Şafak Projesi Phobos (BASKAN - Bilim Kurgu Dizisi 7)

·
Okunma
·
Beğeni
·
681
Gösterim
Adı:
Şafak Projesi Phobos
Alt başlık:
BASKAN - Bilim Kurgu Dizisi 7
Baskı tarihi:
Ocak 1983
Sayfa sayısı:
196
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Sands of Mars
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Baskan Yayınları
Yirmi üçüncü Yüzyılda…

Mars’ta, aralarında Dünya’nın en parlak, zekâlarının da bulunduğu bir grup insan, gezegenin yüzünü değiştirmek amacıyla savaş veriyorlardı.

… Son birkaç haftada bu bitkiler nasılda büyümüştü!.. Şimdi boyları bir insan boyundan çok daha yüksekti. Gibson, bunların bir kısmının normal büyüme olduğunu kabul etse de diğer etkenin yapay güneş “Phobos” olduğunu çok iyi biliyordu.

“Şafak Projesi” tüm hızıyla yaşıyordu.

… Zamanla Phobos gökyüzünde yavaş yavaş kaybolurken, bu kez Güneş yükselmeye başladı. Güneş en tepeye çıkınca, “Phobos” onun yanında daha sönük kaldı.

Ama yine de görevini yerine getirecek kadar parlaktı ve bin yıl süreyle Mars gecelerini aydınlatacaktı…
196 syf.
·Beğendi·9/10
İletişim denildiğinde akla her ne kadar Graham gelse de biz kitap severler olarak Clarke’i tutarız. 1945 yılında söylediği ‘İnsanlar haberleşmeyi uydularla yapacak’ sözünün sonrasında Sputnik 1 uydusunun gönderilmesiyle başlayan macera, uzayda onun döneminde sanki dünyadan değil de farklı bir galaksiden yazıp dünyaya gönderiyormuş hissini veriyordu insana.
Kitabımıza da şöyle bir göz atarsak Martin Gibson adında bir yazarın uzaya gidip oradan yazmasını anlatır. Tabi burada uzaya her kitapta bir şekilde savaşçıların gitmesinin yanında onun kitabında bir yazarın gitmesini düşündüğümüzde onun kişiliğini ve Kraliçeden aldığı ‘Sir’ unvanının önemini de anlamış bulunuyoruz.
Marsta bir kaza neticesiyle bitkiler ve hayvanlarla karşılaşılır. Ardından bir Şafak Projesinden bahsedilir ve gizlenen şeyin ne olduğu anlaşılmaya çalışılır. Kısaca ‘Marsın dünyadan sakladığı neydi?’ sorusu gelir akıllara. Güneş ve Phobos aynı anda parlarsa ne olur? Benim aslında asıl sorum da bu olacaktı tabi.
Tabi bir de bunu hem şimdi hem de gelecekte okuyacak arkadaşlar olursa, onlara da bir cümle söylemek lazım. Hangi zamanda olursanız olun, o zamanın teknolojisini hesaba katmadan okuyun bu kitabı. Başka türlü anlamaz, hatta oldukça sıkılır ve bunlarda ne ki diyip bırakırsınız. Sadece o zamana göre değerlendirirseniz o zaman iş başka.
Bir de bugün işlerim vardı o yüzden bitirdiğim kitapların eklemesini toplu yapacağım. Allah hepinize cümle cemi sabırlar ihsan etsin. Kendinize iyi bakın, keyifle okuyun..
196 syf.
·Beğendi·8/10
Kitabin bazi bolumleri gunluk biciminde yazilmis. Bu onu okumasi kolay bir kitap haline sokuyor. Bunula beraber kitabin ana konusu olan safak projesi uzerinde daha fazla durulmasini beklerdim. Insanlik binlerce yil once hayatta kalabilmek icin dogaya karsi bir mucadele icindeydi. Zaman icinde dogadaki bazi hayvan ve bitkileri evcillestirerek kendi yarari icin kullanamaya basladi. Urettigi cesitli teknolojiler ile doga ile basa cikmayi ogrendi. Kitap ise insanoglunun binlerce yil sonra farkli bir gezegende benzer bir mucadeleye giristigini gozler onune seriyor. Mars'in insanligin ikinci evi olmasi ise bir grup insanin bu mucadeleden basari ile cikip cikamayacagina bagli.
196 syf.
·Beğendi·9/10
Oldukça güzel bir bilim kurgu romanı daha. Baskan bilim kurgu serisinin yedinci romanı. Martin Gibson adında bir bilim kurgu yazarı, Mars'a gidilecek ilk turistik yolculuğun tek yolcusudur. Yola çıkarlar ve mürettebattan Jimmy'nin aslında çok yakından tanıdığı biri olduğunu fark eder. Eskiden annesi ile sevgilidir. Mars'a vardıklarında genel yönetici ile tanışır. Jimmy, yöneticinin kızı İrene'e aşık olmuştur ancak dünyaya dönmesi gerekecektir. Nişanlanırlar. Bu arada Mars'on içinde yapılan gezilerden birinde bir kaza olur ve tesadüfen oksijen yayan bitkiler ve bir kaç Marslı canlı ile karşılaşırlar. Bütün Mars'ta Şafak Projesi adında bir şeyden söz edilmektedir ama Gibson bunun ne olduğunu bulamaz. En sonunda bulduğunda ise şoke olur. Mars'ın uydusu olan Phobos nükleer işlemlerle yapay bir güneş olmuştur ve bu sayede bitkiler daha hızlı yetişip artık Mars'ın tamamında gaz maskesi olmadan rahatça dolaşmak mümkün olacaktır. Son derece sürükleyici ve güzel bir roman.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şafak Projesi Phobos
Alt başlık:
BASKAN - Bilim Kurgu Dizisi 7
Baskı tarihi:
Ocak 1983
Sayfa sayısı:
196
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Sands of Mars
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Baskan Yayınları
Yirmi üçüncü Yüzyılda…

Mars’ta, aralarında Dünya’nın en parlak, zekâlarının da bulunduğu bir grup insan, gezegenin yüzünü değiştirmek amacıyla savaş veriyorlardı.

… Son birkaç haftada bu bitkiler nasılda büyümüştü!.. Şimdi boyları bir insan boyundan çok daha yüksekti. Gibson, bunların bir kısmının normal büyüme olduğunu kabul etse de diğer etkenin yapay güneş “Phobos” olduğunu çok iyi biliyordu.

“Şafak Projesi” tüm hızıyla yaşıyordu.

… Zamanla Phobos gökyüzünde yavaş yavaş kaybolurken, bu kez Güneş yükselmeye başladı. Güneş en tepeye çıkınca, “Phobos” onun yanında daha sönük kaldı.

Ama yine de görevini yerine getirecek kadar parlaktı ve bin yıl süreyle Mars gecelerini aydınlatacaktı…

Kitabı okuyanlar 20 okur

  • Deniz Yigit
  • Volkan Dağtekin
  • Tansel Diplikaya
  • Gamze
  • Sadık Kocak
  • Zeynep Namırtı
  • Fırat Koç
  • Hasan asiltürk
  • ibrahim oksuz
  • Batuaydin

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%27.3 (3)
8
%36.4 (4)
7
%36.4 (4)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0