Adı:
Şair Öldü
Baskı tarihi:
Ekim 2012
Sayfa sayısı:
264
ISBN:
9789750715440
Kitabın türü:
Yayınevi:
Can Yayınları
Hayatımız yalanla doluydu. Tek ve değişmez, bir ve güçlü. Biliyorum, herkes yalan söylerdi. Herkes eğrileri doğru, doğruları eğri yapardı, yapabilirdi. Ama bahsettiğim bu değil. Anlatmak istediğim, yalanın tek gerçeğimiz oluşuydu. Farkındalık durumu değiştirmezdi. Çalışkan karıncalar gibi içgüdüyle, aşkla, hızla, bilmeden, sormadan, sorgulamadan onu yeniden inşa ederdik. Onu kuran bizdik, onu koruyan ve kollayan da. Söylenecek bir şey yoktu zaten. O, bizdik.

Can yakar hayat. İsyana sürükler. Ancak hayatın sıradanlığında mutsuzluğun sınırlarını zorlarken öyle sert bir duvara çarpılır ki, tepetaklak gittiği sanılan hayata geri dönmeyi diler insan. Ama yaşam dönüşsüzdür...

"Başlangıçta karmaşıklığa yol açan 'dil' halen kendi kulvarında keşfedilmeyi beklemektedir. (...) Ersin ise bu gizemli ve karmaşık yapının dehlizlerinde dolaşmakta, kendine bir ışık aramaktadır. Dante'nin şiirsel anlatımıyla yaptığı üç aşamalı yolculuk gibi harflerin arasında gezinmektedir. Ersin, yazarak ışığı yakmak istemektedir. Oluşturacağı tümcelerle, sözdizimleri ile belirli bir bilince ulaşabileceğine, usunu ve tinselliğini uyumlu bir birlikteliğe dönüştürebileceğine inanmaktadır: 'Bir gün beni, tamamıyla beni anlatan bir sayfa, bir paragaf, bir cümle, bir kelime bulacağım günü bekliyorum ümitsizce.'"
-Tufan Erbarıştıran-
Kitabı 3.okuyuşum. İlk okuduğumda lisedeydim ki o zamanlar pek kitap okumuyordum elime geçmişti ve çok sevdiğimi hatırlıyorum. Tekrar elime alıp okumak istedim ve yine aynı duyguları yaşadım. Kitabın baş karakteri Ersin; oldukça farklı biri. Sürekli kendiyle ve etrafındakilerle bir savaş içerisinde. Kendini ve etrafındaki insanları sürekli sorguluyor. Ailesine karşı kendini hep bir fazlalıkmış gibi hissediyor. Kendiyle olan konuşmalarını ben çok sevdim. Duygularını kendine ifade ederken yaptığı betimlemeler de hoşuma gitti. Hiç duyulmamış bir kitap ama benim için yeri ayrıdır. Okunmasını tavsiye ederim.
Kısa bir mektup gibi seviştik
Alışarak,koruyarak,korkak sevgilimin bedeninde
Vedalaşır gibi.
Belki de insan, acı çektiği için başkalarına acı verir. Acının üremesine, bulaşmasına, çoğalmasına izin veren tek tür. Belki temizlenmek için başka çaresi yoktur. Çiğnediği tatsız lokmayı diğerine yutturmak, kendini tok hissetmesinin bir yoludur.
Soruyorum kendime: Kimsin ?

Yüzüm gözüm yara içinde, kabukları acıyor. Tarihim, durduğum ve gideceğim yer, geleceğim acıyor. Yalnızlık çürük bir dişin oturduğu et gibi. Şişmiş içim. Kalbimin attığı yer acıyor.
Yüreğim daha ağır karanlıklardan
Bir oyuncuysa o, benim
Severek dönüşürüm dişi bir kurbağa ya
Bir kâhinse o, benim
Bilmenin erdemi yormaz ruhumu
Sevgilim söyle: Neyi bekliyorsun sen?
'Gercek delilik belki sorulmayan sorulari yanitlamaktir."Ben şakacı biriyimdir aslında" demektir gercek delilik. Çünkü kimse bize, "Şakacı misinizdir" diye sormamistir. Üzerimize alinir ve aciklama isteğiyle dolup tasariz..
Sibel K. Türker
Sayfa 80 - Can yay.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şair Öldü
Baskı tarihi:
Ekim 2012
Sayfa sayısı:
264
ISBN:
9789750715440
Kitabın türü:
Yayınevi:
Can Yayınları
Hayatımız yalanla doluydu. Tek ve değişmez, bir ve güçlü. Biliyorum, herkes yalan söylerdi. Herkes eğrileri doğru, doğruları eğri yapardı, yapabilirdi. Ama bahsettiğim bu değil. Anlatmak istediğim, yalanın tek gerçeğimiz oluşuydu. Farkındalık durumu değiştirmezdi. Çalışkan karıncalar gibi içgüdüyle, aşkla, hızla, bilmeden, sormadan, sorgulamadan onu yeniden inşa ederdik. Onu kuran bizdik, onu koruyan ve kollayan da. Söylenecek bir şey yoktu zaten. O, bizdik.

Can yakar hayat. İsyana sürükler. Ancak hayatın sıradanlığında mutsuzluğun sınırlarını zorlarken öyle sert bir duvara çarpılır ki, tepetaklak gittiği sanılan hayata geri dönmeyi diler insan. Ama yaşam dönüşsüzdür...

"Başlangıçta karmaşıklığa yol açan 'dil' halen kendi kulvarında keşfedilmeyi beklemektedir. (...) Ersin ise bu gizemli ve karmaşık yapının dehlizlerinde dolaşmakta, kendine bir ışık aramaktadır. Dante'nin şiirsel anlatımıyla yaptığı üç aşamalı yolculuk gibi harflerin arasında gezinmektedir. Ersin, yazarak ışığı yakmak istemektedir. Oluşturacağı tümcelerle, sözdizimleri ile belirli bir bilince ulaşabileceğine, usunu ve tinselliğini uyumlu bir birlikteliğe dönüştürebileceğine inanmaktadır: 'Bir gün beni, tamamıyla beni anlatan bir sayfa, bir paragaf, bir cümle, bir kelime bulacağım günü bekliyorum ümitsizce.'"
-Tufan Erbarıştıran-

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Beste
  • handan sarıcaoglu
  • Gülseher TOPAL

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%100 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0