öneririm. Kundera yaşadığı dönemin ve coğrafyanın izlerini düşünsel yaşantısında buram buram hissettiren bir yazar. Varoluşunun en derinlerine kadar işlemiş olan bu izler dilinin de bir parçası olarak karşımıza çıkıyor. Kitap sever herkese önerimdir. Kitaplarla kalın!
Edebiyat
PerdeMilan Kundera · Can Yayınları · 201596 okunma