Rönesans, 15-16 yüzyıl arasında gerçekleşmiş olan bir dizi reform hareketini kapsamaktadır. Özellikle İtalya'nın batı ile klasik 'İlk Çağ' arasındaki; resim, sanat, heykel, mimari yönden gelişimi; matbanın icaadı ile bilim ve felsefe alanındaki önemli yeniliklerin olduğu bir dönemdir. Özetle Rönesans, insan aklının karanlıktan aydınlığa kavuşmasında ışık tutmuş çok önemli bir reform hareketidir.
Rönesans, gerici rahip ve din adamlarının karşı çıkmasıyla bir müddet gecikmiştir. Engizisyon mahkemelerinin vahşice işlemiş olduğu katliam ve korkutmalar aydınların bu yüce ülküden vaz geçmesine engel olamamıştır. Bu uğurda bir çok bedeller ödenmiştir. Özellikle Pierre Abélard, Roger Bacon, Giordano Bruno gibi düşünürler korkusuzca ölümü göz alarak fikirlerinden asla taviz vermemişlerdir. Bu aydınların bir kısmı yakılarak, çarmağa gerilerek, acımasızca işkencelere maruz kalarak hayatlarını ilim uğruna feda etmişlerdir: ''Akıl ve sağduyunun Avrupa'da ön plana çıkmasında, Kilisenin acımasız iktidarına darbe vurulmasında, Rönesans hareketinin gerçekleşmesinde muazzam katkıları olmuştur.''
Fransanın en önemli tarihçilerinden birisi olan Jules Michelet, kapsamlı bir araştırmayla kaleme aldığı kitap; Rönesansın doğuşu, mana ve önemi, sanat-mimari-bilim ve felsefe alanındaki gelişmeler, orta çağın cehalet ve taassup içinde bunalan, budalaşan insanının tabiatının, Rönesans hareketi ile nasıl değiştiğini ve insan haysiyetine yakışır bir hal aldığını akıcı bir ifade ile açıklamaktadır.