f

Felsefe - Tarih

2 üye
Takip
7/10
·490 syf.··
Beğendi
·
2025 62. kitabı
Rönesans, 15-16 yüzyıl arasında gerçekleşmiş olan bir dizi reform hareketini kapsamaktadır. Özellikle İtalya'nın batı ile klasik 'İlk Çağ' arasındaki; resim, sanat, heykel, mimari yönden gelişimi; matbanın icaadı ile bilim ve felsefe alanındaki önemli yeniliklerin olduğu bir dönemdir. Özetle Rönesans, insan aklının karanlıktan aydınlığa kavuşmasında ışık tutmuş çok önemli bir reform hareketidir. Rönesans, gerici rahip ve din adamlarının karşı çıkmasıyla bir müddet gecikmiştir. Engizisyon mahkemelerinin vahşice işlemiş olduğu katliam ve korkutmalar aydınların bu yüce ülküden vaz geçmesine engel olamamıştır. Bu uğurda bir çok bedeller ödenmiştir. Özellikle Pierre Abélard, Roger Bacon, Giordano Bruno gibi düşünürler korkusuzca ölümü göz alarak fikirlerinden asla taviz vermemişlerdir. Bu aydınların bir kısmı yakılarak, çarmağa gerilerek, acımasızca işkencelere maruz kalarak hayatlarını ilim uğruna feda etmişlerdir: ''Akıl ve sağduyunun Avrupa'da ön plana çıkmasında, Kilisenin acımasız iktidarına darbe vurulmasında, Rönesans hareketinin gerçekleşmesinde muazzam katkıları olmuştur.'' Fransanın en önemli tarihçilerinden birisi olan Jules Michelet, kapsamlı bir araştırmayla kaleme aldığı kitap; Rönesansın doğuşu, mana ve önemi, sanat-mimari-bilim ve felsefe alanındaki gelişmeler, orta çağın cehalet ve taassup içinde bunalan, budalaşan insanının tabiatının, Rönesans hareketi ile nasıl değiştiğini ve insan haysiyetine yakışır bir hal aldığını akıcı bir ifade ile açıklamaktadır.
Felsefe - Tarih
RönesansJules Michelet · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 1989147 okunma
Konsil resim dizileri
Hıristiyanlığın ilk yüzyıllarından itibaren imparatorluğun dört bir tarafında ve özellikle gerçek anlamda sapkınlıkların ortaya çıktığı Doğuda süregelen sayısız Kristolojik tartışma temelinde, Oğul’un Baba ile aynı doğaya sahip olduğunu ilan eden İznik Konsili’nden (325), İsa’yı ilahi ve insani olmak üzere “iki doğaya sahip, ama tek” olarak tanımlayan Kalkedon Konsili’ne (451) kadar, dini doktrini tanımlama sürecinde yer alan ekümenik konsil dizileri de ibadet yapılarında resmedilir. Nitekim Beytüllahim’deki Nativita di Cristo [İsa’nın Doğuşu] Kilisesi’nin (680-724) güney duvarında altı konsil tasvir edilmiştir. İsa’nın doğası konusundaki temel dogmayı çağrıştıran bu tercih, İsa’nın doğduğu yerde inşa edilen bir kilisede bu tercihe yönelik bir açıklama gerektirmez. Kilise modellerini örnek alan boyalı mimari unsurlar, Müslüman mekânlarda ve özellikle Kudüs’teki Kubbet-üs Sahra (691) ile Şam’daki Ulu Cami’de (705-711) yaygın olarak kullanılan, stilize edilmiş çiçek ve yapraklarla bezenmiş, üst üste dizilmiş vazolardan muhteşem bitki süslemeleriyle bir arada yer alır. VII. yüzyılda imparatorluk sarayında, VIII. yüzyılda da Kutsal Saray’a bağlı küçük Milion binasında görüldüğü üzere, konsil resim dizilerinde genelde imparatorun başkanlık ettiği piskopos toplantıları tasvir edilir.
Sayfa 820·Kitabı okudu
Felsefe - Tarih
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kurtuba’daki Ulu Cami:
''Abbasi hanedanının (750-1258) gerçekleştirdiği katliamdan kaçmayı başaran, Emevi hanedanının hayatta kalan son üyesi Abdürrahman (731- 788) 755 yılında Endülüs’e ulaşır, Suriyeli ve Berberi göçmenlerin desteğiyle Kurtuba’da özerk Endülüs Emirliği’ni kurar (759-929). Bu dönem, İslam sanatının İspanya’daki en verimli dönemlerinden birinin başlangıcını oluşturur. I. Abdürrahman’ın isteğiyle Kurtuba’ya inşa edilen Ulu Cami, Emevi Hanedanının hâkimiyetinin simgesidir. Emirliğin İspanya Emevi Halifeliği’ne dönüşümü 929’da, III. Abdürrahman (y. 899-961) döneminde, Abbasilerin siyasal durumu ilk kriz belirtilerini göstermeye başladığı zaman gerçekleşir. İspanya Emevi Halifeliği, döneminde (929 1031) ve özellikle ilk iki halifenin zamanında sanat alanında çok yüksek düzeylere ulaşılır.''
