Prensesin Aşkı, sarayların ışıklı salonlarında bile insanın ne kadar yalnız kalabileceğini gösteren hüzünlü bir anlatı. Anna Pasternak, bir prensesin hayatındaki görkemi değil, kalbindeki eksikliği görünür kılıyor. Diana'nın yaşadığı evlilik, dışarıdan kusursuz görünen ama içten içe çatlayan bir tabloyu andırıyor. Eşinin başka bir kadına duyduğu bağlılık, onun ruhunda derin bir boşluk bırakıyor. James Hewitt'e yönelişi ise yalnızca bir aşkın değil, anlaşılma ve değer görme arzusunun da hikâyesi. Kitap boyunca insan, sevginin yokluğunun en ağır yüklerden biri olduğunu hissediyor. Diana'nın yaşadığı kırgınlıklar, unvanların ve ihtişamın mutluluğu garanti etmediğini gösteriyor. Sayfalar ilerledikçe bir aşk hikâyesinden çok, sessiz bir yalnızlık hikâyesi okunuyor. Bu yönüyle eser, magazin sayfalarının ötesine geçip insan ruhunun kırılganlığına dokunuyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey, bazen en kalabalık hayatların bile derin bir yalnızlığı saklayabildiği gerçeği oldu.
Diana nin mutsuz evliliği psikolojik gidiş gelişlerini aşkı buluşunu anlatıyor bir prensle bile evlensen mutluluğu yakalayamayabilirsin diyen aşkı bulduysan kaybetme mesaji veren bir kitapti
Prensesin AşkıAnna Pasternak · AD Yayıncılık · 199545 okunma
Kapaktan da anlaşılacağı üzere Galler Prensesi Diana ve onun yaşadıklarını anlatan bir hikaye. Evliliğinde yaşadığı sorunlar bir yana kraliyetin onu bir türlü kabullenmemesi Kraliyetin ağır yaptırımları ilgisiz bir koca istenmeyen gelin, sonrasında Camilla ile gelen aldatma Diana’yı yalnız bir kadın yapmış zaten ürkek saf ve temiz olan yüreği onu Blumia hastalığına sürüklemiş çocukları william ve Henry ‘in doğması bile bu yaşantıyı ve evliliği değiştirmemişti. Diana yalnız bir kadındı güçsüzdü savaşamazdı. İşte bu kitapta sevgiyi arayan ve onu yüzbaşı James Hewitt ‘e bulan Diana’nın ve James’in yaşadıkları gizli aşkı, kameralar arkasındaki hayatlarını anlatıyor. Ben Diana’yı tv de izlerken hep üzülmüştüm Michael Jackson ‘dan Dirty Diana şakısını söylemesini istediğinde Michael ona kraliyete saygımdan söyleyemem dediğinde o şarkıyı çok sevdiğini söylemişti ve ben hep Tv’ de o ürkek bakışları gördüğümde yada prens Charles ile beraber yaptıkları röportajlarda onu nasıl incittiğini üzdüğünü aşağıladığını gördüğümde bunun zaten sevgiye dayalı bir evlilik olmadığını anlamıştım gerçekten çok zor psikolojik bir süreç. Ayrıldıklarında mutluluğu bulacağını düşünürken, erken gelen vefatı ardında milyonlarca seveni varken onu bu hayattan mutsuz bir şekilde uğurladı
Prensesin AşkıAnna Pasternak · AD Yayıncılık · 199545 okunma
“Biri sizi ne kadar sevse ve acınızı uzaklaştırmayı istese de, kendinizi yalnızca yine siz iyleştirebilirsiniz.” #annapasternak #prensesinaşkı #birtahtısarsanskandal kitabı mutsuz bir prensesin acıklı öyküsünü anlatıyor.
