Postacı

David Brin
Çevirmen:
Sönmez Güven
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 37 dk.
Sayfa Sayısı:
304
Basım Tarihi:
Mart 1998
Yayınevi:
Metis Yayınları
Orijinal Adı:
The Postman
ISBN:
9789753421782
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2000 25. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2000 00:00
Kitabı da filmini de çok sevdim. Her ne kadar fazlasıyla Amerikan milliyetçiliği içeriyor ve basmakalıp, yüzeysel, yeterince derinleşemeyen bir hikaye olsa da post-apokaliptik bir ortamda sıradan hatta sıradandan daha da aşağıdaki esas karakterin bir kahramana dönüşmesi kitabın beğenilmesinde önemli bir etken. Bazen post-apokaliptik film ve kitapların neden bu kadar popüler olduğunu düşüyorum. Sanırım bunun asıl sebebi her ne kadar tam olarak farkında olmasak da içten içe hepimizin hayatımızdan ya da modern hayatın bizi sürüklediği yoldan duyduğumuz memnuniyetsizlik olduğunu düşünüyorum. Sanki herkes birşeylerin yanlış olduğunu ve bunun tek çözümünün herşeyi tümden değiştirmek olduğunu hissediyor gibi. Sıradan adamın kahramana dönüşmesinin popüler bir tema olması da benzer bir konu. Aslında herkes her ne kadar sıradan bir insan olsa da kendi içinde bir kahramanın gizli olduğuna inanıyor ya da en azından inanmak istiyor. O yüzden böyle filmleri izlediğimizde ya da kitapları okuduğumuzda mutlu oluyoruz. Bu da bazen aklıma başka bir soruyu getiriyor; her filmin, her dizinin ya da her kitabın sonunda yaşanan bu yalancı başarı duygusu insanın gerçekte başarma isteğini ya da hırsını ne ölçüde köreltiyor? Sosyal medyada bir tıkla vicdani görevini yapmış olma hissi gibi...
PostacıDavid Brin · Metis Yayınları · 1998255 okunma
8/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2020 26. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2020 17:25
İthaki Bilim Kurgu Klasiklerinden okuduğum 8. Kitaptı. 2020 Bkk okuma maratonumuzun 4. Kitabıydı. Postacı, her ne kadar Bilim kurgu klasikleri içerisinde yer alsa da, distopik yönü daha ağır basan bir kitap. Yazar bir bilim insanı olmasına rağmen kalemi oldukça akıcı. İstila altında bir ülkede, ana kahraman Gordon, bir Postacı üniforması bulur. Ülkede insanlar yalıtılmış; elektrik yok, üretim yok, hükümet kavramı yok. Ve Gordon kendisini Postacı ilan edip, kasaba kasaba gezerek yeni bir ulus fikrini, yalanlarla olsa da yeşertmek ister. Rolünü o kadar güzel oynar ki, haberleşme sistemi olmayan bir ülkede, Postacılık sistemini başlatarak, insanlara umut ve direnme arzusu getirir. Postacı, en güçlüsünden bir gerçeğe dönüşen yalanlar silsilesi. Kitabın sonlarına doğru, kadınların birlik olarak savaşa kendi iradeleriyle dahil olmaları ve kendi rollerini belirlemeleri, (feminizme bol göndermelerle) kadının güçlü olmasını, sorumluluk almasını, kendi yeteneklerini de bu mücadeleye katmasını, güzel aforizmalarla anlatıyor. 8 mart Dünya Kadınlar günü arefesinde bu kitabı bitirmek ayrı bir güzel oldu :) Çok yönlü, akıcı, sarkastik yapısı olan bir romandı. Filmi de varmış, ilk fırsatta izlemeyi istiyorum. Okumanızı ısrarla tavsiye ederim ;) David BrinDavid Brin
Edebiyat
PostacıDavid Brin · İthaki Yayınları · 2019255 okunma
7/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2020 18. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2020 16:41
Kıyamet sonrası dünyada meydana gelen bir felaketle her şey yok olmuştur. Ancak gezgin bir idealist olan Gordon henüz pes etmemiştir. Geleceğe dair hala umutları vardır çünkü. Tesadüfler sonucu bir anda kendini postacı üniformasıyla topluluklar arası postacılık görevi yaparken bulur. Görevi sadece mektupları taşımak değil, yeni bir ulus fikrini de yeşertmektir. Ancak şartlar kararlı bir idealist için bile fazlasıyla zordur. * * * Kitapta bölümler arası kopukluklar vardı, bu durum çoğu kişiyi rahatsız edebilir ama ben o kopuk kısımları hayal gücümle tamamlamaktan hoşlandım. Yazarın yazdığı dönemi dikkate alarak başarılı bir bilimkurgu romanı olduğunu söyleyebilirim.
