Yedi Bölümlük Deneme

Perde

Milan Kundera
Çevirmen:
Aysel Bora
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 46 dk.
Sayfa Sayısı:
168
Basım Tarihi:
Ekim 2015
İlk Yayın Tarihi:
Eylül 2006
Yayınevi:
Can Yayınları
Orijinal Adı:
Le rideau: Essai en sept parties
ISBN:
9789750726675
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·168 syf.··
2023 177. kitabı
Birkaç edebiyat inceleme romanı okuduğumu biliyorum. Bunların arasından insanı çok zorlayan kitapların yanında, okurken keyif de veren, şaşırtan, merak uyandıran kitaplar da vardı. Milan Kundera'nın bu kitabı merakla, zevkle okunan incelemeler arasında. Romanın sadece eğlence unsuru, zaman harcamak için ya da rutini değiştirmek için okunan bir Aktivitesi olmasının çok çok ötesinde bir amaç taşıdığını anlıyor bize. Cervantes'in Rocinante'sine binen Quijote'dan, Flaubert'e, Dostoyevski'ye, Musil'e ve Çek edebiyatının kalemlerinr kadar birçok romanın görünmeyen niteliklerini anlatıyorum Kundera. Yazarların eleştirileri, övgüleri, amaçları söz konusu bu kitapta. Neden yazılır, neden yazdı, neden yazmalı soruları ile hem yazarlara başvuruyor hem de okuyucularına aktarıyor duygularını. Edebiyat incelemelerinin değerinin anlaşılması önemli bence. Böceğe dönüşen bir adamın ölümüne kadar ki yaşamını değil, işleri görülmeyen bir memurun günleri, aşkından intihar eden bir kadın ya da yel değirmenleri ile savaşan bir çılgın değil anlatılanlar. Tarih, sosyoloji, felsefe, coğrafya, ahlak, kültür...dolu sayfalar bu romanlar. Ve değeri anlaşılmalı. Okunmalı.
PerdeMilan Kundera · Can Yayınları · 201596 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
Beğendi
·
2023 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2023 00:00
Kundera, yedi bölümden oluşan bu denemesinde romanı kendi evreni içinde incelemiş. Bu incelemede kimler kimler yoktu ki! Cervantes, Marquez, Rabelais, Flaubert, Mussil, Stendhal ve niceleri. “Dünya Edebiyatı” kavramının niteliklerini yazarlar -yapıtları süzgecinden geçirerek sorgulamış. #meltemce Gelelim, onca sayfadan bana kalanlara ve #roman türü hakkındaki düşüncelerime Roman, sadece kudretli edebiyat ağacının bir dalı olarak incelenecek edebi bir tür değildir kanımca. Onu var eden ilham perisini görmezden gelir, kendine özgü bir sanat biçimi olarak #suigeneris ele almazsak romanın özünü yakalayamayız diye düşünüyorum. Her romanın kendine has bir doğum sancısı vardır; yalnızca ona ait olan, özel bir an’ı kapsayan … Kendine ait içerdiği bir dönem vardır ve o dönemde devinen bir tarih. Kendine has bir ifade ahlâkı vardır, ki çok sevdiğim #broch bunu şöyle ifade eder: “Romanın tek ahlakı bilgidir, yaşamın o güne kadar meçhul kalmış hiçbir parçacığını keşfetmeyen roman ahlakdışıdır. Romanda, yazarın “ben”iyle istisnai bir ilişkisi vardır. Dillendirdiği “şeyin” ruhunu işitirken kendi ruhunun hezeyan çığlıklarını zapturapt altında tuttuğu ya da olanca sesiyle duyurduğu … Her romanın bir yaratım süreci vardır, bazen bir ömür süren… Her roman, anahtarını okurunun elinde tuttuğu hudutsuz bir dünyanın kapılarını açar.