#ladydiana bir çok genç kızın rüyasında bile göremeyeceği bir şansı yakalamış,Büyük Britanya’nın veliahtı #prenscharles ‘tan evlenme teklifi almıştı.Ama yalnızca peri masallarında rastlanabilecek bu muhteşem evlilik hiç de Diana’nın beklediği gibi sonuçlanmamıştı. Çünkü Prens Charles,Diana’yı sevmiyor ve onu sarayda yanında bulunması gereken uygun bir eş olarak görüyordu.Bu yetmezmiş gibi bir de başka bir kadına aşıktı.Diana bu evlilikte umduğunu bulamamıştı. Düşlerinde ki prenseslik ve saray yaşamıyla,yaşadıklarının en küçük bir benzerliği yoktu.Ama inanılmaz katı saray kuralları onları bir arada tutuyor ve bu cehenneme dönen yaşam içten içe Prensesi kemiriyordu.Birden bire beklemedik birşey oldu ve Diana yüzbaşı #jameshewitt ‘le tanıştı. Bu iki insan tanıştıkları anda birbirlerine deliler gibi aşık oldular. Artık ne prenseslik ne de saray Diana’nın gözündeydi.Ama nedendir bilinmez, o aşık yüzbaşı sevgisini bir yana koyup, Diana’nın başına geleceklere aldırmaksızın yaşadığı bu büyük aşkı ünlü gazeteci Anna Pasternak’a tüm ayrıntısıyla anlatıyor ve işte bu kitapta böylelikle biz okurlarla buluşuyor. 🧐 #adyayıncılık #hayallervekitaplar #iphone11promax
Prensesin AşkıAnna Pasternak · AD Yayıncılık · 199545 okunma
Prenses Diana ve onun mutsuz evliliği. Daha önce Diana ile ilgili birkaç belgesel izlemiştim. Hayatı ve yaşadıkları beni şaşırtmış, onun için üzülmüştüm. Bu kitabı okuma nedenim ise onun hakkında daha detaylı bilgi sahibi olmak istememdi. Bu istediğim küçük bir ölçüde tamamlandı. Kitapta neler mi buldum?
Evlendiği kişi tarafından sevilmeyen bir kadın. Prens Charles'a aşık olan fakat ondan aşkına karşılık bulamayan Diana. Bırakın karşılığı, prens onu Camilla Parker Bowles'la aldatıyor ve Diana olmadığı zamanlarda Highgrove'daki evlerinde evin hanımı rolünü Camilla'ya devredecek kadar ilişkileri sağlam. Diana prensten karşılık görmedikçe sorunun kendisi olduğunu düşünüyor. Başta güzelliği olmak üzere kendini yeterli bulmuyor. Kameralara hep mutlu aile pozları verirken aslında bir birey olarak ruhu enkazın altında. Ayrıca Bulimia adlı bir yeme bozukluğuna sahip. Ağır depresyonda iken hayatına James Hewitt girer. James hem dış görünüşü ile hem de hareketleri ile prense çok benzemektedir. Diana'ya binicilik dersleri vermesi ile başlayan ilişkileri gün geçtikçe ilerler. Diana kaybettiği özgüveni James'in kendine olan sevgisi ile yavaş yavaş tekrar kazanır. Kraliyet ailesi ile ne zaman sorun yaşasa onu rahatlatması için James'i arar. Düştüğü yerden kalkmak için James Hewitt'ten büyük bir sevgi ve destek görür.
Prensesin kendisini her açıdan kusurlu bulması ve ailevi baskılardan bir türlü yakayı kurtaramaması onu sosyal yardımlaşma konularına iter. AIDS ile mücadele edenler, kanser hastaları ile görüşmeye ve onlara moral vermeye başlar. Kendi yarasını fark edip onu iyileştirmek yerine acısını görmezden gelmeye çalışır. Prensesin bu hatası, ders çıkarmamız gereken önemli bir yaşam tecrübesi.
Bu kitap, Diana'nın ruhsal olarak kapkaranlık zamanlarında bir ışık gibi gördüğü
Gerçek bir öykü. Hepimizin bildiği prenses Diana ve onun sevgilisi yüzbaşı James Hewitt olan aşkını ve ilişkisini anlatmıştır. Her ne kadar da ilişkiyi tasvip etmesemde bu hikayede yanan Diana oldu. Kocası prens Charles göz göre göre karısını aldatır. Diana'ya istediği sevgiyi göstermez. Sevgiyi ve aşkı yüzbaşında bulur. At bakıcısı olarak göreve başlamıştır. Sonra Diana'nın tek tutunduğu dal olur. James körfez savaşına katılır. Basında ikilinin mektuplaşmasından dedikodu çıkar. Ama savaş bitip geldiğinde eskisi gbi olmaz. Diana'nın kalbi bir kez daha kırılmıştır. James Diana'ya benzeyen evli başka bir kadınla birlikte olmuştur. Heralde onda evli, mutsuz ve sarışın kadınlar birliktelik dürtüsü uyandırıyor. Hernesye bu ilişkide de Diana'yı unutamamıştır ve ilişki uzun sürmez.
Başından geçen bu aşkı yüzbaşı gazeteciye anlatarak Diana' ya oda ihanet etmiştir.
Prensesin AşkıAnna Pasternak · AD Yayıncılık · 199545 okunma