Ortaokul zamanından beri belki onlarca kez okuduğum, hayatımın en özel kitabı. Aşkın masumiyetini, bu aşkın toplumsal baskılarla nasıl boğulduğunu anlatıyor. Zülal'in Nejat'a karşı beslediği duygular her geçen gün büyüse de susturulmuş. Nejat da aynı şeyleri hisseder ama aşkına teslim olamaz.
Aşkı susarak anlatanların romanı. Samanyolu gibi, gökyüzünde yan yana görünen ama birbirlerine asla dokunamayan yıldızlar...
SamanyoluKerime Nadir · İnkılap Ve Aka Yayınları · 1980319 okunma
Kitabı okurken eski bir Türk filmi izliyormuş gibi hissettim. Kitabın beyaz perdeye aktarılmış olması bu yüzden garibime gitmedi.
Kitabın çoğu yeri klasikleşmiş sahnelerden oluşsa da yazarın üslubu ile sıkılmadan okunulacak bir hale gelmiş. Hem konunun tanıdıklığı hem de güzel anlatımı olduğu için bir çırpıda okunulabilecek eser.
SamanyoluKerime Nadir · Doğan Kitap · 2010319 okunma
Kendisi de yazar olan edebiyat öğetmenimin tavsiyesiyle okuduğum bu kitap bende eski filmlerin havasını estirdi. Bir solukla okuduğum kitaplar arasına girdi.Ve aynı zamanda Kerime Nadir'in yazı dilini keşfetmemi sağladı.
Annesini kaybetmiş olan Nejat'ın teyzesinin yanına yerleşmesi ve kuzeni Zülal'e içten içe beslemiş olduğu aşkı anlatan roman Nejdet'in tahsilini yarım bırakmasıyla devam eder.Kuzeninin kendisini sevdiğini bilen fakat bunun geçici bir şey olduğunu düşünen Zülal,Nejdet'in eski arkadaşı ve ona iş bulan Namık'la evlenir.Fakat zaman geçtikçe aslında kendisinin de Nejat'a karşı derin duygular beslediğini anlar.Bu sırada Nejat çok ünlü bir yazar olmuştur ve kader onları bir olayla tekrar birleştirir.
SamanyoluKerime Nadir · Doğan Kitap · 2010319 okunma
Bir çok insanın bildigi Ediz hun ve Hülya kocyigitin can verdiği sinamanin unutulmaz filmi kerime nadirin biricik eseri samanyolunu okumuş bulunmaktayım.
Sabah başlayıp akşam üstü bitirdiğim ama hiç bırakmak istemediğim bir eser oldu.
Liseli iki genç aşk tartışması yaparken erkek olan okulu bırakıp aşkı icin herseyi yapacağını söylerken birden nejat adlı bir bey olanlari dinler yaklaşır ve ona bir defter verir bunu oku genç der ozaman neden bunu verdiğimi anlayacak ve aşkın icin herseye degecegini anlayacaksın der ve işte Nejat ve teyze kızı Zulalin müthiş aşk hikayesinin baslangicidir.
Nejatin annesi ölmüş teyzesi tarafından büyütülmüş büyük bir aşkla zülale bağlı, zülal ise şımarık züppe bir kizdir.
Nejat aşkını bir türlü zulalin tavrından dolayi acamaz .en yakın arkadaşı namıkla evlenen zülal düğün günü nejatin aşkını itirafını duyar.
Artık çok geçtir yıllar geçer nejatin aşkı bitmez fakat zülal acaba o napar.
Her satırı hayranlık ve sevkle okunan bu büyük aşkın şahidi olmak isterseniz okuyunuz.
O liseli genç sonunda pes etmemeyi ve mücadelenin önemi anlar.
SamanyoluKerime Nadir · Doğan Kitap · 2010319 okunma
Kara sevdanın,pişmanlığın,aşk uğruna türlü vazgeçişlerin, ayrılığın,ihanetin,kavuşmanın romanı Samanyolu.
