Pir Sultan Abdal

Pertev N. Boratav
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 20 dk.
Sayfa Sayısı:
294
Basım Tarihi:
19 Ağustos 2010
Yayınevi:
Derin Yayınları
ISBN:
9789753533560
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

“Sen bizden ateş umarsın. Yanmış üfrülmüş külüz biz.”
Puan vermedi·294 syf.··
Beğendi
·
2022 966. kitabı
Banazlı Koca Haydar nam-ı diğer Pir sultan Abdal hakkında hikâye olunur ki; Pir Sultan Abdal, idam edileceği darağacına doğru yürümeye başlar. Hızır Paşa emir verir: “Herkes Pir Sultan’ı taşlasın, taş atmayanın boynu uçurulacak, bilsin.” Uğruna mücadele ettiği halk, Pir Sultan’ı taşlamaya başlar. Taşlar Pir Sultan’a kadar gelmekte, ama ona değmeden yere düşmektedir. Pir’in musahibi (can yoldaşı) Ali Baba, taş atmasa da can korkusundan Pir’e bir gül atar. Gül, Pir’e değer ve yaralar. Al kanlar akar Pir’in bedeninden. Can dostunun bu hareketinden incinen Pir’in dudaklarından şu nefes dökülür: Şu kanlı zalımın ettiği işler,  Garip bülbül gibi zaralar beni.  Yağmur gibi yağar başıma taşlar,  İlle de dostun bir fiskesi yaralar beni. Dar günümde dost düşmanım belli oldu.  Bir derdim var idi, şimdi elli oldu.  Ecel fermanı boynuma takıldı.  Gerek asa, gerek vuralar beni.  Pir Sultan Abdal’ım can göğe ağmaz.  Haktan emrolmazsa rahmet yağmaz.  Şu ellerin taşı hiç bana değmez.  İlle dostun bir tek gülü yaralar beni. Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzzam gibi yavaş yavaş yiyen ve kemiren yaralar. Rivayet ve Pir Sultan Abdal'ın darağacına giderken söylediği söz yada şiir olarak kabul edilen şeyin onun ağzından halkın söylemiş olması daha akla yakındır.. Ne kendisi o şiirleri saza uyduracak durumdadır, ne de Hızır Paşa o şiirlerin halka ulaşmasını sağlayacak adamdır. ”Söyleyene bakma, söyletene bak” demekle bizim halkımız halk şairlerinin sırrını çözmüştür. Halk şairi gerçekten halkın şairi ise neyi kendisinin neyi halkın söylediğini hiçbir bilgin ayırt edemez.. Bu halkla bütünleşmiş olmanın yansımasıdır... Zira kendi söylemeyip söyletmiş de olsa bu sözler yine de Pir Sultan’ın sayılır, çünkü onun kişiliği, düşünce ve söyleyişiyle dile gelmişlerdir, Pir Sultan’ı
Pir Sultan AbdalPertev N. Boratav · Derin Yayınları · 201062 okunma
10/10
·451 syf.··
Beğendi
·
2020 113. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2020 18:05
Hayatıyla ilgili detaylı bilgi yok Pir Sultan Abdal’ın. Alevi-Bektaşi geleneğinin büyük ozanlarından sayılıyor. Yemen’den geldiklerini ve Sivaslı olduklarını şiirlerinde söylemiş. Şiirlerinin üzerinden hayatını veriyor kitap. Çoğunluğu 3 bölüme ayrılmış şiirlerinden oluşuyor: 1. Bölüm: Kendi şiirleri 2. Bölüm: Şüpheli şiirleri 3. Bölüm: Sonradan bulunan şiirleri
Pir Sultan Abdal Pertev N. Boratav · Kapı Yayınları · 201762 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Pertev N. BoratavYazar · 19 kitap
Pertev Naili Boratav ya da asıl adıyla Mustafa Pertev, Türk halk bilimci, halk edebiyatı araştırmacısıydı. Boratav, 1907 yılında Gümülcine'nin Darıdere ilçesinde doğmuştur. Babası kaymakam olduğu için çok yer değiştirirler. İlkokulu Bolu'nun ilçesi Mudurnu'da bitirir. Bu süre içinde en fazla Mudurnu'da hayatı geçtiği için kendini Mudurnulu olarak tanımlamıştır. Annesiyle olan ilişki yapısının daha sonra yapacağı çalışmaların ilk adımını oluşturduğu görülür. Bu dönemde annesi anlattığı masallarla Boratav'ın folklora yönelmesinde etkili olduğu gibi, sonraları masallar üzerine çalışırken onun özel öneme sahip masal kaynağını oluşturur. İlkokulu bitirdikten sonra 1919 yılında İstanbul'a giden Boratav; orta öğrenimini Kumkapı Fransız Koleji'nde (1919-1924), Gelenbevi Lisesi ve İstanbul Lisesinde (1924-1927) tamamlar. 1926-27 yılında İstanbul Lisesinde sosyoloji dersinde Hilmi Ziya Ülken'in öğrencisi olmasının, kendisinin hem sonra edebiyat fakültesine gitmesinde hem de halk bilimi araştırmalarına ilgi duymasında etkili olduğunu ifade eder. Nitekim, bu konudaki kararını hocası Ülken ile konuşması, onun ilk araştırmasını gerçekleştirmesine yol açar. Söz konusu çalışmayı, her yıl tatilini geçirdiği babasının kaymakamlık yaptığı Mudurnu'da, yerlilerin ağzından çeşitli halk edebiyatı metinleri derleyerek gerçekleştirir.[1] Boratav, 1930'da Dârülfünûn (İstanbul Üniversitesi) Edebiyat Fakültesi ile Yüksek Muallim Mektebini bitirerek Fuad Köprülü'nün asistanı olarak çalışmaya başladı. 1941'de Halk Hikâyeleri ve Halk Hikâyeciliği teziyle doçent oldu, 1948'de profesörlüğe yükseldi. 1948'de başkanı olduğu Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Halk Edebiyatı Kürsüsü CHP iktidarınca komünizmi yaydığı gerekçesiyle kapatıldıktan sonra yurt dışına gitti. ABD, Almanya ve Fransa'da çalıştı. 1940'lı yıllarda Behice Boran'ın Yurt ve Dünya dergisini yönetti. Stanford Üniversitesi Türkiye bölümünü kurdu. Paris'te ölümüne kadar CNRS (Centre National de la Recherche Scientifique)'de çalıştı. 1998'de Paris'te öldü. Türk halk edebiyatı araştırmaları öncüsü Pertev Naili Boratav; 2.000 masal, 40 halk hikâyesi, çocuk oyunları, türküler, tiyatrolar, şarkılar, fıkralar, şiirlerden meydana gelen zengin bir arşiv kurdu. CNRS, Sedat Simavi, T.C. Kültür Bakanlığı ödülleri almıştır. Pertev Naili Boratav, Türk kültürünün kaynakları arasında en başta halk edebiyatının geldiğine inanıyordu. Anadolu halk kültürü araştırmalarına, aşık geleneğine yöneldi. Babasının kaymakam olması sebebiyle çocukluk ve gençlik dönemi Mudurnu'da geçmiştir. İlk edebi çalışmalarına da burada başlamıştır. Bolu-Mudurnu'da Köroğlu Destanı gibi konularda araştırmalar yapmış, tez vermiştir. "Nerelisin?" diye soranlara "İnsanın memleketi doğduğu yer değil, çocukluğunun geçtiği yerdir." demiş, Mudurnu'yu memleketi olarak saymıştır. Hâlihazırda Mudurnu'da Pertev Naili Boratav Kültür Evi varlığını korumaktadır.