PerdeMilan Kundera · Can Yayınları · 201596 okunma
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2022 33. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2022 18:49
Herkese merhaba! Bu kitapta 7 bölüm yer alıyor (ki malum Kundera için yedinin anlamı büyük). Bunlar: (1) Devamlılık Bilinci (2) Die Weltliteratur (3) Şeylerin Ruhuna İnmek (4) Romancı Nedir? (5) Estetik ve Varoluş (6) Yırtılan Perde (7) Roman, Bellek, Unutuş Bir bütün olarak incelendiğinde bu kitabında Kundera romanı merkezine alıyor ve sormaya başlıyor. Roman nedir? Roman kuramı nedir? Tarih ve roman nasıl ilişkilendirilebilir? Dünya edebiyatı nedir? Böyle bir niteleme mümkün müdür? Bu kitapta Kundera'nın meşhur "perde"sine de daha yakından bakma fırsatı buluyoruz. Roman Sanatı isimli kitabı ile birbirini tamamlayan niteliklere sahip bir eser bu. O nedenle de peş peşe okunmasını öneririm. Kundera yaşadığı dönemin ve coğrafyanın izlerini düşünsel yaşantısında buram buram hissettiren bir yazar. Varoluşunun en derinlerine kadar işlemiş olan bu izler dilinin de bir parçası olarak karşımıza çıkıyor. Kitap sever herkese önerimdir. Kitaplarla kalın!
Edebiyat
PerdeMilan Kundera · Can Yayınları · 201596 okunma
8/10
·164 syf.··
Beğendi
·
2022 22. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2022 20:07
Romanı konuştu Milan Kundera bu kitabında. Cervantes'den Marquez'e, Rabelais'den Flaubert'e, Camus'dan Kafka'ya türünün yapı taşlarını oluşturan yazarlar ve yapıtları arasında gezinti yaptırdı, "Dünya Edebiyatı" kavramının niteliklerini sorguladı. Şayet dünya edebiyatının derinliklerine bir yolculuğa çıkmak istiyorsanız, doğru kitap tercihiniz olacaktır.
PerdeMilan Kundera · Can Yayınları · 200696 okunma
Puan vermedi·164 syf.·
2025 5. kitabı
Perde! Romanları anlattığı bir esere, yazar neden tiyatro terimi ile başlık kullanır? Buyrun kafada deneme konusu olacak bir başlık ve içeriğe davet edildiniz. Kelimelerin dünyasına hoş geldiniz. 7 bölümden oluşan bu denemeler silsilesi içinde açılan romanların canalıcı perdelerinden farklı bakış açılarıyla bugüne kadar okuduğumuz birçok esere farklı bir gözle bakmanızı sağlıyor. Perde perde büyüyor düşünceler. Bir Cervantes’e konuk oluyoruz bir Kafka’ya; bazen bir kokteyl havasında tüm yazarlar ve romanlarını var etme biçimleri ile bir sohbete geçiyoruz. Örnekleri tanımış olmak bizleri de ortama alıyor ve yabancı hissetmiyoruz kendimizi sadece farklı bakış açılarının görme biçimlerinden beslenmenin ne kadar zengin olduğunu görüyoruz. Denemenin o samimi dilini hissediyoruz. Belleğimizde bir gezintiye çıkıyoruz. Kelimelerin dünyasına iniyoruz. Şey’lerin anlamı diye başlıyor yazar ve kelimelerin binlerce anlam doğurduğunu gördüğümüz düşünce teklifi zamanları yaşıyoruz. Tıpkı Ali Şeriati’nin, sevdiğim yazarı anmasan kelime dünyasında olmazdı. Hüzün ve üzüntüye baktığı ve gördüğü ile anlattığı anlam gibi. Hüzün, "yok" olanın eksikliğinden, üzüntü ise "var" olanın eksikliğinden kaynaklanır, diyor. Ali Şeriati, Sanat Yani yazar roman sanatına ile ilgilenirken aslında olaylarla değil kelimelerin dünyasıyla ilgileniyor. Olaylarla ilgilenirken aslında kelimelerden çok nesnelerin dünyası ile ilgileniyor. Var olma biçimimizi en küçük yapı taşımıza bağlıyor. Önemsemediğimiz yanlara, nesnelere, var olma biçimlerine. Bazen iki monoloğun bir diyalog etmediğine değiyor. Molologlar dünyası demişken; Sık sık Tostoy’u anıyor Kundera. Anna Karenina’nın varoluş sancısını, ve nihai sonunu. Son verilir, hayatın içinden geçilir hatta öyle ki burada ve okurken anımsadığım şey, Anna