Mahmut Yesari,Kerime Nadir’in Seven Ne Yapmaz adlı romanına eleştiride bulunur. Mevzuyu saçma,tipleri kukla olarak nitelendirir.Yine Kerime Nadir’e ait olan Hıçkırık romanı için aynı nedenleri gösterip eleştiride bulunur.İki eleştirinin de ve genel olarak romanlarına karşı olan eleştirilerinin merkezinde yazarın anlatımındaki laubalilik bulunur.Benim içinse Kerime Nadir dendiğinde aklıma ilk gelen duyguların ustası oluşudur.O karasevdanın anlatıcısıdır.Benim hayranlıkla okuduğum Samanyolu’nda beni en çok etkileyen husus dört mevsimde dönemin (1940’ların )İstanbul’unun fondaki anlatımıdır,varlığıdır.
İçine kapanık olan,eğitimini aşkı uğruna tamamlamamış Nejat aynı yalıda büyüdüğü teyze kızı olan Zülal’e âşıktır.Bu aşk,Nejat’ın duyguları Zülal’e karşı Zülal nişanlanana kadar dillendirilmez.Zülal,Nejat’ın onu sevdiğini bilir ama bunu geçici bir tutku olarak görür. Aynı zamanda karakterinin özelliği olan;sevdiği,hoşlandığı şeyi yok etme,hırpalama, eziyet etme hali bu aşkın yaşanmasına engel olur.
Nejat’ın okulunu bıraktığı Zülal’in yatılı okula Nejat’ınsa askere gittiği,anca yazın ve tatillerde görüştükleri zamanlar Nejat’ın avarelik yıllarıdır.Zülal, Nejat’ın arkadaşıyla evlenir ve araya farklı şehirlerde yaşamanın ayrılığı da eklenir. Evlilikten sonra altı yıl geçer. Nejat’ın aşkı azalmamıştır ama karakteri bir değişime girmiştir. Kendi hayatına hükmeden biridir.Zülal ise mutsuz bir evliliğin içindeyken Nejat’ın yıllar sonraki ziyaretiyle başından beri bildiği,kendi içinde gördüğü aşkla,kendi duygularıyla yüzleşir.
İki kez filmi çekilen roman ilk olarak tefrika edilir,kitap olarak basıldığındaysa büyük bir ilgi görür.
Romanın okuduğum baskısında Selim İleri’nin
SamanyoluKerime Nadir · Doğan Kitap · 2010319 okunma
Sevgiler çiçek gibi soldurmayalım
Umudu boşluklara savurmayalım
Hayat kısa dünyanın çilesi bitmez
Yılları acılarla doldurmayalım
Hayat kısa dünyanın çilesi bitmez
Yılları acılarla doldurmayalım
Yolumu bekle dedin, beklemedim mi?
Yokluğu hasretine eklemedim mi?
Ben seni öyle sevdim, öyle sevdim ki
Sen benim bu sevgimi bilemedin mi?
Ben seni öyle sevdim, öyle sevdim ki
Sen benim bu sevgimi bilemedin mi?
Dönerim deyipte gittiğin yerden
Bir selamın bile gelmedi neden
Ümidim, sevincim, herşeyim sendin
Onuda çok görüp aldın elimden
Ümidim sevincim herşeyim sendin
Onuda çok görüp aldın elimden
SamanyoluKerime Nadir · Doğan Kitap · 2010319 okunma
Kerime nazırın gençlik yıllarında dizini izlediğim Samanyolu dizisinden çok etkilenmiştir kitap analtış şekliyle daha çok etkilendim Nejat ve zülal ve namık arasında geçen üçlü aşk hikâyesi
SamanyoluKerime Nadir · Doğan Kitap · 2010319 okunma
"Bu yolculuğu geciktirdik çobanım. Bak o ne kadar uzaklarda, artık ona ulaşamayız ki..."