Sayfa 835·Kitabı okudu
Felsefe - Tarih
İkonoklazm Öncesi Resim:
Anikonik süslemelerden antropomorfik süslemelere * Konstantinopolis’te ikonoklazm öncesi resim sanatının ne kadar çeşitli ve geniş kapsamlı konular işlediğini kaynaklardan öğreniyoruz. Justinianus’un yaptırdığı ve Bizans başkentinin en önemli kutsal yapılarından biri olan Hagia Sophia Kilisesi’nde başlangıçta tamamıyla anikonik olan süslemeler kısa süre içinde başlayacak olan ikonoklast süsleme temalarının habercisi gibiydi: Duvar ve tonoz yüzeyleri baştan sona çiçek, sarmal, yıldız motifleri, geometrik motifler ve haçlarla kaplıydı. Bu süsleme repertuarının mermer kullanımını tamamlayarak, kurtuluş mekânı olan paradeisos [Cennet] düşünü ilan etme amacı taşıdığı sanılır. II. Justinus (520-578) döneminde ise antropomorfik figürler kilise süslemelerine dahil edilmeye başlar. Hıristiyanlıkla ilgili konular işleyen ve figürler içeren duvar mozaikleri başkentte, sonradan Kalenderhane Camii’ne dönüştürülecek olan Bizans Kilisesi’nde keşfedilmiş önemli bir mozaik eserle belgelenmiştir. VI. yüzyıl sonları ile VII. yüzyıl başları arasına tarihlenen bu mozaik, Helenistik dönemi örnek alan figüratif eğilimlerin canlılığını gözler önüne serer. (Sayfa: 819-820) * Umberto EcoUmberto Eco Leyla Tonguç BasmacıLeyla Tonguç Basmacı Ortaçağ 1Ortaçağ 1
Felsefe - Tarih
Batı Hıristiyanlığının Figüratif Temaları, Alessandra Acconci:
III. Leo tarafından yürütülen restorasyon süreci: * ''Longobardların 774’te yenilgiye uğratılmasmdan sonra Şarlman (742 814) Batının büyük kısmının gözünde Hıristiyan halkının tek lideri ve savunucusu olarak görülmeye başlar ve krallığının genişlemesi, Hıristiyan Roma İmparatorluğu’nun genişlemesi anlamına gelir. III. Leo, Roma şehri ve dini kurumları açısından bir hayırsever olarak rolünü büyük bir cömertlikle ve hem papanın Roma üzerindeki yetkisini hem de Papalık kurumunun imparatorlukvari yönünü yeniden ortaya koyma isteğiyle bağlantılı olarak yürütür. Roma’nın en önemli kamusal mekânlarının süslemelerinde güncel olayları veya yakın bir gelecekte meydana gelecek olanları -örneğin 800 yılının Noel döneminde Şarlman’ın San Pietro’da taç giyme törenini- ilan eden veya teorik açıdan meşru kılan siyasi temalar görülmeye başlar. Laterano yakınlarında bulunup günümüze ulaşmamış yemek salonunun apsisindeki süslemeler de (800’den hemen önce) bu duruma işaret eder; burada havarilerin misyonu, tarihin ilahi takdir şeklindeki görüşünün ve kralın Saksonlarla Avarlar karşısındaki zaferinin ve pagan halkların Hıristiyanlığı kabul edişinin- simgesi olarak görülür. Zafer kemerinin üzerinde ise aralarında III. Leo ve Şarlman olmak üzere üçer kişi içeren iki paralel sıra figür yoluyla gerçek anlamda siyasi bir tema işlenir.''
Sayfa 802·Kitabı okudu
Felsefe - Tarih
Figüratif Sanatla Mücadele:
İmparatorluk sanatı ile dini sanat: İki ayrı güzergâh * İkonoklazm krizi (726-843) sırasında bir yandan tamamıyla yüceltme ve anma amaçlı figüratif imparatorluk sanatının devamlılığı sağlanırken, diğer yandan dini sanat kısmen Paleo-Hıristiyan kökenli simge ve süsleme repertuarlarına, geometrik, bitki ve hayvan biçimli motiflere ve Constantinus’un ve imparatorluğun paganizm üzerindeki zaferinin simgesi olarak çok sevilen haça döner. İmparatorluk sanatının anıtsal örneklerinden hiçbiri günümüze ulaşmamıştır, bunlarla ilgili az da olsa sahip olduğumuz bilgiyi, sadece tasvirler ve Ptolemaios’un (y. 100-y. 175) Geographia’sındaki güneş arabası ve burçlar kuşağının resmi gibi antik görünümlü minyatürlerdeki yankılar yoluyla haklarında az da olsa bilgi edinebiliyoruz (Biblioteca Apostolica Vaticana, ms. Vat. Gr. 1291). Dini sanata gelince, Konstantinopolis’teki Hagia Eirene Kilisesi’nde bulunan mozaik haç bu alandaki en önemli sanatsal belgeyi oluşturur. Haç, Kapadokya’da ikonoklazm dönemine ait resimlerde görülür ve bazen ideolojik türden yazılarla bir arada yer alır. Kaynaklarda sözü edilen ağaç, kuş, stilize edilmiş çiçekler gibi diğer motiflere gelince, Kapadokya’da yaygın olarak kullanıldıklarına dair örnekler arasında Mustafapaşa yakınlarındaki Hagios Basilios ve Ürgüp yakınlarında, Karacaören’de yer alan ve Kapılı Vadisi Kilisesi olarak bilinen mezar kilisesi sayılabilir. Bu tür motifler Girit’te Hagios Nikolaos’ta, Naksos Adas’ında, Stavros’taki Hagios Artemios, Adisarou’daki Hagios Ioannis Theologos ve Hagia Kyriaki gibi küçük kiliselerde de bulunur. Son örneğin apsitinde bulunan, renkli şeritlerle birbirlerinden ayrılan iki freskli panoda beyaz fon üzerine kuş ve balıklar, küçük güller ve dallar resmedilmiştir. Saint Petersburg’taki iki Evangelarium (835 tarihli
Sayfa 825·Kitabı okudu
Felsefe - Tarih