PerdeMilan Kundera · Can Yayınları · 200696 okunma

Yazar Hakkında

Milan KunderaYazar · 18 kitap
Milan Kundera, Çek-Fransız asıllı yazar. Kundera, 1 Nisan 1929'da Çekoslovakya'nın Brno şehrinde doğmuştur. 15 kitap yazmış, sayısız ödül almış, yazarlık mesleği yanında uzun yıllar müzik ve sinemayla profesyonel olarak uğraşmıştır. Yaşamı; 1929 yılında, orta halli Kundera ailesinin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Ludvik Kundera (1891-1971), 1948-1961 yılları arasında Brno Müzik Akademisi müdürlüğü yapmış olan, ünlü müzikolojist ve piyanist Leoš Janaček'in öğrencisiydi. İlk piyano derslerini babasından aldı ve ilerleyen yıllarda kendisi de müzikoloji üzerine çalışmalar yaptı. Lise eğitimini 1948 yılında Brünn'de bitirdikten sonra, Charles Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde, edebiyat ve estetik üzerine eğitim gördü. İki dönem sonra Film Akademisi'ne geçti ve yönetmenlik konusunda ilk makalelerini yazdı fakat daha sonra çalışmalarını politik baskı yüzünden durdurmak zorunda kaldı. II. Dünya Savaşı'nın sonunda Komünist Parti'ye üye oldu. Ancak 1948'in şubat ayında partiden çıkarıldı. 1950 yılında da bir diğer Çek yazar Jan Trefulka Komünist Parti'ye karşı faaliyetlerde bulunmaktan, partiden uzaklaştırıldı. Trefulka o günlerde gerçekleşen olayları 1962 yılında yazdığı Pršelo jim štěstí (Onlardan Yükselen Mutluluk) romanında anlattı. Kundera'ysa o günlerde başına gelenleri bir şaka olarak görmüş olacak ki, partiden çıkarılma sürecinde başına gelenleri anlattığı kitabının ismini Žert (Şaka) koydu. 1956 yılında Komünist Parti'ye tekrar giren Milan Kundera, 1976 yılında ikinci kez, Vaclav Havel gibi ünlü yazarlar ve sanatçılarla birlikte partiden ihraç edildi. 1968'deki Rus istilasından sonra, Prag Müzik ve Sanatlar Akademisindeki görevinden uzaklaştırılan Kundera, politik baskılara dayanamayarak Fransa'ya göç etti ve 1981 yılında Fransa vatandaşı oldu. 1979 yılında yazdığı "Gülüşün ve Unutuşun" kitabının yayınlanmasının ardından Çekoslovak hükümeti Kundera'yı vatandaşlıktan çıkardı. 1980 yılında Gabriel Garcia Marquez'in aldığı Commonwealth Ödülü'nü, 1981 yılında Tennessee Williams'la paylaştı. En bilinen romanı Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği 1988 yılında Philip Kaufman tarafından sinemaya uyarlandı. 1983 yılında Michigan Üniversitesi tarafından fahri doktora unvanı verilen Kundera 1985 yılında da Kudüs Ödülü'ne layık görüldü. Çağımızın en başarılı düşünsel roman yazarı ve varoluşçuların sonuncusu olarak nitelendirilen Kundera'nın son kitabı Bir Buluşma, 2009 yılında yayınlandı ve 2010 yılında Türkçeye tercüme edildi. Uzun süren rahatsızlığının ardından Paris'teki evinde 11 Temmuz 2023'te vefat etti. Ödülleri Medicis Ödülü (Yaşam Başka Yerde) Mondello Ödülü (Jacques İle Efendisi) Commonwealth Ödülü Europa Literatura Ödülü Kudüs Ödülü