1000Kitap
PostacıDavid Brin · İthaki Yayınları · 2019255 okunma
8/10
·365 syf.··
Beğendi
·
2020 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2020 01:23
Herkese iyi geceler :) Şubat ayının ikinci kitabı olan Postacıyla karşınızdayım. Aslında bilim kurgu kitaplarına düşkün olmamakla birlikte akıcı olarak okuduğum ve beğendiğim nadir kitaplardan. Öylesine güzel yerler vardı ki içerisinde insanlığa dair. Bir an evvel umudun karşılığını bulmak adına son sayfalarında olmak istedim. Bir yandan da o mücadeleye birebir şahit olmak arasında çok zor bir çelişki yaşadım. Fakat bilirsiniz ki her son gibi bende sonunu yaşadım. Etkisinde kalınca birde filmini izle Merve dedim ve The Postman'ı da izleyip gecemi güzelleştirdim. Lakin yaşasın kitabın milyon kat filmlere karşı aldığı zilyonuncu zaferler ! Bir cümle aslında kısacık öyle etkiledi ki beni; Nasıl postacı olduğumu bilsen ya güler yada ağlarsın diyordu. Postacı, en güçlüsünden bir gerçeğe dönüşen yalanlar silsilesi. Bir de ; Leblebi dağıtır gibi umut dağıtıyorsun demişti Abby. İnsan ırkı, cinsiyeti, dini, görüşü her ne olursa olsun bir yalana bağlanmak ister şüphesiz. Eğer elinde inanacak bir şey kalmadıysa ve mutlu olmak için sebepleri azalıyorsa ve yarından yana bir beklentisi yoksa yalancı bir postacıya inanıp içerisinde kalan doğru için son demine kadar mücadelesini verir. Bilemezsiniz, yalan söyleyen postacı bile kendine en son anda inanabilir. Okuyun derim, mükemmeldi de.
PostacıDavid Brin · İthaki Yayınları · 2019255 okunma
8/10
·360 syf.··
2020 31. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2020 22:07
İthaki Bilimkurgu Klasikleri serisinden okuduğum 43. kitap oldu. Her ne kadar Postacı isimli bu eser, İthaki Yayınları tarafından bilimkurgu klasikleri içerisinde yer almışsa da bilimsel yönü oldukça zayıf olan bir eserdir. Oranlama yapmam gerekirse; bilim yönü %5, kurgu yönü %95 diyebilirim. Aynı zamanda eseri distopik bir eser olarak nitelemek de mümkün. Postacı isimli bu eserde, kıyamet sonrası hayatta kalan insanların zorba insanlara ve feodal savaşçı insanlara karşı verdiği yaşam mücadelesi anlatılmaktadır. Kitapta anlatılan zaman dilimi, "kıyamet"ten sonraki 16. yıldır. Bu arada "kıyamet"in sebebi, kitabın içerisinde tam olarak anlatılmamış ve detaylandırılmamıştır. Bu konu sanırım okurun hayal gücüne bırakılmış. Çünkü bahsedilen "kıyamet"in tek bir somut sebebi yok. Salgın hastalıklar, nükleer savaşlar, kıtlıklar ve iklimsel değişiklikler gibi sebepler Dünya'nın o bilindik düzenini yok etmiş ve geriye kalan insanlar arasında "güçlünün zayıfı yendiği" bir hayat mücadelesi başlamıştır. Kitabın baş kahramanı Gordon Krantz ise, düz bir insandır. Herhangi bir baskın yönü veya kahraman olacak bir karakteri yoktur. Yine zorbalardan kaçtığı bir gün tesadüfen terk edilmiş bir posta aracı bulur ve posta aracının 16 yıl boyunca hiç kimse tarafından fark edilmediğini anlar. Hemen içerisine sığınır ve aracın içerisinde Amerikan Postası'na ait bir görevlinin cesedini bulur. Ölü postacının kıyafeti hala üstündedir ve arabada sahibine ulaşmamış yüzlerce posta bulunmaktadır. İşte o andan sonra Gordon Krantz kendisini postacı olarak ilan eder ve postaları sahiplerine ulaştırmaya başlar. Bunu yaparken, "Yeni Amerika"nın postacısı olduğu gibi yalanlar söyleyerek karnını doyurmak ister. Kıyamet öncesi hayata dönme konusunda umudunu tamamen yitirmiş olan insanlar, sahte postacıyı
PostacıDavid Brin · İthaki Yayınları · 2019255 okunma
Puan vermedi·360 syf.··
Beğendi
·
2019 146. kitabı
Anarşinin kol gezdiği, insanların insan olmayı unuttuğu, açlık ve salgın hastalıkların başgösterdiği, çetelerin dehşet ve ölüm saçtığı post apokaliptik bir dönem düşünün. Hayatta kalmak başlı başına bir meseledir. İşte Gordon adında ki kahramanımız çete yağmalarından birinde yalnızca canını kurtarabilmiş ve hayatta kalması için gerekli tüm eşyalarını, yiyeceğini kaybetmiştir. Tam umutsuzluğa kapıldığı anda kıyamet savaşları öncesi dönemden kalma eski bir posta arabası bulur. Bir postacı üniforması ve geçmişten kalan mektuplar insanlara umut olabilecek midir? Bilimkurgu severlerin seveceğine inandığım ama benim yoğun geçen günlerim dolayısıyla bir türlü adapte olamadığım bir kitaptı Postacı.
