Postacı

David Brin

Puan

7.810 üzerinden
131 kişi
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2000 25. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2000 00:00
Kitabı da filmini de çok sevdim. Her ne kadar fazlasıyla Amerikan milliyetçiliği içeriyor ve basmakalıp, yüzeysel, yeterince derinleşemeyen bir hikaye olsa da post-apokaliptik bir ortamda sıradan hatta sıradandan daha da aşağıdaki esas karakterin bir kahramana dönüşmesi kitabın beğenilmesinde önemli bir etken. Bazen post-apokaliptik film ve kitapların neden bu kadar popüler olduğunu düşüyorum. Sanırım bunun asıl sebebi her ne kadar tam olarak farkında olmasak da içten içe hepimizin hayatımızdan ya da modern hayatın bizi sürüklediği yoldan duyduğumuz memnuniyetsizlik olduğunu düşünüyorum. Sanki herkes birşeylerin yanlış olduğunu ve bunun tek çözümünün herşeyi tümden değiştirmek olduğunu hissediyor gibi. Sıradan adamın kahramana dönüşmesinin popüler bir tema olması da benzer bir konu. Aslında herkes her ne kadar sıradan bir insan olsa da kendi içinde bir kahramanın gizli olduğuna inanıyor ya da en azından inanmak istiyor. O yüzden böyle filmleri izlediğimizde ya da kitapları okuduğumuzda mutlu oluyoruz. Bu da bazen aklıma başka bir soruyu getiriyor; her filmin, her dizinin ya da her kitabın sonunda yaşanan bu yalancı başarı duygusu insanın gerçekte başarma isteğini ya da hırsını ne ölçüde köreltiyor? Sosyal medyada bir tıkla vicdani görevini yapmış olma hissi gibi...
PostacıDavid Brin · Metis Yayınları · 1998255 okunma
8/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2020 26. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2020 17:25
İthaki Bilim Kurgu Klasiklerinden okuduğum 8. Kitaptı. 2020 Bkk okuma maratonumuzun 4. Kitabıydı. Postacı, her ne kadar Bilim kurgu klasikleri içerisinde yer alsa da, distopik yönü daha ağır basan bir kitap. Yazar bir bilim insanı olmasına rağmen kalemi oldukça akıcı. İstila altında bir ülkede, ana kahraman Gordon, bir Postacı üniforması bulur. Ülkede insanlar yalıtılmış; elektrik yok, üretim yok, hükümet kavramı yok. Ve Gordon kendisini Postacı ilan edip, kasaba kasaba gezerek yeni bir ulus fikrini, yalanlarla olsa da yeşertmek ister. Rolünü o kadar güzel oynar ki, haberleşme sistemi olmayan bir ülkede, Postacılık sistemini başlatarak, insanlara umut ve direnme arzusu getirir. Postacı, en güçlüsünden bir gerçeğe dönüşen yalanlar silsilesi. Kitabın sonlarına doğru, kadınların birlik olarak savaşa kendi iradeleriyle dahil olmaları ve kendi rollerini belirlemeleri, (feminizme bol göndermelerle) kadının güçlü olmasını, sorumluluk almasını, kendi yeteneklerini de bu mücadeleye katmasını, güzel aforizmalarla anlatıyor. 8 mart Dünya Kadınlar günü arefesinde bu kitabı bitirmek ayrı bir güzel oldu :) Çok yönlü, akıcı, sarkastik yapısı olan bir romandı. Filmi de varmış, ilk fırsatta izlemeyi istiyorum. Okumanızı ısrarla tavsiye ederim ;) David Brin
Edebiyat
PostacıDavid Brin · İthaki Yayınları · 2019255 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
7/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2020 18. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2020 16:41
Kıyamet sonrası dünyada meydana gelen bir felaketle her şey yok olmuştur. Ancak gezgin bir idealist olan Gordon henüz pes etmemiştir. Geleceğe dair hala umutları vardır çünkü. Tesadüfler sonucu bir anda kendini postacı üniformasıyla topluluklar arası postacılık görevi yaparken bulur. Görevi sadece mektupları taşımak değil, yeni bir ulus fikrini de yeşertmektir. Ancak şartlar kararlı bir idealist için bile fazlasıyla zordur. * * * Kitapta bölümler arası kopukluklar vardı, bu durum çoğu kişiyi rahatsız edebilir ama ben o kopuk kısımları hayal gücümle tamamlamaktan hoşlandım. Yazarın yazdığı dönemi dikkate alarak başarılı bir bilimkurgu romanı olduğunu söyleyebilirim.