Teyze çocukları Zülal ve Nejat'ın çocukluktan kurulan gönül bağı ve yaşadığı acılar, ayrılıklar... İşin sonunda kavuştular diyebilirim. İçime sinmediği için buna yorum yapmak istemiyorum. Daha önce okuduğumu hatırlıyorum hem zaten defalarca da izledim, aynı isimli filmini. Yalnız bu okuyuşumda bir şey fark ettim. Kitabın adının neden Samanyolu olduğunu hiç düşünmemiştim. İsmini Alphonse Daudet'in Değirmenimden Mektuplar'ından aldığını bilmiyordum. Bu kitabı da severek okuduğumu hatırlıyorum ama oradaki çoban ve kızın diyalogları aklımda kalmamış. İşte Zülal'in Nejat'a olan sevgisini heba ettiğini anladığı an yukarıdaki cümleyi kurması bu hikâyeden. Nejat'ın anlattığı ana kadar hiç düşünmedim neden Samanyolu diye. Meğer ne anlamlıymış. Sonradan anlaşılacak şeyleri tarafların biri iliklerinde hissediyor. Diğerinin anlaması için uğraşıyor. Sonuçta Zülal Nejat'i sevdiği halde gidip başkası ile evlendi. Üstelik evlendiği adam da "düzelmek" çaresini evlilikte arayan bir zavallı. Zülal hem ona hem kendine hem Nejat'a yazık etti. Nejat'ın o kendinden vazgeçmiş halinin sebebinin kendisi olduğunu anlamasına rağmen devam etti. Aralarında öyle çok yanlış var ki ama akraba olmak gerçeği değişmiyor maalesef. Akraba olmasalardı ne Nejat tüm bunlara maruz kalırdı ne de Zülal bu kadar kolay affedilirdi. Sanırım. Nejat teyzesinin kızına kıyamadı. Yoksa Zülal'in yaptıkları affedilecek cinsten değildi. Bu yaşadıklarını hak etti ama nedametin doğduğu o ilk an benim öfkem de geçti. İnsan onuruyla pişman olmayı, utanmayı bildikten sonra bütün sonlar mutludur. Hikâye bence değil, kendince mutlu bitti.
Bak, Samanyolu bu gece ne kadar aydınlık, dedim.
Başını kaldırdı:
-Mutluluk bize öyle güzel kanatlar
Bir şarkısın sen ömür boyu sürecek
Ebediyen bu aşkımız asla bitmeyecek
Tek bir günüm bile sensiz geçsin istemem
Unutulmaz asırlar geçse de büyük sevdalar şüphe etmem
Lafı fazla uzatmadan söyleyim seni seviyorum
15 yıl önce, bir 23 nisan bayramında dans ettiğim Samanyolu şarkısını, bugün hikâyesini okumuş olarak, daha farklı dinliyorum.
youtube.com/watch?v=6D1l_8q...
İstanbul'da doğan Kerime Nadir, Saint Joseph Fransız Kız Lisesi'ni bitirdi. Şiir yazmaya başlamasının ardından ilk öyküleri Servet-i Fünun, Uyanış, Yarımay gibi dergilerde yayımlandı. Düz yazı türündeki çalışmaları Aydabir, Yedigün, Hayat dergilerinde çıktı. 40'tan fazla roman yazan Nadir'in konuları, genellikle kırık aşklar üzerine oldu. Hıçkırık adlı romanında Mustafa Tosun'u ve eşi Üftade hanım'ın yaşamöykülerini konu edindiği sanılmaktadır.
30 civarında eseri senaryolaştırılarak sinema filmi çevrildi. "Yazarlığını topluma ve gerçeklere sırt çevirerek kendi dünyasında sürdürmekle" eleştirilmesinin yanı sıra; okuma sevgisi aşıladığı yönünde olumlu yorumlara da hedef olan yazar; uzun yıllar Maçka Palas'ta kalmıştır. Bazı romanları yabancı dillere de çevrilen Nadir'in romanları 5 milyondan fazla satış yapmıştır.