PostacıDavid Brin · İthaki Yayınları · 2019255 okunma
8/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2022 59. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2022 00:00
Nükleer mi, kimyasal mı yoksa başka bir nedenden dolayı mı orasını #yazar okuyucunun hayal gücünemi bırakmış ki eğer böyle bir şey yaptıysa neden! dedim... Yani nedeni muamma... bir Savaş olmuş yer yerinden oynamış, dünya yok olmanın eşiğinde, dolayısıyla bir çok can kaybı. Kıtlık var. Hayatı kolaylaştıran kaynaklar neredeyse hiç yok, teknoloji bitmiş. İnsanlar küçük topluluklar halinde yaşamaya devam ediyor. Gücün kendi elinde olmasını isteyen tipler var insanların başına lider olup ülke kurma hayaline kapılıyor ama bu hayalini zorba korsan gurupları kurarak gerçekleştirmeye çalışıyor. Mesela kendilerine Holnistler dediğimiz gurup var. Dünya düzeninin bozulduğundan tam 16 yıl sonraya denk geliyor baş karakterimiz Gordon ile tanışmamız. Silik, birazda hayalperest, ruhu hala kirlenmemiş en temiz duygulara sahip biri ve her koşulda iyimserliği elden bırakmıyor. Gordon bilinmeyene doğru yol alırken korsanlar tarafından varı yoğu elinden alınır ve eşyalarını geri almak için planlar yapsada bir türlü hayata geçiremez bu planlarını. Yoluna devam ediyor, az gidiyor uz gidiyor dağ taş kurak toprakları arşınlarken cip modelinden bir araca denk geliyor. Geceyi bu araçta bi cesetle geçiriyor. Sabah uyandığında aracın posta aracı ve cesetinde postacı olduğunu, bulduğu eşyalardan anlıyor. İşine yarayacağını düşündüğü bir sürü şeyi deri posta çantasına yerleştirip, deri ceketi sırtına, ayakkabıları ayağına takıp yoluna devam ediyor. Karşılaştığı topluluklara tiyatral gösteriler yaparak karnını doyurup huzurlu uyku için çabalıyor. Böyle böyle bizde Gordon'la kimi zaman durağan kimi zamanda meraka gark olduğumuz maceralı bir yolculuk yapıyoruz. #beyazperde 'ye de uyarlanan #bilimkurgu kitabının yazarı aynı zamanda #biliminsanı 'dır. Keyifli bir okuma oldu. En iyi Bilimkurgu
PostacıDavid Brin · İthaki Yayınları · 2019255 okunma
Puan vermedi
David Brin'nin kıyamet sonrası yakın gelecekteki Amerika’yı adeta o döneme ait fotoğraflara sahipmiş gibi anlattığı eserinde, üçkağıtçı ve idealist olan bir gezginin gözünden ideallerin uygun koşullar altında ne kadar etkili olabileceğini, insanların özlem duygularına yapılan ufacık bir dokunuşun dünyayı nasıl derinden değiştirebileceğini, medeniyet ve ilkellik kavramları arasındaki geçişin ne kadar kolay olduğunu ve aslında bu iki kavramın sadece şartlarla belirlediğini görüyoruz. Derin,heyecanlı ve bir o kadar da etkili bir eser.