1000Kitap
PostacıDavid Brin · İthaki Yayınları · 2019255 okunma
8/10
·365 syf.··
Beğendi
·
2020 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2020 01:23
Herkese iyi geceler :) Şubat ayının ikinci kitabı olan Postacıyla karşınızdayım. Aslında bilim kurgu kitaplarına düşkün olmamakla birlikte akıcı olarak okuduğum ve beğendiğim nadir kitaplardan. Öylesine güzel yerler vardı ki içerisinde insanlığa dair. Bir an evvel umudun karşılığını bulmak adına son sayfalarında olmak istedim. Bir yandan da o mücadeleye birebir şahit olmak arasında çok zor bir çelişki yaşadım. Fakat bilirsiniz ki her son gibi bende sonunu yaşadım. Etkisinde kalınca birde filmini izle Merve dedim ve The Postman'ı da izleyip gecemi güzelleştirdim. Lakin yaşasın kitabın milyon kat filmlere karşı aldığı zilyonuncu zaferler ! Bir cümle aslında kısacık öyle etkiledi ki beni; Nasıl postacı olduğumu bilsen ya güler yada ağlarsın diyordu. Postacı, en güçlüsünden bir gerçeğe dönüşen yalanlar silsilesi. Bir de ; Leblebi dağıtır gibi umut dağıtıyorsun demişti Abby. İnsan ırkı, cinsiyeti, dini, görüşü her ne olursa olsun bir yalana bağlanmak ister şüphesiz. Eğer elinde inanacak bir şey kalmadıysa ve mutlu olmak için sebepleri azalıyorsa ve yarından yana bir beklentisi yoksa yalancı bir postacıya inanıp içerisinde kalan doğru için son demine kadar mücadelesini verir. Bilemezsiniz, yalan söyleyen postacı bile kendine en son anda inanabilir. Okuyun derim, mükemmeldi de.
PostacıDavid Brin · İthaki Yayınları · 2019255 okunma
8/10
·360 syf.··
2020 31. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2020 22:07
İthaki Bilimkurgu Klasikleri serisinden okuduğum 43. kitap oldu. Her ne kadar Postacı isimli bu eser, İthaki Yayınları tarafından bilimkurgu klasikleri içerisinde yer almışsa da bilimsel yönü oldukça zayıf olan bir eserdir. Oranlama yapmam gerekirse; bilim yönü %5, kurgu yönü %95 diyebilirim. Aynı zamanda eseri distopik bir eser olarak nitelemek de mümkün. Postacı isimli bu eserde, kıyamet sonrası hayatta kalan insanların zorba insanlara ve feodal savaşçı insanlara karşı verdiği yaşam mücadelesi anlatılmaktadır. Kitapta anlatılan zaman dilimi, "kıyamet"ten sonraki 16. yıldır. Bu arada "kıyamet"in sebebi, kitabın içerisinde tam olarak anlatılmamış ve detaylandırılmamıştır. Bu konu sanırım okurun hayal gücüne bırakılmış. Çünkü bahsedilen "kıyamet"in tek bir somut sebebi yok. Salgın hastalıklar, nükleer savaşlar, kıtlıklar ve iklimsel değişiklikler gibi sebepler Dünya'nın o bilindik düzenini yok etmiş ve geriye kalan insanlar arasında "güçlünün zayıfı yendiği" bir hayat mücadelesi başlamıştır. Kitabın baş kahramanı Gordon Krantz ise, düz bir insandır. Herhangi bir baskın yönü veya kahraman olacak bir karakteri yoktur. Yine zorbalardan kaçtığı bir gün tesadüfen terk edilmiş bir posta aracı bulur ve posta aracının 16 yıl boyunca hiç kimse tarafından fark edilmediğini anlar. Hemen içerisine sığınır ve aracın içerisinde Amerikan Postası'na ait bir görevlinin cesedini bulur. Ölü postacının kıyafeti hala üstündedir ve arabada sahibine ulaşmamış yüzlerce posta bulunmaktadır. İşte o andan sonra Gordon Krantz kendisini postacı olarak ilan eder ve postaları sahiplerine ulaştırmaya başlar. Bunu yaparken, "Yeni Amerika"nın postacısı olduğu gibi yalanlar söyleyerek karnını doyurmak ister. Kıyamet öncesi hayata dönme konusunda umudunu tamamen yitirmiş olan insanlar, sahte postacıyı
PostacıDavid Brin · İthaki Yayınları · 2019255 okunma