PostacıDavid Brin · İthaki Yayınları · 2019255 okunma
Yeni birleşik devletler
8/10
·360 syf.··
2023 5. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2023 20:34
Beni biraz yoran bir okuma oldu. Kitap kötü değildi asla benlik bir sıkıntı vardı. Kıyamet sonrası senaryosu hakimdi. Kitabın konusuna gelirsek; Gordon, ana karakterimiz kötü felaketlerden sonra hayatını bir şekilde sürdürmeye çalışırken haydutların saldırısına uğruyor. Ardından hayatta kalmaya çabalamaya başlıyor. Çalınan eşyalarını geri almak isterken bunu başaramıyor ve terk edilmiş bir cip görüyor. Gününü burada geçirmeye karar verirken arabanın aslında bir postacıya ait olduğunu anlıyor. Ölü postacıyı gömüp kıyafetlerini giyiyor ve insanların hala hayatta olduğu bir vilayete giderek postacı olduğuna ve yeni birleşik devletler adına çalıştığına dair yalan söylüyor. Bu yalan istemese de devam etmek zorunda kalıyor. Postacı olarak onu bekleyen sürprizleri ve başına gelen olayları okuyoruz. Güzel kısımlar vardı. Özellikle sonunda beklemediğim şeyler oldu. Filmi de varmış okuyanlar isterse onu da izleyebilirler. Herkese iyi okumalar. PostacıPostacı David BrinDavid Brin
Bilim-Kurgu
PostacıDavid Brin · İthaki Yayınları · 2019255 okunma
8/10
·360 syf.··
2021 101. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2021 14:30
İthaki Yayınları Bilimkurgu Klasikleri serisinin 46. kitabı "Postacı". Kitapta bilim oranı çok düşük, kurgu çok fazla. Bir post-apokaliptik ( kıyamet sonrası ) roman. Keşke İthaki Yayınları 1984 gibi, Postacı gibi bu kitapları ayrı bir seri olarak bassaydı. Gelelim kitabın konusuna. Büyük bir savaş çıkmış, nükleer güç ve teknolojinin kullanımıyla insanların büyük çoğunluğu ölmüş, teknoloji çok büyük oranda yok olmuş ve üretim durmuş. Kalan insanların da haberleşme ağı yok ve Holnist adı verilen bir grup kendi ülkesini kurmaya çalışıyor. Başkarakterimiz Gordon ise hayatta kalmış ve 16 yıldır tek başına yaşayıp insanların bulunduğu toplulukları gezerek ve ufak sahne gösterileri düzenleyerek, bu işten topladıklarıyla yaşayan bir adam. Bu adamın başından geçenleri okuyoruz kitapta. Genel olarak beğendiğim bir kitap oldu "Postacı". Herkese iyi okumalar.
PostacıDavid Brin · İthaki Yayınları · 2019255 okunma

Yazar Hakkında

David BrinYazar · 1 kitap
1950 yılında doğdu. Astrofizik dalında doktora derecesi vardır ve NASA'da danışmanlık yapmasının yanı sıra üniversitede fizik profesörü olarak çalışmaktadır. Bilimkurgu romanları yazmaya 1980 yılında başladı. İlk romanı olan Sundiver (Güneşe Dalan) aynı yıl yayımlandı. Bu roman aynı zamanda bugün beş kitaba ulaşmış olan Uplift (Kalkındırma) dizisinin ilk kitabıdır. Daha sonra bu diziden sırasıyla Hugo ve Nebula ödüllü Startide Rising (Yıldız Meddi Yükseliyor), Hugo ödüllü The Uplift War(Kalkındırma Savaşı), Brightness Reef (Parlaklık Kayalıkları) ve Infinity's Shore(Sonsuzluğun Kıyısı) adlı romanları yayımlandı. Dizinin dışında Practice Effect (1984, Pratik Etkisi), ekolojik felaketin eşiğindeki bir dünyayı anlattığı dev roman Earth (1990, Dünya) ve erkek-egemen bir evren tarafından yeniden keşfedilme tehdidiyle karşı karşıya kalan anaerkil bir gezegeni anlattığı Glory Season (1993, Zafer Mevsimi) adlı kitapları vardır. Öykülerini The River of Time (Zaman Nehri) ve Otherness (Başkalık) kitaplarında toplamıştır. 1985'te yazdığı Postacı, Brin'in bilimkurguda çok yaygın olan kıyamet kehanetlerine ve üstün ırk teorilerine "bilimsel" bir çerçeve oluşturan Sosyal-Darwinizme cevabı olarak kabul edilir. 1997'de Kevin Costner tarafından filmleştirilen ve 1998 yılında Türkiye'de de gösterime giren film, kitap bunu hiç hak etmediği halde, epey başarısız olmuştu.